Etiket: zaman

  • Türk Edebiyatı’ndan Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Türk Edebiyatı’ndan Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Bazen üzen bazen dertlere deva olan zaman birçok şiire, şarkıya, yazıya konu olmuştur. Edebiyatın gelmiş geçmiş en büyük isimleri zaman üzerine düşünmüş, zamandan ilham alarak ya da akıp geçen zamana sitem ederek okuyanı derinden etkileyen eserlere imza atmışlardır. Tüm hayatımızı çekip çeviren zamana bir de Türk Edebiyatı’nın büyük ustalarının gözüyle bakalım istedik ve zamanı anlatan 7 alıntıyı listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Evvel Zaman İçinde Saatin Kısa Tarihi

    Evvel Zaman İçinde Saatin Kısa Tarihi

    Saatin tarihçesi elbette uzun mu uzun bir süreci kapsıyor ama takdir edersiniz burada konuya kısa bir bakış atabileceğiz. İnsanın saat olarak kullandığı ilk araç, yaşam kaynağımız Güneş oldu ve uzun süre onunla takip etti zamanı… Ne zaman ki nüfus çoğaldı, hayat karmaşıklaştı, toplumsal sistemler değişti zamanı ölçmek de zorlaştı. Ve bakın onsuz yapamadığımız “saat” bugünlere nasıl geldi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    90 derecelik açı ile yere dikilen sopanın gölgesi, yerdeki yarım daire üzerinde Güneş ışığına göre hareket eder ve buna göre zaman eşit dilimlere ayrılırdı. İcadı MÖ 3500’e kadar giden araç Güneş’in görünmediği vakitlerde tamamen işlevsizdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Üst hazneden alttaki hazneye akan kum ile sadece belli zaman aralıkları ölçülürdü. 16. yüzyılda kullanılmaya başlanan saatle sürekli zamanı ölçmek mümkün değildi ve dezavantajlarından biri de uzun zaman aralıkları için başında birisinin beklemesi gerekliliğiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kısa zaman aralıklarını ölçmek için ateş saati ya da su saati gibi alternatif ölçüm araçları icat edilmişti. Örneğin Mısır’da ortaya çıkan ve 10. yüzyıla kadar kullanılan su saati, dibi delik bir kovadaki suyun boşalması ve dolmasıyla zamanı gösteriyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ortaçağ’da insanlar gün içindeki zaman ayarlarını kısa aralıkları ölçen araçlara göre yaparken, kadran ve dişli çark sistemiyle işleyen mekanik saat 14. yüzyılda Avrupa’daki dinî mabetlerde görülmeye başlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1524’te Alman kilit ustası Peter Henlein, kolye gibi takılarda taşınabilen ilk küçük kurmalı saati yaptı. 1656’da ise sarkaçlı saatler üretildi. Bu dönemlerde saat sahibi olmak tam bir statü göstergesiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İnsanların evlerinde mekanik saat bulundurmasının lüks ve pahalı olduğu dönemlerde meydanlara dikilen saat kuleleri zaman konusundaki toplumsal ihtiyacı gideriyordu. Anadolu’daki ilk kule 1797’de dikilen Safranbolu Saat Kulesi olmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İlk kez 1970’lerde görülen ve halen kullandığımız elektronik saatler pille çalışır ve hata yapma payları bulunur. Günümüzdeki kol saatleri elektronik saatler sınıfına girdiği gibi, saat kulelerinin büyük bir kısmı da elektroniğe dönüşmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    21. yüzyıl insanları içinse zaman artık akıllı saatlerden takip ediliyor. Kolumuza taktığımız ve bilgisayar sistemi ile entegre edilmiş bu saatler bilgisayara ya da telefona dönüşebilirken bu tasarıma “giyilebilen teknoloji” de deniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Bir de büyük fizik laboratuvarlarında kullanılan atom saatleri var ki geçmişteki güneş ya da kum saatlerini düşününce insanın yüzüne bir gülümseme yerleşiyor. İlk kez 1949’da yapılan bu saatin, 3 milyon yılda 1 saniye hata yapma oranı ise % 22,522!

  • Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Bazen üzen bazen dertlere deva olan zaman birçok şiire, şarkıya, yazıya konu olmuştur. Edebiyatın gelmiş geçmiş en büyük isimleri zaman üzerine düşünmüş, zamandan ilham alarak ya da akıp geçen zamana sitem ederek okuyanı derinden etkileyen eserlere imza atmışlardır. Tüm hayatımızı çekip çeviren zamana bir de edebiyatın büyük ustalarının gözüyle bakalım istedik ve zamanı anlatan 7 alıntıyı listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    dante alighieri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
  • Rumi Takvim Nedir? Rumi Aylar ve Mevsimler Nelerdir?

    Rumi Takvim Nedir? Rumi Aylar ve Mevsimler Nelerdir?

    İnsanlık tarihi boyunca o kadar farklı takvim çeşitleri kullanılmış ki birçoğunun adını bile duymamış olabiliriz, örneğin Tûfan takvimi ya da Filip takvimi veya Kıptî takvimi gibi. Rumi takvim ise Cumhuriyet’in hemen öncesine kadar bizlerin kullandığı bir takvim çeşidiydi. Dünya’nın Güneş etrafında dönüşünü esas alan fakat başlangıç tarihi olarak Hicret’in gerçekleştiği yılı, yani 622’yi kabul eden bir takvim… Yakın zamana kadar hayatımızda olan bu takvim hakkında daha fazla bilgi istiyorsanız lütfen ekranınızı aşağı doğru kaydırın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Rumi takvim Osmanlı döneminde Hicri takvimle birlikte kullanılmaya başlandı, bu da Miladi takvime göre 13 Mart 1840 tarihine denk geliyor. Aynı tarihin Rumi takvimdeki karşılığı ise 1 Mart 1256’dır. Anladığınız üzere Rumi takvim için yılbaşı 1 Mart’tır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kullanılan bu ikili takvim sisteminde her yıl sonu 11 günlük fark ortaya çıkar. Bu farkın karışıklığa neden olmasını önlemek için 1870’de Hicri takvim bırakılarak sadece Rumi takvim kullanılmaya başlanır. Ta ki Cumhuriyet’in kuruluşuna ve 1925’te yapılan değişikliğe kadar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Zemheri, Gücük, Mart, Abrul, Mayıs, Kiraz, Ocak, Ağustos, İlk Güz, Orta Güz, Son Güz ve Karakış. Bunlar Rumi takvimin ayları… Ve her yeni ay 14’üncü günle başlayıp bir sonraki ayın 13’üyle bitiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Zemheri ayı Miladi takvime göre 14 Ocak-13 Şubat’a karşılık gelirken, gücük 14 Şubat-13 Mart dönemini ifade ediyor. Bu arada “zemheri”nin kelime anlamı “kış ortası” iken “gücük” şubat ayı anlamına geliyor. Ve size eskilerden bir deyiş: Gücük çıkmayacağım, mart da ben gireceğim diye dövüşüyor!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mevsimlere gelince… Rumi takvime göre iki mevsimden söz edebiliriz; Kasım Günleri yani Kış Günleri, Hızır Günleri yani Yaz Günleri. Kasım Günleri 8 Kasım’da başlayıp 5 Mayıs’ta biterken, Hızır Günleri 6 Mayıs’ta başlayıp 7 Kasım’da bitiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Cemre düşmesi, Kocakarı Soğukları gibi halkın gözlemleri ve ifadelerinde yer bulan dönemlere bakalım biraz da. Örneğin Kocakarı Soğukları Rumi takvime göre Mart’ın 4’üne denk geliyor. Gündönümü Fırtınası Mart’ın 8’ine, Sitte-i Sevr Soğukları ise Rumi 7-12 Abrul’a yani Nisan’a karşılık gelmekte.

  • KIŞ GÜNLERİNİ EVDE NASIL DEĞERLENDİREBİLİRİZ?

    İşten veya okuldan arta kalan zamanları, güneşli havalarda değerlendirmek ne kadar kolay ise soğuk kış günlerinde bir o kadar zahmetli… Eğer siz de bu havalarda dışarıda olmak istemiyorum hem evde kalmak hem de sıkılmamak istiyorum diyorsanız, hazırladığımız listeye göz gezdirmenizde fayda var…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sakın “şiir yazmak kim, ben kim” cümlesini kurmayın. Şiir yazmanın, duyguların dışa vurulmasını sağlayarak vücutta stres hormonu salınımını azalttığı biliniyor. Kafiye tutturmaya çalışırken eğlenceli dakikalar geçirecek olmanız da cabası.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kilerinizde istediğiniz zaman çıkarıp haşlayabileceğiniz, el emeği makarnalar olsa fena mı olur? Ama burada önemli olan, o makarnaların yapım süreci… Yoğurup hamur haline getirmek, dilediğiniz biçimde kesmek, sonra da kurutup kavanozlara almak, kesinlikle boşa geçmemiş zaman demek!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çizgi filmleri seven yetişkinlere tavsiyemiz anime izlemeleri… Anime, Japon çizim tekniklerinden oluşan ve manga adı verilen çizgi romanların film versiyonlarına deniyor. Emin olun, bu renkli dünyanın kapısından bir filmle girdiğinizde devamı gelecek ve evde sıkıldım demeye vaktiniz olmayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İçinde kara ortamının taklit edildiği teraryumlar, adeta canlı birer tablo gibidir. İsterseniz siz de bitkilerden oluşan teraryumlar yapabilirsiniz. Malzemelerini temin ederek yapım aşamasına geçtiğinizde, terapi vazifesini gördüğünü anlayacak ve çok keyif alacaksınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Meğer örgüyü elinden düşürmeyen büyüklerimizin bir bildiği varmış! Boş vakitleri değerlendirirken meditasyon da yaptıran aktivitelerin başında örgü örmek geliyor. Zihnen rahatlatıp fiziken oyalayan örgüler tamamlandığında ise üretmiş olmanın verdiği mutluluk bambaşka oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Evde iki kişiyle veya çoklu oynanabilen oyunlar, eğlenceli vakit geçirmenin yanı sıra, insanı düşünmeye veya hızlı karar vermeye yönelttiği için zihnen de besleyebiliyor. Oyunu kazanmak için gösterilen çaba ve bu çabanın yarattığı adrenalin de cabası.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Toplum olarak çay içmeyi sevdiğimiz malum. Siyah çay favorimiz, zaman zaman da yeşil çay veya ıhlamur… Peki bu kez kombu çayı demlemeye ne dersiniz? Aktardan edinebileceğiniz “kombucha mantarı (mayası)” ile fermente edilerek yapılan ve faydaları saymakla bitmeyen bu çayın birkaç günlük demlenme süresi bulunduğunu da söylememiz gerekiyor.