Etiket: yüzüklerin efendisi

  • Fantastik Edebiyatın Babası J.R.R. Tolkien

    Fantastik Edebiyatın Babası J.R.R. Tolkien

    İlki sinemalarda yayınlandıktan sonra bir sonrakini 7’den 77’ye herkesin beklediği ve vizyona girdiğinde gişe rekorları kıran filmler onun kitaplarından uyarlandı fakat “fantastik edebiyatın babası” olarak ünlenen Tolkien sadece bir yazar ya da şair değil aynı zamanda profesör unvanlı bir akademisyendi. Ve bakın onu bugünlere getiren süreç nasıl gelişti…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    hobbit

    J.R.R. Tolkien Güney Afrika’da dünyaya geldi ama sonradan ailesiyle taşındığı İngiltere’nin küçük mü küçük yeşil mi yeşil kasabası Sarehole onun hayal dünyasını güçlendiren asıl yer oldu. Cole Bank Road değirmeninde oynadığı oyunlar, değirmencinin oğluna taktığı Beyaz Org adı, sanki hepsi Hobbit diyarını tasarlaması içindi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    hobbit

    1892 doğumlu Tolkien, Birinci Dünya Savaşı sırasında orduya katıldı ve savaş dönüşü Oxford Üniversitesi’nde uzun yıllar devam edeceği bir iş buldu. Latince, Fransızca, Almanca biliyordu, zamanla bu dillere Yunanca, Eski ve Orta İngilizce, İtalyanca, Gotça, Fince, İspanyolca, Galce, Eski Norveççe gibi yeni diller eklendi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    çıkın çıkmazı, frodo

    Büyücülerin, elflerin, orgların, cücelerin kol gezdiği, Gandalf karakterini dünyayla tanıştıran ve aslında çocuklar için yazdığı Hobbit 1937’de yayımlandığında da akademideydi. Bu kitabın yazımında, üniversitede öğrencilerle birlikte kurduğu kulüplerden ve burada yapılan sohbetlerden de ilham aldığı söylenir. Ve Tolkien, “Ben aslında bir hobbitim… Bahçeleri, ağaçları ve traktörle sürülmemiş tarlaları severim…” diyerek kendisini de bir hobbit olarak tanımlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    orta dünya, beren ile luthien, frodo

    Hobbit’in devamı olarak başladığı Yüzüklerin Efendisi ise sonradan çok ses getirecek bir seri halini aldı. Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü… Tabii ilk yıllarda Tolkien’in kitapları edebiyat çevrelerinde pek de ilgi görmüyor popüler bulunuyordu. Hatta Tolkien’in kendisinin bile kitaplarını beğenip kendisine mesajlar gönderenlere şaşırdığı rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    beren ile luthien, orta dünya

    Yazdığı kitaplarda en çok ilgi çeken ise kendi oluşturduğu dillerdi. Tolkien’in bu konuda büyük bir merakı ve yeteneği vardı hatta elf dilini oluşturmaya 19 yaşında başlamıştı. Bildiği dillerden daha önce söz etmiştik; valar dili, entlerin dili, cücelerin gizli dili ise kendi yarattığı diller arasındaydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    beren ile luthien, orta dünya

    Akademisyen ve filolog Tolkien için yazarlık bir hobiden ibaretti ve asıl mesleği olarak yazarlığı değil akademisyenliği görüyordu. 1973 yılındaki ölümünden yarım asır sonra bile kendisinden söz etme nedenimiz olan kitaplarının sinemaya uyarlanmasını ise istemiyordu Bunun nedeni ise hikâyenin karmaşık yapısının beyaz perdeye uyarlanamayacağına inanmasıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    beren ile luthien, orta dünya

    J.R.R. Tolkien’in sinemada da yankı bulduğu için en bilinen eserleri Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi serisi olsa da ölümünden dört yıl sonra oğlu tarafından yayımlanan Silmarillion, üzerinde en çok çalıştığı ve olgunlaştırdığı eseridir. Silmarillion’da elflerin, cüceler ve insanlarla Orta Dünya’da güçlerini birleştirerek Morgoth’a karşı verdiği savaşın hikâyesi anlatılır.

  • Edebiyatla Kurulan Fantastik Dünyalar

    Edebiyatla Kurulan Fantastik Dünyalar

    “Başka bir dünya mümkün mü” sorusuna en net ve pozitif cevabı daima edebiyat vermiştir: Hayallerimizi zorlayacak dünyalar bile mümkündür! Bugüne kadar da edebiyat aracılığıyla cennet gibi ya da tam tersi yüzlerce dünya kurulup yıkılmıştır. Kitaplarda yaşayan ve bizi oturduğumuz yerden kaldırmadan başka âlemlere götüren bu fantastik dünyalara kısa kısa göz atmaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ölümsüzlüğün, üstün güçlerin, büyücü ve canavarların kol gezdiği Harry Potter serisi ilk sırada! Serinin birinci kitabı olan “Harry Potter ve Felsefe Taşı” 1997 yılında basılmıştı. Bu ve sonrasında gelen altı kitapta, 10 yaşında büyücü olduğunu öğrenen Harry’nin Cadılık ve Büyücülük Okulu’nda yaşadığı serüvenleri, nasıl da hünerli bir büyücü olup çıktığını okuduk. Joanne Kathleen Rowling’in yazdığı ve 400 milyon satışa ulaşan kitaplar sinemaya uyarlandığında da büyük gişe hasılatları elde etmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İngiliz yazar ve akademisyen John Ronald Reuel Tolkien kitaplarında gerçekte var olmayan hayali bir kıta (mitolojiden de yararlanarak) inşa etmiş, adını da Orta Dünya koymuştu. Bu fantastik dünyada yer verdiği karakterlerle üç ciltlik bir eser kaleme aldı: Yüzüklerin Efendisi… Dünyamız için o andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmadı: Elfler, orklar, valar, ejderhalar, büyücü Gandalf, ak saçlı Saruman, kara lord Sauron ve Mordor Diyarı… Artık hepsi edebiyat dünyasında karşılaşabileceğimiz tanıdıklar oluvermişti…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Karşısına çıkan tavşan deliğinden geçerek fantastik bir dünyaya adım atan Alice… Çılgın şapkacı, beyaz tavşan, yalancı kaplumbağa, sırıtan kedi ve diğerleri… Alice’in hayvan arkadaşlarıyla başından geçen hikâyelerin konu edildiği Alice Harikalar Diyarında… Eserin yazarı Lewis Carroll olarak biliniyor ama bu takma bir isim… Asıl adı Charles Lutwidge Dodgson olan yazar aynı zamanda Oxfordlu bir matematikçiydi ve eseri 1865 yılında yayınlandı. Aradan 150 yıldan fazla zaman geçti. En sevimli paralel evrenlerden birini yarattığı hikâyesi, dünyadaki çocukların hayal sınırlarını zorlamaya devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dev bir kaplumbağanın sırtında dört fil ve fillerin üzerinde yassı bir “Diskdünya”… İngiliz yazar Terry Pratchet’in başlattığı ve kendisi rahatsızlandığında kızının devam ettirdiği seri 41 kitaptan oluşuyor. Serinin ilk kitabı “Büyünün Rengi” ve çok da uzak olmayan bir tarihte, 1983’te yazılmış. Fantastik komedi yazarı Terry Pratchet zihninde yarattığı tepsi gibi düz bir dünyada pek çok ünlü İngiliz yazarına göndermeler yapıyor ve bu seri 37 dile çevrilmiş bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bu hikâyenin geçtiği yer dünyamıza ait bir yer; Romanya’nın Transilvanya bölgesi… Hatta ana karaktere kötülükleriyle ilham veren kişi de gerçekten yaşamış: Ulah Prensi III. Vlad… Bram Stoker’ın kitabında yer verdiği karakterse, yani büyücü bir vampir olan Dracula ise fantastik bir karakter. Anlayacağınız daha çok beyaz perdeden tanıdığımız Dracula’nın doğum alanı aslında sinema değil edebiyat.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ursula K. Le Guin’in beşli fantastik kitap serisinin ilki olan “Yerdeniz Büyücüsü” Harry Potter’dan da önce yazılmış. Gont Adası’nda yaşayan genç Ged’in büyücü olma yolundaki fantastik hikâyesi anlatılırken gerçek yaşama ve ilişkilere dair ince ince düşünülmüş mesajlara da sıkça rastlanıyor. 1929 doğumlu ABD’li yazar, bilim kurgu ve fantastik edebiyatın önemli isimlerinden biri olarak kabul görmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İrlandalı yazar ve akademisyen Clive Staples Lewis ile Tolkien’in arkadaşlıkları ve tatlı rekabetleri fantastik edebiyata her anlamda olağanüstü eserler kazandırdı. C.S.Lewis’in fantastik dünyası da “Narnia”ydı. Konuşan hayvanların; satir, sentor, minotor gibi mitolojik figürlerin ve farklı yaratıkların yaşadığı bir yerdi burası… Karakterler değişse de mekân değişmiyor ve “Narnia Günlükleri”nde maceralar bitmek bilmiyordu. C.S. Lewis fantastik eserleriyle 1950’lerin ortalarında büyük yankı uyandırmıştı.