Etiket: yeşillik

  • 9 Maddede Kış Mevsiminin Hayatınıza Sağlık Katacak Yeşilleri

    9 Maddede Kış Mevsiminin Hayatınıza Sağlık Katacak Yeşilleri

    Sağlıklı beslenmek her mevsim önemlidir ama kış geldiğinde daha bir önemlidir. Kışı hastalanmadan atlatmak için yapılabileceklerin en kolayı ise vitamin ve mineralleri beslenme planınıza dâhil ederek bünyenizi kuvvetlendirmek… Bakkalda, markette kolaylıkla bulabileceğiniz yeşil sebzeleri, taze baharatları, yeşillikleri bol bol tüketin ve hayatınıza sağlık katın diye listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Keskin tadıyla salataların en sevilen yeşilliklerinden biri olan rokanın aroması gibi beslenme planınıza kattığı vitamin ve mineraller de çok zengin. Tüm yeşillikler gibi bol C vitamini içeren roka, A vitamini, kalsiyum ve demir de barındırıyor. Özellikle domatesli ve peynirli salatalar ile balığa çok yakışan roka K vitamini ihtiyacını karşılamanın en lezzetli yollarından biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    dere otu

    Zeytinyağlıların olmazsa olmazı dereotunun başta sindirim ve hazımsızlık problemleri olmak üzere birçok faydası bulunur. A ve C vitaminlerinin yanı sıra bakır, kalsiyum, magnezyum ve fosfat açısından da zengindir. Et yemeklerinin yanında, pilavların, zeytinyağlıların üzerine çiğ olarak serpiştirerek bol bol tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    C vitamini ve betakaroten açısından zengin bir besin olan taze soğan ya da bir diğer adıyla yeşil soğan, tarihte mutfak kadar tıbbi amaçla da kullanılmıştır. Hafif bir antibiyotik etkisi de olan taze soğan salatalarını içine ekleyebilir, yemeğin yanında kıtır kıtır yiyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Temel Reis’in çok sevdiği ama ALF’in hiç sevmediği sebze ıspanak tarihe demir deposu olarak kazınmıştır. Bu ününün büyük bir kısmını ufak bir rakam hatasına borçlu olsa da; vücudunuza A ve C vitaminleri, betakaroten, kalsiyum, protein, demir ve magnezyum almanın güzel bir yoludur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    C vitamini, A vitamini, K vitamini ve B6 vitaminleri açısından zengin olan Brüksel lahanası antioksidan özelliğe de sahiptir. Kanserden ve kalp hastalıklarından korunma açısından faydalı bir sebzedir. Et yemeklerinin yanında sağlıklı bir eşlikçi olarak kullanabileceğiniz Brüksel lahanasını haşlayarak lezzetli salatalarda da kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı beslenme deyince akla gelen ilk sebzelerden biri brokoli olur. Hücre yenilenmesini sağladığı düşünülen brokoli; A, C ve K vitaminleri açısından olduğu gibi potasyum ve kalsiyum açısından da zengindir. Çorbalarda, etin yanında, salatalarda tüketebileceğiniz brokoli diyet yapanların da sık sık tükettiği sebzelerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Özellikle sindirim sistemi açısından yararlı olan fesleğenin spazm çözücü özelliği de bulunur. Domatesle harika bir ikili oluşturan taze baharat, antioksidan ve antikanserojen bir bitkidir. A vitamini ve magnezyum açısından da zengindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Karadeniz yemeklerinin başrol oyuncularından karalahana; A, B, E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum ve bakır mineralleri içerir. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve sinir sistemi açısından faydalı bir besin olan karalahana ülkemiz mutfağında genellikle çorba ve dolmalarda kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Yeşilliklerin en güzel yanlarından biri de onları saksıda yetiştirip yemeklerinizde taze taze kullanabilmenizdir. Omega 3 yağ asitleri barındıran nane; tam bir A vitamini deposu olan maydanoz; alerji ve enfeksiyon sorunlarına iyi gelen biberiye ve nicelerini kolayca ev ortamında yetiştirebilirsiniz.

  • TENCEREYE DE GİREBİLEN OT ÇEŞİTLERİ

    Ot çeşitlerinin birçoğu tarihte yaraları, hastalıkları tedavi etmek için kullanılmış, hatta “şifalı otlar” ifadesi artık neredeyse geleneksel bir kalıp… Bazen özel bir bölgede bazen bir yol kenarında karşımıza çıkabilecek bu otların mutfağımıza ve soframıza girenlerini çok seviyoruz. Bazıları pişirilmeye uygun olmuyor ama bazılarının çeşit çeşit tarifi bulunuyor. Biz de tencerelere alabileceğiniz otların listesini yapalım dedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Damarlı ve kenarları iri tırtıklı yapraklarıyla ısırgan otu eski medeniyetlerde tıbbi amaçla kullanılan bitkilerin başında geliyordu. Isırganın dâhilen ve haricen insan vücuduna sağladığı faydalar bir hayli yoğundur. Üzerindeki tüylere dokunulduğunda kaşıntı ve kızarıklığa neden olan maddeler salgıladığı için çiğ değil bilhassa sulu yemeği veya kavurması yapılarak, kek ve böreklere ilave edilerek ya da çayı demlenerek tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Akdeniz olan ve ülkemizin her yerinde yetişebilen labada Anadolu’da efelek, evelik, gegeş, duvelik gibi isimlerle de anılır, ekşi yapraklı türü ise kuzukulağı diye isimlendirilir.  Labadanın kurutularak çayı ve sıkılarak yağı üretilirken, sofralara en çok dolması getirilir. Ekşimsi tadıyla asma yaprağı dolmasına ciddi bir rakip olabilen labada dolması yörelere özgü farklı tarifler içerir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Deniz ve tuzlu göl kıyılarında yetişen, adını da buradan alan deniz börülcesine halk arasında tuz otu veya fiziki benzerliğinden dolayı kurşun otu da denmektedir. Öncesinde haşlamak şartıyla sirke eşliğinde salata misali de tüketilebilir ama en sevilen tariflerinden biri kavurmasıdır. Hafif diri kalacak biçimde haşladığınız börülceleri zeytinyağında pembeleştirdiğiniz soğan ve sarımsaklara ilave edip, üstüne bir iki de yumurta kırarak afiyetle yiyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Madımak otunun da Anadolu’da pek çok farklı ismi bulunuyor. Badımak, mercimenek, kuşekmeği gibi… Özellikle Orta, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yetişen ve çiğ olarak da tüketilebilen madımak otu çorba, cacık, börek, gözleme, mıhlama ve böreklerde kullanılabiliyor. Bu arada, “Oy madımak oylum oylum / Geliyor da civan boylum” türküsünde bolca geçen madımak da sözünü ettiğimiz otun ta kendisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Portekiz’den İran’a kadar Akdeniz Havzası’nda yayılım gösteren Şevketibostan papatyagiller ailesine mensup bir bitkidir. Ege pazarlarında bol bol rastlanan yabani otun haşlanarak salatası yapılabilmekte. Özellikle de Girit Türkleri tarafından birçok farklı tariflerde kullanılıyor, örneğin kemikli kuzu etiyle pişirilerek yemeği yapılıyor veya enginar yemeğine farklı bir lezzet vermesi için katılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Ortadoğu olan semizotu bugün neredeyse dünyanın her yerinde tanınıp biliniyor. Buna karşılık Amerika’da yemeklerde kullanılmazken Avrupa ve Asya’da gayet leziz yemek tarifleri içinde yer alabiliyor. Ülkemizde de semizotu salatasının ünü büyüktür, yine ıspanak yemeğine benzer biçimde pişirilmesi de oldukça yaygındır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bulunduğu alanda yayılan arsız bitkilerden ebegümeci çiçek de açan ot türlerindendir. Taze olarak yenebilen, kurutulup çay olarak içilebilen ot, kavurarak veya hafif sulu yemeği yapılarak tüketilebilir. Yemeğini kıymalı yapabileceğiniz gibi pirinçli veya bulgurlu tarifini de deneyebilirsiniz. Küçük yapraklarından minik sarmalar yapmak da başka bir alternatif.