Etiket: yeşil sebzeler

  • ACI VE TATLI TÜRLERİYLE RENGÂRENK BİBER ÇEŞİTLERİ

    Biber çoğunlukla ana yemek malzemesi değil yan bir ürün olarak görülse de, çiğ ya da pişmiş olarak, sabah kahvaltısında veya akşam yemeğinde tüketmeye en uygun çok yönlü sebzelerin başında gelir. Sofralarımızın vazgeçilmez üyesi, sağlığımızın en büyük destekçisi olan biber ailesinin 30’a yakın türü bulunur ama biz en iyi bildiklerimizi sıralayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Genellikle sulak alanlarda yetişen yeşil biber, tatlı bir tada sahiptir ama sivri biber dediğimiz türleri sulak yerlerde yetişse de bir miktar acılık barındırır. Az acı, çok acı gibi sınıflandırmalar yapılarak satışa sunulan yeşil biberin antioksidan etki yaratan ve bağışıklık sistemini güçlendiren içeriği nedeniyle her gün ve özellikle çiğ olarak tüketilmesi önerilmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeşil biberden daha kalın ve etlidir. Genellikle açık yeşil veya sarımtırak rengiyle bilinir ve bu renklerde iken tatlı bir tada sahiptir; bu renklerde diyoruz çünkü çarliston biberin de kırmızısı bulunur ve tadı acı olabilir. Yemeklerde, salatada rahatlıkla kullanılabilen çarlistonun en yakıştığı yerlerden biri turşu, diğeri de sık sık yapmamak koşuluyla kızartmadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Klişe bir ifadeyle faydaları saymakla bitmeyen biber türlerinden biri kapyadır. Tarihine bakıldığında manav tezgâhlarındaki yerinin çok da eskilere uzanmadığı görülecektir fakat son on yılda en çok tercih edilen biber çeşitleri arasında olduğu ifade ediliyor. Közlendiğinde enfes bir tada bürünen kapyanın konservesi de market raflarından kolayca temin edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fotoğraftaki biber chili yani şili biberidir ve acı dendiği vakit bir o bir de yeşil sivri biber akıllara gelir. Çiğ olarak tüketmek özel bir gayret gerektirse de her biri yemeklere katıldığında, hele de menemende kullanıldığında lezzetin boyutunu katbekat artıran bir güce sahiptir. Bu arada biber meyvesindeki acılığa tıp biliminde de kullanılan kapsaisin isimli bir maddenin neden olduğunu ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İçine kıymalı, pirinçli ya da bulgurlu harçları doldurarak zeytinyağlı veya sulu yemeğini yaptığımız dolmalık biberler de ülkemizde fazlaca tüketilen çeşitler arasındadır. Yeşil, sarı ve kırmızı renkleri bulunabilir. Biber dalında taze iken yeşil, olgunlaştıkça sarı ve en son da kırmızı renge ulaşır, kurutulmuş dolmalık biber ise kırmızı rengini güneşte kızararak alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Adı süs biberi olmasına rağmen genellikle turşu olarak afiyetle tükettiğimiz biber çeşitlerinden biridir. Izgara köftenin yanında, et yemeği ve pilav olan menülerde süs biberi turşusu lezzete lezzet katar. Süs bitkilerinin yenmeyen, gerçekten sadece süs olan türleri de vardır ve tüm bu türlerin cin biberi ismiyle anıldığı yerler de bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Jalapeno biberi, adını Meksika’nın Veracruz eyaletinin başkenti Xalapa’dan alır. Halapenyo şeklinde telaffuz edilen jalapeno, biber ailesinin ana vatanı olan Güney Amerika’da sos yapımında fazlaca kullanılır. Hazır turşusu ülkemizde de çok tüketilen lezzetler arasındadır. Bünyesinde birleştirdiği acı ve meyvemsi tat onu biber kategorisinde ayrı bir yere taşır.

  • 9 Maddede Kış Mevsiminin Hayatınıza Sağlık Katacak Yeşilleri

    9 Maddede Kış Mevsiminin Hayatınıza Sağlık Katacak Yeşilleri

    Sağlıklı beslenmek her mevsim önemlidir ama kış geldiğinde daha bir önemlidir. Kışı hastalanmadan atlatmak için yapılabileceklerin en kolayı ise vitamin ve mineralleri beslenme planınıza dâhil ederek bünyenizi kuvvetlendirmek… Bakkalda, markette kolaylıkla bulabileceğiniz yeşil sebzeleri, taze baharatları, yeşillikleri bol bol tüketin ve hayatınıza sağlık katın diye listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Keskin tadıyla salataların en sevilen yeşilliklerinden biri olan rokanın aroması gibi beslenme planınıza kattığı vitamin ve mineraller de çok zengin. Tüm yeşillikler gibi bol C vitamini içeren roka, A vitamini, kalsiyum ve demir de barındırıyor. Özellikle domatesli ve peynirli salatalar ile balığa çok yakışan roka K vitamini ihtiyacını karşılamanın en lezzetli yollarından biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    dere otu

    Zeytinyağlıların olmazsa olmazı dereotunun başta sindirim ve hazımsızlık problemleri olmak üzere birçok faydası bulunur. A ve C vitaminlerinin yanı sıra bakır, kalsiyum, magnezyum ve fosfat açısından da zengindir. Et yemeklerinin yanında, pilavların, zeytinyağlıların üzerine çiğ olarak serpiştirerek bol bol tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    C vitamini ve betakaroten açısından zengin bir besin olan taze soğan ya da bir diğer adıyla yeşil soğan, tarihte mutfak kadar tıbbi amaçla da kullanılmıştır. Hafif bir antibiyotik etkisi de olan taze soğan salatalarını içine ekleyebilir, yemeğin yanında kıtır kıtır yiyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Temel Reis’in çok sevdiği ama ALF’in hiç sevmediği sebze ıspanak tarihe demir deposu olarak kazınmıştır. Bu ününün büyük bir kısmını ufak bir rakam hatasına borçlu olsa da; vücudunuza A ve C vitaminleri, betakaroten, kalsiyum, protein, demir ve magnezyum almanın güzel bir yoludur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    C vitamini, A vitamini, K vitamini ve B6 vitaminleri açısından zengin olan Brüksel lahanası antioksidan özelliğe de sahiptir. Kanserden ve kalp hastalıklarından korunma açısından faydalı bir sebzedir. Et yemeklerinin yanında sağlıklı bir eşlikçi olarak kullanabileceğiniz Brüksel lahanasını haşlayarak lezzetli salatalarda da kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı beslenme deyince akla gelen ilk sebzelerden biri brokoli olur. Hücre yenilenmesini sağladığı düşünülen brokoli; A, C ve K vitaminleri açısından olduğu gibi potasyum ve kalsiyum açısından da zengindir. Çorbalarda, etin yanında, salatalarda tüketebileceğiniz brokoli diyet yapanların da sık sık tükettiği sebzelerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Özellikle sindirim sistemi açısından yararlı olan fesleğenin spazm çözücü özelliği de bulunur. Domatesle harika bir ikili oluşturan taze baharat, antioksidan ve antikanserojen bir bitkidir. A vitamini ve magnezyum açısından da zengindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Karadeniz yemeklerinin başrol oyuncularından karalahana; A, B, E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum ve bakır mineralleri içerir. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve sinir sistemi açısından faydalı bir besin olan karalahana ülkemiz mutfağında genellikle çorba ve dolmalarda kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Yeşilliklerin en güzel yanlarından biri de onları saksıda yetiştirip yemeklerinizde taze taze kullanabilmenizdir. Omega 3 yağ asitleri barındıran nane; tam bir A vitamini deposu olan maydanoz; alerji ve enfeksiyon sorunlarına iyi gelen biberiye ve nicelerini kolayca ev ortamında yetiştirebilirsiniz.

  • YAŞASIN YAZ DEDİRTEN YEŞİL SEBZELER

    YAŞASIN YAZ DEDİRTEN YEŞİL SEBZELER

    İlkbaharın gelmesiyle hareketlenen manav tezgâhları yaz aylarıyla birlikte renk yelpazesinde doruğa ulaşır. Sofralarımızda yer almak için kırmızılar, morlar, sarılar birbiriyle yarışır. Baktıkça gözümüz gönlümüz açılır, doğrusu iştahımız da fazlasıyla artar. Ne mutlu ki artan iştahımız bu besinler sayesinde istenmeyen kilolarla değil sağlıklı beslenme ile sonuçlanır. Elbette bu yarışın içinde yeşiller çeşitliliği ile başı çekerler. Aman siz siz olun yaz aylarındaysanız yemeden geçmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Düşük kalorisi ve kalbimizden cildimize sağladığı yüksek faydalar sayesinde yaz aylarının yüzümüzü güldüren sebzelerinden semizotu ile ne mi yapabilirsiniz? Çorbasından salçalı yemeğine, cevizli domatesli salatasından yoğurtlu mezesine, kavurmasından böreğine yapamayacağınız tür neredeyse yok diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Protein deposu yeşil börülce yaz aylarının heyecanla beklenen sebzelerindendir. Temmuz ve ağustos geldi mi ne kadar tüketseniz o kadar iyi. İçerdiği değerler açısından et yemeyenlerin önemli alternatiflerinden olan yeşil börülcenin en popüler tüketimi ise salata şeklindedir. Ondan sonra kavurması ile sulu yemeği gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Diğer kabakgillerden ayırmak için sakız kabağı da diyebileceğimiz bu sebzenin aslında etli kısmı beyazdır ama kabukları genellikle yeşil tonlarındadır. Artık etli dolmasını ya da yemeğini mi, yoksa kekini böreğini mi yaparsınız orası size kalmış. Yine de siz de bilirsiniz ki kabak denince akla gelen ilk tarif mücverdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde köy evlerinden kent restoranlarına en çok tüketilen sebze taze fasulye olsa gerek. İçimizde zeytinyağlı fasulyeye “hayır” diyecek olan var mıdır ki? Bu yeşil mucizenin faydaları da en az tadı kadar yoğun… Özellikle diyet yapanların buzdolaplarında bulundurmaları gereken taze fasulyeyi yaz aylarında bolca alıp kış için stoklayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tamam, karşımızdaki taze fasulye kadar kolay yapılabilen bir sebze değil ama en az onun kadar lezzetli bir besin bamya. Sadece tabiri caizse “salyalanmadan” ayıklamanın püf noktalarına dikkat etmek gerekli. Eğer bamyaya karşı önyargılarınız varsa, hamarat bir elden çıkmış zeytinyağlı bamyanın tadına bir kez olsun bakmanızı öneririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dolmalık biberlerin iç harcını etli yaparak sulu yemeğini hazırlayabileceğiniz gibi, pirinç ile doldurarak zeytinyağlısını da yapabilirsiniz. Bu tombik biberler de tıpkı diğer türleri gibi C vitamini açısından çok zengindir hatta şöyle düşünün, bir dolmalık biber bir portakalın içerdiğinden iki kat daha fazla C vitamini içerir!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Taze bakla dendiği vakit akıllara hemen Ege usulünce pişirilen dereotlu, domatesli zeytinyağlı bakla yemeği gelir. İçine sıkılan limon sayesinde mayhoş bir tada bürünen bu yemek yaz günlerinin en hafif en lezzetli besinlerindendir. Servis ederken ilave edilen sarımsaklı yoğurt ise yemeği direkt efsaneler arasına katar.

  • BAHAR SOFRALARINIZA BU YEMEKLER RENK GETİRSİN

    Sayfamızda en çok yer verdiğimiz konulardan biri sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek. Bu hem daha iyi beslenmek hem de çevresel koşulları dengede tutmak için oldukça önemli. Bahar mevsimi gelmişken kendimiz ve çevremiz için yapabileceğimiz güzelliklerden biri de tabii ki mevsim sebzeleriyle yemekler yapmak, sağlıklı sofralar kurmak olacaktır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahar aylarında sofralar baklayla zenginleşmeli…” title_font_size=”13″]

    Mart sonu manav tezgâhlarında kendini göstermeye başlayan taze baklanın, yıl içinde zeytinyağlı yemeğini hiç yapmamış veya yememiş iseniz hem sağlığınız hem damak tadınız için kaçırdıklarınız var demektir. Yapımı da o kadar kolay ki… Kırın baklaları, atın zeytinyağında kavurduğunuz soğanın içine, az miktarda tuz, karabiber, şeker ve un ile karıştırarak pişirin. En son dereotunu ince ince kıyarak eklemeyi de ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zeytinyağlı enginarın yapımı gözünüzü korkutmasın…” title_font_size=”13″]

    Bazı yemekler sırf görüntüsünden dolayı zormuş gibi görünür ama durum aslında zannedildiği gibi değildir. Kökü Girit mutfağına dayanan ve Ege kıyılarımızda bolca pişirilen zeytinyağlı enginar yemeği de onlardan biri… İster etlisini ister sadece sebzelisini yapabileceğiniz, soğuk olarak dolabınızdan çıkarıp çıkarıp yiyebileceğiniz enginarların sağlığa faydalarından yararlanmayı siz siz olun es geçmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Enginarın çorbası da aklınızda bulunmalı…” title_font_size=”13″]

    Karaciğer dostu enginarı sık sık tüketmek için farklı tariflerine hâkim olmak gerekir. Farklı usullerde yapabileceğiniz enginar çorbası da harika bir alternatif olacaktır. Örneğin en kolay enginar çorbası tariflerinden biri şöyledir: Kavrulmuş soğanın üstüne doğranmış enginar ve patatesi ekleyin, biraz limon suyu ve tuz ilavesiyle hafif çevirin. Üzerini geçecek kadar su koyup sebzeleri yumuşatın. Blender’den geçirdiğiniz bu karışımın içine diğer tarafta un, süt ve yumurta sarısını çırparak elde ettiğiniz terbiyeyi dökün, bir taşım kaynatın ve çorbanız hazır olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mutfağa semizotu girmediyse bahar geldi demek zor…” title_font_size=”13″]

    Yaprakları ve sapları çiğ olarak da tüketilebilen semizotu Omega-3 kaynağı olması nedeniyle balık yiyemeyen vejetaryenlerin de en gözde sebzesidir. Kalp sağlığını koruyan, kolestrolü dengeleyen, düşük kalorisine karşılık bağışıklık sistemini güçlendiren bu sebzeyi, manav tezgâhlarında demet demet gördüğünüzde kaçırmayın. Semizotunu, bizim klasik soğanlı, salçalı tencere yemeklerimiz gibi pişirebilir, üzerine birkaç kaşık yoğurt ilave ederek afiyetle yiyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Semizotunun türlü türlü halleri var…” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar bahar yemeklerinden söz ediyorsak da malzemesi yoğunlaştırılmış salatanın bir öğün anlamına geldiğini unutmayın. Bahar sebzesi semizotunu da daha fazla tüketmenin yollarından biri bol bol salatasını yapmaktan geçer. Biliyorsunuz yoğurtlu semizotu harika bir mezedir ama siz cevizle, peynirle, domatesle, tavukla zenginleştirerek salatayı az önce bahsettiğimiz gibi bir öğüne dönüştürebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazı mutlaka balık yanında denemelisiniz…” title_font_size=”13″]

    Ege mutfağının vazgeçilmezlerinden olan kuşkonmaza sakın olsa da olur olmasa da gözüyle bakmayın. Hint tıbbı ayuverdanın ana ürünlerinden olan, antik çağlarda bile şifa amaçlı kullanılan kuşkonmazı haşlayarak da buharda da, ızgarada ve mangalda da pişirebilirsiniz. Sadece ayıklama konusunda biraz bilgi ve pratiğe ihtiyacınız olabilir ki o da bir kereden sonra ne kadar kolay olacağını gördüğünüz bir işleme dönüşecek. Özellikle fırında pişirilen kuşkonmazların balık hele de somon balığı yanına garnitür olarak ne kadar yakıştığına inanamayacaksınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahar aylarında kuşkonmaz çorbasıyla şifa depolayın…” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmaz, nasıl tüketirim sorusuna takılacağınız en son sebze, çünkü yumurta ile tavada omletini de yapabilir, makarnaya eşlikçi bir sos olarak da hazırlayabilir, turşusunu bile kurabilirsiniz. Kuşkonmazı kullanabileceğiniz onlarca farklı tarif bulunuyor. Ama biz yaz-kış sofralarımızın vazgeçilmez ürünü olan çorba içinde mutlaka denemenizi tavsiye ediyoruz. Kuşkonmaz çorbasının en güzel tariflerinden biri sütlü veya kremalı olandır, isterseniz kemik suyu ile yaparak içeriğini daha da güçlü bir hale getirebilirsiniz.