Etiket: yaşam

  • İNSAN BEYNİ NELERE KADİR?

    12

    Beyin, bilim insanlarının sırlarını hâlâ çözemediği en gizemli ve sıra dışı organ. Âşık olmamıza, hayaller kurmamıza, devasa mimariler inşa etmemize, matematik problemleri çözüp her türlü duygu durumunu yaşamamıza olanak veren ve aynı zamanda bedenin işleyişini sağlayan; hareket, düşünme, konuşma gibi fonksiyonları gerçekleştiren insan beyni ile ilgili şaşırtan bilgileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yetişkin bir insan beyni ortalama 1300 – 1400 gramdır. İlk insandan bu yana beynimiz boyut olarak daha küçük hâle geliyor ancak kapasitesi sürekli artıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yasalara göre olgun olan bir birey için belirlenen yaş sınırı 18 olsa da beynin olgunlaşması 25 yılda tamamlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Beynimizde düşünce üreten nöronların hareket etmesini sağlayan “gyri” adındaki kırışıklıklar meditasyon sayesinde arttırılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İnsan beyni 3 milyon saatlik film depolayabilecek kapasiteye sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İnsan beyninin ürettiği enerji, 25 Watt’lık bir ampulü yakabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Beyin için en ideal uyku olan gece uykusu, beyinde bulunan sinir hücreleri arasındaki bağların gelişmesini sağlar. Bu sebeple gece uykusu gündüz öğrenilenleri pekiştirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İnsan beyninde yer alan ve uyarıları ileten sinir ağları olan aksonlar, dünyanın etrafını dört kez sarabilecek uzunluktadır.

  • Daha Az Stresli Bir Yaşam İçin Neler Yapabilirsiniz?

    Daha Az Stresli Bir Yaşam İçin Neler Yapabilirsiniz?

    Stresi kontrol edebilmek için her şeyden önce stresin varlığını kabul edip sonra kaynağını tespit etmeniz gerekir. Stres nedeni olan kaynaklar arasında değiştirebilecekleriniz olduğu gibi illa ki değiştiremeyecekleriniz de olacaktır. Kaynak nedenleri azaltmak için yapılması gereken ise eyleme geçmektir. Fakat, bunların da ötesinde edinebileceğiniz bazı alışkanlıklar var ki psikolojik ve fiziksel dayanıklılığınızın artmasına, stresle daha az muhatap olmanıza zemin hazırlar. İşte bu konudaki önerilerimiz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Sudan İlham Alan Deyimler

    Sudan İlham Alan Deyimler

    Su denince aklınıza gelen ilk beş şeyi sorsak nasıl bir sıralama yaparsınız? 1- Yaşam kaynağı… 2- Dünyanın ve vücudumuzun büyük bir bölümü… 3- Vazgeçilmez… 4- Renksiz ve kokusuz… 5- Saf ve temiz… Bizim aklımıza bir çırpıda gelen sıralama böyle… Peki, su ile ilgili deyimler desek kaç tane sayabilirsiniz? İsterseniz önce siz sıralayın, sonra biz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Su gibi değerli ol

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ne yapacağını bilememek, çok şaşırmak

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çok iyi ezberlemek

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Sakıncalı konularla ilgilenmemek

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Zamanın hızla geçip gitmesi

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gizli gizli bir şeyler yapmak

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Belli olmak, aydınlanmak

  • ESKİ FOTOĞRAFLARLA GÜNDELİK HAYAT

    Yunanca bir kelime olan fotoğraf, etimolojik olarak “ışık yardımı ile iz bırakma” anlamına geliyor. Bir ânı kaydedebilmek ve o ânı sonsuzluğa taşıyabilmek ise fotoğrafların bizlere bıraktığı en büyük hazine. 20. yüzyılın başlarında çekilen fotoğraflar sayesinde geçmiş dönemde caddelerin, evlerin, kıyafetlerin, insanların, kısaca gündelik hayatın nasıl olduğuna dair fikir sahibi olmamızı sağlayan sekiz fotoğrafı listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • DÜNYADAN DOĞA TARİHİ MÜZELERİ

    Dünyadaki yaşamın ve canlılığın tarihçesi hakkında bizlere bilgi aktaran doğa tarihi müzeleri; hayvan ve bitki fosilleri, dünyamızın oluşumunda etki sahibi olan jeolojik oluşumlar, kayaç, mineraller ve gök olaylarına kadar birçok örneği içinde barındırıyor. Evrenimizi, gezegenimizi ve canlılığın gelişimini anlamamız adına milyonlarca yıllık örnekleri özel koruma teknikleri ile muhafaza ederek sergileyen en önemli doğa tarihi müzelerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1884’te açılan Londra Doğa Tarihi Müzesi’nde 80 milyon fosil ve canlılık çeşidi bulunuyor. Botanik, mineraloji, paleontoloji, entomoloji ve zooloji alanlarında önemli eserlerin sergilendiği bu devasa müze, Charles Darwin’in eserleri ile beraber, kitap, dergi, el yazmaları ve sanat koleksiyonlarını da kapsayan geniş bir dataya sahip. Diplodocus dinozorunun iskelet kemikleri ile dikkat çeken müzenin girişi randevu sistemi ile gerçekleşiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1793’te kurulan Paris Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, çok geniş bir alana dağılmış komplekslerden oluşuyor. Üçü Paris’te olmak üzere 13 adet tesisten meydana gelen müzenin bünyesinde eğitim kurumları da bulunuyor. Yaklaşık olarak 62 milyon parçanın sergilendiği müzede; balık, kuş, fosil, sürüngen, yumuşakça, kayaç, sediment ve çeşitli mineraller sergileniyor. Londra ve Amerikan Doğa Tarihi Müzeleri ile beraber dünyanın en büyük doğa tarihi müzesi olan Paris, ekoloji ve çeşitlilik yöntemi, dünya tarihi, moleküler çeşitlilik alanlarında da geniş bir dataya sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    30 milyondan fazla parçanın sergilendiği Viyana Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, dokuz kilometrelik alanda 39 adet sergi salonuna sahip Avrupa’nın en önemli müzelerinden bir tanesi. Arkeoloji, antropoloji, jeoloji, zooloji ve mineraloji alanlarında parçaların ve değerli taşların sergilendiği müzenin tarihi binası 1889’da inşa edilmiş. Böceklerden dinozorlara pek çok ilgi çekici örneğin bulunduğu müzede simülasyon odaları sayesinde geçmiş dönemlere seyahat etmek ve bu hayvanların ilgi çekici dünyasını deneyimlemek mümkün. Müzenin en ilgi çekici bölümü ise ilk insanların yaşamının canlandırıldığı sergi odası.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1869’da kurulan ve 26 birbirine bağlı bloktan oluşan Amerikan Doğa Tarihi Müzesi, 45 adet sergi salonu ve çeşitli laboratuvardan oluşuyor. Yaklaşık 34 milyondan fazla parça eserin sergilendiği müzede; okyanus dünyasına ait canlılık çeşitleri, insan biyolojisi, bitkiler, mineraller, fosiller ve göktaşı kalıntılarından oluşan farklı bölümler bulunuyor. Central Park’ın yanında konumlanan müzenin ünlü giriş kapısına da birçok Hollywood filminden aşinayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1889’da kurulan Berlin Doğa Tarihi Müzesi; paleontoloji, zooloji ve mineraloji alanında 25 milyondan fazla parçaya ev sahipliği yapıyor. 13 metre yüksekliğiyle dünyanın en büyük dinozor iskeleti olma özelliğine sahip Brachiosaurus Brancai’nin eseri de bu müzede ziyaretçileriyle buluşuyor. Dinozorlar ile modern kuşların ortak genetiğini taşıyan ilk çağ kuşu Arkeopteriks de bu müzenin önemli koleksiyon parçalarından bir tanesi olarak müzede yer alıyor. Arkeopteriks, bildiğimiz kuşlardan farklı olarak uzun bir kuyruğa ve gagasında dişlere sahip… 2007’de eklenen “Evren, Güneş Sistemi ve Dünya’nın Oluşumu” ile ilgili bölümlerde kozmolojik bilgiler yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Stockholm’de yer alan İsveç Doğa Tarihi Müzesi, 1819’da Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından kuruldu. İsveç’te bulunan iki doğa tarihi müzesinin en büyüğü olan müzede; dünyanın dört bir yanından toplanmış 10 milyondan fazla canlılık türü ve doldurulmuş hayvan sergileniyor. Yeryüzünün yapısı hakkında da geniş bir bilgi ve belge koleksiyonuna sahip olan müze, farklı birçok bilim dalından bilgileri modelleyerek ziyaretçilerine aktarıyor. Müzede sergilenen dev mavi balina ve devasa cüsseye sahip Afrika fili en çok ilgi çeken eserler arasında yer alıyor. Dünyadaki en yaşlı insan iskeleti Lucy adlı homininin hemen hemen eksiksiz olan kalıntıların replikası da müzenin ünlü diğer eserlerinden bir tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin ilk ve en büyük tabiat tarihi müzesi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından 1968’te kuruldu. 2003’ten bu yana yeni yerleşkesinde ziyaretçilerini ağırlayan müzede dünyanın ve ülkemizin çeşitli yerlerinden getirilen fosil, kayaç, mineral ve maden örnekleri sergileniyor. Müzenin giriş katında ziyaretçiler uzay yolculuğu yaparak güneş sistemindeki gezegenleri yakından görme imkânı buluyor. Sergilenen diğer eserler ise ay taşı, yıldırım taşı ve gök taşları olurken; müze 5 bini aşkın değerli esere ev sahipliği yapıyor. Birinci katında bulunan akvaryumda omurgalı ve omurgasız birçok fosil, Manisa’da yaşamış insanlara ait ayak izleri, mağara sanatına ait eserlerin replikası ve Ankara Beypazarı’nda bulunan soyu tükenmiş “Anadolu Panteri”ne ait iskelet bulunuyor.

  • TOLSTOY’DAN ÜNLÜ YAŞAM TAVSİYELERİ

    “Olağanüstü bir insan olduğum fikrine er ya da geç alışmam gerekiyor. Ahlaken benim kadar iyi, idealleri için her şeyi feda etmeye benim kadar hazır olan başka kimseyle tanışmadım.” Evet ünlü Rus yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy’un kendisi hakkındaki görüşleri pek mütevazı olmasa da haksız sayılmayacak denli başarılara imza atmış bir yazar… Kendisi hakkında dürüst bir şekilde “Savaşlarda adam öldürdüm ve daha başkalarını da öldürmek için düellolarla meydan okudum”, “Kumarda kaybettim, köylülerin emeğini tükettim, onları cezalandırdım, başıboş yaşadım ve insanları aldattım… on yıl böyle yaşadım” diyen yazar, bu yaşam tarzından uzaklaşarak ahlaki değerleri ön planda tutan bir yaşam felsefesi geliştirdi. Tolstoy’un macera romanlarını aratmayacak türde yaşam hikâyesini linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Bu yazımızda Tolstoy’un zorlu bir yaşamdan başarılı bir yazara dönüşen hayat hikâyesinde kendisine ilke edindiği hayat felsefesi ile mutlu ve başarılı olmak için belirlediği kuralları listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]