Etiket: vucüt saati

  • VÜCUT SAATİMİZE BAĞLI SİRKADİYEN RİTMİN SAĞLIĞIMIZ İÇİN ÖNEMİ

    VÜCUT SAATİMİZE BAĞLI SİRKADİYEN RİTMİN SAĞLIĞIMIZ İÇİN ÖNEMİ

    “Yeryüzünde hayat, gezegenimizin dönüşüyle uyumludur. İnsanlar da dâhil yaşayan organizmaların bir iç, biyolojik saati olduğunu ve bu saatin organizmanın günün doğal ritmine uyum sağlamasına yardımcı olduğunu biliyorduk. Ancak bu saatin nasıl çalıştığını Hall, Rosbash ve Young’ın çalışmaları sayesinde öğrendik. Bu bilim insanlarının çalışmaları, bitkilerin, hayvanların ve insanların biyolojik ritimlerini Dünya’nın devinimiyle nasıl uyumlu hâle getirdiğini anlamamıza yardımcı oldu.” İşte 2017 yılındaki Nobel Ödülü Amerikalı üç bilim insanına verilirken Nobel Komitesi’nin yaptığı açıklama buydu. Gelin her birimizde benzer biçimde işleyen o saatin ve oluşturduğu ritmin detaylarına kısaca göz gezdirelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Vücudumuzdaki hormonların ne zaman salgılanacağı, beyin dalgaları, hücre büyümesi gibi metabolik işlemleri düzenleyen ve doğuştan gelen zamanlama aracına biyolojik saat, vücut saati veya sirkadiyen ritm deniyor. Sirkadiyen, Latince “circa” sözcüğünden türeyen ve “tahminen bir gün” anlamına gelen bilimsel bir terim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Başka bir ifadeyle, sirkadiyen ritmimiz 24 saatlik döngü içindeki kimyasal tepkime ve psikolojik davranışlarımızın bütünü anlamına geliyor. Aydınlık ve karanlık döngüsüne bağlı olarak ayarlanan sirkadiyen ritm için en önemli ayarlama aracı, uyku düzenimiz. Uyku düzenimizdeki dengenin şaşması bu ritmin bozulmasına ve sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Uyku düzenindeki şaşmalardan kaynaklı sirkadiyen ritim bozukluğunun orta vadede çıkardığı sorunlar yorgunluk, konsantrasyon sorunları ve zihinsel problemler olabilirken, uzun vadede kalp hastalıklarından depresyona, migrenden Alzheimer hastalığına birçok fiziksel ve psikolojik sağlık problemine kapı araladığı ifade ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Uyku düzenimizdeki şaşmalar gece geç saatlere kadar film izlemek gibi basit bir nedenden ortaya çıkabilir. Ama bununla birlikte uzun süreli uçuşlar, vardiyalı çalışma biçimleri, kullanılan bazı ilaçlar, hamilelik ve menopoz gibi farklı etkenler de önce uyku düzeninin, buna bağlı olarak da sirkadiyen ritmin bozulmasına neden olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Vücut saati mekanizmasını aydınlatan bilim insanları, bu bilgiler ışığında tanı koyma ve tedavi geliştirme yönündeki çalışmalarını sürdürüyor. Bununla birlikte uyku düzeniniz basit nedenlerden bozulmuş ise kendi kendinize yapabileceğiniz ve aslında çoğunuzun öteden beri bildiği bazı basit uygulamalar da yok değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Uykuyu zorlaştıran etkenlerin başında mavi ışık yansıtan teknolojik aletler geliyor. Televizyondan ve son ana kadar elimizden bırakmadığımız cep telefonumuz ya da tabletimizden yansıyan mavi ışığı vücudumuzun gün ışığı olarak algıladığı ve melatonin sentezine başlayamadığı bilinmekte. Yani atılacak önemli adımlardan biri, bu araçlar eşliğinde değil onlardan uzakta uykuya dalmaya çalışmak olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Eğer odaya zamansız dolan güneş ışığı almanız gereken uykuyu engelliyor ve sizi zamanından önce uyandırıyorsa bu duruma da bir çözüm getirilmeli. Bu çözüm dilediğiniz zaman açacağınız kalın perdeler veya storlar, ya da kolayca takıp çıkarabileceğiniz göz bantları olabilir. Fakat sirkediyen ritm için güneş ışığını takip ederek yaşamının, yani güneşle birlikte uyanmanın özellikle önerildiğini de ifade etmeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Gün içinde alınan fazla kafeinin uykuya geçmeyi zorlaştırdığını da unutmamak gerek. En azından yatmadan önce kafein içeren içeceklerden uzak durabilir, hafif ve kısa egzersizler, meditasyon, ılık duş gibi sizi uykuya yönlendirecek aktivitelerde bulunabilirsiniz. Son olarak da melatonin salgısının başladığı ve adrenal sistemin yenilendiği zaman dilimi 23.00 ile 01.00 arasında uykuda olmaya dikkat edilmesi gerektiğini ekleyelim.

  • Sabah Erken Kalkmakta Zorlananlara Öneriler

    Sabah Erken Kalkmakta Zorlananlara Öneriler

    Erken yatıp erken kalkanlardan mı yoksa geç yatıp geç kalkanlardan mısınız? Uzmanlar, en doğrusunun vücut saati ile uyum içinde hareket etmek olduğunu, buna göre belirlenen yatıp-kalkma zamanının kişiyi psikolojik ve davranışsal olarak olumlu etkileyeceğini söylüyor. Ama eğer siz erken kalkmak isteyen ve bu konuda da zorlanan biriyseniz kesinlikle doğru sayfadasınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Papatya, rezene gibi çaylarla gevşeyin” title_font_size=”13″]

    Gece, gergin ve keyifsizce uykuya yatmak sabah erken kalkamamanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. İşte tam da bu nedenle uyku öncesi saatleri önemsemek, kendinizi gergin hissettiğinizde rahatlatıcı özelliği olan bitkisel çay, süt gibi içecekler tüketmek böyle bir engeli ortadan kaldıracaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yatmadan önce bir şeyler yemeyin” title_font_size=”13″]

    Gece iyi bir uyku alamazsanız sabah nasıl erken kalkabilirsiniz ki? Uyku kalitesini bozan en önemli nedenlerden biri de yatmadan önce yemek yemek. Uzmanlar, uyku ile yenilen son yemek arasında en az iki saat olması gerektiğini söylüyor. Ayrıca dolu bir mideyle yatmanın reflü riskini artırdığını da unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Her türlü ışığı kapatarak yatağa girin” title_font_size=”13″]

    Işıklar ve elektronik cihazlar açık bir şekilde uyuduğunuz zamanlarda kendinizi dinlenmiş hissedemediğiniz, kalkmakta zorlandığınız muhakkak olmuştur. Uykunuzun derinliğine olumsuz bir etki yapmaması için gece lambasının loş ışığı da dâhil olmak üzere ışıkları kapatmak uykudan çok daha fazla verim almanızı sağlayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Erken kalkmak için erken yatın” title_font_size=”13″]

    Az uyku, sadece sabah erken kalkmanızda değil sağlığınızda da sorunlar çıkarabilecek önemli bir konu. Yeteri kadar uyku almış olarak güne erken başlamak ise hem kişinin motivasyonunu hem bilişsel becerilerini olumlu etkiler. Siz de yatış saatinizi öne çekerek erken ve zinde uyanmayı garanti altına alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ertesi gün için motive edici bir plan yapın” title_font_size=”13″]

    “Sabah işe gitmeden bir saat yürüyüş yapacağım; böylece sağlıklı ve zinde görüneceğim.” “İşe gitmeden evde keyifli bir kahvaltı hazırlayacağım ve dışarıdan poğaça yeme alışkanlığımı bırakacağım.” Siz de sabah erken kalkmanızı kolaylaştırmak için benzer planlar yaparak zihninizi koşullandırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Alarmı kurun ama mutlaka uzakta tutun” title_font_size=”13″]

    Çoğunluğumuzun sabah erken kalkma konusunda aşamadığı en büyük sorun çalan alarmı sürekli ertelemek. Hatta uykulu haldeyken bilinçsizce kapatarak işe ya da okula tamamen geç kalmak. Bu mühim sorunu bertaraf etmenin tek bir yolu var ve o da alarmı uzanamayacağınız ve kapatmak için yataktan kalkmanızı gerektirecek uzak bir yere koymak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Güne bir bardak su ile başlayın” title_font_size=”13″]

    Diyelim ki sabah erken kalktınız, yapacağınız ilk işlerden biri bir bardak su içmek olmalı. Bunun nedeni de uyku sırasında kaybettiğiniz suyu vücudunuza geri vermek… Böylece kendinizi daha uyanık ve zinde hissedecek, yaşadığınız bu his sayesinde erken kalkma fikrini psikolojik olarak reddetmeyecek ve ertesi gün de erken kalkmak isteyeceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hafta sonları da aynı rutini izleyin” title_font_size=”13″]

    Hem yatmadan önce hem de uyanmaya çalışırken izleyeceğiniz bu yöntemleri “nasıl olsa hafta sonu” diyerek bırakırsanız pazartesi sendromu yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. Aynı rutinleri hafta sonları da sürdürmeniz ise konuyu sizin için artık vazgeçemediğiniz bir alışkanlık haline dönüştürecektir.