Etiket: vize

  • VİZE OLMADAN SEYAHAT EDEBİLECEĞİNİZ ASYA ÜLKELERİ

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin vizesiz seyahat edebildiği Asya ülkelerini, seyahat sürelerini ve bu ülkelerde görülmeye değer başlıca mekânları yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Köklü tarihi, imparatorluk sarayları, mabet ve tapınak manzaraları, kapsül otelleri ile dikkat çeken Japonya’nın başkenti Tokyo; eşsiz kültürü ve teknolojisi ile dünyanın en ilgi çekici yerlerinin başında geliyor. Türkiye ile Japonya arasındaki “Vize Muafiyet Anlaşması” sayesinde, turizm ve iş ziyareti amacıyla Japonya’ya seyahat eden Türk vatandaşları 3 ay süreyle vizeden muaf oluyor. Ancak Japonya’da uzun süre kalmak veya çalışmak amacıyla seyahat edecek olanların Türkiye’den ayrılmadan önce statülerine uygun vize almaları gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hong Kong, Türk vatandaşlarını 90 gün vizeden muaf tutan ülkelerden bir tanesi. 150 yıla yakın süre İngiliz yönetimi altında kaldığı için Batı tarzı yaşam stili ile Asya kültürünün harmanlandığı bir şehir olan Hong Kong, başlarda nüfusu az olan bir tarım ve balıkçı köyü iken artık dünyanın en önde gelen finansal merkezleri ve ticarî limanlarından birine dönüşmüş durumda. 554 metre yüksekliğindeki Victoria Zirvesi’ne 130 yıldan fazla süredir hizmette olan tramvay ile çıkmak oldukça heyecan verici. 34 metre yüksekliğe sahip bronz Tian Tan Buddha Heykeli, modern tarzdaki alışveriş merkezlerinin bulunduğu Tsim Sha Tsui ve çocuklu ailelerin tercihi Ocean Park, Hong Kong’ta gezilecek yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Güney Kore, pasaportu olan Türk vatandaşlarından 180 gün içinde 90 gün vize istemiyor. Fakat 90 günden uzun süre kalacak olan kişilerin Güney Kore’ye gitmek için vize başvurusu yapmaları gerekiyor. Televizyon dizileri ve müzik gruplarıyla ön plana çıkan ülkede modern ve tarihi yaşam ahenk içinde ilerliyor. Başkent Seul çevresinde 15. yüzyılda inşa edilen Changdeokgung Sarayı, Busan’daki Gamcheon kültür köyü, başkentteki ikonik sembol N Seul Kulesi ve masalsı bir havaya sahip Bukchon Hanok köyünde güneşi batırmak ülkeyi ziyaret edenlerin başlıca aktiviteleri arasında yer alıyor. Ayrıca UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Namhansanseong Kalesi ve surları, Seul’ü ziyaret eden gezginlerin ilgisini çeken başlıca yerler arasında…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Moğolistan, 30 gün süreyle vizesiz seyahat edilebilen ülkeler arasında yer alıyor. Orta Asya’nın en ilginç ülkelerinden olan Moğolistan’da Türklerin ilk yazılı metni olan Orhun Yazıtları görülecek yerlerin başında geliyor. Ülkenin çeşitli noktalarındaki Moğol İmparatorluğu Cengiz Han’a ait eserler ile Karakurum Antik Kenti, Çin sınırında bulunan ve etrafı kayalık sıra dağlarla çevrili Gobi Çölü, Ulan Batur Şehir Müzesi, Moğol kültürünün bir aynası olarak kabul gören Gandantegchinlen Manastırı ise ülkede en çok ziyaret edilen turistik yerler oluyor. Moğolistan’ın saklı cennetlerinden biri olan Gorkhi-Terelj National Park, Moğolistan’ın meşhur ulusal parklarından biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çinlilerden Malaylara, Hintlilerden Arap ve Avrupalılara kadar çok farklı kültürden insanların hoşgörü içinde yaşadığı rengârenk bir şehir olan Singapur’a ilk girişte 30 gün kalış imkânı sağlanmakta, başvuru üzerine onay alınması halinde kalış süresi 90 güne kadar uzatılabilmektedir. Dünyanın en güvenli, temiz ve zengin şehir devleti olan Singapur’un simgesi haline gelen 8,6 metre uzunluğundaki Merlion Heykeli, Çinli nüfusun toplandığı görkemli Çin Mahallesi, Güney Doğu Asya’nın en modern caddesi olarak bilinen ünlü Orchard Road, kentin gelişmişliğine ve doğal güzelliğine tanık olabileceğiniz Marina Bay Sands ile 60 bin orkide türüne ev sahipliği yapan Singapur Ulusal Orkide Bahçesi gezilecek yerlerin başında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    20’den fazla aktif volkanın bulunduğu ülke, tropik adaları ile dikkat çekiyor. Millî parkları, tarihi yapıları ve büyüleyici plajları ile oldukça rağbet gören ülkenin ziyaret edilecek yerlerinin başında en büyük adası olan Manila geliyor. Başkentte mimarisi ile büyüleyen tarihi San Agustin Kilisesi ve Orkide Galerisi, sayısız canlı türünün koruma altına alındığı pek çok park ile Tubbataha Resifleri Millî Parkı, Filipinler’i ziyaret edenlerin ilk uğrak yeri. Umuma mahsus pasaport sahibi Türk vatandaşlarının 30 güne kadar vizesiz seyahat edebildiği Filipinler, 2 bin yıllık pirinç tarlaları ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve 7 binden fazla adasıyla dünyanın en uzun kıyı şeridine sahip ülkelerinden biri olma özelliği taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    30 günü geçmeyen seyahatlerde vize istemeyen ada ülkesi Brunei, Güneydoğu Asya’da Borneo Adası’nın kuzeybatı kıyısında bulunuyor. Petrol rezervleri sayesinde dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Brunei, lüks ve ihtişam meraklıların tercih ettiği tatil rotalarından biri. Malay dilinde “Barışın Ülkesi” anlamına gelen Burnai’de gezilecek yerlerin başında şahane manzarasının yanı sıra zengin hayvan çeşitliliği ile ülkenin en popüler doğa alanlarından olan Tasek Merimbun geliyor ve tatil kenti Muara, plajları ile dikkat çekiyor.

  • 8 Madde İle Güney Avrupa’nın Tatil Cenneti Arnavutluk

    8 Madde İle Güney Avrupa’nın Tatil Cenneti Arnavutluk

    Hem Adriyatik hem de İyonya Denizi’ne sınırı bulunan Arnavutluk’un deniz tatili yapmak isteyenler için çekici bir merkez olması hiç de şaşırtıcı değil… Üstelik Batı Avrupa ülkelerine oranla daha hesaplı bir tatili mümkün kılması ve Türkiye vatandaşlarından bu güzel Güney Avrupa ülkesini ziyaret etmek için vize istenmemesi de Arnavutluk’u birçok tatilcinin ilk tercihi haline getiriyor. Buyurun, 8 madde ile hem doğasına hem de kültürel mirasına hayran kalacağınız ülkeyi listemizde keşfedin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkenin Dajiti Dağı’nın eteklerinde yer alan başkenti Tiran, özellikle tatiline kültürel deneyimler katmak isteyenlerin uğraması gereken bir durak. Ünlü Saat Kulesi, İskender Bey Heykeli, Ethem Bey Camisi şehrin görülmesi gereken yerleri arasında. Eğer Arnavutluk tarihi ve kültürünü daha yakından öğrenmek istiyorsanız Milli Tarih Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ülkenin iç kısımlarında bulunan bir diğer şehir ise Elbasan. 16. yüzyıldan kalma Osmanlı etkisi taşıyan Saat Kulesi, Namazgâh ve Kral Camisi gibi mimari yapıları ve elbette Elbasan Kalesi ile görülmeye değer. Bu şehir ülkemizde de çok sevilen Arnavutluk mutfağından bir lezzet, Elbasan Tava ile de tanınıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Osumi Nehri’nin iki yanında yer alan Berat şehri, Müslüman ve Hıristiyan kültürlerini ve tabii ki mimarilerini bir arada barındıran bir merkez. Evliya Çelebi’nin de Seyahatname’de beyaz evleri ve pencerelerinden bahsettiği Berat, “bin pencereli beyaz şehir” olarak anılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4# ” title_font_size=”13″]

    Adriyatik ile İyonya Denizi’nin birleştiği bölgede bulunan kıyı kesimi, güzeller güzeli doğası ve plajları nedeniyle Arnavutluk Rivierası olarak anılıyor ve Fransız Rivierası’na alternatif olarak her yıl dünyanın dört bir köşesinden turist çekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’ın ünlü adası Korfu’nun tam karşısında yer alan Ksamil, yaklaşık olarak yılın 300 günü güneş görüyor ve bu sebeple Arnavutluk sahilinin en çok turist çeken bölgelerinden biri durumunda. Kumu sapsarı, denizi masmavi plajlarıyla ekonomik bir deniz tatili yapmak isteyenlerin ilk tercihi Ksamil’de, ülkenin en büyük açık hava müzesi Butrint’i ziyaret edebilir, yakındaki Ksamil Adaları’na da gidebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İtalyan sahilindeki Brindisi ve Bari’nin karşısında bulunan Dıraç ya da Durres, ülkenin en büyük limanına sahip… UNESCO Kültürel Mirası listesinde yer alan Balkanlar’ın en büyük ikinci amfi tiyatrosu burada bulunuyor. Üstelik Dıraç Arkeoloji Müzesi’nde Osmanlı’dan kalma birçok eseri görmek de mümkün. Dıraç da ülkenin geri kalanı gibi birbirinden güzel plajlara sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Deniz ve kültür turizmini bir arada yaşamak isteyenler için uygun bir Arnavutluk şehri olan Avlonya’nın (Vlore) tarihi MÖ 6. yüzyıla dayanıyor. Adriyatik ve İyonya Denizi’nin buluştuğu Avlonya Koyu’nda yer alan plajların tadını çıkarmak, aralarında bir Mimar Sinan eseri olan Muradiye Camii’nin de bulunduğu kültürel değerleri keşfetmek için Avlonya’yı ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8# ” title_font_size=”13″]

    Ergiri ya da Arnavutça Gjirokaster da derin bir tarihin yattığı Arnavut şehirleri arasında yer alıyor. Ergiri, damları taştan yapılmış evleriyle ünlü bir şehir, zaten Gjirokaster de “Gümüş Şehir” anlamına geliyor. Ergiri’yi ziyaret ederseniz, Balkanlar’ın en büyük ikinci kalesini de görme şansına sahip olabilirsiniz.

  • Sonbaharda Vize Almadan Gidilebilecek 7 Ülke Ve Şehir

    Sonbaharda Vize Almadan Gidilebilecek 7 Ülke Ve Şehir

    Seyahat etmek, rutin yaşantımızın biraz dışına çıkıp yeni doğa harikaları görmenin, birbirinden güzel yeni tatlar denemenin, farklı kültürler ve yerler keşfetmenin en güzel yolu. Hem doğanın değişen muhteşem renkleri ile hem de yaz aylarındaki turist akımından arınmış hali ile bu ülke ve şehirleri sonbaharda görmek daha farklı hissettirebilir. Yazın tatil fırsatı bulamayan ya da şimdiden özlediği deniz, kum ve güneş üçlüsüyle tekrar buluşmak isteyenler için de oldukça faydalı bir seyahat listesi hazırladık. Üstelik bu ülkeler vize de istemiyor!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Budva – KARADAĞ” title_font_size=”13″]

    Karadağ’da turizmin merkezi haline gelen Budva; Adriyatik Denizi’nin kıyılarında ve yaklaşık 20 bin nüfusa sahip küçük bir şehir. Eski tarihi kısmı da yeni şekillenen modern zamanın izleri de şehre ayrı bir güzellik katıyor. Sahil boyunca uzanan nefis kumlu plajları, birbirinden berrak koyları, küçük adaları, şehir müzeleri ve muhteşem tarihi dokusuyla siz ziyaretçilerini bekliyor. Ayrıca ziyaretiniz esnasında, dünyaca bilinen James Bond film serisi için kullanılmış Sveti Stefan adasını da görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahamalar – KARAYİPLER” title_font_size=”13″]

    İspanyolca’da adı ‘sığ deniz’ anlamına gelen Bahamalar, deniz ve güneş tatiline doyamayanlar için sonbaharda muhteşem bir tercih olabilir. Mercan resifleriyle şekillenmiş yaklaşık 2000 küçük ada, birbirinden farklı deniz ürünleriyle, eşsiz beyaz kumları, tertemiz ve masmavi bir deniz, özellikle su altı dünyasını keşfetmek isteyen ziyaretçiler için güneşli havaların tadını doyasıya çıkarabileceği nadide yerlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Petra – ÜRDÜN” title_font_size=”13″]

    1812 yılında Johann Ludwig tarafından keşfedilen antik şehir, Lut Gölü ile Akbebe Körfezi arasında yer alıyor. Üstelik UNESCO Dünya Mirasları listesinde ve 7 harikadan bir tanesi… Eşsiz tapınakları, tarihsel kalıntıları, güneş ışığıyla renk değiştiren muhteşem kayalarıyla başta Indiana Jones ve sayısız Hollywood filmine ev sahipliği yapmış şehir, en ünlü yapısı olan görkemli ‘Hazine Tapınağı’nı da ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kandy – SRİ LANKA” title_font_size=”13″]

    Sri Lanka, dağlık bir alanın ortasında bulunan merkezinde, ziyaretçilerin hafızasından kolayca silinmeyecek büyüleyici Kandy Gölü, Temple of the Tooth’u, Buddha’nın heykelinin de bulunduğu tapınakları ve birbirinden ilginç sarayları ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca çeşit çeşit baharat kokularına eşlik eden farklı egzotik meyveleri keyifle deneyimleyebilir ve tatilinizi harika bir keşfe çevirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Siem Reap – KAMBOÇYA” title_font_size=”13″]

    Kamboçya’nın Başkenti olan Siem Reap, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Angkor Wat Tapınakları, geleneksel müzesi ve Tonle Sap gölü ise macera ve kültür gezisi severlerini sevindiriyor. Şehirde keyifle dolaşabileceğiniz bisiklet turları, izleyebileceğiniz geleneksel yerel dansları ile de siz ziyaretçilerini bekliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Katmandu – NEPAL” title_font_size=”13″]

    Dünyada tapınakların şehri diye adlandırılan Katmandu, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan 7 eşsiz tapınağı ve Budizm kültürüyle dikkatleri çekiyor. Himalayalar ve Nepal’in sınırında bulunan Everest, dağcılık, trekking, rafting ve safari gibi turizm kaynaklarıyla ziyaretçilerinin ilgi odağı haline gelen ülkenin en çok ziyaret edilen en gözde turistik yerlerinden biri olan Narayanhiti Sarayı da kesinlikle görülmeye değer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Erivan – ERMENİSTAN” title_font_size=”13″]

    Ermenistan’ın en eski şehirleri arasında olan tarihsel çivi yazısı ile yazılmış bir doğum sertifikası bulunan Erivan, aynı zamanda da ülkenin başkentidir. Şehrin, başlıca sembolü haline gelmiş ve her noktasından zevkle izleyebileceğiniz Ağrı Dağı bakmaya doyamayacağımız bir manzara ile karşımıza çıkıyor. Sanat tutkunu ziyaretçilerin adresi haline gelmiş galerisi, şelaleler ve su havuzlarının bulunduğu Cascade Anıt Parkı, şehire gelen turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği tarih müzesi, kalabalık ve renkli meydanları sizin de ilginizi çekebilir.