Etiket: vitamin

  • HANGİ SEBZELER NASIL TÜKETİLMELİ?

    Sebzeler, güneşin kalbinden gelen yaşamsal enerjiden faydalanabilmemizi sağlayan besinlerdir. İçeriğinde doğal mineral ve vitaminlerin bolca bulunduğu sebzelerden üst düzey fayda sağlayabilmek için bu sebzeleri doğru bir şekilde tüketmek gerekir. Yazımızda çiğ ya da pişmiş tüketildiğinde farklı vitamin değerleri ortaya çıkan sebzeleri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarında sıkça yenilen sebzelerin başında gelen brokolinin içeriğindeki C vitamininden maksimum fayda sağlamak için çiğ tüketilmesi gerekmektedir. Ancak çiğ yediğinde şişkinlik sorunu yaşayanlar brokoliyi buharda beş ile yedi dakika arasında pişirerek öğününe katabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Potasyum, magnezyum ve çinkonun bolca bulunduğu mantarları pişirerek tüketirseniz bu minerallerden iki kat daha fazla fayda sağlarsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Likopen adlı antioksidanın bolca bulunduğu kuşkonmazdan en üst düzeyde faydalanmak için kuşkonmazı bol tuzlu ve iyice kaynamış olan suya koyarak 2-3 dakikadan fazla haşlanmalarına izin vermeden soğuk suyla şok etmek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Havuç, çiğ tüketildiğinde C vitamini, pişmiş olarak tüketildiğinde ise fazlaca beta karoten üretir. Beta karoten, sebzelere ve meyvelere renklerini veren bir pigmenttir ve sağlık açısından oldukça faydalıdır. Sarı, turuncu ve kırmızı rengi veren beta karoten vücut tarafından gözler için önemli bir mikro besin olan A vitaminine yani retinole dönüştürülür. Hücre gelişiminden kalp, akciğer ve böbrek gibi organların normal sağlığının korunmasına kadar pek çok faydası bulunan bu bileşik, hafızayı ve bilişsel fonksiyonları iyileştirir. Bu sebeple beta karotenin faydalarından yararlanmak için havucu pişmiş olarak tüketebilir, C vitaminini de farklı meyve ve sebzelerden elde edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Karnabahar sofralarımızda çeşit çeşit tarifi bulunan sebzelerden biridir. Pişmiş olarak tüketmeye alışsak da brokoli gibi çiğ tüketildiğinde C ve B1 vitamini ile protein kaynağına dönüşür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yeşil yapraklı sebzeleri nasıl tüketirsek tüketelim fayda sağlar ancak ıspanağı pişmiş olarak tüketirsek içeriğindeki kalsiyum ve demirden daha fazla yararlanabiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tatlı patates her zaman pişirilerek tüketilmelidir çünkü içeriğindeki zengin beta karoten ve potasyum pişmiş olduğunda daha çok ortaya çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kabağı nasıl tüketirsek tüketelim, kabuğunu soymadan tüketmek içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan maksimum faydalanmamızı sağlar. Sadece bol su ile iyice yıkandığından emin olmak gerekir.

  • MİKRO BESİNLER HAKKINDA TEMEL BİLGİLER

    Gözle görülemeyen ölçekteki gıdalara mikro besin denir. Bu besinlerin şekli ve miktarı gözle görülemeyecek boyutlarda olsa da vücudun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin kaynakları bu bileşenler yoluyla karşılandığı için hayati öneme sahiptir. Gelin vücudumuz ve sağlığımız için önemli işlevleri yerine getiren mikro besinleri ve makro besinlerden farkını beraber inceleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mikro besinler terimi genel olarak vitaminleri ve mineralleri tanımlamak için kullanılır. Vücut, vitamin ve minerali kendi üretemediği için bu vitamin ve mineraller yeme-içme yoluyla alınmalıdır. A, C, D, E ve K gibi vitaminler; magnezyum, çinko, fosfor, demir ve kalsiyum gibi mineraller başlıca mikro besinlerdir. Suda ve yağda çözünen bütün vitamin çeşitleri mikro besin olarak tanımlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Vitaminler ve mineraller dört kategoriye ayrılır: Suda çözünen vitaminler, yağda çözünen vitaminler, makro mineraller ve tüm canlı türlerinde yüzlerce hücresel enzim için gerekli yardımcı moleküller olan iz mineraller. Türüne bakılmaksızın tüm vitaminler ve mineraller yani mikro besinler vücutta benzer şekillerde emilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Vitaminler; bitki ve hayvanlar tarafından üretilen ısı, asit veya hava ile parçalanabilen organik bileşiklerdir. Mineraller ise inorganiktir; toprakta veya suda bulunur ve parçalanamaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı bir şekilde mikro besinlerden faydalanmak için tükettiğimiz besinlerin katkısız ve koruyucusuz gıdalar olması gerekir. Bu konuyla ilgili sadece bir istisna bulunur; o da vücut tarafından güneş ışığı yardımıyla üretilen D vitaminidir. Kalsiyum gibi bazı mikro besinler bir süreliğine kemiklerde depolansa da çoğu mikro besin vücudumuzda depolanamadığı için ihtiyacımız olan mikro besinleri kontrollü ve sağlıklı beslenerek, düzenli ve yeterli miktarda temin etmemiz gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Vitaminler ve mineraller büyüme, bağışıklık sistemi, beyin gelişimi ve diğer birçok işlev için hayati öneme sahiptir. Her yemeğin mikro besin içeriği farklıdır, bu nedenle yeterli miktarda vitamin ve mineral alabilmek için çeşitli yiyeceklerden, renkli meyvelerden, doğal ve işlenmemiş tuzlardan, baharatlardan ve bitkilerden faydalanmak gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Makro besinler; protein, yağ ve karbonhidratları içerir. Vücudumuzun mikro besinlere makro besinlere oranla daha az oranda ihtiyacı vardır. Bu nedenle de zaten “mikro” olarak tanımlanırlar. Oranı az olsa da vücudun metabolik gereksinimlerini karşılayan mikro besinler; bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kemik yapısının sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonlarının düzenlenmesi ve doku hasarını engellemek için gereklidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı bir beden için hem mikro hem makro besinler yeterli ve dengeli miktarlarda alınmalıdır. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu mikro besin değerleri yaş, boy, kilo ve cinsiyet gibi özelliklere göre farklılık gösterir. Cildinizin ışıltısından bedeninizde hissettiğiniz enerjiye kadar birçok faktörü etkileyen mikro besinler; düzenli yapılan egzersizlerle bir araya geldiğinde olası birçok hastalık riskini de azaltacaktır.