Etiket: uzay yolculuğu

  • İLK UZAY YOLCUMUZ ALPER GEZERAVCI

    Millî Uzay Programı’nın ilk ayağı olan “İlk İnsanlı Uzay Misyonu” kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonuna (ISS) gönderilen ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın yolculuğu ülkemize büyük heyecan yaşattı. 13 farklı bilimsel deneyin gerçekleşeceği misyon kapsamında Alper Gezeravcı, 19 Ocak’taki fırlatmanın ardından ISS’de 14 gün kalacak. Kanserden bağışıklık hücrelerine; biyoloji, tıp ve genetik alanlarında literatüre katkı sağlayacak çalışmaların bulunduğu 13 deney uzayda gerçekleştirilecek. Gezeravcı, misyonda İspanyol, İtalyan ve İsveçli astronotlarla birlikte görev alıyor. Peki, Alper Gezeravcı kimdir ve bu görev için nasıl seçilmiştir? Detaylar yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Alper Gezeravcı, 2 Aralık 1979’da Mersin’de dünyaya geldi. Hava Harp Okulundan Elektronik Mühendisi olarak mezun olduktan sonra ABD Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsünde Harekât Araştırması Bölümünde yüksek lisansını tamamladı. F-16 pilotu olan Alper Gezeravcı, 21 yıl boyunca Hava Kuvvetlerinde önemli görevlere ve başarılara imza atmış bir isim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Alper Gezeravcı’nın uzay macerası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2021’de Türkiye’nin Millî Uzay Programı’nı duyurması ile başladı. Bu kapsamda gerekli yeterlilikleri gösteren bir Türk vatandaşının uzaya gönderileceği açıklandı ve çalışmalar hız kazandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    36 bin adayın başvuru yaptığı “İnsanlı Uzay Misyonu” için seçilen 30 aday, Ankara’ya çağrıldı. Adayların seçilmesinde mühendislik, fizik, tıp ve astronomi alanlarında gösterdikleri faaliyetlerin yanı sıra yaptıkları sporlar da belirleyici etkenlerden oldu. Gerekli şartları sağlayan adaylar Ankara’da tıbbi ve psikolojik testlerden geçirildi. Yapılan son değerlendirmeler sonucunda Nisan 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ax-3” isimli uzay yolculuğu için Alper Gezeravcı’nın seçildiğini açıkladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Türkiye saatiyle 18 Ocak’ı 19 Ocak’a bağlayan gece 00.49’da yola çıkan ekip, eğitimlerini ABD merkezli Axiom Space Şirketinde tamamladı. SpaceX Falcon 9 roketi, Ax-3 mürettebatını SpaceX Dragon uzay aracıyla NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezindeki Fırlatma Kompleksinden ISS’ye kenetlenmesi için gönderildi. Mürettebatı taşıyan araç, 1,5 gün süren yolculuk sonunda 20 Ocak saat 13.15’te Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenecek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Uzay görevine gidecek uzay yolcuları yanlarında kişisel ve ülkelerini simgeleyen eşyayı götürebiliyor. Gezeravcı’nın tercihi başta yeğeni olmak üzere aile bireylerinin fotoğrafları, Yörük kültürüne ait bazı objeler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine hediye ettiği Türk bayrağı oldu. Milyonlarca insanın canlı yayından izlediği fırlatma işleminin ardından uzay yolculuğuna başlayan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzaydaki ilk sözleri, “Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu için ilk Türk’ün uzaya adım attığı şu anda Yüce Atamızın sözüyle bu anı başlatmak istiyorum: Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün dahiyane sözü ‘İstikbal göklerdedir!’” oldu.

  • UZAYLA GEÇMİŞİMİZDEN TATLI VE ACI HATIRALAR

    UZAYLA GEÇMİŞİMİZDEN TATLI VE ACI HATIRALAR

    Uzayla yaşadığımız ilk maceraların üzerinden henüz yüzyıl bile geçmedi, yani aslında ortak geçmişimiz oldukça yakın bir tarihe dayanıyor. Yine de ilk temastan günümüze büyük yollar kat edildi ve insanlık, içinde yaşadığı boşluk hakkında birçok veri elde etti, etmeye de devam ediyor. Bu liste ise kırılma noktaları diyebileceğimiz ilk adımlardan oluşuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bugünkü Rusya 4 Ekim 1957 tarihinde, yani adı henüz Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği iken Sputnik 1 isimli yapay uyduyu uzaya göndererek dünyanın yörüngesine oturttu ve Rusça’da “uydu” anlamına gelen Sputnik, Dünya’mızın ilk yapay uydusu olarak tarihteki yerini aldı. Maketleri hala Rusya’daki farklı müzelerde sergilenmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Rusya’nın Sputnik 1 hamlesi soğuk savaş dönemine denk gelmiş ve dönemin süper güçleri arasında uzay yarışlarının başlamasına neden olmuştu. ABD, uzaya uydu gönderme konusunda yaptığı ilk denemeleri başarısız olunca araştırma konusuna ağırlık verdi ve 29 Temmuz 1958 tarihinde çalışmaları günümüze kadar uzanacak kurum NASA’yı kurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    12 Nisan 1961 tarihinde Vostok’a binerek uzaya çıkan ve Dünya’nın yörüngesinde turlayan ilk insan Sovyet pilot Yuri Gagarin oldu. 327 kilometre yüksekte sadece 108 dakika süren bu yolculuk şüphesiz ki dünyanın en özel yolculuğuydu. Ardından ABD, önce maymunları sonra astronot John Glenn’i uzaya göndererek uzay trafiğini artırmaya başladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    “Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım” sözünü ortaya çıkaran uzay yolculuğu ise Ay’a yapılmıştı. Sözün sahibi 1969 yılında Ay’a ayak basan ilk insan unvanını alan Neil Armstrong’du. Kendisinden 20 dakika sonra Ay’a ayak basan ikinci kişi ise Edwin Aldrin oldu. Michael Collins’in de dahil olduğu o üç kişilik ekip Apollo 11 aracıyla Ay’a iniş yapmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Gezegenimizin uydusu Ay ile kurduğumuz fiziksel temaslar çok uzun sürmedi. İlk temasın gerçekleştiği 1969’dan sadece üç yıl sonra bu maceraya günümüzde de sürmekte olan uzun bir ara verildi. NASA tarafından gönderilen Apollo 17 uzay aracına binen astronot Gene Cernan Ay’a ayak basan on ikinci ve son kişi oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Uzaydaki en yakın dostumuz Ay’a yolcuklar yapılmaktayken diğer gezegenlerle temasa geçmenin de yolları aranıyordu. Bu kez de insansız uzay araçları ile yıldızlar arası yolculuklara başlandı. Hatta Pinoeer 10 isimli uzay sondası, 1973 yılında dış gezegenlerden Jüpiter’in yakınından geçerek gezegen hakkındaki ilk bilgileri insanlıkla buluşturmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İçinde salınıp durduğumuz devasa boşluğu tanımaya çalışırken ne yazık ki her zaman her şey yolunda ilerlemedi, öyle ki bu uğurda can kayıpları verildi. Kalkışından 73 saniye sonra infilak eden Challenger Uzay Mekiği’nde hayatını kaybeden Amerikalı astronotlar gibi aracın havasının uzaya boşalması nedeniyle Soyuz 11’in içinde oksijensiz kalan Rus astronotlar da insanlığın verdiği kayıplar arasındaydı.