Etiket: uydu

  • Dünya’mızın Biricik Uydusu

    Dünya’mızın Biricik Uydusu

    Tam da Ay!Ay!Ay! şiirinde Can Yücel’in dediği gibi, o bize bakıyor biz ona, o bize bakıyor biz ona… Her akşam mütemadiyen yüz yüze baktığımız Ay, Dünya’nın tek doğal uydusu olarak biliniyor. Varlığı gecelerimizi güzelleştirmekle kalmıyor aydınlatıyor, ısıtıyor. Bu kez de Ay hakkında derlediğimiz bilgilerle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ay ışığının sağladığı romantizm üzerine çok şey yazıldı çizildi. Bütün o romantik duygular bir yana, kendisi bir ışık kaynağı olmamakla birlikte Güneş’ten aldığı ışığı yansıttığı için gözümüze karanlık gecelerde ışıl ışıl gözükmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    moon

    Ay’ı daha yakından tanımak bazı sayılardan geçiyor. Örneğin kutup çapını söylersek büyüklüğünü zihninizde tasavvur edebilirsiniz: 3.475 km. Dünya’ya uzaklığı 384.400 km. Dünya yörüngesindeki hızı 1.022 km/s. Yörüngesini tamamlama süresi ise yaklaşık 27 gün 8 saat…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    sky, space

    Ay’a ayak basan ilk astronot olarak Amerikalı Neil Armstrong’un adı geçer. Armstrong Ay yüzeyinde yürüdüğünde olduğundan çok daha hafif bir ağırlığa sahipti. Bunun nedeni, Ay’ın Dünya’dan daha düşük (1/6’sı kadar) bir yerçekimine sahip olmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ay, kendisini meteorlardan ve güneş ışınlarındaki radyasyonlardan koruyacak bir atmosfere sahip değildir. Bununla birlikte yüzeyinde, -233 ile 123° arasında değişebilen olağanüstü sıcaklık farkları oluşabilir. Ve bize yansıttığı ışığa rağmen Ay’dan gökyüzüne bakılırsa sadece karanlık görülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Ay’ın karanlık yüzü” dendiğine bakmayın çünkü bu tamamen mecazi bir ifade… Aslında her tarafı Güneş’ten eşit oranda ışık alıyor ama Dünya’nın yörüngesinde dönerken aynı anda ve sürede kendi etrafında da döndüğü için biz bir yüzünü görebiliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ay, Dünya ve Güneş’e olan konumuna göre farklı safhalarda görünür bize… Ay’ın evreleri de dediğimiz bu safhalar yeniay, ilk dördün, dolunay, son dördün olarak adlandırılır. Bu evreler 29.5 günde bir tamamlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Adına “metcezir” de denilen “gelgitler” Ay’ın etki ettiği olaylardan biridir. Dünya etrafında dönerken, kütle çekim kuvvetiyle yerkürenin kendine en yakın olan yüzeyindeki deniz sularının yükselip alçalmasını sağlar.

  • DİĞER GEZEGENLERİN DE UYDULARI VAR MI?

    Güneş sistemi, sekiz gezegenden ve bu gezegenlerin etrafında dolanan toplamda iki yüzden fazla doğal uydu, irili ufaklı asteroit, cüce gezegen ve kuyruklu yıldızlardan oluşuyor. Güneş sisteminde sekiz gezegen olsa da Merkür ve Venüs’ün bilinen herhangi bir uydusu bulunmuyor. Uydular da isimlerini tıpkı gezegen isimlerinde olduğu gibi Yunan ve Roma mitolojilerinden alıyor. Başta yaşadığımız Dünya’nın tek uydusu olan Ay olmak üzere, Güneş sistemindeki diğer önemli uyduları listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güneş sistemindeki en büyük beşinci uydu olan Ay, gezegenimiz Dünya’nın da tek uydusudur. Bilim insanları Ay’ın, Mars büyüklüğündeki bir gezegenin Dünya ile çarpışması sonucu oluştuğunu düşünmektedir. Beyaz bir çöle benzeyen Ay’da bilim insanları, 2009’da ilk kez suyun varlığını keşfeder ancak bu suyun iki hidrojen bir oksijen atomundan meydana gelen bildiğimiz su olduğunu 2020’de beyan ederler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneş sistemindeki en büyük gezegen olan Jüpiter’in en yakın uydusu olan İo ile arasında kesintisiz süren bir elektrik akımı etkisi vardır. İo, volkanik olarak çok aktiftir ve sürekli olarak su buharı, lav ve kayaçlar fışkırtır. İo’nun volkanları bazen o kadar güçlüdür ki, Dünya’daki büyük teleskoplarla bile görülebilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Jüpiter’in diğer önemli uydusu olan Europa’nın üzerinde derin bir buz tabakasının bulunduğu düşünülmektedir ve bu nedenle bu uydu, bilim insanlarının olası bir yaşamı araştırdığı önemli bir diğer uydudur. Europa’da Dünya’dan iki kat daha fazla suyun olduğu varsayılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan, atmosferi olan ve ayrıca Güneş sisteminde bulunan en büyük ikinci uydudur. Titan’ın atmosferinde yağmur yağmakta ve volkanlar bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Neptün’ün en büyük uydusu olan Triton, Güneş sisteminde bulunan en soğuk uydudur ve üzerinde derin bir buz tabakası bulunmaktadır. Triton ayrıca Güneş sisteminde tüm uydular arasında en yüksek volkanik aktiviteyi gösteren uydudur.

  • GÜNEŞ SİSTEMİNİN EN BÜYÜK UYDUSU

    Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter’in bilinen 79 uydusu bulunuyor. En büyük uydusu Ganymede sadece Jüpiter’in değil, aynı zamanda Güneş sisteminin de bilinen en büyük uydusu. Bu uydu eğer Jüpiter’in değil de Güneş’in etrafında dönseydi, boyutlarından dolayı rahatlıkla bir gezegen olarak kabul edilebilirdi. 1610’da İtalyan gök bilimci Galileo Galilei tarafından Jüpiter’in diğer üç büyük uydusuyla birlikte keşfedilen bu dev uydu hakkında ilginç bilgileri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ganymede dâhil olmak üzere Io, Europa ve Callisto, Jüpiter’in en büyük dört uydusudur ve bu uydular “Galileo Uyduları” olarak adlandırılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    5.262 km’lik çapa sahip Ganymede’nin yüzey alanı 4.879 km çapa sahip Merkür gezegeninden daha büyüktür ve bu doğal uydu küçük bir teleskop ya da dürbünle bile çok rahat gözlemlenebilir. Ganymede yüzey ölçüsü bakımından Merkür’den büyük olsa da iki gök cismi kütlesel olarak kıyaslandığında Ganymede daha hafiftir. Bunun sebebi ise Ganymede’nin büyük oranda buzdan oluşmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ganymede’nin yüzeyi kalın bir buz tabakasından oluşur ve jeolojik olarak pek de aktif bir yapıya sahip değildir. Gök bilimciler bu bilgiye yaşı yaklaşık 4 milyarı aşan kraterler sayesinde ulaşmıştır. Ganymede’nin yüzeyinde çarpma izleri, kraterler ve oluklar bulunur. Kraterler yüzeyin yaşını belirlemek ve Güneş sistemindeki çeşitli dönemleri anlamak için kullanılan önemli göstergelerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ganymede, kendine ait manyetosfere sahip olan tek uydudur. Manyetosfer, Güneş rüzgârlarıyla oluşan plazma akımının engellenmesini sağlar ve yüklü parçacıkların gezegenin veya gök cisminin atmosferine çarpmasını engelleyen bariyer görevi görür. Ganymede’nin manyetosferi hem Güneş’ten hem de Jüpiter’den gelen yüksek enerjili parçacık akışından kendini korur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Jüpiter’e yakınlık açısından ele alındığında Ganymede; Io ve Europa’dan sonra üçüncü sırada yer alır. Yakın zamanda yer altında tuzlu su okyanuslarının bulunduğunu öğrendiğimiz Ganymede’de yüzey sıcaklığı oldukça düşüktür ve genellikle -150 °C civarındadır. Ganymede, Dünya dışında yaşam ihtimalinin araştırıldığı önemli bir uydudur. 2024’te “Europa Clipper” uzay aracı, “Galileo Uyduları”nda yaşamın izlerini aramak için uzaya fırlatılacak ve bir aksilik çıkmazsa bu uyduların en net fotoğrafları çekilecektir.