Etiket: üsküdar

  • Her Yeni Güne İstanbul Boğazı’na Bakarak Başlayan Semtler

    Her Yeni Güne İstanbul Boğazı’na Bakarak Başlayan Semtler

    Bütün dünyanın görmek için can attığı yerlerin arasında İstanbul Boğazı’nın da bulunduğunu söylersek kimse şaşırmayacaktır. Bildiğiniz gibi Boğaz’ın iki yakasına dağılan yerleşim yerlerine Boğaziçi deniyor ve işte listemiz bu semtleri içeriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    ortaköy, bebek, etiler

    Osmanlı Donanması’nın gemilerini limana bağlayabilmek için Barbaros Hayreddin Paşa’nın diktirdiği “beş taş”tan geliyor Beşiktaş’ın adı. Dikilitaş’tan Etiler’e, Ulus’tan Yıldız’a İstanbul’un gözde semtlerini barındıran ilçede Ortaköy ya da Bebek kıyılarından Boğaz’ı seyretmenin keyfi dünyanın çok az yerinde bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    sarıyer, istanbul

    Sarıyer ilçesine bağlı Rumeli Hisarı semti adını 1452’de Fatih Sultan Mehmet tarafından Boğaz’dan geçiş yapan gemilerin kontrolü için inşa ettirdiği Rumeli Hisarı’ndan alıyor. Aşiyan Tepesi’nden Boğaz’ı gören ve Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Orhan Veli’ye ünlü pek çok ismin ebedi uykuya yattığı Aşiyan Mezarlığı da Rumeli Hisarı’nda bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    istanbul, sarıyer

    Attilâ İlhan “emirgan’da acılaşmak koyu bir semaverden” der Emirgan’da Çay Saati ismini verdiği şiirinde. Çınaraltı Kahvesi’nde ya da Emirgan Korusu’nda bir bardak çayın demiyle de bir fincan kahvenin telvesiyle de Boğaz’ın içimize kadar sokulan sularını seyre dalabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    istanbul boğazı

    İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açıldığı Avrupa kıyıları Sarıyer ilçesini çevreler. Boğaz’ın Karadeniz’le birleştikten sonra hırçınlaşmaya başlayacak sularını son kez selamlayan semtler bu ilçededir. Yine Garipçe Köyü gibi insana bir metropolde yaşadığını unutturacak doğal güzelliğe ve dinginliğe sahip yerleşimler de Sarıyer’in kıyısındaki özel yerlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    istanbul

    Antik çağlardan Bizans Dönemi’ne Osmanlı’dan Cumhuriyet’e hep değerli olmuş bir yerleşim Üsküdar. Anadolu Yakası’nın bu en köklü ilçesinde Boğaz’ın güzelliğini sahilde yapacağınız yürüyüşlerle deniz seviyesinde, Çamlıca Tepesi’nden ise kuş bakışı görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    istanbul

    Paşalimanı ve Beylerbeyi arasında kalan Kuzguncuk semti kaybolmayan komşuluklar ve hâlâ yerinde duran esnafıyla ünlüdür. Tabii insanlara güven duyduğu için evi olan sokaklarda rahatça yaşayan kedileri saymadan geçemeyiz. Kuzguncuk, özlenen mahalle atmosferini en iyi biçimde koruyan Boğaz semtlerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    istanbul

    Üsküdar’ın Boğaz kıyısında yer alan semtlerinden Çengelköy de tıpkı Kuzguncuk gibi hatıralar biriktirilen yerleşimlerden biridir. Geçmişten bu yana asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde Boğaz’a bakarak yazılan yazılar, şiirler literatürümüzde çoktan yerlerini almışlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    anadolu hisarı, anadolu feneri

    Akdeniz ve Karadeniz iklimini bir arada yaşayabileceğiniz bir yer olan Beykoz da balık restoranlarıyla ünlü. Hıdiv Kasrı’ndan Küçüksu Kasrı’na, Anadolu Hisarı’ndan Anadolu Feneri’ne İstanbul’un incisi Boğaz’ı farklı noktalardan görebileceğiniz semtler de bu güzel ve sakin ilçede bulunuyor.

  • İSTANBUL GEZİ REHBERİ: ÜSKÜDAR

    Yahya Kemal, “İstanbul’un Fethini Gören Üsküdar” isimli şiirinde büyük bir önem biçtiği yer için “Görmüş İstanbul’a yüz bin meleğin uçtuğunu, / Saklamış durmuş, asırlarca, hayâlinde bunu.” dizelerini uygun görmüştür. Üsküdar’ın sokaklarında, caddelerinde, sahillerinde yürürken taşıdığı uhrevi havayı hissetmemek mümkün değildir gerçekten de… Aklınızda olsun bu tarihi ilçenin öne çıkan adreslerini baştan sona gezmek için bir gün yetmeyecektir. Bakın, sadece şu lokasyonlar için bile üç gününüzü ayırmanız gerekebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bu şehirle o kadar özdeşleşmiştir ki bir fotoğrafta tek başına Kız Kulesi’ni görmek İstanbul’u görmekle eşdeğerdir. O, 2500 yıllık geçmişi ve denizin orta yerindeki konumuyla Boğaz’ın değerine değer katan eşsiz bir yapıdır. Üsküdar’daki Salacak semti kıyılarından ulaşım sağlanan mekânı uzaktan seyretmek kadar, terasından Boğaz ve Üsküdar’ı seyretmek de ayrı bir hoşluktur. Fakat gitmeden önce açık olduğu zaman dilimlerini öğrenmek ve rezervasyon yaptırmak gerekmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    19.yüzyılda inşa edilmiş olan Osmanlı yapılarının en görkemlilerinden Beylerbeyi Sarayı dış cephesinden iç mimarisine, dekorasyonundan bahçelerine ve deniz köşklerine kadar büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Üsküdar’ın Beylerbeyi semtinde Boğaz kıyısında yer alan saray günümüzde müze statüsündedir ve haftanın belli günlerinde ziyarete açıktır. Beylerbeyi Sarayı’nı hakkıyla gezebilmek için en az iki saat ayırmak gerektiği unutulmamalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İskelenin karşı tarafında yer alan Mihrimah Sultan Camii de hem mimarı hem de hakkındaki rivayetler göz önüne alındığında bir Üsküdar gezisinde mutlaka görülmesi gereken adresler arasındadır. Bu cami, 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan için Mimar Sinan’a yaptırdığı küçük boyutlarda zarif bir yapıdır. Mimar Sinan’ın erken dönem eserlerinden olan camiyi, Mihrimah Sultan’a duyduğu hisler arasında köprü kuran hikâyeler eşliğinde görüp gezebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kuzguncuk semti, nostaljik sokakları, minik minik dükkanlar aracılığıyla eski zamanlarda yolculuğa çıkaran özgün caddeleri, cumbalı ve rengarenk boyalı tarihi evleri, Cemil Molla Paşa Köşkü, Marko Paşa Köşkü gibi gösterişli yapıları, sinagog, kilise ve camiyi bir arada yaşatan kültürel dokusu ve elbette sahiliyle sadece Üsküdar’ın değil, tüm İstanbul’un en özgün adresleri arasında yer alır. Üsküdar’a gelip de Kuzguncuk’ta bir tur atmadan, özellikle Üryanizade sokağında bir fotoğraf karesi edinmeden dönmek olmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Adım adım sokakları gezilmesi gereken başka bir Üsküdar semti de Çengelköy’dür. Eski zamanları günümüze taşıyan evlerinden her sokak başında karşılaşacağınız sevimli kedilerine, hatta ince belli bardaklarda Boğaz’a karşı çay yudumlayabileceğiniz kafelerine kadar huzur veren bir adrestir Çengelköy. Şeyh Nevruz Camii, Rum Ortodoks Aya Yorgi Kilisesi, Sadullah Paşa Yalısı da semt sınırları içinde yer alan tarihi ve kültürel açıdan önemli, görülmesi gereken mekânlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Eski yazarların, şairlerin huzur bulmak, ilham almak için gittiği bilinen yemyeşil bir alan Fethi Paşa Korusu. Sultantepe semtinden Kuzguncuk Tepesi ve Paşalimanı’na kadar uzanan koru, Boğaz manzarası eşliğinde yürüyüşler yapmak, ağaçlar, çiçekler arasında oksijen depolamak için birebirdir. Üsküdar gezinizin bu bölümünü kahvaltı, öğle veya akşam yemeği organize edebileceğiniz saatlere denk getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Deniz seviyesinden 265 m. yüksekte bulunan Büyük Çamlıca veya Çamlıca Tepesi’nin, eylül ve ekim aylarında göçmen kuşların da görülebileceği özel yerlerden biri olduğunu belirtmeliyiz. Gelin ve damatların düğün sonrasında burada mola vermesi, tepeden görünen Boğaz manzarasını arkalarına alarak fotoğraf çektirmesi de artık gelenekselleşmiş bir ritüeldir. Anlayacağınız Üsküdar’da yapılacak bir gezinin belleklerde iz bırakacak final durağı Çamlıca Tepesi olabilir.

  • İstanbul’un Yerlisi Kız Kulesi ve Efsaneleri

    İstanbul’un Yerlisi Kız Kulesi ve Efsaneleri

    Sulara tutunarak İstanbul’u izleyen sessiz bir tanık gibidir Kız Kulesi… Adresi, Salacak açıklarında adeta geçmişin bugünle buluştuğu yerdedir. Varlığıyla her karşılaşmanızda tutar sizi Boğaz’a, İstanbul’a yeniden ve yeniden bağlar… Onun için söylenenleri düşünürsünüz… Efsaneleri, şiirleri, başından geçenleri… Biz de Kız Kulesi’ne dair dilden dile geçenleri 8 maddelik bir listede sizler için bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Milattan önceye uzanan tarihinde Arkla yani küçük kale, Damialis yani dana yavrusu, Tour de Leandros yani Leandros’un kulesi isimlerini taşımış… Bizans döneminde gümrük binası, Osmanlı döneminde savunma kalesi, sürgün istasyonu, karantina odası, gösteri platformu ve tabii ki fener olarak kullanılmış, yani, Kız Kulesi için İstanbul’un tanığı dememiz elbette boşuna değil…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Kız Kulesi demek biraz da gerçeklerden önce efsaneler demektir. Bunların en bilineni ise tapınak olan kulede rahibe olarak yaşayan Hero ile ona ilk görüşte âşık olan Leandros’un sonu hazin biten aşk hikâyesidir. Meşalenin ışığını takip ederek kuleye yüzen Leandros’un, ateşin rüzgârda zamansız sönmesi yüzünden sulara karıştığı ve Hero’nun da buna dayanamayarak kendini sulara bıraktığı efsaneyi hepimiz hayatımızda en az bir kere duymuşuzdur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Kız Kulesi ile bütünleşen başka bir efsane de bir kehanet üzerine kızını yılanlardan korumak için kuleye kapatan ama üzüm sepetinden çıkan bir yılanın çok sevdiği kızını zehirlemesine engel olamayan imparatorun hikâyesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    İçinde Battal Gazi’nin olduğu hikâyede ise hepimizin bildiği “Atı alan Üsküdar’ı geçti” özlü sözünün nedeni gizlidir. Battal Gazi Kız Kulesi’nin önünde 7 yıl kalacağı bir karargâh kurar, işin aslı şudur ki Üsküdar tekfurunun kızına âşık olmuştur. Tekfur, Battal Gazi Şam seferine gidince korkuyla kızını hazineleri ile birlikte kuleye kapatır. Fakat Battal Gazi döndüğünde hem sevdiği kızı hem de hazineleri kuleden çıkarır ve atını alarak Üsküdar’ı geçer!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    c

    Kız Kulesi’ne dair bir efsanede de aslanlı kapı öne çıkar. İmparator Konstantin’in hazinesinden para çalan hırsızın, kızını korumak için kuleye kapatıp kapısının önüne aslanlar koyan imparatorun ve aslanlara yem olan hırsızın hikâyesidir bu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Boğaz’ın eşsiz manzarası ve efsanelerle beraber anılan Kız Kulesi, Orhan Veli’den Cemal Süreya’ya pek çok şair için ilham kaynağı olagelmiş. Ve bakın Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizelerinde Kız Kulesi nasıl geçmiş:

    İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
    Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
    Ama şu Kız Kulesi’nin aklı olsa
    Galata Kulesi’ne varır
    Bir sürü çocukları olur…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Kız Kulesi bugün sadece efsanelerle anlatılmıyor, Boğaz’ın ortasındaki olağanüstü haliyle Türkiye’de ve Batı’da onlarca tabloda farklı hikâyeler içinde resmediliyor da… Özellikle Osmanlı saray ressamlarından Fausto Zonaro’nun en yalın haliyle yaptığı Kız Kulesi tablosunu görmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    İstanbul’da Bizans döneminden kalan tek eser olan Kız Kulesi bugün insanları turistik bir tesis olarak ağırlıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini hikâyeleri ve eşsiz manzarasıyla büyülüyor.