Etiket: un

  • 8 Madde ile 10.000 Yaşındaki Siyez Buğdayı

    8 Madde ile 10.000 Yaşındaki Siyez Buğdayı

    Temel besin kaynağımız buğdayın atası sayılan siyez, ülkemizin hazine gibi gözetilmesi, sahip çıkılması, tanıtılması gereken bir değeri… 10 bin yıllık geçmişiyle hak ettiği bu değeri, genetiği hiç bozulmamış yapısı ve lezzet dolu tadıyla da hak ediyor. Sofralarınıza da taşımanızı umarak 8 madde ile siyezi ekranlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Latince ismi “Triticum Monococcum” olan buğdayın adının Hititçe “zız” kelimesinden geldiği uzmanlar tarafından ifade ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Siyezin fiziki olarak ayırt edici özelliği, tek başakçıklı oluşu ve bu başakçığı saran kabuğun sık yapısı. Bu sıklık bitkinin en önemli avantajı olmuş ve dışarıdaki zararlılara karşı korunmasını sağlamış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde siyez denince akla gelen şehrimiz Kastamonu, özellikle Taşköprü, İhsangazi ve Seydiler’dir. Karlı ve soğuk havaları sevdiği bilinen kadim besinin ekimi yapılan diğer şehirlerimiz arasında Erzincan, Tekirdağ, Edirne, Kars gösteriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Siyezi sofranıza getirebilecek birçok tarif bulunuyor ve bunların başında siyez bulgurundan yapabileceğiniz pilav geliyor. Özellikle Kastamonu yöresine özgü ekşili pilavı bir kere olsun denerseniz mönünüzde uzun süre vazgeçemeyeceğiniz yemeklerden olacağını garanti edebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Siyez bulgurun klasik bulgurdan farklı olarak, karbonhidrat değerinin düşük protein değerinin yüksek olduğu, kolesterol içermediği, lif yapısından dolayı sindirimi kolaylaştırdığı biliniyor. Bütün bunlar, ince siyez bulgurundan yapacağınız kısırı tabak tabak yemenizi ve sonradan pişmanlık duymamanızı sağlayacak güzel faydalar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde siyez kültürü git gide yaygınlaşsa da siyez buğday unundan ekşi maya ile yapılan “siyez ekmeği” özel bir lezzet olarak fark edilmeyi bekliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Glisemik indeksi insana en uygun besinler arasında geçen siyezin, unundan çeşit çeşit kurabiye, börek yapabilir kendi tarifinizi oluşturabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Siyez makarnası da gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz bir besin türü… Ayrıca siyezin bakliyatlarla karıştırıldığında çok daha faydalı ve zengin bir kaynak haline geldiğini söyleyebiliriz.

  • GLÜTEN NEDİR? HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?

    Son zamanlarda sağlıklı beslenme trendlerinde sıkça duyduğumuz glüten, aslında insanoğlunun tarım yapmaya başladığı günden bu yana hayatımızda ve sofralarımızda. Kimi bünyelerde hassasiyet oluşturduğu için tüketilmesinden kaçınılan glütenin kimilerine de şifası oldukça fazla. Hakkında çok şey konuşulan glütenin yarar ve zararlarını yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Glüten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bitkisel bir proteindir. Günümüzde glüten içermeyen besinler giderek popülerlik kazansa da esasen bu bitki bazlı protein herkes için zararlı değildir. Bağırsaktaki faydalı bakterilerin çoğalmasını sağlayan glüten, oldukça kıymetli prebiyotik bir besindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Glüten, ilave edildiği ürünlerin kıvam almasını sağlarken bağlayıcı görevi görür. Bu özelliği sebebiyle gıda endüstrisinde sıklıkla kullanılır. Hazır ürünlerden ekmek, makarna, bulgur, irmik ve pek çok hamur işi tarifinde glüten bulunmaktadır. Sadece gıda endüstrisinde değil; kozmetik ürünler, diş macunu, tutkal gibi pek çok farklı alanda da kıvam verici özelliğinden dolayı glütenden yararlanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Glütene hassasiyet gösteren kişiler hazır gıda kullanırken çok dikkat etmelidir çünkü glüten içermeyen ürünlerde de çapraz bulaş sebebiyle glütene rastlanabilmektedir. Çapraz bulaş, yemek istenilen gıdanın glüten içeren başka bir gıda ile temas etmesinden kaynaklanır. Mesela; glütenli ürünler ile ortak bantlar kullanılarak paketleme işlemlerinin yapıldığı üretim fabrikalarında çapraz bulaş ile glüten bulaşma olasılığı bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Buğday, arpa ve çavdar tam tahıl olarak kullanıldığında içeriğindeki glüteni korurlar. Yani tahıllar ne kadar az işlenirse o denli glüten oranı yüksek olur. Tam tahıl tüketiminin ise obezite ve insülin direnci üzerinde olumlu etkileri vardır. Kalp damar veya şeker hastalığı gibi hastalıkların önlenmesinde faydalı olduğu pek çok çalışmayla ispatlanmıştır. Ancak bu fayda sadece glütenin kendisinden kaynaklanmaz. Mümkün olduğunca işlenmemiş ve doğal glütenli gıdaları tüketmek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Glütenin vücutta sindirilememesi durumunda çölyak hastalığı ortaya çıkar. Glütene karşı duyarlı olan çölyak hastaları, bu besinleri tükettiğinde cilt yaraları, karın ağrısı, ishal, yorgunluk, kusma veya kabızlık gibi belirtilerle karşılaşabilir. Bu yüzden bağırsak hassasiyeti bulunan kişilerin beslenme rutininden glüten içeren besinleri çıkartması, kişinin yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için oldukça önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Glütensiz beslenen kişilerin uzak durması gereken besinler şunlardır: Buğday, arpa, çavdar veya yulaf unlarından hazırlanan ekmek, bisküvi, kek ve pasta gibi yiyecekler; sosis, salam, hazır çorba gibi gıdalardır. Ayrıca buğday nişastası ve glüten, bazı ilaçların yapısında da yer alabilmektedir. Glüten hassasiyeti yaşayanlar kullandıkları ilacın içeriğini dikkatle okumalıdır.