Etiket: türkçe

  • En Yeni 7 Türkçe Kelime

    En Yeni 7 Türkçe Kelime

    İnsanlarla, hayatla, zamanla beraber değişen ve gelişen diller yeni sözcüklerle zenginleşir. Türk Dil Kurumunun çalışmaları doğrultusunda Türkçeye her sene birçok yeni kelime katılır. Bunların bazıları yabancı kökenli kelimeler yerine önerilen Türkçe kelimelerdir; bazıları ise hayatımıza yeni giren kavramlar için uygun görülen karşılıklar… Bu içeriğimizde dilimize yeni katılan 7 kelimeyi listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5# ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • BU KELİMELERİ DAHA ÖNCE DUYMUŞ MUYDUNUZ?

    BU KELİMELERİ DAHA ÖNCE DUYMUŞ MUYDUNUZ?

    Yabancı kaldığımız kelimeler ile daha önce de karşınıza gelmiştik fakat bu kez biliyoruz ki çoğumuz okuduğu romanlarda bile bunlara rastlamadı! Şayet siz birazdan okuyacağınız kelimeler için “Bunu biliyorum!” diyecek biri iseniz hemen önünüzde saygıyla eğiliyoruz. 🙂 Lafı kısa tutup, uzun zaman önce Türkçeleşmiş ve yine uzun zaman öncesinin günlük konuşmalarında kendini bolca göstermiş 10 kelime ile tanıştıralım sizi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • Güzel Dilimizin Kulağımıza Nadiren Çalınan 10 Kelimesi

    Güzel Dilimizin Kulağımıza Nadiren Çalınan 10 Kelimesi

    8500 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülen Türkçe, tarih boyunca birçok farklı coğrafya ve medeniyette konuşulduğu için çok büyük bir kelime zenginliğine sahiptir. Hem Doğu hem de Batı dillerinden beslenen dilimizde, gündelik kullanımda sık sık karşımıza çıkmayan birçok nadide kelime bulunur. Halkbank Kültür Yaşam’ın dev hizmetlerinden biri daha, güzel dilimizin kulağımıza nadiren çalınan 10 kelimesini bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • Türkçemizdeki Palindromlara Örnek 9 Kelime

    Türkçemizdeki Palindromlara Örnek 9 Kelime

    “Ey Nihat Adana’da tahin ye.” cümlesinin tersten okunuşunun da “Ey Nihat Adana’da tahin ye.” olduğunu görebilirsiniz. İşte buna palindromik cümle deniyor. Sadece cümle de değil, palindromlar tersten okunuşu da aynı olan kelimeler hatta sayılar demektir. Bakmayın siz, öyle kolay bir şey değil palindrom cümle kurmak, isterseniz deneyebilirsiniz. Biz ise bu listemizde cümleleri değil ama 9 palindrom kelimeyi bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
  • TÜRKÇEDEN DÜNYA DİLLERİNE GEÇEN KELİMELER

    Diller, tarih boyunca kültürel etkileşimlerden ve ticaret yollarından beslenerek zenginleşmiştir. Türkçe de binlerce yıllık geçmişi boyunca birçok dilden etkilenmiş ve kendi özgün kelimelerini dünya dillerine katmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafi yayılımı, ticaret yollarındaki stratejik konumu ve kültürel zenginliği sayesinde, özellikle bu dönemde dünya dillerine geçen kelimeleri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İngilizce” title_font_size=”13″]

    Türkçede dağınık, düzensiz, berduş, karmakarışık olan “perişan” kelimesi İngilizceye “perish” olarak geçmiştir ve İngilizce anlamı “yok olmak, perişan olmak, telef olmak”tır. Bir diğer sözcük ise İngilizce başta olmak üzere birçok Avrupa dilinde “sayfiye yeri”, “küçük satış yerleri” için kullanılan “kiosk” sözcüğüdür. Dilimizdeki köşk kelimesinden türemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fransızca” title_font_size=”13″]

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde Avrupa’ya yayılan kahve kültürü, özellikle 17. yüzyılda Fransa’da popüler hale gelmiştir. Kahve kelimesi, Türkçeden Fransızcaya “café” olarak geçmiştir. Bir diğer kelime “kaftan”, Osmanlı döneminde yaygın olarak giyilen bir kıyafet türüdür ve yine bu dönemde Fransızcaya “caftan” olarak geçmiştir. Fransızcada, Eskiden Doğu’da giyilen elbiseler için kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rusça” title_font_size=”13″]

    Milli içeceğimiz çay, Rus dilinde de “chay” olarak kullanılır ve Kiril alfabesinde “чай” olarak yazılır. Rusçaya geçen bir diğer sözcük ise “sharovar” olarak okudukları şalvar kelimesidir. Alfabelerinde “Шаровар” şeklinde yazılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yunanca” title_font_size=”13″]

    Osmanlı İmparatorluğu’nun Yunanistan üzerindeki uzun süreli hakimiyeti ve iki toplum arasındaki kültürel alışverişler sonucunda, dilde özellikle mutfak kültüründe birçok ortak kelime oluşmuştur. Osmanlı mutfağının meşhur tatlısı baklava, Türkçeden Yunancaya “baklavás”, kaymak da Yunancaya “kaïmáki” olarak geçmiştir. Türkçedeki “çoban” kelimesi, Yunancada aynı anlamda “tsopánis” olarak kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sırpça” title_font_size=”13″]

    Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardaki hakimiyeti sırasında iki kültür arasındaki yoğun etkileşimler sonucu Türkçeden Sırpçaya pek çok kelime geçmiştir. Türkçedeki “bahçe” kelimesi, Sırpçaya “bašča” olarak geçmiş ve aynı anlamda kullanılmaktadır. “Yorgan” kelimesi de Sırpçada “jorgan”dır ve yatak örtüsü anlamında kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İtalyanca” title_font_size=”13″]

    Osmanlı İmparatorluğu’ndaki askeri ve sivil yöneticilere verilen unvan olan “paşa” kelimesi, İtalyancaya “pascià” olarak geçmiştir. Türkçede bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü anlamına gelen “ordu” kelimesi de İtalyan diline “orda”, “lordo” olarak geçmiştir ve “kalabalık”, “takım” anlamında kullanılmaktadır.

  • KÖKLÜ TARİH, GÜÇLÜ İSİMLER: ORTA ASYA’DAN GÜNÜMÜZE ÖZ TÜRKÇE İSİMLER

    Atalarımız birçok farklı coğrafyada yaşamış ve her biri özgün anlamlar taşıyan öz Türkçe isimleri bizlere miras bırakmıştır. Bu isimler hem tarihi bağlarımızı hatırlatır hem de kültürel kimliğimizin önemli bir parçasını oluşturur. Her bir isim, taşıdığı anlam ve köken itibariyle bize atalarımızın değerlerini ve dünyaya bakışını anlatır. Ayrıca öz Türkçe isimlerin kökenlerine bakıldığında pek çok isim imparatorluk ruhunu ifade etmektedir. İşte o isimler ve anlamları:

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • TÜRKÇEMİZDEKİ UZUN UZUN KELİMELER

    “Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine”

     

    Bu kelimeyi bir çırpıda duymuş olmanız zor ama 70 harften oluşan bir sözcük olarak “en uzun Türkçe kelime” kabul edildiğini duymuş olabilirsiniz. Türkçemizde, ekler sayesinde daha da uzayabilen birçok kelime bulunmasına rağmen, popüler kültürde en çok yukarıdaki kelime rağbet görmekte. Bununla birlikte dilimizde, eklerle uzatılan bir kelimenin kabul görmesi için her şeyden önce anlam ifade etmesi gerekiyor. Eklerle uzatılan kelimeleri bir kenara bırakarak, sözlükte birebir karşılığını bulabileceğiniz “nispeten” uzun Türkçe kelimelere gelin birlikte bakalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • DÜNYANIN NERESİNDE EN ÇOK HANGİ DİL KONUŞULUYOR?

    DÜNYANIN NERESİNDE EN ÇOK HANGİ DİL KONUŞULUYOR?

    Düşünebiliyor musunuz, yapılan çalışmalar göstermiş ki yeryüzünde konuşulan dil sayısı 6.900’den fazlaymış! Biz söze hemen, canımız dilimiz Türkçemiz ile başlayalım… Türkçe konuşan insanlarla Bulgaristan, Romanya, Polonya, Litvanya gibi Avrupa ülkelerinde de, Tacikistan, Özbekistan, Moğolistan ve hatta Çin gibi Asya ülkelerinde de karşılaşmanız en büyük olasılıklardan. Geniş bir coğrafyaya yayılmış dilimizi dünyada yaklaşık 220 milyon kişinin konuştuğu tahmin ediliyor. Ana dilimizin dünyadaki durumu özetle böyle, gelin şimdi de diğer dillerinkine bakalım…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde 7.5 milyarı aşan dünya nüfusunun 1.4 milyarı, yani yüzde 18’i Çin’de yaşıyor. Bu da dünya üstünde neredeyse 5 kişiden 1’inin Çince konuştuğu anlamına geliyor. Ve tam burada Çincenin tek bir dil değil, birbirinden oldukça farklı lehçelerden oluşan bir dil ailesi olduğunu söylememiz gerekiyor. Çincenin resmi dil olduğu bir diğer ülke ise Tayvan’dır, kullanılan lehçe ise Mandarin lehçesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İngilizce yaklaşık 430 milyon kişi ile dünyanın en çok konuşulan üçüncü dili. Bununla birlikte Amerika’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Okyanusya’ya dünyanın dört bir tarafında karşımıza çıkabilen en yaygın dil. Öyle ki 430 milyon kişinin birinci dili İngilizce iken, ülkesinin resmi dili olmasa bile 1.5 milyar kişinin evrensel dil olarak kabul gören İngilizceyi konuşabildiği tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Resmi dil olarak bakıldığında 480 milyon kişi ile dünyada en çok konuşulan ikinci dil İspanyolca. Amerika kıtasının güneyinde Küba’dan Arjantin’e, Meksika’dan Panama’ya, Şili’den Honduras’a neredeyse 20’ye yakın ülkenin resmi dili. İspanyolca Avrupa’da ise sadece İspanya’nın resmi dili. Buna karşılık İngilizce, Çince, Fransızca, Rusça ve Arapça ile birlikte Birleşmiş Milletler’in de resmi dillerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    138 milyonu Rusya’da olmak üzere yaklaşık 160 milyonun konuştuğu Rusça en çok konuşulan diller arasında ilk 10’a giriyor. Belarus, Ukrayna, Moldova, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Ermenistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi ülkelerde konuşulan ve geçmişi oldukça eskiye dayanan Rusça, Sovyet döneminde yayılarak Avrupa’da da yaygın bir dil haline gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Arabistan, Yemen, Umman, Fas, Moritanya, Bahreyn, Katar, Filistin gibi Arap ülkelerinin tümünün resmi dili olan Arapça dünya genelinde en çok konuşulan beşinci dildir. Resmi dil ya da azınlık dili olarak dünyada 60 ülkede Arapça konuşulmaktadır. En fazla Arapça konuşan ülkelerin başında Mısır geliyor, sonra da Cezayir ve Sudan. Tabii bu durum o ülkelerin nüfus yoğunluklarıyla ilgili.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İspanyolcaya benzerliği ile dikkat çeken Portekizce de dünyada yaygın bulunan diller arasında yer alıyor. Sömürgeleştirme döneminde hızla yayılan dil bugün Portekiz dışında Afrika ülkesi Angola, Güneydoğu Asya ülkesi Doğu Timor, Güney Amerika ülkesi Brezilya gibi ülkelerin de resmi dilidir. Brezilya, yüzölçümü ve nüfus büyüklüğünden dolayı Portekizcenin en yoğun konuşulduğu ülkedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyada 200 milyon kişinin konuştuğu düşünülen, Avrupa’da Fransa ve Monako’nun tek resmi dili olan Fransızca, İsviçre, Lüksemburg ve Belçika’nın da bazı bölgelerinin resmi dilidir. Ama Fransızcanın en yaygın olduğu kıta Avrupa değil sömürge edinme dönemlerinden kaynaklı olarak Afrika’dır. Cibuti, Çad, Kamerun, Nijer, Senegal, Ruanda, Madagaskar gibi Afrika ülkelerinin resmi dilidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Hint-Avrupa dillerinin Cermence koluna bağlı olan Almanca özellikle Avrupa’da yaygın olarak konuşulmaktadır. Almanya dışında İsviçre ve Avusturya, fiili olarak da en çok Almanca konuşulan ülkelerin başında geliyor. Eski Alman sömürgesi olan Namibya’da da Almanca oldukça yaygındır. Günümüzde dünyada 38 ülkede 120 milyon kişinin Almanca konuştuğu tahmin ediliyor.

  • Dilimizde Yabancı Kaldığımız Kelimeler

    Dilimizde Yabancı Kaldığımız Kelimeler

    Kökeni Latince, Arapça veya Farsça olsa da uzun zaman önce dilimize yerleşmiş, yani Türkçeleşmiş o kadar çok kelimeden bihaberiz ki! Artık onların çoğu ile okuduğumuz bir romanın satırlarında ya da şanslı olup da denk gelirsek Türkçe’ ye gerçekten hâkim kişilerin konuşmalarında karşılaşıyoruz. Peki aşağıda göreceğiniz az kullanılan Türkçe kelimelerle siz en son nasıl karşılaşmıştınız? Seçtiğimiz kelimelerin cümle içinde kullanışlarını görmek isterseniz de yaptığımız alıntılara göz atabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Her hâlde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp, mutlaka.

    “Beni görmek demek; behemehâl yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.” – Mustafa Kemal Atatürk

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Önsezi.

    “Bunun için, ancak her şeyle alakalarını keserek kendi dünyalarına döndükleri zaman rahat ediyorlar, muhitle temasta bulunmaya mecbur olunca fena hissikablelvukuların altında ezilmeye başlayarak sıkılıyorlar ve kaçmak istiyorlardı.” – Sabahattin Ali

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çok gerekli olan, kaçınılmaz, vazgeçilmez.

    “Tütüncüye gazete ve Bafra borcu, gazinocuya iki üç bira, gazoz borcu, muhallebiciye on yedi lira kadar bir takıntım olsa. Geçen ay ödemediğime, bu ay da çok mübrem bir işe elli altı lira vermek zorunda bulunduğuma göre çarşıya inebilir miyim? İnemem değil mi? Evet bu hikâye böyle bitebilir. Gülen güler. Acıyan acır. “Amma da hikâye ha!” diyen der.” – Sait Faik Abasıyanık

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Anlayışlı, uyanık, zeki.

    “Kalp, duyularla bilinemeyen ve hayal edilemeyen bazı manaları anlamak bakımından insan bedenindeki diğer organlardan ayrılır. Âlemin mahlûk olduğunu ve bir yaratıcının varlığını anlaması gibi. Bu, münazara ve münakaşa yollarını bilen zeyrek akıldan daha üstün bir akıl demektir.” – İskender Pala

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Geçmiş, geçen.

    “Bahse girer misiniz? Beş dakika içinde en heyecanlı bir vaka icat etmeye muktedir olursam bu iki güzeşte aylıktan birini kasaya bırakır mısınız?”  – Reşat Nuri Güntekin

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma.

    “İlim maddeci imiş. Ne münasebet! İlim, gerçeği bölerek anlamaya çalışan, sınırlı olmaya mahkûm bir tecessüs. Karanlık ormanda dolaştırılan bir çıra.” – Cemil Meriç

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Denge.

    “Muvazenemi kaybediyorum, öyle mi? Muvazene dediğin ne? Dünyamı kaybediyorum. Dünya benim için artık o dünya değil. Kırk sene içinde yaşadığım âlem, o âlem değil. Kırk sene inandığım hakikatler, başımı bir yastık gibi dayadığım emniyetler, üstüne binalar kurduğum nisbetler, avucumdan kayıp gidiyor. Hiç bir şey eskisini andırmıyor.” – Necip Fazıl Kısakürek

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Değersiz, bayağı, kötü.

    “Konya’ya döndüğüm vakit benim motor, dama Erol Efendi, dedi. Kıtipiyoz bir tamirhaneye verdim.” –  Aka Gündüz

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Boşuna, boş yere, sebepsiz olarak.

    “Ah, bu küçük teferruat… İki üç çizgi, birkaç konuşma parçası, işte size bütün bir hayat… Tevekkeli değil eskiler yalnız şiir söylemişler!” – Ahmet Hamdi Tanpınar

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Sonsuz, ucu bucağı olmayan.

    “Her insan tabiata benzer: güneş ve bulut, yağmur ve hararet, gül ve diken, bülbül ve baykuş, fırtına ve sükûn, gülistan ve bataklık, iniş ve yokuş namütenahi tezatlar ondadır. İnsanın topraktan yaratıldığı doğru bir tespit: biz tabiata çok benziyoruz. Ruhlarımız, tabiatın ruhu gibi iki büyük tezatla örülür: iyi ve fena, güzel ve çirkin, doğru ve eğri…” – Peyami Safa