Etiket: türk sanat müziği

  • Ah Bu Şarkıları Müzeyyen Senar’dan Dinlemek Vardı

    Ah Bu Şarkıları Müzeyyen Senar’dan Dinlemek Vardı

    8 Şubat 2015 tarihinde kaybettiğimiz sanatçı Türk Sanat Müziği’nin en önemli seslerinden biriydi ve zaten “Cumhuriyetin Divası” da onun unvanıydı. Etkileyici yorumunu dinleme şansına sahip olmuş yaş aralığında iseniz şanslısınız. Yok, eğer Müzeyyen Senar’ı henüz hiç dinlemedim diyecek yaşlardaysanız mutlaka videolarını internet üzerinden bulup dinlemenizi öneririz. Sanatçının sesiyle bütünleşmiş, romantizm rüzgârları estiren şarkılara kayıtsız kalamayacaksınız. Ve biz bütün yaş aralıkları için o şarkılardan bir demetle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
  • Türk Sanat Müziğinin Huzur Veren Sesi Ahmet Özhan

    Türk Sanat Müziğinin Huzur Veren Sesi Ahmet Özhan

    1950 yılında dünyaya gelen Ahmet Özhan sanat hayatında tam yarım asır devirdi. İstanbul Belediye Konservatuvarı ve Üsküdar Musiki Cemiyeti eğitimlerinin ardından profesyonel olarak girdiği müzik dünyasına aslında çok daha önceden atılmıştı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Çok romantik bir çocukluk ve ilk gençlik yılları yaşadığımı söyleyebilirim (…) Şarkı söyleyerek uyuduğumu, rüyamda şarkı söyleyip, şarkı söyleyerek uyandığımı hatırlarım.” diyen sanatçının asıl adı Ahmet Katıgöz’dü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1970’li yıllardan başlayıp 80’li yılları da içine alan dönemde Türk Sanat Müziği’nde popüler bir isim olarak öne çıkan Ahmet Özhan art arda plaklar çıkardı. Kapın Her Çalındıkça,  Kemancı, Gülünce Gözlerinin İçi Gülüyor, Yaşadım mı Öldüm mü şarkıları onun sesiyle bu plaklara girdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türk müziğinin temiz yüzlü, yeşil gözlü, naif sesli çocuğu olarak parladığı dönemlerde beyaz perde için de üretti ve sinemada romantik komedi filmlerinin sevilen yüzü oldu. Hemen hatırlayacağınız Hale Soygazi ve Şener Şen’le rol aldığı “Bak Yeşil Yeşil” bu filmlerden biriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Aslında plaklar ve sinema öncesinde gazino dönemi vardı. Hatta eğitimini tamamladıktan hemen sonra, 1968 yılında yani 18 yaşında Bebek Belediye Gazinosu’nda uvertür olarak başladığı işi aynı zamanda ilk profesyonel sahne deneyimiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bestekâr Dede Efendi, Itrî gibi büyük isimlerin yolundan giden Özhan 80’li yıllarda tasavvuf müziği ile de ilgilenerek yeni bir akımın öncülüğünü yapmış, yıllar içinde bu merakını daha da geliştirmişti. Güldeste isimli albüm serisi bu türün örneklerini barındırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Klasik Türk Müziği’nin güzel eserlerini seslendiren Ahmet Özhan’ın sesi 1881-1991 yılları arasında TRT İstanbul Radyosu’ndan da duyuluyordu. O yıllarda kurulan Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nun kuruluşunda bulundu ve genel yönetmeni oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tasavvuf müziği albümlerinden oluşan Meşk isimli projesinin ilk ürününü 2006 yılında verdi. Albümün adı “Ramazan İlahileri”ydi. Ahmet Özhan Konya Şeb-i Arus Törenleri, İstanbul Festivali gibi etkinliklerde hem Türk müziği hem de tasavvuf müziğinden eserler seslendirmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Müzik kariyerinde yarım asrı tamamladığında birçok ödülün sahibi olmuştu. Bunlardan biri de Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi tarafından 2013 yılında sanatçı olarak ilk kez kendisine verilen fahri doktora unvanıydı.

  • TÜRK MÜZİĞİNDE KULLANILAN 11 ÇALGI

    TÜRK MÜZİĞİNDE KULLANILAN 11 ÇALGI

    Türk kültürünün değerli hazinelerinden biri de Türk müziğidir. Yerel kültürel zenginliklerden beslenen Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ya da Anadolu Rock gibi daha güncel müzik formlarında kullanılan çalgılar, diğer ülkelerin enstrümanlarından farklılıklar gösterir. Türk müziği ile özdeşleşmiş olan 11 çalgıyı sizin için bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bağlama ” title_font_size=”13″]

    En karakteristik Türk müziği çalgılarından biridir. Saz ya da kopuz olarak da adlandırılır. Âşıklık geleneğinin önemli bir parçası olan bağlama mızrap ya da parmaklar ile çalınabilir. Yedi teli bulunan bağlama, telli tezeneli çalgılar sınıfına girer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabak Kemane” title_font_size=”13″]
    türk müziği enstrümanları

    Kökleri Orta Asya’ya dayanan bir çalgıdır. Türk müziğinde kullanılan telli, yaylı ve deri kapaklı tek saz olma özelliğini taşır. Batı Anadolu’da sıklıkla kullanılan bu özel çalgı, Hatay’da “hegit”, Güney Doğu Anadolu’da ise “rubaba” olarak bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karadeniz Kemençesi” title_font_size=”13″]
    karadeniz çalgıları

    Bilinen en eski yaylı enstrüman olan rebaptan evrildiği düşünülen Karadeniz kemençesi üç telli, yaylı bir çalgıdır. Karadeniz müziğinin sembolik çalgısını Batı müziğinde de kullanılan klasik kemençe ile karıştırmamak gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zurna” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    Zurna, yüksek sesiyle bilinen nefesli bir çalgıdır. Erik, ceviz, söğüt ya da dut ağacından yapılır ve yüksek sesi sebebiyle genellikle davulla beraber çalınır. Üç bin yıllık bir geçmişi olduğu düşünülen zurna, ülkenin hemen her bölgesinin müziğinde kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Davul” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    En basit vurmalı çalgılardan biri olan davul, deri gerilmiş iki kasnaktan oluşur. Tokmak ile çalınan çalgı, Türk müziğinde önemli bir yere sahiptir. Bandoların da ayrılmaz bir parçası olan davulun daha büyük bir formu olan kös ise Mehter’de kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Def” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    Yuvarlak bir kasnağa deri gerilmesiyle yapılan def, elle vurularak çalınır. Tarihi oldukça eskiye dayanan def, Mezopotamya’da yapılan arkeolojik kazılarda da karşımıza çıkar. Anadolu’nun bazı yerlerinde “daire”, Trakya’da ise “dare” olarak bilinen def, düğünlerin değişmez çalgılarındandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yaylı Tambur” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    Yaylı tambur, yayla çalınan bir tambur türüdür ve Tanburi Cemil Bey tarafından icat edilmiştir. Türkiye’nin en değerli müzisyenlerinden biri olan Cemil Bey, müziğine pes bir ses katmak ister ve tamburunun tellerini yükselterek enstrümanı kemençe yayıyla çalar; böylece yaylı tamburu müzik dünyasına kazandırmış olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ud” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    İnsanlık tarihinin en eski çalgılarından biri olan udun akort sistemini Farabi’nin geliştirdiği düşünülmektedir. 20. yüzyılda Türk müziğinin vazgeçilmez enstrümanlarından biri haline gelen ud ile kanunun uyumu dinleyenleri büyüler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Darbuka” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    Darbuka, Orta Doğu ve Balkanlar’da kullanılan vurmalı bir çalgıdır. Darbuka, düm ve tek olmak üzere sadece iki ses verir ve elle çalınır. Özellikle düğün, nişan ve sünnet kutlamalarında kullanılan bir çalgıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Delbek” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    Orta Asya’dan göçen Yörükler vasıtası ile topraklarımıza gelen çalgı delbek, defe benzer ve en çok Fethiye civarında kullanılır. Delbek, kadınlar tarafından çalınır ve genellikle kına geceleri ile asker uğurlamalarında yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kanun” title_font_size=”13″]
    türk müziği

    Kanun, Türk Sanat Müziği’nin değişmez çalgılarından biridir. 24 ya da 27 perdeden oluşur. Bu yapı, Batı müziğinde kullanılan klavseni andırsa da Türk müziğinde kullanılan kanun hem klavsenden hem de Arap müziğinde kullanılan benzerlerinden farklıdır.

  • 8 Madde İle Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın

    8 Madde İle Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın

    Güzel sesiyle olduğu gibi oyunculuğuyla da gönüllerde yer eden Emel Sayın sanat hayatı boyunca elden bırakmadığı kibarlığı, sakin edası ve asaletiyle bilindi. Hem sahnelere, hem beyaz perdeye hem de ekranlara çok yakışan bu hanımefendi, kibarca havaya kaldırdığı serçe parmağı ile akıllara kazındı. Mavi Boncuğumuz Emel Sayın’ı konuk ettiğimiz listemiz ile huzurlarınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    Emel Sayın’ın müzik dolu bir yaşam süreceği daha 13 yaşında, müzik dersleri almaya başladığında kaderine yazılmış olmalı. Sanatçı henüz 17 yaşındayken Ankara’da sahneye çıkmış, Hürriyet gazetesinin açtığı yarışmada “Ses Kraliçesi” seçilmişti ve o noktadan sonra sahnelerin güzel sesli hanımefendisi olarak kalplerde yer edeceği müzik serüveni tüm hızıyla başlamıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    Emel Sayın’ın Türk Sanat Müziği’ndeki başarısının temelleri Arif Sami Toker ve Münir Nurettin Selçuk’tan aldığı derslerle atılmıştı. Sanatçı yıllar sonra, “Emel Sayın Münir Nurettin Selçuk Söylüyor” ismindeki efsane konser ile ustasına selam etmiştir. Albüm olarak da basılan bu konserde bir başka usta, Timur Selçuk senfonik orkestra ve sazları yönetmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    Sevilen sanatçı konservatuarda üç yıl boyunca şan ve solfej dersleri aldıktan sonra Ankara Radyosu’nun sınavlarını kazanır. Sonrasında İstanbul Radyosuna geçmesiyle beraber; Lalezar Gazinosu’nda sahne almaya başlayan Sayın’ın böylece İstanbul günleri başlar ve bu noktadan sonra kariyerinde adım adım ilerler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    İlk albümü “Sus Kalbim Sus” 1971 yılında çıktı. Hemen ardında aynı yıl içinde “Gel Gel Gel” ve “Doyamadım Sana” da raflardaki yerini aldı. Böylece Emel Sayın “Anılardan Bir Demet” adını verdiği üçlemesini tamamlamış oldu ve müzikseverlerin kulağını şenlendirerek kalplerini fethetti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    İstanbul’a taşındıktan sonra müzik çalışmalarına sinemayı da ekledi ve 1970 ile 1980 yılları arasında birçok filmde oynadı. Filmlerinde genellikle ses sanatçılarını canlandırdı. 80’li yıllardan itibaren sinemaya ara vererek müzik çalışmalarına ağırlık veren sanatçı ancak 2000’li yıllarda televizyon dizilerinde oynayarak sevenleriyle tekrar buluştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    Birçok filmde oynamış olsa da Tarık Akan’la başrollerini paylaştığı 1974 tarihli Mavi Boncuk filmiyle, Türk Sineması’nın Mavi Boncuğu unvanını kazandı. Bu film o kadar sevildi ki aynı isimle bir single yayınladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    Emel Sayın sanat hayatı boyunca, 30’a yakın albüme ve 20’ye yakın filme imza attı. Makber’den, İntizar’a; Bak Yeşil Yeşil’den, Sevgisiz Yaşayamam’a söylediği şarkılar filmlere ilham verdi, sevenlerin gözlerini doldurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    türk sanat müziği, emel sayın şarkıları

    Emel Sayın, sinema ve müzikten hiç kopmadı hatta son yıllarda tekrar televizyon dizileri ve sinema filmlerinde yer alarak hayranlarını sevindirdi. Sanat hayatını, 1998 yılında kazandığı Devlet Sanatçısı unvanı ve 53. Uluslararası Antalya Film Festivalinde aldığı “ Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ile perçinledi.

  • 8 Madde İle Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar

    8 Madde İle Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar

    Atatürk’ün en sevdiği sanatçılardan biri olarak bilinen Müzeyyen Senar, Türk Sanat Müziği’nin en büyük divası olarak kabul edilir. Bir şarkıyı bir kez onun sesinden dinlerseniz, bir daha unutamazsınız. Bu etkileyici insanı, büyük müzisyeni 8 madde ile ekranlarınıza taşımaktan gurur duyuyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1918 yılında Bursa’da doğan Müzeyyen Senar’a aslında Hikmet isminin uygun görüldüğü fakat nüfus müdürlüğüne giden eniştesinin son anda ünlü sanatçının adına “Müzeyyen” yazdırdığı düşünülüyor. Müzeyyen Senar’ın annesinin de kendisi gibi güzel bir sese sahip olduğu da biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Müzeyyen Senar’ın hayatına yön veren olaylardan biri sanatçı henüz bir çocukken yaşanıyor ve Müzeyyen Senar annesiyle beraber İstanbul’a taşınıyor. İstanbul’da yazıldığı okuldaki hocası onun yeteneğini keşfediyor ve henüz küçük bir kız çocuğu olan Müzeyyen Senar, Anadolu Musiki Cemiyeti’ne kaydoluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu noktadan sonra Müzeyyen Senar, onu efsanevi bir Türk Sanat Müziği sanatçısı olarak tanımamıza sebep olacak bir müzik eğitimine başlıyor. Sanatçının ilk eğitmenleri arasında kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım yer alıyor. Senar, ilerleyen yıllarda Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lem’i Atlı gibi isimlerin de deneyimlerinden faydalanma şansı buluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Eğitimin başından itibaren kuvvetli sesiyle dikkat çeken Müzeyyen Senar, hocası Kemal Niyazi Bey ile beraber İstanbul Radyosu’nda şarkı söylemeye başlamış. İşte bu şekilde sanatçının muazzam sesi geniş bir kitle tarafından tanınıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    O zamanlarda müzik alanında şöhrete kavuşmanın yolu ünlü gazinolarda şarkı söylemekten geçiyor ve Müzeyyen Senar’ın sesini radyo programı sayesinde duyan İstanbul’un gazinosu Belvü’nün sahibi İbrahim Dervişzade sanatçıya bu fırsatı tanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kariyerine Belvü sahnesinde giriş yapan Senar ülkenin birçok ünlü gazinosunda sahne alıyor ve adım adım şöhrete kavuşuyor. Atatürk bile Müzeyyen Senar’ın sesine hayran kalıyor ve Müzeyyen Hanım “Atatürk’ün Sevdiği Ses Sanatçısı” olarak anılmaya başlıyor. Ünü yurt dışında da duyulan Senar, Avrupa macerasına Paris konseriyle başlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Müzeyyen Senar 1938 yılında Ankara Radyosu’nun ilk yayınlarına katılıyor ve radyo programlarına bir süre devam ediyor. Diğer yandan ülkenin en seçkin gazinolarında sahne alıyor, Türkiye’nin dört bir yanında kapış kapış satılan plaklara imza atıyor. Müzeyyen Senar her şarkıyı en güzel şekilde yorumlasa da söylemekten en çok zevk aldığı şarkıların, “Haydar Haydar”, “Ormancı”, “Feraye” ve “Benzemez Kimse Sana” olduğu biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    2015 yılında kaybettiğimiz değerli sesimiz Müzeyyen Senar en son 1983 yılında Bebek Gazinosu’nda sahneye çıkmıştır. 1998 yılında Devlet Sanatçısı olan Müzeyyen Senar’ın sanat hayatının fotoğraflarla anlatıldığı “Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar” sergisi 2009 yılında açılmıştır.