Etiket: tokyo

  • Öyle Bir Özelliği Var ki…

    Öyle Bir Özelliği Var ki…

    Aşağıdaki şehirlerin kültürleri, tarihleri, doğal güzellikleri ile ilgili çok daha önemli özellikleri var elbette… Ama “en” dedirten bir özellikleri bulunuyor ki işte listemiz o “en”lerle ilgili. Zihninizi ve tabii kalbinizi şöyle bir yoklayacak olduğunuzda, sizin “en”iniz olan şehirler hangileri?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Kalabalık” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    Nüfusu en yoğun şehir, alışveriş merkezleri, lüks ve pahalı caddeleri, devasa tarihî ve modern yapılarıyla ünlü Tokyo. Japonya’nın başkenti olan şehrin nüfusu 2019 yılı itibariyle 38 milyonun üzerine çıkmış bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Büyük” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    Honolulu’yu daha önce duymuş muydunuz? Aslında burası için en mavi manzaralara sahip şehir bile denebilirmiş. Ama birçok kaynakta 5.509 kilometre karelik alanıyla Havai adalarındaki Honolulu yüzölçümü en büyük şehir olarak gösteriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Küçük” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    Tepeleri ve ormanı bol, tam ortasından Ourthe Nehri’nin geçtiği, 12. ve 13. yüzyıldan kalma evleriyle masaldan çıkıp gelmiş gibi görünen Durbuy, Belçika’nın güneydoğusunda yer alıyor. Ve 156.61 kilometrekarelik yüz ölçümüyle dünyanın en küçük şehri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Yaşanabilir” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    Hava kalitesi, altyapı, sağlık, eğitim, kültür gibi bazı kriterler göz önünde bulundurularak yapılan uluslararası bir analize göre 2019 itibariyle dünyanın en yaşanabilir şehri Viyana’ymış. Avusturya’nın başkenti olan şehir 2018 yılında da bu ünvana sahipmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Yüksek ” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    Peru’da bulunan La Rinconada belki de ulaşılması en zor şehir çünkü deniz seviyesinden 5.100 metre yükseklikte bulunuyor. Zorlu bir coğrafyası olan ve ancak kamyon gibi büyük araçlarla ulaşılabilen şehirde 50.000 kadar insan yaşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Çok Ziyaret ” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    2019 yılında 22.7 milyon kişiyle en çok ziyaret edilen şehirde sıra. O şehir, Uzak Doğu’nun en mistik ülkelerinden Tayland’ın en büyük şehri ve başkenti Bangkok. Bu kadar “en”in arasında, tropikal iklimi ve barındırdığı gökdelenler nedeniyle “en sıcak büyükşehir” unvanına da sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Çok Tescilli Eser” title_font_size=”13″]
    en şehirler

    Kuzey İtalya’da Toskana Bölgesi’nin başkenti olan Floransa, dünyada sanatın da başkenti olarak kabul görüyor. Rönesans’ın doğduğu bu şehir sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte metrekareye düşen en çok tescilli eseri sınırları içinde barındırıyor.

  • DOĞUNUN BAŞKENTİ TOKYO

    Doğu Asya’da bir ada ülkesi olan Japonya’nın başkenti Tokyo, 39 milyona yaklaşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık başkenti unvanına sahip. Kelime anlamı “Doğan güneşin ülkesi” olan Japonya, 6.852 adadan oluşan bir ada ülkesi. Paleolitik Çağ’ın son döneminden bu yana yerleşim yeri olan Japonya, hem kültürel değerlerini ve geleneklerini korumayı hem de teknolojik gelişmelere hızlı ayak uydurabilmeyi başarmış bir ülke. Animeleri, video oyunları, dövüş sporları, zengin mutfakları, gelenekleri ve tarihi ögeleri ile dünyayı etkisi altına alan Japonya’nın başkenti Tokyo’nun ikonik mekânlarını birlikte gezelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Eski adı Edo olan Tokyo, deprem bölgesinde olmasına rağmen dev gökdelenlerin şehri. 12 Eylül 1923’teki depremde neredeyse tamamı zarar gören şehir, depremden sonra yeniden inşa edilse de 20 sene sonra II. Dünya Savaşı’nda bombalanarak tekrar büyük yıkıma maruz kalmış. 1950’den sonra sanayisi ve ekonomisi güçlenen ülkenin başkenti hızla büyüyerek bugünkü modern hâline ulaşmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kent merkezindeki en eski dini yapı olan Sensoji Tapınağı’nın inşasıyla ilgili anlatılan hikâyeye göre; 628’de iki kardeşin Sumida Nehri’nde balık avlarken Budist tanrıça Kanon’un heykelini bulmasıyla bu tapınağın yapımına karar verilmiş. 645’te yapımı tamamlanan tapınak günümüzde de önemli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bahçeleri ile birlikte 3410 metre alana yayılan görkemli yapının inşası 1868’de başlamış ve 20 sene sonra tamamlanmış. Su dolu hendeklerle çevrili sarayda imparatorluk ailesine ait konutlar ve yönetim odaları bulunuyor. Yıl boyunca ziyaretçilerine kapıları açık olan mekânda, 2 Ocak’ta gerçekleşen yeni yıl kutlamaları ve 23 Aralık’taki imparatorun doğum günü etkinliklerinde sadece özel davetliler ağırlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Moda ve eğlencenin merkezi olan Shibuya, Tokyo’nun en kalabalık caddelerinden… Yıllarca sahibini tren istasyonunda bekleyen köpek Hachiko’nun heykeli de burada. Birçok mağaza, restoran ve eğlence mekânı bulunan Shibuya’da gezinirken Japonya’nın farklı bir yüzüyle karşılaşıyorsunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1972’de kurulan Tokyo Ulusal Müzesi, 110 bin parçalık dev bir koleksiyona sahip. Japonya’nın en eski ve en büyük müzesi olma özelliğine sahip Tokyo Ulusal Müzesi’nde ülkenin farklı yerlerinden getirilen tarihi şaheserler ve yerel sanatçılara ait sanat eserleri sergileniyor. 6 farklı binadan oluşan müze alanında antik Japon kültürüne ve dini inanışına ait objeleri de görebilmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Animeleriyle ve elektronik cihazlarıyla ünlü teknoloji devi Japonya’nın en heyecan verici mekânlarından biri olan Akihabara, özellikle genç kuşak Japonların ve turistlerin uğrak noktası. Birbirinden renkli dükkânların bulunduğu merkezdeki bazı mağazalarda vergi ödemeden alışveriş yapılabiliyor. Mağazalarda vakit geçirmek istemeyenler için ise cosplay maid ve manga kafeleri âdeta fantastik bir dünyaya açılan yeni evren…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İnşası 1958’de tamamlanan ve Eyfel Kulesi’nin bir benzeri olan Tokyo Kulesi, 333 metre yüksekliği ile dünyanın en uzun kendinden destekli çelik kulesi olma özelliğine sahip. 2012’ye kadar ülkenin en yüksek yapısı özelliğini taşıyan kule, Japonya’nın II. Dünya Savaşı’ndan sonra güçlenen ekonomisinin simgesi.

  • Uzakdoğu’daki Adalar Ülkesi Japonya

    Uzakdoğu’daki Adalar Ülkesi Japonya

    Asya kıtasının doğusunda, Büyük Okyanus’ta bulunan Japonya aslında bir ada ülkesi… Hatta 6.852 adadan oluşan bir takımada… 126 milyonluk nüfusuyla Dünya’mızın hem en kalabalık 10’uncu ülkesi hem de en renkli ülkelerinden biri… 2019 yılını topraklarında “Türk Kültür Yılı” olarak ilan eden Japonya şimdi Kültür ve Yaşam’da…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Geleneklerine bağlı olduğu kadar modern” diye tarif edilen ülkenin modern yüzünü görmek isteyenler mutlaka başkenti Tokyo’yu incelemeli. Dünyanın bu en kalabalık şehrinde caddeler 7/24 canlı ve dinamik bir görüntü verir ama bu durum ilginizi çekecek egzotik bölgeleri olmadığı anlamına gelmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kyoto, “başkentlerin başkenti” olarak niteleniyor Japonya’da çünkü uzunca bir dönem Japon İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış. Yüz ölçümü bakımından ülkenin en büyük şehirlerinden olan Kyoto ne mutlu ki II. Dünya Savaşı’nı az hasarla atlatmış ve günümüzde tarihi/mimari yapılarıyla göz kamaştırmayı sürdürüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Adı tarihe oldukça trajik bir öyküyle, atom bombası atılan (II. Dünya Savaşı sırasında) ilk şehir olarak geçen Hiroşima, doğal ve mimari güzellikleriyle dikkat çekerken, tarihte yaşanan bu vahim olayın hazin anılarını müze, anıt ve mimari yapılarla canlı tutuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Japonya’nın en yüksek dağı Fuji, 1700’ün başlarındaki patlamasının ardından bir etkinlik göstermemiş olsa da özünde bir yanardağdır. Japonlar tarafından kutsal varsayılan dağın etrafı göller ve ormanlık alanlarla çevrili… Tokyo’dan da görülebilen ve zirvesi hep karlı olan Fuji’nin yüksekliği 3.776 metre…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bölgeler, prefektörlük ve belediyelerden oluşan Japonya’da ulaşım konusunda tüm dünyanın dikkatini çeken araçların başında Shinkansen trenleri geliyor. Dünyada hızlı treni ilk kez 1959 yılında kullanmaya başlayan ülke, saatte 210 km hız yapan bu trenleri ise ilk kez 1964’te kullanmaya başladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Japonya’nın kültüründe geleneksel kıyafetleri kimonodan, çizgi sanat ürünü animelere kadar birçok renkli detay bulunuyor. Eskiden soylular, imparatorlar, Budist rahipler için tasarlanırken günümüzde tüm dünyanın aşina olduğu Japon bahçeleri de ülkenin geleneksel değerleri arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Japonya denince aklınıza ilk gelenler arasında muhtemelen Japon dövüş sanatları da olmuştur. Kılıç kullanma sanatı kendo, judo, aikido, karate… Bizlerin daha ziyade sinema perdesinden aşina olduğumuz sporların her birinin kendi felsefesi ve ince ince düşünülmüş teknikleri bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    japon mutfağı

    Hızlı ve kolay yapıldığı için tüm dünyada yaygınlaşan suşi/sushi artık bizim de yakından tanıdığımız bir Japon yemeği. Ekmek kırıntılarına batırılmış tempura, Japonların en sevdiği yiyeceklerden onigiri, buğday unundan yapılan makarna soba ve eriştenin çorba içinde sunulduğu ramen de Japonya’ya gitmenize gerek kalmadan burada da deneyebileceğiniz lezzetlerden…