Etiket: televizyon

  • Tek Kanallı Televizyon Döneminin Çok Konuşulan 9 Dizisi

    Tek Kanallı Televizyon Döneminin Çok Konuşulan 9 Dizisi

    Henüz televizyonlarımızda tek bir kanal varken, kanallar arasında gezemediğimiz, beğendiğimiz dizileri dijital mecralardan takip edemediğimiz dönemlerde çekilen diziler bizde ayrı bir yer bırakmıştır. Bu dizilerin yayın saati geldiğinde ailecek televizyon başına geçilir, diziyi kaçırmamak için üstün bir çaba gösterilirdi. Vakti zamanında bizi ekran başına kilitleyen, yıllar geçse de karakterlerini hiç unutmadığımız dizileri bu listemizle anımsatıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aile Bağları” title_font_size=”13″]
    eski diziler

    1982 ve 1989 yılları arasında yayınlanan Amerikan dizisi Aile Bağları, ülkemizde de büyük bir ilgiyle izlenmişti. Dizi, hayata karşı farklı tutumları olan birbirinden çok farklı karakterlere sahip bir aile üzerine kuruluydu. Dizinin ünlü oyuncuları arasında Michael J. Fox da yer alıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”ALF” title_font_size=”13″]
    eski diziler

    Bu garip ama sevimli uzaylı yaratık ALF, 1986 ve 1990 yılları arasında tüm dünyada her yaştan izleyiciyi ekran başına toplamıştı. ALF’in ilginç espri anlayışı ve davetsiz misafiri olduğu ailenin üyeleriyle ilişkisi milyonları güldürmüştü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Altın Kızlar” title_font_size=”13″]
    eski diziler, the golden girls

    Televizyon dünyasının fenomen dizilerinden biri olan Altın Kızlar, 1985 yılından 1992 yılına dek evlerimizi şenlendirdi. Altın yıllarını yaşayan 4 kadının hayatını; arkadaşlık, aşk ve aile ilişkilerini eğlenceli bir dille anlatan dizi yıllar geçse de unutulmadı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aşağıdakiler Yukarıdakiler” title_font_size=”13″]
    upstairs downstairs, eski diziler

    Günümüzün birçok dizisine ilham vermiş gibi gözüken Aşağıdakiler Yukarıdakiler, bir malikânenin çalışanları ile sahipleri arasındaki ilişkiyi televizyona taşıyan ilk diziydi. İngiliz yapımı olan dizi 1971 ve 1975 yılları arasında çekilmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aşk Gemisi” title_font_size=”13″]
    eski diziler

    Tam on yıl yayına devam eden; macera ve romantik komediyi birleştiren Aşk Gemisi, “Pasifiğin Prensesi” isimli bir gemide yaşananları konu alıyordu. Dizinin oyuncuları arasında Gavin Macleod, Ted Lange gibi isimler bulunuyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bizim Ev” title_font_size=”13″]
    eski yabancı diziler

    Witherspoon ailesinin hayatını anlatan Bizim Ev dizisinin karakterleri, oğlu hayatını kaybedince gelinini ve torunlarını yanına alan bir dede yani Wilford Brimley, gelini ve 3 torununun kimi zaman hüzünlü, kimi zaman eğlenceli hayatlarını ekranlarımıza taşımıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Charles İş Başında” title_font_size=”13″]
    eski yabancı diziler

    Charles, çocuk bakıcılığı yapan bir üniversite öğrencisidir. Genç bir erkeğin çocuk bakarken karşılaştığı sorunlar, eğlenceli ve komik maceralar bu dizinin konusunu oluşturuyordu. Ülkemizde erkek bakıcı alışık olunmayan bir durum olsa da Charles İş Başında büyük ilgi görmüştü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çarli’nin Melekleri ” title_font_size=”13″]
    eski yabancı diziler

    1976 yılında çekilmeye başlanan ve 5 sezon devam eden Çarli’nin Melekleri, Amerikan televizyonculuğunun en başarılı dizilerinden biri oldu, daha sonra birçok kez sinema filmi olarak uyarlandı. Bu efsanevi dizide Farrah Fawcett, Jacklyn Smith ve Kate Jackson meşhur melekleri canlandırıyorlardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dallas” title_font_size=”13″]
    yabancı diziler

    80’li yıllar boyunca TRT’de yayınlanan Dallas, ülkemizde müdavimlik yaratan ilk yabancı dizilerden biriydi. Bol entrikalı bölümleri milyonları televizyon başına toplardı. Sevilmeyen karakter JR ve ailesinin maceraları Guiness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en çok izlenen dizisi oldu.

  • Televizyon Öncesi Dönemde Evde Ailecek Eğlenceli Zaman Geçirdiğimiz 8 Etkinlik

    Televizyon Öncesi Dönemde Evde Ailecek Eğlenceli Zaman Geçirdiğimiz 8 Etkinlik

    Televizyonun henüz oturma odalarımızın, salonlarımızın merkezi haline gelmediği günlerde evde ailemizle beraber zaman geçirmenin birçok eğlenceli yolu vardı. Tüm aile bir araya gelir, sohbet eder, oyunlar oynardık. Ufak bir nostalji yaşamak için sizi o günlere götürüyor, televizyon öncesi dönemde evde ailemizle nasıl zaman geçirdiğimizi 8 maddelik listemizle hatırlıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arkası Yarın’ın bir sonraki bölümünü dinlemek için radyonun başına toplanırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sessiz sinema, kulaktan kulağa gibi oyunları oynarken ailecek güler eğlenirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    anılar

    Büyüklerimizin anılarını hep beraber eski fotoğraflara bakarak dinlerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kızmabirader, isim-şehir gibi oyunları oynar, tatlı bir rekabet yaşardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    torunlar

    Dedelerin, ninelerin dizleri dibine oturur, anlattıkları heyecanlı masalları dinlerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sobanın üzerinde pişirdiğimiz kestanelerin mis gibi kokusu tüm eve dağılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sıcacık çay demler, yanında annemizin pişirdiği keklerin kurabiyelerin tadını çıkarırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Büyüklerimizin keyifle sergilediği gölge oyunlarını hayranlıkla seyrederdik.

  • EN SEVDİĞİNİZ ÇİZGİ FİLM HANGİSİYDİ?

    Özel televizyon kanalları yok, TRT ekranların tek kanalı… Tüm programların günü, saati belli ve kim hangi programı izlemek istiyorsa yayımlandığı saatte ekran karşısında olmak zorunda. Kaçırırsa tekrarı yok! Bu anları 80’lerde ve 90’larda yaşayanlar hatırlamakta güçlük çekmeyecektir ancak 2000’den sonra doğan kuşak için anlam ifade etmeyebilir. Çünkü günümüzde artık hangi saatte televizyonu açarsak açalım 7/24 yayın yapan bir çizgi film kanalına rastlamak mümkün. Yazımızda sizleri geçtiğimiz yıllara götürüyor ve izlemek için ülkece aynı saatte ve aynı kanalda ekran başına toplandığımız çizgi filmleri listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Red Kit” title_font_size=”13″]

    “Gölgesinden hızlı silah çeken” bir kovboy olan Red Kit, beyaz atı Düldül ve şaşkın köpeği Rin Tin Tin ile birlikte suçluların ve adaletsizliğin amansız düşmanı olarak yıllarca çocukları ekran başına kilitledi. Kovboyların ve Kızılderililerin hüküm sürdüğü “Vahşi Batı” dünyasında soyguncuların ve Joe, William, Jack ve Averell isimli kardeş Daltonların peşinde adaleti sağlarken sadece fiziksel gücüyle değil, zekâsıyla da her zaman galip çıkmayı başardı. Red Kit, bir zamanların çocukları olan bizlerin en sevdiği kovboydu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Heidi” title_font_size=”13″]

    Alp Dağları’nda yaşayan Heidi, küçük yaşına rağmen zorlukların üstesinden gelme kabiliyeti ile hepimizin gönlüne taht kurmuş bir karakter. Beş yaşında annesini ve babasını kaybeden Heidi, dedesiyle dağlarda yaşamaya başlar. Burada arkadaş olduğu Peter ile doğayla iç içe bir hayat süren minik ve sevimli kahramanımız; keçi gütmeyi, çiçek toplamayı, dağlarda dolaşmayı ve kötü kalpli insanlarla sevgi dilinde mücadele etmeyi öğrenir. Heidi; sevgi, dostluk ve doğanın güzelliği hakkında izlediğimiz en güzel çizgi filmlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayı Yogi” title_font_size=”13″]

    Jellystone Park’ta yaşayan Ayı Yogi’nin maceraları sadece çocukların değil, yetişkinlerin de severek izlediği mizah dolu bir çizgi filmdir. Ayı Yogi; oldukça iştahlı, yemek karşısında savunmasız, saf bir boz ayıdır. Parka gelenlerin piknik sepetini çalan Ayı Yogi’nin maceralarına Ayı Bobo da eşlik eder ve Ayı Yogi’yi hatalı kararlarından vazgeçirmeye çalışır. Ayı Yogi, izleyen herkesi eğlendirmeyi ve gülümsetmeyi başarmış efsaneler arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bugs Bunny” title_font_size=”13″]

    Elinde tuttuğu kocaman havucu ile kendisini avlamak isteyen avcı Elmer Fudd’a “N’aber canım?”, “Bu da neyin nesi?” gibi sorular sorarak sinir krizi geçirten Bugs Bunny, esprili ve kendine güvenen bir tavşan olarak yıllardır ekranlarda. Avcı Fudd’un kurduğu tuzaklardan pratik zekâsı ile kurtulmayı başaran Bugs Bunny’yi izlerken heyecanlanmamak mümkün değil. Savunmasız bildiğimiz tavşanlarla ilgili görüşümüzü tepetaklak eden Bunny, izleyen herkese asıl gücün bilekte değil beyinde olduğunu öğretti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Garfield” title_font_size=”13″]

    Turuncu kedi Garfield; tembel, pazartesilerden nefret eden, alaycı ve lazanya seven bir karakter. Garfield, aynı evi paylaştığı en iyi arkadaşı köpek Odie ve Jon ile arasında geçen gündelik olaylarla büyük küçük demeden yıllarca izleyicilerine keyifli anlar yaşattı. Köpek Odie, Garfield’ın tam zıttı bir karakter olarak enerjik, sadık ve her zaman mutlu olmasını becerirken; Garfield, sık sık tembellik ederek sahibi Jon’u kızdırmayı her bölümde başardı. Garfield’dan ne mi öğrendik? Sevginin sadece aynı tür ve karakter arasında olmadığını, farklılıklarımıza rağmen birbirimizi sevebileceğimizi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”He-man” title_font_size=”13″]

    Gölgeler şatosunu korumak için kendisine verilen güç kılıcını göğe kaldırarak “Gölgelerin gücü adına… Güç bende artık!” diye bağırdığında Eternia Krallığı’nın alçak gönüllü prensinden güçlü savaşçı He-man’e dönüşen kahramanımızın maceralarını bir zamanlar soluksuz izlerdik. Kötülüğe hizmet etmek için kendini adamış İskeletor’un hain planları karşısında çekingen ve ürkek kaplanı Titrek’in tıpkı He-man gibi korkusuz ve yenilmez bir kaplan olan Atılgan’a dönüşümü biz çocukların izlemek için iple çektiği sahnelerdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Casper” title_font_size=”13″]

    Dost canlısı sevimli hayalet Casper’ın, hayalet olduğu için kendisinden korkan bütün canlılarla arkadaş olma çabasını yıllarca kâh üzülerek kâh eğlenerek izledik. Çizgi filmdeki hayalet amcalarının insanlara zarar vermesini engellemek için mücadele eden ve başını türlü belalara sokan iyi niyetli Casper’ın ödülü ise her bölüm sonunda edindiği yeni dostlar oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Taş Devri ” title_font_size=”13″]

    Fred, Wilma, Çakıl, Dino, Barni, Beti, Bambam… Bir zamanlar hepimizin ezberinde olan bu isimler Taş Devri’nde yaşayan iki yakın ailenin fertleri… Çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de severek izlediği çizgi film, Çakmaktaş ile Moloztaş ailesinin gündelik hayatlarını mizahi bir dille anlatarak bir döneme damgasını vurdu. Evde evcil hayvan olarak dinozorun beslendiği çizgi filmde; kahve makinesinden otomobile, elektrik süpürgesinden telefona birçok teknolojik aletin Taş Devri versiyonlarını kahkahalar atarak izledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Jetgiller ” title_font_size=”13″]

    Robotların, uzaylıların, hologramların ve enteresan buluşların olduğu gelecek zamanda geçen çizgi filmde Jetgiller ailesinin yaşadığı fantastik ve eğlenceli maceralar o dönem için oldukça sıra dışıydı. Her bölümde bambaşka maceralar yaşayan ailenin babası George, bir astronottur ve NASA’da çalışır. Jane, bir ev hanımıdır ancak ev işlerini her konuda oldukça becerikli olan robot Rosie yapar. Ailenin Elroy ve Judy isminde 2 çocuğu vardır. Jetgiller, ileride bilim kurguya gönül veren tüm çocukların en sevdiği çizgi filmlerden olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Müfettiş Gadget” title_font_size=”13″]

    Bir dedektif düşünün; sakar, dalgın, dikkatsiz ve çevresinden bihaber! İşte karşınızda Müfettiş Gadget… Suç ve yolsuzluğa karşı mücadelesinde ona yardımcı olacak sayısız ilginç aletle donatılan Gadget, kendisinin tam zıt karakteri olan zeki ve cesur yeğeni Penny ve sadık dostu köpek Brain sayesinde suçluları yakalar. Çocukların en sevdiği çizgi filmlerden olan Müfettiş Gadget’ın maceralarını ve kötüleri alt etmesini her bölümde soluksuz izledik.

  • FİLMLERİ GERÇEKÇİ YAPAN FOLEY SANATI

    Foley sanatı, sinema ve televizyon yapımlarında gerçekçi ses efektleri üretmek amacıyla kullanılan özel bir ses tasarımı tekniğidir. İsmini, bu sanatı geliştiren ses tasarımcısı Jack Donovan Foley’den almıştır. Görsel içeriklere derinlik ve gerçeklik katmak için kullanılan bu yöntem, âdeta izleyiciyi hikâyenin içine çeken bir köprü işlevi görür. Foley sanatı, ilk ortaya çıktığı dönemden itibaren önemli bir evrim geçirerek modern sinemanın vazgeçilmez bir unsuru hâline gelmiştir. Günümüzde, bir yapımın atmosferini güçlendirmek ve seyirciye daha etkileyici bir deneyim sunmak için Foley sanatçıları, birçok teknik ve ekipman kullanmaktadır. Bu sanatın tarihsel gelişimini ve teknik süreçlerini keşfetmek için yazımızı okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Foley” olarak adlandırılan filmlere ses ekleme teknolojisi, 1920’lerin başlarında radyo stüdyolarında ortaya çıkmıştır. O dönemde, radyo draması yayınlarına ses efekti eklemek için canlı performanslar kullanılıyordu. Ses kayıt teknolojisi, dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kaliteli veya esnek olmadığı için ses efekti çalışanlarının tüm sesleri canlı olarak üretmesi gerekiyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1914 yılında sessiz film döneminde Universal Stüdyoları ile çalışmaya başlayan Jack Donovan Foley, Warner Stüdyoları’nın sesli ilk filmi olan “The Jazz Singer” piyasaya sürüldüğünde, Universal Stüdyoları’nın rekabetçi kalması gerektiğini fark etmişti. Foley, Universal’ın o zamanlar yaklaşmakta olan müzikali “Show Boat”u bir müzikale dönüştüren ses ekibinin başına geçti ve dönemin radyoları için ses üreten isimlerini de ekibine dâhil etti. O dönemde kullanılan mikrofonlar yalnızca diyalogları kaydedebildiğinden, diğer seslerin film çekiminden sonra eklenmesi gerekiyordu. Foley ve ekibi, doğal ses efektlerini canlı olarak üreterek filmi bir ekrana yansıttı ve görüntülerle mükemmel bir şekilde senkronize etti. Örneğin; ayak sesleri, kapı kapanma sesleri gibi detaylar filmin hareketleriyle tam uyum içinde olmalıydı. Bu süreç doğru zamanlama, dikkatli bir planlama ve ekip üyelerinin titiz iş birliğini gerektiriyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Oyuncuların hareketlerini dikkatle takip ederek seslerin görüntüyle birebir uyum sağlamasını başaran Foley’in yöntemleri ve yenilikçi yaklaşımı, günümüzde hâlâ “Foley stüdyolarında” modern ses prodüksiyonunun temel taşlarını oluşturmaktadır. Foley sanatçılarının kullandığı pek çok teknik, onun geliştirdiği yöntemlerden ilham alır. Ses kalitesini artırmak için post prodüksiyonda filmlere, videolara ve diğer medyaya eklenen günlük ses efektlerinin yeniden üretildiği Foley’de sanatçılar; günlük nesneleri yenilikçi şekillerde kullanarak sahnelerin ihtiyaç duyduğu sesleri oluşturuyor. Örneğin, bir savaş sahnesindeki kırılan kemik sesini üretmek için kereviz veya lahana gibi sebzeler kırılabiliyor. Bunun yanı sıra, çekimler sırasında set ortamında istemeden kaydedilen uçak veya trafik gürültüsü gibi seslerin örtülmesi için de Foley tekniklerine başvuruluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Foley işleminin gerçekleştirildiği yerler, genellikle “Foley sahnesi” veya “Foley stüdyosu” olarak adlandırılır. Bir Foley sanatçısı, filmde tasvir edilen gerçekçi ortam seslerini yeniden üreterek sahnelerin atmosferine derinlik kazandırır. Çekim sırasında set ortamındaki sesler, genellikle gerçek hayattaki akustik etkilere benzer şekilde kaydedilmez. Bu durum, film yapımcılarının sesleri sonradan eklemek için Foley tekniklerine başvurmalarını gerektirir. Foley sanatı, bir filme öylesine kusursuz bir şekilde entegre edilir ki izleyici çoğu zaman bu ses efektlerini fark etmez. Bu teknik, sahnelerdeki gerçeklik duygusunu artırarak izleyiciyi hikâyenin içine çeken bir etki oluşturur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Foley kayıtlarının gerçekleştirildiği odaların ses izolasyonunun son derece iyi yapılmış olması gerekir. Özellikle yatak çarşaflarından çıkan hışırtılar gibi çok düşük seviyeli ses efektleri kaydedilirken, mikrofon hassasiyeti oldukça yüksek bir değere ayarlanır. Eğer odanın izolasyonu yetersizse, mikrofon dışarıdan gelen istenmeyen sesleri de algılayabilir ve bu durum kayıt kalitesini olumsuz etkiler. Foley sanatçısı, filmi izlerken eş zamanlı olarak gerekli ses efektlerini çeşitli objeler ve eşyalar kullanarak oluşturur. Bir sahnede genellikle aynı anda birden fazla ses bulunur. Bu seslerin her biri, ayrı ayrı kanallara kaydedilerek üst üste eklenir. Örneğin, önce ayak sesleri kaydedilir; ardından gıcırtılar, hışırtılar, giysi hareketlerinden kaynaklanan sesler ve objelerin çarpma ya da düşme sesleri gibi sahnedeki tüm detaylar görüntüyle tam senkron olacak şekilde kaydedilir. Bu titiz süreç, sahnenin atmosferini güçlendirmek ve izleyiciye gerçekçi bir deneyim sunmak için haylice önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kayıt teknolojisinin ilerlemesiyle birlikte modern Foley sanatı da sürekli gelişim göstermektedir. Günümüzde seslerin sahnenin tek bir ses parçasına canlı olarak kaydedilmesi zorunlu değildir. Bunun yerine, sesler ayrı ayrı kaydedilerek görsel karşılıklarıyla dikkatle senkronize edilebilmektedir. Modern Foley stüdyoları, filmlerin ortam seslerini yeniden oluşturmak için yüzlerce farklı sahne ve dijital efekt kullanır. Bu gelişmiş teknikler, hem prodüksiyon sürecini daha esnek hâle getirir hem de sahnelerdeki seslerin gerçekçiliğini artırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Foley sanatı, Jack Foley’in öncülüğünün ardından birçok yetenekli sanatçı tarafından geliştirilmiş ve daha da zenginleşmiştir. Gary Hecker ve Dawn Lunsford gibi isimler, ses tasarımı konusundaki ustalıklarıyla tanınmaktadır. Hecker, özellikle “Yıldız Savaşları” film serisinde ışın kılıcı vızıltısını, tüplü televizyonların çalışırken çıkardığı düşük frekanstaki uğultu sesinden kaydederek sıra dışı ikonik sesler oluşturmuştur. Aynı zamanda, patlayıcıların sesi için gergin radyo kulesi tellerine vurulan darbelerden yararlanmıştır. Darth Vader’ın ürkütücü nefes alma sesi ise bir dalış regülatöründen alınan nefes sesinin kaydıyla ortaya çıkarılmıştır. Bu eşsiz ve özel teknikler, Foley sanatının seyirciyi hikâyenin içine çekme konusundaki vazgeçilmez rolünü ve sinema dünyasındaki önemini ortaya koymaktadır.

  • TELEVİZYONUN KISA TARİHÇESİ

    Çamaşır makinesi, buzdolabı gibi kimi elektronik eşyalar hayatımızı kolaylaştıran araçlar iken televizyon, günlük yaşamımıza haber akışı sağlayan, keyif ve eğlence katan, hatta anlarımıza ortak olan çok daha duygusal bir statüye sahip. Bambaşka dünyalara götürme vaadiyle, onlarca platformu tek tuşla önümüze seren televizyonun hikâyesi 100 yıla yaklaşmak üzere…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]