Etiket: teknoloji

  • TEKNOLOJİ TRENDLERİ

    Çok değil, bundan 50 sene öncesinde filmlerde izlediğimiz, kitaplarda okuduğumuz, gerçekleşmesi hayal gibi duran birçok teknolojik yenilik artık hayatımızda. Hızla ilerleyen ve yaşamımızın bir parçası olma yolunda büyük yatırımlar alan son teknolojileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Son dönemlerde, özellikle pandemiden sonra insanların doğa ile kopmaz bağlarının bir parçası olan yaşam alanlarında bitki yetiştirmek çok moda oldu. İç mekânlarda yetiştirilen bitkilerin ciddiye alınması gereken bakım süreçleri bulunuyor. Bitkilerin topraklarından alacakları besin ve mineraller bitkilerin gelişimi için çok önemli. Bu konuyla ilgili satışa sunulan dönüştürücü makineler işleri bir hayli kolaylaştırıyor. %100 organik kompost hazırlayan bu makinenin kullanımı ise oldukça şaşırtıcı. Mutfaktan çıkan yemek artıkları ile diğer tüm organik atıklar çöp yerine cihazın bölmesine atılıyor ve saatler sonra bitki ya da bahçe toprağı için sağlıklı kompost gübre elde ediliyor. Etli yemek artıkları ya da meyve ve sebzelerin kullanılmayan kısımlarını dönüştürerek organik gübre elde ederken, doğaya zarar vermeden çöpleri de öğütmek mümkün oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Boston Dynamics” sıkça duyduğumuz şirketlerden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Yapay zekâ ve robotlar üzerine çalışan bu firma, tasarımında köpek anatomisinden esinlediği robotu “Spot” ile yaşamı kolaylaştırmayı hedeflerken; Çinli teknoloji firması Welian, “Alphadog” isimli benzer ürününü satışa sundu. Ev işlerinde yardım eden, ateş ölçme gibi sağlık verilerini uzaktan algılayıp herhangi bir tehlike anında uyarı veren bu robot köpekleri ilerleyen yıllarda sıkça göreceğiz gibi duruyor. Denge konusunda testlerden başarıyla geçen bu robot köpekleri bir tablet aracılığıyla kontrol etmek mümkün. Boston Dynamics’in spot robotlarının fiyatı 74.500 dolar olarak sadece ABD sınırları içerisinde resmî internet sitesi üzerinden satılmaya başlarken, Çinli robotun fiyatı 1000 dolar gibi muadiline kıyasla oldukça ucuz bir fiyattan satışa sunuldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Amerikalı Xwing, elektrikli ve pilotsuz çalışan hava taksileri ile seyahat etmenin mümkün olduğu bir gelecek için hazır. Silikon Vadisi’ndeki yoğun çalışmalar üzerine; hava yoluyla seyahat etmeyi daha ucuz ve verimli bir ulaşıma dönüştürmek için çalışmalar üreten Xwing’e göre sadece birkaç yıl içerisinde bölgesel ve küresel uçuşları görmeye başlayacağız. Şirketin geliştirdiği yazılım ile bu uçakların iniş, kalkış ve sürüşünü otomatikleştiren uçuş kontrol sistemleri ile birleşerek hem temiz enerji ile çalışan hem de iş gücü maliyetleri düştüğü için daha ucuza uçmamızı sağlayacak teknolojiler kapımızda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Nesnelerin interneti (Iot), kullanılan birçok teknolojik ürünün Wi-Fi bağlantısı ile internete ve birbirine bağlanabilmesine olanak sağlayan yeni bir teknoloji. Cihazları, ev aletlerini, arabaları vb. ürünleri uzaktan kontrol etmemizi sağlayan bu teknoloji ile işe gittiğimizde evimizin kapısını kilitlemeyi unutsak bile, uzaktan verilen bir komut ile ev anahtarının kilitlenebilmesi sağlanmakta. Örneğin, dışarıdan evinize döneceksiniz ve eve girer girmez sıcak bir kahve içmek istiyorsunuz… İşte Iot teknolojisi ile sadece bir tuşa basarak eve ulaştığınızda sıcacık kahve sizi karşılıyor olacak. Bu yeni teknoloji trendinin sadece başlangıç aşamasındayız. Tahminler 2030 yılına kadar dünya çapında yaklaşık 50 milyar Iot cihazının kullanılacağını ve akıllı telefonlardan mutfak aletlerine kadar her şeyi kapsayan büyük çapta birbirine bağlı cihaz ağı oluşacağını öngörüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Son dönemin en çok tüketilen teknolojileri giyilebilir teknoloji oldu. Akıllı saatler, bluetooth ile çalışan kulaklıklar gibi ürünler gündelik hayatta sıkça kullanılırken, bazı teknoloji firmaları bu yenilikleri sağlık alanına taşımayı planlıyor. Kalp atış hızı, yakılan kalori miktarı, kan basıncı, bazı biyokimyasalların salınımı ve geçirilen nöbetleri bile tespit edebilen cihazlar sağlık alanında takibi mümkün kılarken; Hong Konglu bir firma ise Alzheimer hastalığı ile mücadele eden bir ürün geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. “Health@InnoHK” ile sağlık alanına odaklanırken, “Air@InnoHK” ile yapay zekâ ve robotik teknolojilerinde uzman ekiplerden oluşuyor. Alzheimer hastalığı için kan bazlı bir biyo-işaretleme sistemi üzerine çalışan proje, yaşlanan dünya nüfusunun yaşayacağı nörodejeneratif hastalıkları öngörmek ve önlemek adına giyilebilir teknolojiler alanında ürünler için çalışıyor. Hatta bu fikri kişiselleştirilmiş aşıya kadar götüren projeler bile mevcut. Gelecekte sağlığımız yapay zekâya emanet edilecekmiş gibi duruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Amerikalı teknoloji devi Apple, otomotiv sektöründe iddialı yeni ürünü ile gündemin bir kez daha hâkimi oldu. Apple Car 2014’te ürettiği akıllı araba fikrini hayata geçirmeye hazırlanırken, farklı ülkelerdeki mühendislerle de iş birliği yapıyor. “Project Titan” ekibi sürücüsüz otomobiller için yazılım ve tasarım çalışmalarını yoğun bir şekilde gerçekleştiriyor. Minimal bir tasarıma sahip olacak olan Apple arabaları, elektrikli araç piyasasında en uzun menzilli otomobil olurken; bu otomobilleri sürmek için bir şoför gerekmeyecek. Parmak iziyle sürücüsünü tanıyacak olan “icar”lar yapay zekâya dayalı bir sisteme bağlı olacak. Bilim kurgu filmlerini aratmayan bu teknoloji ile sürücüsüz otomobilleri en geç 2027’de yollarda görmek mümkün gibi gözüküyor.

  • 8 Maddeyle Bulut Teknolojisi ve Hayatımıza Kattığı Kolaylıklar

    8 Maddeyle Bulut Teknolojisi ve Hayatımıza Kattığı Kolaylıklar

    Her geçen gün yepyeni teknolojiler hayatımıza giriyor ve iş hayatından gündelik yaşama her alanda büyük dönüşümlere sebep oluyor. Biz de son yılların hayatımızı kolaylaştıran en büyük teknolojik yeniliklerinden biri olan bulut teknolojisi nedir, ne değildir araştırdık ve 8 maddede Kültür ve Yaşam’da derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gelişen teknoloji sonucu bilgisayar, tablet ve telefonlarımız birçok bilgiyle dolup taşıyor. Fotoğraflar, videolar, müzikler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hatıralarımızla, sevdiğimiz müziklerle dolu bu değerli dosyalarımız büyüdükçe onları muhafaza etmek ve her istediğimizde ulaşmak için de çözümler bulmak gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dosyalarımızı tüm cihazlarımızdan ulaşabileceğimiz şekilde depolamamızı sağlayan, böylece cihazların hafızasını doldurmayan teknolojinin adı bulut (yani cloud) teknolojisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adının bulut olduğuna bakmayın, aslında bulut dediğimiz sanal bir makine.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bulut, pratik bir şekilde veri depolamamızı mümkün kıldığı gibi bulut ağı üzerinden çalışan, cihazınıza indirmeniz gerekmeyen uygulamaları kullanmanızı da sağlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bulut teknolojisi gündelik hayatımızda ve kişisel kullanımda olduğu gibi büyük verilerle çalışan şirketler için, iş dünyasına özgü birçok kolaylık sunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bulut teknolojisi sayesinde bir bilgisayarın gerçekleştirmekte zorlandığı görevleri bulut ağı kolaylıkla yerine getirebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Birçok avantajı olan ve hayatımızı kolaylaştıran bu teknolojiden faydalanmak için internete bağlı olmanız gerekiyor, internet bağlantınız yoksa buluttaki dosyalarınıza ulaşmanız mümkün olmuyor.

  • UYKUNUN FİZYOLOJİSİ

    Görüntüleme teknolojilerinin gelişmesiyle insan beyni hakkında öğrendiklerimiz son 25 yılda şaşırtıcı boyutlara ulaşmış durumda. 200 bin farklı protein, 100 milyar sinir hücresi ve sayısız sinaps bağlantılarıyla evren kadar bilinmez olan beynimizde uyurken neler oluyor?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bilim henüz canlıların neden uykuya ihtiyacı olduğuna dair tam bir açıklama getiremese de uykuya dalmamızı ve uyanmamızı sağlayan etkenler daha da bilinir hâle geldi. Melatonin ve adenozin hormonları, bedenimizin sürekli olarak değil, belirli zamanlarda salgıladığı uykuyla ilgili iki hormon. Melatonin karanlık çöktüğünde, uykuya geçtiğimiz sürede; adenozin gündüz ya da akşam fark etmeksizin uyanık kaldığımızda salgılanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Melatonin ve adenozin hormonu, vücudun biyolojik saatini yani sirkadiyen ritmi düzenleyen hormonlardır. Beynin orta bölgesinde yer alan epifiz bezi tarafından üretilen melatonin hormonunun salgılanması ve vücut tarafından sentezlenmesi için tamamen karanlık olan bir odada uyumak gerekir. Melatonin aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesi, hücre yenilenmesi ve bilişsel süreçlere etki eder. Yani hava karardıktan sonra karanlık bir odada gerçekleşen uyku, bedenimizin kendini tamir etmesini sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Uykunun en verimli olduğu dönem REM (rapid eye movement) uykusudur. Uyku esnasında gözlerde gerçekleşen hızlı hareketlenmeler kişinin REM uykusunda olduğunu gösterir. Bebeklikten çocukluğa, çocukluktan yetişkinliğe geçtikçe azalan REM uykusu beynin gelişimi için önemli bir faktördür. Tüm uyku sürecimiz REM ve NREM’in (non-rapid eye movement) dönüşümlü tekrarlanmasıyla gerçekleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Uyku NREM ile başlar ve her uyku periyodunda 90 dakika sürer. Bu süre değişmez. Sonrasında ilk REM uykusu başlar, bu süreç en kısa REM uykusudur ve sadece 10 dakika sürer. Rüyalar da REM uyku periyotlarında görülür. İlk 10 dakikalık REM uykusundan sonra tekrar NREM uykusuna geçilir ve yine 90 dakikalık süreden sonra ikinci REM uykusu başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Beyin dalgalarının elektriksel olarak incelenmesini sağlayan EGG (elektroensefalografi) tetkiklerinde REM uykusu sırasında beyinden salgılanan sinyallerle uyanıkken yaydığımız sinyaller arasında belirgin farklar olmadığı ortaya çıkmıştır. Yani rüya gördüğümüz REM döneminde uykuda olsak da beynimiz uyanıkmış gibi davranır. REM uykusu sırasında beynimiz aktif olsa da bedenimiz felç hâlindedir. Aslında bu, vücudun kendini koruma sistemidir. Halk arasında “karabasan” olarak adlandırılan durum da bu evrede gerçekleşmektedir. Herhangi bir sebeple REM uykusu evresindeyken kişi uyanır ve bilinç yerine gelir. Ancak kaslar işlevini henüz yerine getiremez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gün içerisinde edindiğimiz yeni anılar ve bilgiler REM uykusu sırasında işlenir. Yeni sinapsların oluşması, yeni öğrenilen bilgilerin eski bilgilerle birleştirilmesi bu uyku periyodunda gerçekleşir. İngilizcede kullanılan, bir karar almadan önce bir süre beklemek anlamına gelen “sleep on it” deyimi beynimizin uykudayken problem çözebilme yetisi ile alakalıdır ve bu söz, bu nedenle söylenir.

  • KİŞİSEL VERİ NEDİR? NEDEN VE NASIL KORUNMALIDIR?

    Teknolojinin gelişmesi, sağladığı avantajlarla birlikte kişisel verilerimizin üçüncü kişilerin eline geçmesini ve bu verilerin istemediğimiz biçimde kullanılmasını da daha kolay bir hâle getirdi. Günümüzde bilinçli ya da bilinçsiz kişisel verilerimizi paylaştığımız o kadar çok yer var ki, alışveriş yaptığımız bir internet sitesi, kaldığımız bir otel, üye olduğumuz bir dernek, dâhil olduğumuz bir sosyal medya grubu, saymakla bitmez… Anlayacağınız böyle bir ortamda herhangi bir olumsuzlukla karşı karşıya kalmak gerekmeksizin kişisel verinin ne anlama geldiğini biliyor olmak önemli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel veri nedir?” title_font_size=”13″]

    Kişisel verinin tanımı “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” şeklinde yapılmaktadır. Kişinin adı ve soyadı, doğum tarihi ve yeri, vatandaşlık numarası, sigorta kayıtları, parmak izi, telefon numarası kişisel veri denince ilk akla gelenlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özel nitelikli kişisel veriler de vardır…” title_font_size=”13″]

    Bazı kişisel veriler de kişinin kimliğini belirlenebilir hâle getirmektedir. Araç plakası, pasaport numarası, görüntü ve ses kaydı, fotoğraf, e-posta adresi, IP adresi bunlar arasındadır. Hatta kişinin internet ortamındaki grup üyelikleri, aile ve sağlık bilgileri de özel nitelikli kişisel veri kapsamına girer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel verilerin korunması ne demektir?” title_font_size=”13″]

    Her insan yaşamını dilediği ölçüde gizlilik içinde sürdürme hakkına sahiptir. İstemediği takdirde şahsi bilgilerini başkalarıyla paylaşmayabilir. Bu konu temel hak ve özgürlükler kapsamı içine girer ve genel çerçevesi 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu tarafından çizilmiştir. Bu kanun maddesini okumak sahip olunan hak ve özgürlükleri bilmek açısından önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel verilerimizin kaydedilmesi için iznimiz gerekli mi?” title_font_size=”13″]

    Kanun maddesine göre kişisel verinin işlenmesi, kaydedilmesi, depolanması için o kişinin açık rızası gerekmektedir. Onay alınmadığı takdirde kişisel veriler üzerinde işlem yapmak özel hayatın gizliliğini ihlale girer ve suç teşkil eder. Bununla birlikte kanun uyarınca bazı durumlarda kişinin bilgisi ve izni olmadan da kişisel verileri kullanılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel verinin korunmasını ihlal edenlere nasıl bir yaptırım uygulanır?” title_font_size=”13″]

    Anayasal olarak teminat altına alınan kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydedenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Türk Ceza Kanunu’nun 135, 136, 137, 138’inci maddeleri bu tür ihlaller karşısında öngörülen cezaları içermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Böyle bir ihlal ile karşı karşıya kalanlar ne yapabilir?” title_font_size=”13″]

    Sosyal medya platformlarında yaşanılan hak ihlalleri ile ilgili her platform farklı süreçler yürütmektedir. Bu süreçleri önceden bilmek bir ihlal karşısında ilk olarak ne yapmanız gerektiğini bilmeniz açısından önemlidir. Diğer taraftan herhangi bir alanda olumsuzlukla karşılaşan bir kişi Kişisel Verileri Koruma Kurumuna https://www.kvkk.gov.tr/ adresi üzerinden başvuru yapabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel veriler paylaşılmadan önce nelere dikkat edilmeli? ” title_font_size=”13″]

    Özellikle internette yapılan alışverişlerde web sitesine üye olmak veya alışveriş yapabilmek için kişisel verileriniz talep edilir. Bu durumlarda kurumun kimliğini ve temsilcisini açıklamış olması beklenmelidir. Bilgilerinizi paylaşırken istenilen verilerin ne kadarının gerekli olup olmadığını da sorgulayabilirsiniz. Ayrıca bilgilerinizi paylaştığınız kurumun kişisel verilerinizin saklanmasında yeterli teknik donanıma sahip olup olmadığı da önemlidir. Eğer bir şirket sakladığı kişisel verilerin başkalarının eline geçtiğini düşünüyorsa bu durumu mutlaka Kişisel Verileri Koruma Kurumuna bildirmelidir.

  • GÖRME ENGELLİ BİREYLERİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN 6 TEKNOLOJİ

    Teknolojinin faydalarını hayatımızın her anında deneyimliyoruz. Örneğin dün çok uzak bir kavram olan yapay zekâ, bugün evlerimize kadar ulaştı. Akıllı saatler, nesnelerin interneti, akıllı bileklikler derken her gün onlarca “akıllı” teknoloji ile tanışıyoruz. Teknolojinin bu denli hızlı gelişmesi yalnızca günlük hayatımızı kolaylaştırmakla kalmıyor, engelli bireylere de yepyeni bir dünyanın kapısını aralıyor. Engelliler Haftası vesilesiyle görme engelli bireyler için geliştirilen teknolojilerden birkaçını paylaşmak istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akıllı baston” title_font_size=”13″]

    Akıllı baston teknolojisi, görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran en önemli gelişmelerden biridir. Normal bastonlardan farklı olarak, baş hizasındaki engelleri tespit eder ve görme engellileri uyarır. Üzerinde bulunan sensörler, engeli tespit eder ve kullanıcıya bir uyarı verir. Uzun bir batarya ömrüne sahip olması da kullanım avantajlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sesli uyarı sistemi: EyeSense” title_font_size=”13″]

    EyeSense, nesneleri tanıyabilen bir uygulamadır. Kullanıcı, etrafındaki nesneleri ve renkleri bu uygulama sayesinde sesle duyabilir. Aynı zamanda renk tanıma özelliği de vardır, telefon, bir rengin üzerine tutulduğuna o rengin ne olduğu bilgisi kullanıcıya sesli olarak aktarılır. Bu özelliği kullanabilmek için telefonun kamerasını kullanmak yeterlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akıllı saat” title_font_size=”13″]

    “Akıllı” teknolojilerden biri de görme engelliler için özel olarak tasarlanan akıllı saatlerdir. Akıllı saatler, görme engellilerin iletişimlerini sürdürebilmelerine, mesajlarına giyilebilir cihaz üzerinden ulaşmalarına olanak sağlayarak hayatlarını kolaylaştırmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Talking Money Identifier” title_font_size=”13″]

    Talking Money Identifier için “konuşan para okuyucusu” demek mümkündür. Paraları tanıyan bir cihazdır. Görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmıştır. Paraları tanımlar ve bireye sesle aktarır. Bu sayede kişi, elindeki paranın değerini öğrenmiş olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Seeing AI” title_font_size=”13″]

    Microsoft’un görme engelli bireyler için geliştirdiği bir yapay zekâ uygulamasıdır. Türkçe sürümü de vardır ve ücretsizdir. Uygulama, yapay zekâ üzerinden görsel tanıma ve betimleme teknolojisi ile çalışmaktadır. Böylece engelli bireyler, çevrelerindeki görsel öğeleri ses yoluyla algılayabilir. Ayrıca metinleri okuma imkânı da bulabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”GPS Cihazları” title_font_size=”13″]

    GPS uygulamaları da hayat kolaylaştıran teknolojilerden biri. Kişiyi yönlendirmek ve bilgi sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. GPS cihazları, görme engelli bireylerin aradıkları yeri bulmalarına olanak sağlarken bir nevi onları özgürleştirir. Çünkü bu cihazlar sayesinde yollarını rahatlıkla bulabileceklerinden, dışarıda dolaşmaları da daha konforlu olacaktır.

  • Resimli Teknolojik Sözlük

    Resimli Teknolojik Sözlük

    Hepimiz biliyoruz ki teknoloji ışık hızıyla ilerliyor ve bizler de büyük bir hızla yeni teknolojilere uyum sağlıyoruz. Peki teknolojiyle ilgili yepyeni kelimeleri de aynı hızla kelime dağarcığımıza katabiliyor muyuz? Her zaman değil. Bu içeriğimizde teknolojiyle ilgili sık sık karşılaştığımız kelimeleri basit açıklamalarıyla beraber listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bluetooth” title_font_size=”13″]

    İki cihaz arasında kablosuz veri alışverişi sağlayan teknoloji. Örneğin bluetooth teknolojisi sayesinde telefonunuzdaki fotoğrafları internete bağlanmadan da fiziksel olarak yakınında olduğunuz bir başka telefona gönderebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sanal Gerçeklik (Virtual Reality)” title_font_size=”13″]

    Günümüzde üç boyutlu bilgisayar teknolojileri kullanılarak yaratılan gerçeğe yakın ortamlar. Yaygınlaşan sanal gerçeklik gözlükleri de bu teknolojinin ne kadar hayatımızın içinde olduğunu gösteriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bulut (Cloud) Teknolojisi ” title_font_size=”13″]

    Bilginin internet üzerinde depolanmasını ve işlemeyi mümkün kılan teknoloji. Cihazlarınızın hafızasıyla sınırlı kalmamanızı; mesela telefonunuzdan binlerce dosyaya ulaşabilmenizi bulut teknolojisine borçlusunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapay Zekâ (Artificial Intelligence)” title_font_size=”13″]

    Kullanımı ücretsiz olan yazılımlara verilen isim. Bu yazılımları sadece deneme süresinde değil, süresiz olarak bir ücret ödemeden kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hiper Metin (Hypertext)” title_font_size=”13″]

    Elektronik ortamlardaki diğer metinlere gönderme yapmayı mümkün kılan yazılardır. Bir web sitesinde üzerine tıkladığınızda başka bir siteye gitmenizi sağlayan yazılar hiper metindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaynak Konumlayıcı (URL)” title_font_size=”13″]

    URL için web adresi desek yeridir. Bir web sitesine gitmek istediğinizde adres çubuğuna yazdığınız isimdir; örneğin www.kulturveyasam.com

  • İLK TELESKOPTAN GÜNÜMÜZE KATKI SAĞLAYAN İSİMLER

    İnsanlık, tarih boyunca her zaman gökyüzünü izledi. Yıldızları takip ederek ekinlerinin hasat zamanını hesapladı, yönünü tespit etti, mevsim tahmininde bulundu. İnsanlığın gökyüzüne duyduğu bu ilgi gelişen teknolojilerle beraber artık sadece galaksimizdeki yakın gezegenleri değil, öte gezegenleri, gök adaları ve daha birçok göksel cisimleri tespit etmemizi sağladı. Şu an ileri teknolojilere sahip teleskoplarla evrenin yaşını ve sınırlarını öğrenmiş durumdayız. Teleskobun çağlar boyu gelişimi hakkında yazdığımız yazımızda bilimsel çalışmalarıyla önemli katkılar sağlayan isimleri de hatırlamak istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Teleskop, cisimlerden gelen ışınları toplayıp bu ışınları odaklayarak çok uzaktaki cisimleri görüntülemeyi sağlayan cihazdır. Radyo dalgaları, morötesi ışınlar, kızılötesi ışınlar, X ışınları gibi farklı görüntüleme teknolojisine sahip olan teleskobun ilk ortaya çıkışı 17. yüzyıldır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Teleskobun icadıyla ilgili farklı hikâyeler olsa da ilk patent başvurusunu 1608 yılında Hollandalı optik uzmanı Hans Lippershey yapmıştır. İçbükey ve dışbükey iki merceği uzun bir tüpün içine yerleştirerek ilk teleskobu yapan Lippershey’in teleskobu, nesneleri yalnızca üç kat büyütebiliyordu. Teleskobun icadıyla ciddi bir servet sahibi olan Lippershey’in çalışmalarına altın çağını yaşayan Hollanda hükümeti büyük destek vermiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İtalyan bilim insanı Galileo Galilei, 1609 yılında Lippershey’in basit teleskobunu geliştirerek görüntüleri 30 kat büyüten daha gelişmiş bir teleskopla gökyüzünü izlemeye başladı. Bu teleskop sayesinde Galilei; Ay’ın yüzeyindeki kriterleri, Satürn’ün halkalarını ve Jüpiter’in dört uydusunu gözlemleyerek gök bilimi için önemli keşiflere imza atmıştır. 1610 senesinde Dünya’nın Güneş etrafında bir yörüngede döndüğünü de tespit etmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1630’da Alman gök bilimci Johannes Kepler, mevcut teleskoba çift dışbükey mercek yerleştirerek daha net görüntüler elde etmeyi başarmıştır. Ancak teleskopla ilgili en büyük ivmeyi yansıtmalı teleskobu icat eden İsaac Newton gerçekleştirmiştir. 1700’lerde mevcut teleskoplardaki bulanık renkli şeritlerin oluşturduğu ışık kırılmaları ile ilgili sorunu çözmek adına mercek yerine ayna kullanma fikrini ilk ortaya atan Newton’dur. Bugün uzayın derinliklerini gözlemlemek adına kullanılan teleskopların çoğu yansıtmalı teleskoplardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Astronomiye gönül veren bir diğer bilim insanı William Herschel, 1781 senesinde Uranüs’ü keşfettiği teleskobunu geliştirerek 1789 yılında ayna çapı 1,2 metre olan en büyük teleskobu yapmıştır. Newton’un geliştirdiği aynalı teleskobu geliştiren Kepler, ayna çapı büyüdükçe daha net görüntüler elde edilebileceğini ortaya koymuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bilime sağladıkları katkılarla bugün uzayın en derin noktalarını keşfetmemizi sağlayan bu bilim insanları, bugünkü en ileri teknolojiye sahip teleskopların üretilmesinde mihenk taşı olmuşlardır. Günümüzde en büyük teleskop 10,4 metre ayna çapıyla Kanarya Adalarında bulunan Gran Telescopio Canarias’tır. Roket bilimci Hermann Oberth 1923 yılında uzaya konumlanmış teleskop fikrini ortaya atmıştır. Bu fikir 1990 senesinde Hubble Uzay Teleskobu’nun uzaya fırlatılması ile haklılığını kanıtlamıştır. Dünya’nın yörüngesine yerleşen Hubble Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan sonraki evrenin görüntüsünü, yıldız ve gezegenlerin oluşumunu anlamamızı sağlayan önemli keşiflere imza atmıştır. 2009 yılında Hubble’dan sonra uzaya fırlatılan Kepler Uzay Teleskobu, Güneş Sistemi’nin ötesindeki gök olaylarının keşfinde önemli veriler elde ederken, 2.600 öte gezegeni de görüntülemeyi başarmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tespit edilmesi çok güç olan karadelikleri görüntülemeyi sağlayan Olay Ufku Teleskobu, dünyanın dört farklı kıtasına yerleştirilmiş birçok farklı teleskoptan oluşur. Tek bir teleskop değil de farklı teleskopların eş zamanlı olarak gönderdiği verilerle kara delikler hakkında önemli bilgiler ve görüntüler elde edilmiştir. Uzaya gönderilen son teleskop 2021’de James Webb Uzay Teleskobu olmuştur. Hubble’dan üç kat büyük olan bu teleskop, evrenin genişlemesinin hızıyla ilgili önemli veriler elde etmemizi sağlayacak. Bir zamanlar insanlık için gizemli olan gökyüzü, artık keşfedilmeyi bekleyen arka bahçemize dönüşmüş durumda. Evren hakkında şaşırtıcı bilgilerle yolculuğuna devam eden teleskopların gelişen teknolojilerle daha ne gibi bilinmezlikleri ortaya çıkaracağını ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.

  • ULAŞIMDA YENİ BİR ÇAĞ: ELEKTRİKLİ UÇAN ARABALAR

    Jetgiller ailesini hatırlar mısınız; uçan arabalarıyla gökyüzünde gezinmelerini? Bir zamanlar yalnızca çizgi filmlere ve romanlara özgü gibi görünen bu manzara, günümüzde elektrikli motorlardaki yenilikler ve batarya teknolojisindeki atılımlar sayesinde hızla somut bir geleceğe dönüşüyor. Artık yalnızca bilim kurgu dünyasının değil, yakın geleceğin ulaşım biçimi olarak hayatımıza girmeye hazırlanan uçan araçlar, dünya genelinde pek çok ülkede geliştiriliyor ve Türkiye’de de bu alandaki çalışmalar her geçen gün daha heyecan verici bir ivme kazanıyor. Bu yazımızda, uçan arabaların keşif sürecini, hangi ülkelerde ne tür çalışmalar yürütüldüğünü ve gelinen son noktayı birlikte öğreneceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uçan Arabaların Serüveni” title_font_size=”13″]

    Uçan arabalar, 20. yüzyılın başlarından itibaren birçok mucit ve mühendis için hayal ve ilham kaynağı oldu. Glenn Curtiss’in 1917’deki Autoplane’i ile başlayan bu süreç, çeşitli modeller geliştirilse de finansman ve teknik zorluklar nedeniyle uzun süre seri üretime geçilemedi. Ancak 21. yüzyılda elektrik motorları, batarya teknolojileri ve yapay zekâdaki hızlı gelişmeler, bu hayalleri yeniden canlandırdı. Elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen (eVTOL) araçlar, şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığını azaltmak, karbon emisyonlarını düşürmek ve ulaşım sürelerini kısaltmak gibi önemli hedeflerle öne çıkıyor. Teknoloji ve havacılık firmaları, bu potansiyeli gerçekleştirmek için prototipler geliştirip test uçuşları yaparak, uçan araçları geleceğin ulaşım şekli hâline getirmek yarışına girmiş durumda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Türkiye’nin Uçan Araç Vizyonu ve Yerli Projeler” title_font_size=”13″]

    Baykar, 2023 yılında Türkiye’nin ilk insanlı elektrikli VTOL (dikey kalkış ve iniş) aracının testlerini başarıyla tamamladı. Bu alandaki en dikkat çekici projelerden biri olan Cezeri Uçan Araba; yapay zekâ destekli, döner kanatlı tasarımıyla sekiz adet BLDC motor kullanabilen, tek koltuklu ve tamamen elektrikli bir araçtır. Cezeri, sadece yolcu ve kargo taşımacılığı için değil, sağlık hizmetleri ve askerî lojistik gibi kritik alanlarda da görev alabilecek şekilde tasarlanmıştır. Çevre dostu yapısıyla trafik sıkışıklığını ve hava kirliliğini azaltma potansiyeline sahip bu aracın adı, 12. yüzyılın önemli bilim insanı ve mucidi El-Cezeri’den geliyor. İlk kez 2019 yılında Teknofest’te tanıtılan Cezeri, hâlen geliştirme aşamasında olup ticari kullanıma geçmesi için teknik ve yasal süreçlerin tamamlanması bekleniyor. Ülkemizde bununla birlikte TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ) da hibrit motorlu araçlar geliştirirken, İTÜ ve ODTÜ gibi üniversiteler de prototip çalışmalarına katkı sağlıyor. Öte yandan AirCar Teknoloji ve Havacılık AŞ, 2026 yılında şehir içi kullanıma sunulması planlanan AirCar için ilk test uçuşunu başarıyla tamamlayarak İstanbul’da yoğunluk yaşanan bir bölgede AirCar kullanıcısının 60 kilometrelik mesafeyi yarım saatte katedebileceğini ifade ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çin’in Kentsel Hava Taşımacılığı Adımları” title_font_size=”13″]

    Çin, Ocak 2021’de EH216 AAV adlı uçan taksi ile dünyanın ilk operasyonel kentsel hava taşımacılığı platformunu başlattı. EH216 AAV, EHang’ın geliştirdiği iki yolcu kapasiteli elektrikli hava aracının prototip versiyonuydu. Bu modelden yola çıkılarak geliştirilen EH216-S, seri üretime uygun hâle getirildi, güvenlik ve yazılım iyileştirmeleri yapıldı. 130 km/sa azami hıza ve yaklaşık 35 km menzile sahip olan araç, sekiz rotorla çalışıyor ve 5G bağlantısı üzerinden merkezî bir kontrol sistemiyle yönetiliyor. 2025 itibarıyla EHang, Guangzhou ve Hefei şehirlerinde EH216-S için ticari uçuş izinlerini aldı ve iki yolcu taşıyabilen biletli turistik uçuşlara başladı. Bu hizmetler şimdilik belirli kalkış ve iniş noktaları arasındaki kısa mesafelerle sınırlı olsa da şirket, zamanla uçuş rotalarını genişletmeyi ve daha fazla şehirde hizmet vermeyi hedefliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Slovakya’nın AirCar’ı” title_font_size=”13″]

    Slovakya merkezli KleinVision firması tarafından geliştirilen AirCar, uçan otomobil hayalini gerçeğe en çok yaklaştıran projelerden biri olarak öne çıkıyor. Hem kara yolu hem de hava aracı olarak kullanılabilen bu yenilikçi model, 2022’de hava aracı sertifikası alarak önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Tamamen elektrikli ve otonom yapısıyla çevre dostu olan AirCar, sıfır emisyonlu motoru ve helikopterlere kıyasla 10 kat daha sessiz çalışmasıyla sürdürülebilir ulaşım için ideal bir seçenek sunuyor. 120 km/s azami hıza ve 80 km menzile sahip olan araç, şehir trafiğinden kaçmak isteyenler için gökyüzünü ulaşılabilir bir alternatif hâline getiriyor. İki kişilik kapasitesi, ekstra bagaj alanı ve otopilot destekli sistemiyle hem konforlu hem de güvenli bir seyahat deneyimi vadeden AirCar, prototip testlerini başarıyla tamamladı. Ticari kullanıma ise 2026 yılında sunulması planlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”ABD’den Yeni Bir Adım: Alef Aeronautics ve Model A” title_font_size=”13″]

    Elon Musk’ın desteklediği Alef Aeronautics adlı şirket, ABD’nin Silikon Vadisi’nde geliştirdiği Model A adlı uçan araçla dikkat çekiyor. Bu elektrikli araç hem karada hem havada yol alabiliyor ve dikey kalkış-iniş özelliği sayesinde dar alanlarda bile kolayca havalanabiliyor. Model A, karada 322 km, havada ise 177 km menzile sahip. Gövdesine entegre sekiz pervane ve dört tekerlekle donatılan araç, uçuş sırasında dengeli ve güvenli bir performans sunuyor. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Model A’ya özel bir uçuş izni vererek test uçuşlarının önünü açtı. Alef Aeronautics, bu modeli 2025 sonunda piyasaya sürmeyi ve teslimatlara başlamayı planlıyor. Şirket ayrıca, ilerleyen yıllarda dört kişilik ve daha uygun fiyatlı bir model olan Model Z üzerinde de çalışıyor. Bu gelişme, şehir içi hava taşımacılığı için önemli bir adım olarak görülüyor.

  • Fotoğrafın Kısa Tarihi

    Fotoğrafın Kısa Tarihi

    Neredeyse her an fotoğraf çekiyoruz… Güzel anları hatırlamak için, seyahat ettiğimiz yerleri kaydetmek için, beğendiğimiz bir şeyi arkadaşlarımızla paylaşmak için… Ama fotoğraf çekmek her zaman bu kadar zahmetsiz değildi ve bugüne gelene dek fotoğraf teknolojisi çok yol kat etti. Görece kısa ama çetrefilli bu yolculuk Kültür ve Yaşam’da…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    camera abscura
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    fotoğraf tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8# ” title_font_size=”13″]
  • EVDEKİ YAŞAMA KONFOR KATAN TEKNOLOJİK ALETLER

    Gittikçe dijitalleşen bir dünyada yaşıyoruz ve bu duruma şaşkınlıkla baktığımız günler geride kaldı. İnsanların yerini robot işçiler alır mı tartışmaları bile neredeyse demode oldu. Dolayısıyla evlerimizdeki teknolojik aletlerin de gün geçtikçe çeşitlenmesi şaşırtıcı değil. Ama gündelik yaşamımızı kolaylaştırdıklarına ve hayatımıza konfor kattıklarına şüphe yok.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]