Etiket: tasarruf

  • DOĞADAN GELEN GÜÇ: RÜZGÂR ENERJİSİ

    Enerji tasarrufu hem doğal kaynakların korunması hem de çevre üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması için büyük önem taşır. Gereksiz enerji tüketimini azaltmak ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek, sürdürülebilir bir gelecek için atılacak en kritik adımlardan biridir. Yazımızda, doğadan gelen güçlerden biri olan rüzgâr enerjisinin ne olduğunu, nasıl elde edildiğini ve Türkiye’deki potansiyelini ele alacağız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rüzgârın Oluşumu” title_font_size=”13″]

    Rüzgâr, Güneş’ten gelen enerjinin Dünya’yı eşit ısıtmamasından kaynaklanır. Bazı bölgeler daha fazla, bazıları daha az ısınır. Bu ısı farkı, hava basıncında değişiklikler oluşturur. Hava, yüksek basınçlı alanlardan alçak basınçlı alanlara doğru hareket eder; bu hareket rüzgâr olarak adlandırılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rüzgâr Enerjisi Nedir?” title_font_size=”13″]

    Rüzgâr enerjisi, atmosferde oluşan rüzgârın sahip olduğu kinetik enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir ve çoğunlukla rüzgâr türbinleri aracılığıyla elde edilir. Üç kanatlı türbinler, rüzgârın etkisiyle döner ve jeneratörler aracılığıyla elektrik üretilir. Tarih boyunca rüzgâr enerjisi, MÖ 3000 civarında Mısır’da yelkenli teknelerde, MÖ 2000 civarında Babil ve Antik İran’da tahıl öğütmede
    kullanılmıştır. 11. yüzyılda Avrupa’ya taşınan teknoloji, Hollanda tipi yel değirmenlerinin temelini oluşturmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rüzgâr Türbinlerinin Özellikleri” title_font_size=”13″]

    Rüzgâr enerjisinin modern gelişimi, 1930’larda yaklaşık 600.000 yel değirmeninin kırsal alanlarda elektrik ve su pompalamak için kullanılmaya başlanmasıyla hız kazanır. Elektrik dağıtımı çiftlikler ve taşra kasabalarına yayıldıkça ABD’de kullanım azalır ancak 1970’lerde petrol krizinden sonra rüzgâr enerjisi yeniden önem kazanır. Günümüzde modern türbinler oldukça büyüktür: Kanat çapları 100
    metreyi aşabilir, kule yüksekliği 60-100 metre civarındadır. Bu sayede güçlü ve sürekli rüzgâr yakalanarak maksimum verim elde edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rüzgâr Enerjisinin Avantajları” title_font_size=”13″]

    Rüzgâr enerjisinin çevre dostu olması, üretim sırasında karbon salımı yapmaması ve hava kirliliğine neden olmaması en önemli avantajıdır. Ayrıca, rüzgâr sürekli bir enerji kaynağıdır ve fosil yakıt bağımlılığını azaltarak enerji arz güvenliğine katkı sağlar. Başlangıç yatırımı yüksek olsa da işletme ve bakım masrafları görece düşüktür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rüzgâr Enerjisinin Zorlukları ve Sınırlamaları” title_font_size=”13″]

    Rüzgâr enerjisi süreklilik garantisi sunmaz; hız ve yön değişimleri üretimde dalgalanmalara yol açabilir. Offshore (açık deniz) türbinleri, karasal türbinlere göre güçlü rüzgâr bölgelerinde daha verimli çalışır ancak ciddi yatırım gerektirir. Ayrıca türbinler bazı bölgelerde gürültü kirliliği oluşturabilir; bu nedenle kurulum alanının ekolojik değerlendirmesi büyük önem taşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rüzgâr Türbinlerinin Sesleri ve Kuşlar” title_font_size=”13″]

    Modern türbinler oldukça büyük olmalarına rağmen sessiz çalışacak şekilde tasarlanır. Öyle ki, bazı türbinlerin kanat uçları saatte 200 kilometre hızla dönmesine rağmen sesleri 50-60 desibel civarındadır, bu da normal bir konuşma seviyesindedir. Ayrıca türbinler, kuş göç yolları dikkate alınarak konumlandırılır ve böylece ekolojik denge korunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Türkiye’de Rüzgâr Enerjisi” title_font_size=”13″]

    Türkiye, coğrafi konumu sayesinde rüzgâr enerjisi potansiyeli yüksek bir ülkedir. Ege, Marmara, Akdeniz ve İç Anadolu bölgeleri en uygun alanlardır. 2024 verilerine göre kurulu güç yaklaşık 12 GW (Gigawatt) olup toplam elektrik ihtiyacının %10’undan fazlasını karşılayabilir. Hedef, 2030’da 20 GW’a ulaşmaktır. Rüzgârın bol olduğu günlerde Türkiye, toplam elektrik üretiminin %30’unu tek başına sağlayabilir; bu, bir megakent büyüklüğünde şehirleri bir gün boyunca elektrik kesintisi olmadan besleyebilecek kapasitedir.

  • TASARRUF YAPMANIN CEBE, RUHA VE DOĞAYA KAZANDIRDIKLARI

    TDK’nın yaptığı tanıma göre tasarruf; biriktirme, idareli harcama ve kişisel tutumu belirtmek için kullanılan bir kelime. Tasarruf denilince akla ilk para gelse de aslında bu davranış şekli; zamanı, yeteneği ve eşyayı da kapsayan geniş bir tanıma sahip. Hayatımızda elde ettiğimiz kazanımları israf etmemek anlamına gelen tasarrufu teşvik etmek amacıyla 1924’te düzenlenen 1. Uluslararası Tasarruf Kongresi’nde kabul edilen Dünya Tasarruf Günü, her yıl 31 Ekim’de kutlanıyor. Bizler de bu önemli günde tasarruf yapmanın kazandırdıklarını yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Anlık istek ve arzuları dizginlemeyi başararak sağlanan tasarruf, nefsimize hâkim olmayı öğretir, hayır diyebilme yetisi kazandırır. Bir şey satın almadan önce durup “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye sorarak kendimizi uyarabilir, harcamaları gelirimize göre kontrollü yaparak seçimlerimizde gereksiz satın almaların önüne geçmiş oluruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Daha az satın alma ve daha az tüketim, parçası olduğumuz doğaya da zarar vermez. Unutmamak lazım ki aldığımız her ürün doğaya karbon ayak izi bırakır. Tasarruf ederek ve harcamalarımızdan kısarak günümüzün en büyük problemlerinden biri olan küresel ısınma ve çevre kirliliği gibi sorunları çözmek adına önemli bir adım atabiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Gelecek her ne kadar planlanırsa planlansın, hayat her zaman beklenmeyen durumlarla doludur. Hastalık, kaza, yolculuk veya iş kaybı gibi ani ve beklenmedik olumsuz koşullarda birikimlerimiz imdadımıza yetişir ve güvenli adımlar atmamızı sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tasarruf yapmanın birçok yolu vardır: Market alışverişlerimizde indirimli ürünleri tercih edebilir, ofisimize evimizde hazırladığımız öğünleri götürebilir, plastik şişe su kullanmak yerine matara kullanabilir, harcama yapmadan önce istek mi ihtiyaç mı olduğunu düşünebilir, aylık birikim hedefi belirleyebilir, teknolojiden yardım alabilir, ikinci el satış yapan mağazalara yönelebilir, bisikleti bir ulaşım aracı olarak kullanarak yol masraflarından kısabiliriz. Bu örnekler tamamen tasarruf yapmak isteyen kişinin hayat tarzıyla alakalı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İster kendimize bir yatırım hesabı açalım; ister çeşitli yatırım yöntemlerinden birini seçelim; ister bir kumbarada para biriktirelim… Yatırım yapabileceğimiz bütçeler gelirimiz doğrultusunda farklılık gösterse de küçük yatırımlar büyük getirilere dönüşebilir.

  • ENERJİ TÜKETİMİ VE TASARRUFUYLA İLGİLİ BİLGİLER

    Enerji tüketimi konusundaki alışkanlıklarımız ve tasarruf çabalarımız hem sürdürülebilir çevre hem ülke ekonomisi hem de kişisel bütçemiz için son derece önemli. Kullanmadığımız odaların ışıklarını kapalı tutmak, bilgisayarı kullanmadığımızda kısa sürede uyku modunun devreye girmesini sağlamak, çamaşır ve bulaşık makinelerini tam olarak dolduktan sonra çalıştırmak gibi minik önlemlerle dünyayı kurtarmamız mümkün! İnanın, bu doğrultuda atacağımız en küçük adımın bile kıymeti büyük. Gelin o zaman konuya biraz daha devam edelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde İle Sürdürülebilir Bir Yaşam İçin Evinizde Yapabilecekleriniz

    8 Madde İle Sürdürülebilir Bir Yaşam İçin Evinizde Yapabilecekleriniz

    Gezegenimizin kaynaklarını korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak çağımızın önemli gündemlerinden birini oluşturuyor. Yaşadığımız dünyanın sürdürülebilir olması için evde alacağınız basit önlemlerle bile bir fark yaratabilirsiniz. İşte bu küçük ama etkili önlemleri 8 maddelik listemizde bir araya getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hem elektrik faturanızı azaltmak hem de yaşadığımız dünyayı sürdürülebilir kılmak için aydınlanma tercihlerinizi gözden geçirebilirsiniz. İç mekânlarda tasarruflu ampulleri kullanabilir, balkon ve bahçe gibi dış mekânlarda ise güneş enerjisiyle çalışan lambaları tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bazı basit alışkanlıklar edinerek evde harcadığınız su miktarını kolayca azaltabilirsiniz. Temizlik yaparken, diş fırçalarken suyu boşa akıtmamak, bulaşık makinenizi iyice dolmadan çalıştırmamak fazla su tüketimine karşı alabileceğiniz en basit önlemler arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yiyecekten temizlik malzemesine evinizde kullandığınız ürünleri seçerken özen göstererek de ekolojik dengeyi koruyabilirsiniz. Doğal malzemelerle yapılmış temizleyici alternatifleri, çamaşır ve bulaşık deterjanları hem sağlığınızı hem de gezegenin geleceğini korumanıza yardımcı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    enerji tasarrufu

    Elektronik aletlerin kullanılmadığı zamanlarda da elektrik harcadığını unutmayın. Uyku modunda bırakılan televizyonları, bilgisayarları ve çay makinelerini kapatarak bile kullandığınız enerji miktarını azaltabilirsiniz. Telefon şarjlarını fişte bırakmamak, ütü ve su ısıtıcısı gibi çok elektrik harcayan aletleri tasarruflu kullanmak dünyanın geleceğinde bir fark yaratmanızı sağlayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    enerji tasarrufu

    Evinizi verimli bir şekilde yalıtmak ısınmak için daha az enerjiye ihtiyacınız olacağı anlamına gelir. Kışın soğuktan korunmak için kalın perdeler kullanabilir, camlara silikon çekebilir ya da pencerelerin etrafına yalıtım amaçlı süngerlerden takabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    tasarruf, enerji tasarrufu

    Her birimiz ulaşım, ısınma gibi enerji tüketimine ihtiyaç duyduğumuz durumlar sonucunda atmosfere zarar veriyoruz ve verdiğimiz bu zararın ölçüsü “karbon ayak izi” olarak tanımlanıyor. Sürdürülebilir bir yaşam için yapabilecekleriniz arasında karbon izinizi azaltmak da bulunuyor. İşe giderken araba yerine toplu taşımayı tercih etmek, araba kullanmanız şart ise birkaç kişi aynı arabayla işe gidip gelmek karbon izinizi azaltmanız için en kolay uygulanabilecek yöntemler arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    enerji tasarrufu

    Alışveriş yaparken doğada çözünmesi zor olan plastik malzemeleri, plastik ambalajları es geçmek, evinizden çıkan çöpleri ayrıştırmak ve geri dönüşüme kazandırmak gezegenimizin hayatını sürdürmek ve gelecek nesillere aktarmak için yapabilecekleriniz arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kız çocuğu, çocuk

    Sürdürülebilir bir yaşam için yapabilecekleriniz arasında en önemlisi ise bu bilinci ailenizdekilere özellikle de çocuklarınıza aktarmak. Onlara küçük yaşlardan itibaren doğayı ve doğanın biz insanlara sağladığı kaynakları nasıl koruyabileceklerini açıklayıp, sizi örnek alarak doğru davranışları sergilemelerini sağlayabilirsiniz.

  • DOĞA DOSTU EKOLOJİK EVLER

    Modern dünyada hızla artan çevresel sorunlar, bireyleri ve toplulukları daha sürdürülebilir yaşam çözümleri aramaya yönlendiriyor. Ekolojik evler, bu arayışın somut bir yansıması olarak, doğayla uyumlu bir yaşamın kapılarını aralıyor. Doğal kaynakları en verimli şekilde kullanmak, karbon ayak izini azaltmak ve çevreye minimum zarar vermek amacıyla tasarlanan bu sürdürülebilir yapılar giderek daha sık karşımıza çıkıyor. Enerji tasarrufu, doğal malzeme kullanımı ve düşük karbon salınımı gibi özellikleriyle ekolojik evler hem çevreye duyarlı yaşam alanları hem de ekonomik ve sağlıklı bir yaşam biçimi sunuyor. Yazımızda, başlıca ekolojik ev tiplerini ve özelliklerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karbon Negatif Ev” title_font_size=”13″]

    Karbon negatif ev, çevreye zarar vermeyen hatta çevreye olumlu katkı sağlayan sürdürülebilir bir yaşam alanıdır. Bu tür yapılar, atmosfere yaydıkları sera gazlarından daha fazlasını ortadan kaldıracak şekilde tasarlanır. Enerji üretimi, yapı malzemesi ve günlük enerji tüketimi gibi alanlarda çevresel etkileri minimuma indirmek için tasarlanmıştır. Bu evler enerji ihtiyacını karşılamak için güneş panelleri, rüzgâr türbinleri veya jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanır. Üretilen enerji ihtiyacın üzerine çıktığında fazlası şebekeye aktarılır, bu da karbon negatif statüsüne katkı sağlar. Yüksek yalıtım, ısı kaybını ve enerji tüketimini azaltırken; pasif tasarım unsurları (güneş ışığından maksimum fayda sağlama, doğal havalandırma gibi yöntemler) enerji ihtiyacını minimumda tutar. Bazı karbon negatif evler, havadaki karbonu yakalayan teknolojiler ya da bitkisel sistemlerle donatılır. Örneğin; yeşil çatı sistemleri ve karbon emici yapılar bu amaçla kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pasif Ev” title_font_size=”13″]

    Pasif ev, yüksek verimli enerji tasarrufu sağlayan bir yapı tasarımıdır. Son derece iyi yalıtım, hava sızdırmazlığı, enerji geri kazanım sistemleri ve doğal ısıtma-soğutma yöntemleri kullanarak minimum düzeyde enerji tüketir. Temel amaç, dış ortamdan gelen ısıtma ve soğutma ihtiyacını en aza indirerek enerji kullanımını önemli ölçüde azaltmaktır. İlk olarak 1990 yılında Almanya’da geliştirilen bu konsept, sürdürülebilir ve çevre dostu yapıların öncüsü olmuştur. Ancak pasif evler hâlâ dışarıdan enerji (elektrik, gaz, vb.) alabilir; bu nedenle genellikle karbon negatif değil, düşük karbon ayak izine sahip yapılar olarak değerlendirilir. Geleneksel binalara kıyasla %75-90 oranında daha az enerji tüketen pasif evlerde ısıtma ve soğutma için gereken enerji, çoğu zaman yalnızca bir saç kurutma makinesinin harcadığı kadar düşüktür. İç mekân sıcaklığı yıl boyunca sabit kalır; kışın soğuk hava, yazın ise sıcak hava içeriye nüfuz etmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Earthship Evleri ” title_font_size=”13″]

    Earthship evleri, atık malzemeler ve doğal kaynaklar kullanılarak inşa edilen sürdürülebilir yapılardır. Lastik, cam şişe, teneke kutu gibi geri dönüştürülmüş malzemelerle yapılır; yağmur suyu toplama, güneş enerjisi ve doğal ısı yalıtımı gibi çevre dostu sistemler içerir. Bu konsept, ilk olarak 1970’lerde mimar Michael Reynolds tarafından Taos’ta (ABD) geliştirilmiştir. Earthship evlerinin amacı, doğal çevreyi korurken konforlu bir yaşam alanı sunmaktır. Örneğin; toprakla doldurulmuş lastikler duvarların temelini oluşturur, bu da doğal yalıtım ve ısı depolama sağlar. Tasarımı, güneş ışığından maksimum düzeyde faydalanacak şekilde yapılır. Enerji ihtiyacı, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri gibi yenilenebilir kaynaklarla karşılanır. Aküler, bu enerjiyi depolayarak gece ve bulutlu günlerde kullanım imkânı sunar. Ayrıca, toprağın termal kütlesi kullanılarak evin içindeki sıcaklık yıl boyunca sabit tutulur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Saman Balya Evleri ” title_font_size=”13″]

    Saman balya evlerin ana yapı malzemesi, sıkıştırılmış saman balyalarıdır. Kolay erişilebilir, yenilenebilir ve doğa dostu bir malzeme olan saman, çevreye zarar vermeden konforlu yaşam alanları oluşturma imkânı sunar. Doğru şekilde inşa edildiğinde oldukça dayanıklıdır. Yüksek yoğunluğu sayesinde hava geçirmez bir yapıya sahiptir; bu da yangın riskini azaltır. Saman balyalarının üzeri kireç ya da toprak gibi koruyucu sıvalarla kaplandığında dış etkilere karşı dayanıklılığı artar. İnşaat sırasında düşük enerji tüketildiği için karbon ayak izi önemli ölçüde azalır. Ayrıca saman, doğadaki karbonu emdiğinden karbon nötr bir malzeme olarak kabul edilir. Bu evlerin inşaat maliyetleri genellikle diğer ev türlerine göre daha düşüktür. Kimyasal madde içermediğinden alerji riskini azaltır. Duvarların “nefes alabilir” yapısı, nem dengesini korur ve küf oluşumunu engeller. Mimari açıdan esnektir hem modern hem de geleneksel tarzlarda tasarlanabilir. Ancak saman balyaları nemli ortamlarda zarar görebileceğinden yapının iyi yalıtılması ve suya karşı korunması gerekir. Ekolojik evlerde saman balyası ilk kez 19. yüzyılın sonlarında, ABD’nin Nebraska eyaletinde kullanılmaya başlanmıştır. Bölgedeki ağaç kıtlığı nedeniyle saman balyaları yapı malzemesi olarak tercih edilmiştir. Günümüzde çevre dostu inşaat tekniklerine artan ilgiyle birlikte bu evler yeniden popüler hâle gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kubbe Evler ” title_font_size=”13″]

    Kubbe evler, yuvarlak ve kubbe şeklindeki tasarımlarıyla estetik, işlevsel ve çevre dostu bir mimari konsept sunar. Geleneksel yapı anlayışından farklı olarak hem modern hem de sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmayı hedefler. Kubbe formu sayesinde bu yapılar; enerji verimliliği, dayanıklılık ve düşük çevresel etki gibi birçok avantaj sağlar. Rüzgâr ve diğer doğal kuvvetlere karşı dirençli oldukları için fırtına, kasırga ve deprem gibi afetlere karşı dayanıklıdır. Hava akımını etkili şekilde yönlendirerek iç mekânın ısıtılması ve soğutulmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda kubbe yapısı basınca karşı oldukça dayanıklıdır. İnşaatta genellikle beton, toprak, kerpiç, fiber kompozitler veya ahşap gibi malzemeler kullanılır. Kerpiç, çamur veya geri dönüştürülmüş malzemelerle de inşa edilebilir. Kubbe tasarımı, ışığın iç mekânda eşit dağılmasını sağlar. Genellikle tepeye yerleştirilen pencereler sayesinde doğal ışık kullanımı artar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kerpiç Evler” title_font_size=”13″]

    Kerpiç evler; binlerce yıldır kullanılan, doğayla uyumlu, ekonomik ve çevre dostu yapılardır. Sürdürülebilir mimarinin en eski örneklerinden biri olan bu yapılar, günümüzde hem kırsal alanlarda hem de modern yaşam projelerinde popülerdir. Kerpiç; kil, su, saman ve lif gibi doğal malzemelerin karışımından elde edilir. Hazırlanan karışım kalıplara dökülür ve güneşte kurutularak sağlam yapı bloklarına dönüştürülür. Doğal bir yalıtkan olan kerpiç, sıcak bölgelerde serinlik, soğuk bölgelerde ise sıcak tutar. Duvarlar gündüz ısıyı emip gece yayarak doğal bir termal denge oluşturur. İnşaatta genellikle yerel toprak kullanıldığı için ulaşım kaynaklı karbon emisyonları da azalır. Kerpiç evler doğal hava geçirgenliğine sahiptir; bu da iç mekânda nemin dengelenmesine ve küf oluşumunun önlenmesine yardımcı olur. Doğru tekniklerle inşa edildiğinde kerpiç yapılar yüzyıllar boyunca dayanabilir. Özellikle düzenli bakım yapıldığında uzun ömürlü olur. Ancak suya karşı hassas olduklarından iyi bir çatı sistemine ve su yalıtımına ihtiyaç duyarlar. Yağışın yoğun olduğu bölgelerde sıva ve kaplama gibi koruyucu önlemler düzenli olarak yenilenmelidir. Mezopotamya, Mısır ve Anadolu gibi uygarlıklarda görülen kerpiç evler, MÖ 7000’lere kadar uzanan, köklü bir yapı geleneğinin ilk örnekleridir.

  • DÜNYANIN GELECEĞİ HEPİMİZİN ELİNDE

    DÜNYANIN GELECEĞİ HEPİMİZİN ELİNDE

    Hani “çevre konusunda düşülen en büyük hata onu başka birinin kurtaracağına inanmaktır” diye ünlü bir söz vardır. Siz de bireysel hayatlarınızda alacağınız küçük önlemlere kocaman gezegenimizin ihtiyacı olmadığını düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Bilmelisiniz ki dünyamız için aldığınız o küçücük önlem gerçekte büyük sonuçlar yaratacak bir kelebek etkisine sahiptir. Gelin yer yer burun kıvırdığımız oysa çevremizin geleceği konusunda bizi birer kahraman yapabilecek detaylara bir göz atalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Derelerde nehirlerde şırıl şırıl akan sular dünyamız için ne kadar iyi ise biz insanların boş yere şırıl şırıl akıttığı sular da aynı dünya için bir o kadar kötü. Dünya nüfusunun yüzde 40’ı su sıkıntısı çekmekte ve tarım alanlarının yüzde 70’i çölleşme tehlikesi altında iken şu soruları sorup samimi cevaplarla siz de kendinizi test edebilirsiniz: Mutfakta ya da banyoda herhangi bir iş için su kullanırken gereksiz harcama yapıyor muyum? Dolmamış bir bulaşık ve çamaşır makinesini çalıştırmak âdetim mi? Su akıtan musluk veya boruları, boşa giden suya üzülüp bir an önce tamir ettirme eğiliminde miyim? Olması gereken cevapları aslında hepimiz biliyoruz. 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Elektrik tasarrufu için dikkat edeceğimiz küçük detaylar sayesinde enerji üretiminin çevreye verdiği büyük zararı olabildiğince aşağıya çekebiliriz. En basitinden başlayalım: Çay ya da kahve makinelerini sürekli açık bırakmamak (bu sıcak içecekler için termos iyi bir koruma yöntemi olabilir). Enerji tasarruflu ampuller seçmek ve kullanmadığınız alanların ışığını daima kapatmak. Evinize beyaz eşya alırken enerji sarfiyatına özellikle dikkat edip en düşük olanları tercih etmek. Çamaşır ya da bulaşık makinelerinde kısa sürede yıkayan “Eko Program”ı seçmek, gerekmedikçe sıcak suda yıkamamak. Fazla enerji harcamasını engellemek için klimanızın bakımını düzenli olarak yaptırmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yemek siparişi verdiğimizde yanına konan tek kullanımlık plastik servislerin son bulduğu yer eninde sonunda çöp oluyor. Ve bu plastiklerin doğada kaybolma süreleri 500 ile 1000 yıl arasında değişiyor. Peki, yapılan araştırmalarda Akdeniz Havzası’nda 4 m2’ye bir plastik atık düştüğünü biliyor muydunuz? Anlayacağınız sipariş verirken bu plastik araçlardan istemediğimizi söylemek çevre için çok şey ifade ediyor. Yine kâğıt israfının önüne geçmeye çalışmak da aynı oranda önemli. Mümkünse kâğıtları önlü arkalı değerlendirmeye çalışmak ve bütün faturalarınızı e-fatura sistemine yönlendirmek bu israfı önlemek için kolaylıkla yapabilecekleriniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Zannediyoruz ki gıda israfı yaptığımızda bundan etkilenen sadece bütçemiz oluyor, oysa o gıdanın soframıza gelene kadar geçirdiği süreçte pek çok çevresel kayıplar yaşanmakta. Hatta çöpe dökülen yiyeceklerle birlikte bu zararlar katlanarak devam ediyor. Tüketeceğiniz gıdaları gerektiği miktarda satın almak, bu gıdaları doğru koşullarda muhafaza ederek çöpe dökülmesine engel olmak iyi bir çevreci olduğunuzun en önemli kanıtlarından biri olacaktır. Yine sebze ve meyveleri sadece yetiştiği ve toplandığı mevsimlerde tüketerek karbon salınımının iklim üzerinde yaptığı olumsuz etkileri asgariye çekebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bu konuda ne yapabilirim ki diyenler için maddelerimiz saymakla bitmez. Örneğin balkonunuzda (bahçeniz varsa daha da güzel) saksı ya da küçük kasalar içinde minik biberler, domatesler, yeşil soğan ya da salatalıklar yetiştirmek hoşunuza gitmez miydi? Ya da bulaşık ve çamaşırlarınızı yıkamak için kendi doğal deterjanınızı yapmak? Bu konuda ihtiyaç duyduğunuz tarifleri internet üzerinden kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde krem, maske, tonik gibi kozmetik malzemelerinizi de tamamen doğal yollardan kendiniz üreterek çevreye dolaylı yollardan destek sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Başka bir üretim şekli de eskiyen eşyalarınızı atmadan önce dönüştürmenin yollarını aramaktır. Ya da bir eşya almak istediğinizde ikinci el ürünlere şans tanımak da geri dönüşümü desteklemek demektir. Geri dönüşümü her alanda gözetmek sürdürülebilir bir çevre için en iyi tavırlardan biri olacaktır, hemen birkaç tane daha sıralayalım: Çöpleriniz için kullanacağınız torbaları satın alırken doğada en hızlı kaybolacak olanlardan seçmek. Kızartma yağlarını kesinlikle lavaboya dökmemek. Bitmiş pilleri herhangi bir çöpe atmayıp, bu tür eşyaları değerlendirecek kurumlara ulaştırmaya çalışmak ve sık kullandığınız eşyalarınız için şarj edilebilir piller almak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kısa mesafelere araba kullanmadan yürüyerek gitmek ya da uzak mesafeler için toplu taşıma araçlarını kullanmak. Kullanıp atılabilenler yerine uzun ömürlü ürünler tercih etmek, örneğin kâğıt havlu yerine dokuma kumaşlar kullanmak. Kapı ve pencerelerinizin etrafına ısıyı içeride muhafaza etmesi için hava geçirmeyen bant takmak. İşte, gündelik yaşamınızda dikkat edeceğiniz bu gibi minicik detaylarla kimi zaman bütçenizi kimi zaman sağlığınızı ama en çok da havayı, suyu, toprağı, yani yaşadığımız dünyayı koruyarak bir kahramana dönüşebilirsiniz.

  • 9 Madde İle Dünya Çapında Enerji Tasarrufu Çalışmaları

    9 Madde İle Dünya Çapında Enerji Tasarrufu Çalışmaları

    Her ülkenin her şehrin kendine has bir gündemi olsa da dünyamızda yaşayan herkesi yakından ilgilendiren bir konu var: Gezegenimizin sahip olduğu kaynakları bilinçli bir şekilde kullanmak ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak… Listemizde enerji tasarrufunu sağlamak ve etkisini artırmak için yürütülen çalışmaları derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    sürdürülebilirlik, enerji

    Enerji tasarrufu alanında en etkili yöntemlerden biri yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih etmek… Güneş enerjisi ise bu listenin başında bulunuyor. Bazı ülkeler devlet girişimi ile güneş enerjisine geçerken neredeyse dünyanın her yerinde birçok kişi evinin enerji ihtiyacını güneş enerjisi ile karşılamak için çözümler üretiyor. Bu eğilimin farkında olan sosyal gönüllüler güneş enerjisinin ne kadar verimli olabileceğini anlatan çalışmalar düzenliyorlar. Giyilebilir güneş enerjisi panelleri, güneş enerjisi ile çalışan dış mekân aydınlatmaları gibi pratik çözümler de büyük ilgi görüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Enerji kaynaklarını tasarruflu kullanmak, daha adil, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmek amacıyla kurulan “Yaşamın Kolay Olduğu Uluslararası Kent Ağı” yani Cittaslow ise günümüzün en ilgi çekici akımlarından biri… Her geçen gün dünyanın dört bir yanından birçok yerleşim yeri bu ağa dâhil oluyor. Türkiye’nin Sakin Şehirleri arasında Akyaka, Gökçeada, Gerze, Şavşat da bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    bisikletli yaşam

    Sürdürülebilir bir dünya için mümkün olduğunca az karbon ayak izi bırakmamız gerekiyor. Üretilen sera gazı miktarı anlamına gelen karbon ayak izini azaltmak için alınabilecek en iyi önlem ise enerji tasarrufu. Dünya çapında yürütülen çalışmalarda, motorlu taşıtların kullanımını azaltmak amacıyla toplu taşımacılık alanında yenilikçi projeler hayata geçiriliyor, şehirlere bisiklet yolları kurularak bireyler daha sağlıklı ve karbon ayak izi bırakmayan bir hayata yönlendiriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Var olan enerji kaynaklarını bilinçli kullanmak kadar alternatif enerji kaynakları yaratmak da enerji tasarrufu girişimlerinin kapsamında yer alıyor. Özellikle İskandinavya ülkeleri, atıklardan enerji üreterek enerji tasarrufu anlamında mükemmel bir örnek oluşturuyor. Ülkemiz de dâhil olmak üzere diğer ülkeler de çalışmalarla çöpten enerji üretmenin ilk aşaması olan çöp ayrıştırma alışkanlığını yaymaya çalışıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    geri dönüşüm

    Dünyamızın kaynaklarını idareli kullanarak çocuklarımıza da aktarmak için şüphesiz ki bilinçlendirme çalışmaları büyük önem taşıyor. Televizyonlarda, sosyal medyada, eğitim müfredatlarında enerji tasarrufunun önemini ve bu amaçla alınabilecek önlemleri 7’den 70’e herkese yaymak için çalışmalar sürdürülüyor, fotoğraf yarışmaları gibi etkinliklerle bu konuda kamuoyu oluşturuluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    pc

    Global çalışmalarla insanlar daha az elektronik eşya kullanımına sevk ediliyor, böylece daha sade ve daha basit hayat tarzı sayesinde daha az tüketmek, enerji kullanımı azaltmak amaçlanıyor. Elektronik ve beyaz eşyaların enerji tasarrufu yapan modellerinin üretimine ve geliştirilmesine önem veriliyor, kullanılmayan cihazları kapalı durumda tutmak ve fişini çekmek gibi alışkanlıklar oluşturulmak için bilinçlendirme çalışmaları sürdürülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    smart house

    İnsanın enerji kaynaklarını koruma çabasında en büyük yardımcılarından biri de teknoloji oluyor. Alternatif enerji kaynakları üretmemizi ve kullanmamızı sağlayan teknoloji sayesinde hayatımıza giren akıllı evler de tüm dünyada ilgi gören bir yenilik… Akıllı evlerin gelişmiş yalıtım ve ısıtma sistemleri enerji tasarrufu sağladığı gibi bu özellikler mobil cihazlarla etkili bir şekilde idare edilebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    geri dönüşüm

    Dünyamızın enerji kaynaklarını bilinçli bir şekilde kullanmak için yapabileceklerimizin başında daha az tüketmek geliyor. Bozulan, artık kullanılmayan eşyaları atmak yerine farklı şekillerde değerlendirmek tüm dünyada yükselen bir tercih. Eskiden insanları alışverişe yönlendiren çalışmalar yapıldığı gibi şimdi de gereksiz alışverişten kaçınmayı özendiren çalışmalar gündemimizde yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    İş yerleri ve kurumlar da enerji tasarrufu konusunda üstlerine düşeni yerine getiriyor ve daha az enerji tüketmelerini sağlayacak önlemler alıyorlar. Gökdelenlerin ışıklandırmalarının sınırlanmasından, ofislerde daha az kâğıt kullanımına özendirecek çalışmalara dek birçok girişimle gezegenimizin kaderini belirleme konusunda üstlerine düşeni yerine getiriyorlar.

  • ÇÖPE GİDEN BESİNLER NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

    Attığımız her adım, aldığımız her karar biz farkında olmasak da ekosistemi derinden etkiliyor. İnsanoğlunun doğaya karşı üstünlüğü bizleri ekolojik bir sorunla yüz yüze bırakırken, bu farkındalıkla yaşayan insanların doğaya en az zarar verecek şekilde hayatlarını dizayn ettiklerini görebiliyoruz. Kullanılan su miktarından fosil yakıt tüketimine kadar pek çok farklı alanda hassasiyet gösteren ekolojik yaşam savunucuları; gıda konusunda hem doğaya hem de ev ekonomisine katkı sağlayacak yeni bir bakış açısını artık toplumun hafızasına iyice yerleştirdi. Evinizde bu basit yöntemleri uygulayarak çöpe attığınız birçok gıdayı lezzetli atıştırmalıklara dönüştürerek tasarruf sağlayabilir ve ziyan olmasının önüne geçebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 8 Maddede Hayatın Temeli Su

    8 Maddede Hayatın Temeli Su

    Seyretmeye doyamadığımız deniz manzarası, sakin akan bir nehir, ağaçlar içinde bir göl… Tüm bu görüntülerin bize huzur vermesinin nedeni suyun yaşam için önemini bilmemiz olabilir mi? Bu listemizde, hayatın temeli suyu ve suyun bizim için önemini 8 maddede bir araya getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Su yaşam için vazgeçilmez olmasıyla tanımlanan bir madde. Öyle ki uzaydaki diğer gezegenlerde hayat olup olmadığını anlamak için bile suyun yani iki hidrojen bir oksijen molekülünün varlığı araştırılıyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Okulda ilk öğrendiğimiz konulardan biri suyun doğada üç farklı şekilde bulunduğudur. Gökyüzündeki bulutlardan, kutuplardaki buzullara, yapısıyla hayranlık veren kar tanelerine, metrelerce yukarıdan gürül gürül akan şelalelere doğanın birçok güzelliği suyun farklı hallerine örnektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yeryüzünün büyük bir çoğunluğunu kaplayan tuzlu sular yani okyanus ve denizler ise sayısız canlının yuvası olduğu gibi ticaret, taşımacılık gibi konularda medeniyetimiz için önem taşır. Bir yandan manzarasıyla içimizi açar, bir yandan da en sevdiğimiz etkinliklerden biri olan yüzmeye ve su sporlarına ev sahipliği yapar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Su o kadar hayatımızın içindedir ki gündelik dilde kullandığımız ifadelerde, deyimlerde de sık sık karşımıza çıkar. Örneğin yola çıkana “Su gibi git, su gibi gel.” der yolculuğunun iyi geçmesini dileriz. İki kişinin birbirine ne kadar yakın olduğunu anlatmak için “İçtikleri su ayrı gitmez.” ifadesini kullanırız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Aynı yeryüzü gibi bedenimizin de büyük bir kısmı sudan oluşur ve vücudumuzun su kaybetmesi bizim için çok tehlikeli olabilir. Su içmek hayatta kalmamız için şart olmasının yanında vücudumuzu toksinlerden arındırmanın da en iyi yoludur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Faydalarının yanı sıra su manevi açıdan da bizi rahatlatan bir özelliğe sahiptir. Yağmur yağarken izlemeyi, damlaların sesini dinlerken kitap okumayı, hafif bir yağmurda toprağın kokusunu duyarak yürüyüş yapmayı herkes sever.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ama yağışların bizim için önemini yağmuru izlemeye indirgememek gerekir. Çünkü yağış berekettir, ekinlere can veren, ormanları büyüten, yokluğunda insanları yağmur duasına çıkaran da sudur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    sürdürülebilirlik

    Dünyadaki tüm canlılar için vazgeçilmez olan su sürdürülebilir bir hayat için korumamız gereken doğal kaynakların başında gelir. Dünyanın her yerinde bu konuda bilinçlendirme çalışmaları ve su kaynaklarını koruma kampanyaları devam ediyor. Uzmanlar, 4 kişilik bir ailenin yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğine dikkat çekiyor ve yediden yetmişe herkesi su kaynaklarımızı korumaya davet ediyor.