Etiket: tarihi yarımada

  • Tüm Dünyanın Hayran Olduğu Şehir İstanbul Hakkında 8 İlginç Bilgi

    Tüm Dünyanın Hayran Olduğu Şehir İstanbul Hakkında 8 İlginç Bilgi

    İstanbul, kentsel tarihi yaklaşık 3000, başkentlik tarihî 1600 yıla kadar uzanan, Avrupa ile Asya Kıtalarının kesiştiği noktada konumlanmış bir dünya kenti… Bütün bu çağlar boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan şehir, Osmanlı’nın da son başkentiydi. Her yıl milyonlarca turist ağırlayan İstanbul hakkındaki ilginç bilgileri listemizde bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul denince ilk akla gelen şeylerden biri şüphesiz ki İstanbul‘un Yedi Tepesi’dir. İstanbul’un Yedi Tepe olarak nitelendirilmesi ise Roma İmparatorluğu Dönemi’ne dayanıyor. İmparator Konstantin, o dönemde yaygın bir inanış olan gökyüzünde güneş, ay ve beş gezegenin olduğu düşüncesinden hareketle şehri yedi tepe üzerine kurdurmuş… Bugün Tarihî Yarımada’da bulunan bu tepeler; Sarayburnu, Nuruosmaniye, Beyazıt, Fatih, Yavuz Selim, Edirnekapı ve Kocamustafapaşa tepeleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İstanbul jeopolitik konumu sebebiyle tarih boyu önemli bir ticaret merkezi olmuştur. İki kıtayı birbirine bağlayan şehir, dünyada bu özelliğe sahip tek şehirdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’da 237 hamam vardır. Büyük bir çoğunluğu Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde yapılan ve Mimar Sinan gibi önemli mimarların elinden çıkan bu hamamların günümüzde sadece 60 tanesi kullanılmaktadır. En bilinenleri; Cağaloğlu Hamamı, Tarihî Galatasaray Hamamı ve Çemberlitaş Hamamı’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bugün birçok turistin uğrak noktası olan nostaljik Tünel Metrosu dünyanın en eski ikinci metrosudur. Şişhane ile Karaköy arası seferler yapan Tünel Metrosu, Londra Metrosu’ndan 12 yıl sonra 1875 yılında yapılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde 1460 yılında inşasına başlanan Kapalıçarşı bugün, 22 kapısı, 61 sokağı, 4000 civarında dükkânıyla 47.000 metrekarelik bir alanda Beyazıt’ta bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ve en eski çarşılarından olan Kapalıçarşı, yılda ortalama 90 milyon üzerinde turist ağırlamaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İstanbul artmaya devam eden 16 milyonun üzerindeki nüfusuyla Belçika, Yunanistan, Tunus, Portekiz gibi birçok ülkeden daha fazla nüfusa sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış İstanbul’un kuleleri şehrin sembollerinden biri hâline dönüşmüştür. Şehrin süsü ve mücevherleri olarak kabul edilen bu yapılar her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Cenevizliler tarafından yapılan Galata Kulesi, Boğaz’da tüm ihtişamıyla efsanelere konu olmuş Kız Kulesi ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından yaptırılan Beyazıt Yangın Kulesi en çok bilinen kulelerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yedi tepe üzerine kurulmuş Tarihî Yarımada’nın merdivenleri şehre ayrı bir güzellik katar. Yapıldığı dönemin estetiğini yansıtan bu yapılar şehre gelen turistler için uğrak bir noktadır. En bilinenleri ise Bankalar Caddesi’ni Karaköy’e bağlayan Kamondo Merdivenleri, Çırağan Caddesi’ni Yıldız’a bağlayan Peri Çıkmazı ve Bebek semtinde Cevdet Paşa Caddesi ile Özlemli Sokağı’nı bağlayan 224 basamaklı Ehram Yokuşu’dur.

  • FATİH GEZİ REHBERİ

    Fatih; başlı başına “İstanbul” denebilecek bir ilçe. Üzerine bir gezi rehberi oluşturmaya kalktığınızda ufak bir kitapçık hazırlamanızı gerektirecek kadar büyük ve çok yönlü bir yerleşim… Sadece aşağıda sıraladığımız yerler bile onun nasıl bir tarihi ve kültürü sırtladığını anlatmaya yeterli…  Olabilecek en hızlı Fatih turuyla karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Fatih ilçesinin önemli bir kısmı kentte ilk yerleşimin olduğu bölgelere yani Eski İstanbul’a karşılık gelmekte. Burası Roma’nın, Bizans’ın ve elbette Osmanlı’nın izlerini sürebileceğiniz Tarihi Yarımada’dır ve bu coğrafyanın dünyaca ünlü mekânlarından biri Topkapı Sarayı’dır. Dolayısıyla Fatih’i gezmeye Tarihi Yarımada’dan, bilhassa 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun 400 yıl boyunca yönetim merkezi olmuş Topkapı Sarayı’ndan başlamak düşünülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Topkapı Sarayı’ndan geçiş yapılacak adres ise 10 dakika yürüyüş mesafesinde olan Gülhane Parkı olabilir. Osmanlı döneminde sarayın dış bahçesi olan, 1912 yılında park haline getirilerek halka açılan mekân, ağaçların arasından yürüyerek Boğaz’a kadar inmeye ve dünyanın en güzel manzaralarından biriyle buluşmaya fırsat verir. Ayrıca parkın içinde yer alan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de mutlaka görülmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    17.yüzyıl Osmanlı’sından günümüze kalan, Batılıların Blue Mosque yani Mavi Camii olarak bildiği ve yine Tarihi Yarımada’da konumlanmış Sultanahmet Camii sadece Fatih’in değil İstanbul’un simge yapıları arasında yer alır. Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılan cami aslında bir külliyenin parçasıdır ve bu külliye, arastası, çeşmesi, sebili, türbesi, imarethanesi, hamamı ile şehrin en büyük tarihi yapılarından biridir. Adını camiden alan Sultanahmet Meydanı ve çevresi de gezi güzergâhı içine dâhil edilmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tarihi Yarımada’yı hakkıyla gezebilmek için birkaç günün bu geziye ayrılması yerinde olacaktır. Çünkü dünyanın göz bebeği Ayasofya bile tek başına birkaç saatinizi alabilir. Buraya kadar gelmişken güney batısındaki Bazilika Sarnıcı ya da bilinen adıyla Yerebatan Sarayı görülmeden geçilmemelidir. 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan yeraltı sarnıcı içindeki devasa sütunlar ve sütun başlıkları ile fantastik bir mekân görüntüsü çizmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tarihi Yarımada’nın içlerine doğru girildikçe Beyazıt semti ve bu semtte gezilebilecek pek çok nokta karşımıza çıkar.  Beyazıt Camii, Nuruosmaniye Camii, Beyazıt Kulesi, Sahaflar Çarşısı… Tabii ki bu semtin en ünlü yapısı dünyanın da en eski kapalı çarşısı olarak ün yapmış olan Kapalıçarşı’dır. Binlerce dükkân barındıran ve bu dükkânlarda satılan ürünlerle rengârenk bir dünya oluşturan Kapalıçarşı yerli ya da yabancı turistlerin tek bir tatilde birkaç kere uğradığı ender mekânlardandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İstanbul şehrinin siluetini çizen camilerin başında Süleymaniye gelir. 16. yüzyıl eseri olan bu cami hem şehre hâkim konumu hem de mimarisi ile göz kamaştırır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Süleymaniye Camii dört başı mamur Süleymaniye Külliyesi’nin en nadide parçasıdır. Mimar Sinan’ın “kalfalık eserim” dediği yapı, usta mimarın kendi türbesi ile Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbelerine de ev sahipliği yapmaktadır. Fatih’teki Süleymaniye semti adını içinde yer alan bu eserden almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Kimse, Patrike tahakküm etmesin, kim olursa olsun hiçbir kimse kendine ilişmesin…” diye devam eden sözler Fatih Sultan Mehmet’in çıkardığı fermanda geçmekte ve fermana konu olan mekân İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne karşılık gelmektedir. Bir Fatih gezi rehberinde olması gereken yerler arasında hem bu kilise hem de içinde yer aldığı Fener semti mutlaka yer almalıdır. Fener’le iç içe geçmiş Balat semti de listede olması gereken diğer tarihi yerleşimlerden biridir.

  • 8 Madde İle İstanbul’un Altın Boynuzu Haliç

    8 Madde İle İstanbul’un Altın Boynuzu Haliç

    Tarihi Yarımada’nın gizemli ve kendine has dokusuyla en çok ilgi gören yerlerinden biri Haliç… Sanayi ve evsel atıklar yüzünden cazibesini kaybettiği uzun bir dönem yaşadı ama 90’lı yılların ortasında başlayan çalışmalarla eski cazibesini tekrar yakaladı. Bugün özellikle yabancı turistlerin tercihlerinde ilk sıralara yerleşmiş durumda. Biz de Haliç deyince akla ilk gelenleri 8 maddede sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Haliç sözcüğü Arapça kökenli ve aslında coğrafi bir oluşumu ifade ediyor. Haliçlerin yapısı kısaca şöyle anlatılıyor: “Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu.” Bir İstanbul haritası üzerinden Haliç’e bakmak coğrafi yapısını anlamanızı kolaylaştıracaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Haliç, Avrupalılar tarafından “Golden Horn” yani “Altın Boynuz” olarak bilinmektedir ve bu ismin çıkış yeri bir Yunan efsanesine dayandırılır. Kocası Zeus’un güzel İo ile aşk yaşadığını öğrenen baş tanrıça Hera’nın, İo’yu boynuzlu bir ineğe çevirmesi ve başına bir sineği musallat etmesiyle başlar efsane. Hatta bu aynı zamanda İstanbul Boğazı’nın oluşmasına da neden olan efsanedir. Sinekten kaçarken başını bir sağa bir sola toslayan İo, toprak parçalarını birbirinden ayırarak derin yarıklar oluşturur. İşte bu yarıklardan biri de Haliç’tir. Sonra İo nihayet kıyıya çıkar… Bir kız çocuğu dünyaya getirir… Keroessa ismini koyduğu kızın adı zamanla “keros” yani “boynuz”a dönüşür. Ve bu isim İo’nun torunu Megara Kralı Byzas tarafından da bizim Haliç adıyla bildiğimiz bölgeye verilir. Taşıdığı verimlilikten dolayı taşı toprağı altın gibi görülen Haliç’in adına Batılılar tarafından bir de “Altın” eklenir ki “Altın Boynuz” adı böylece günümüze kadar ulaşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Thomas Allom, Haliç’in Girişinden İstanbul

    Haliç’te deniz kara içine uzanarak doğal bir liman oluşmasını sağlamış ve Bizans, sonrasında da Osmanlı’nın gemilerinin asırlar boyunca toplandığı yer olagelmiş. Dışarıdan gelip buraya sığınmak isteyen gemilerden ise bu sığınma karşılığında altın alındığı rivayetler arasında geçer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Haliç üzerindeki köprülerin tarihi değeri en yüksek olanı şüphesiz ki Galata Köprüsü’dür. Bir de hiç inşa edilmediği halde adından söz ettiren bir köprü vardır ki o da Galata Köprüsü yapımından önce, 1502 yılında Leonardo Da Vinci’in tasarladığı ve Sultan II. Beyazıt’a ilettiği bilinen köprüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İbadet açısından da özel ilgi gören yapılar arasında yer alan Eyüpsultan Camisi, Haliç kıyısındaki konumuyla görmeden geçmemeniz gereken bir eser…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Haliç’in panaromasını izleyebileceğiniz yegâne bölge ise İstanbul’da yaşamış Fransız yazar Pierre Loti’nin ismini taşıyan Piyer Loti’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı döneminde azınlık nüfusun yaşadığı yer olan Haliç’te özellikle Balat ve Fener tarihten izler taşıyan sokaklarını mutlaka arşınlamanız gereken semtler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Haliç’e geldiğinizde mutlaka uğramanız gereken yerlerden biri de sınırları içinde farklı müzelerin yer aldığı Sütlüce ve kıyısındaki Miniatürk’tür. Türkiye’deki önemli yapıların maketlerinin sergilendiği açık hava müzesi Miniatürk’ü yılın 365 günü açık bulmanız mümkün.

  • 8 Madde İle Tarihi Yarımada ve Sultanahmet

    8 Madde İle Tarihi Yarımada ve Sultanahmet

    Türkiye’nin en turistik yeri tartışmasız Tarihi Yarımada ve Sultanahmet’tir. Tarih boyunca dünyanın en büyük ve en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul’un en eski bölgesi olan Tarihi Yarımada ve bölgenin yıldızı Sultanahmet Meydanı’nı listemizde 8 madde ile ağırlıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kuş bakışı fatih, istanbul, haliç

    MÖ 685 yılından beri bir yerleşim merkezi olduğu düşünülen Tarihi Yarımada, şehrin her dönem en önemli merkezi olmuştur. Şehrin merkezini düşmanlardan korumak için çevresi surlarla örülmüştür ve Tarihi Yarımada özellikle de Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girdikten sonra “Sur İçi” olarak da adlandırılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kuş bakışı fatih, istanbul, haliç

    Burada ilk yerleşimin Delf Kâhini’nin Megaralılara bölgeyi önermesiyle oluştuğu düşünülür. Bizans Devleti’nin de başkenti olan İstanbul, dünyanın tüm krallarının, imparatorlarının hayallerini süslemiştir. İstanbul’un uzun tarihine eşlik eden Tarihi Yarımada, Fatih Sultan Mehmet’in şehrin anahtarını aldığı yerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    fatih, eminönü

    İstanbul’un bin yıllara yayılan tarihini deneyimlemenin en güzel yolu Tarihi Yarımada’yı özellikle de Hipodrom Meydanı olarak da bilinen Sultanahmet Meydanı’nı ziyaret etmektir. Günümüzde Eminönü ve Fatih’i içine alan Tarihi Yarımada’yı her gün binlerce yerli yabancı turist ziyaret eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    istanbul

    Osmanlı Sultanlarına ev sahipliği yapmış olan Topkapı Sarayı, bölgenin kesinlikle görülmesi gereken yapılarından biridir. Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı Topkapı Sarayı’nın en önemli bölümlerinden biri, Osmanlı Padişahlarının her Ramazan ayında ziyaret ettiği Kutsal Emanetler Dairesi’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    ayasofya, tarihi yarımada

    Bizans İmparatoru I. Jüstinyen’in 532 yılında yaptırdığı Ayasofya ilk başta bir katedral olarak inşa edilmiş, Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldıktan sonra camiye dönüştürülmüştür. İki büyük dine ev sahipliği yapan, dünya mimarisi açısından büyük önem taşıyan Ayasofya, Sultanahmet’in en çok ilgi çeken tarihi miraslarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sultanahmet camii içi

    Osmanlı Padişahı I. Ahmet’in emriyle Sedefkâr Mehmet Ağa’ya yaptırılan Sultanahmet Camii, 1935 yılından beri şehrin ana camisidir. Heybetiyle her göreni büyüleyen ihtişamlı yapı 20.000’i aşkın İznik Çinisi ile süslenmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    fatih

    Bölgedeki su ihtiyacını karşılamak için 500’lü yıllarda yapılan Yerebatan Sarnıcı’na 52 merdiven ile inilir. Bu dev sarnıcın içinde 9 metre yüksekliğinde 336 adet sütun bulunur. Bu sütunların iki tanesinin altında Roma dönemi şaheserlerinden iki adet Medusa Başı bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8# ” title_font_size=”13″]
    tarihi yarımada

    Osmanlı zamanında spor müsabakalarının ve eğlencelerin düzenlendiği Gülhane Parkı aynı zamanda Tanzimat Fermanı’nın okunduğu yer olarak da tarihimizde önemli bir yere sahiptir. 1912 yılından beri park olan Gülhane, İstanbul’un eşsiz manzarasının tadını çıkarabileceğiniz harika bir konuma sahiptir.