Etiket: tarihi eser

  • BİR TIK’LA ZİYARET EDEBİLECEĞİNİZ SANAL MÜZELER

    Dünyanın en ünlü müzeleri, internet sitelerinden sundukları bir özellik ile koleksiyonlarına evinizden çıkmadan erişebilme imkânı sağlıyor. Mona Lisa’dan Van Gogh’a, Zeus Tapınağı’ndan Antik Mısır’a uzanan birçok eser ve müze yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin en önemli tarih ve arkeoloji müzelerinden olan Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde, Anadolu’da yaşamış olan uygarlıklardan geriye kalan arkeolojik eserler kronolojik olarak sergileniyor. Sanal turla gezilebilen müzede Taş Eserler Salonu, Frig ve Eski Tunç Çağı bölümlerini ziyaret etmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Almanya’nın en büyük müzelerinden olan Bergama, bir diğer adıyla Pergamon Müzesi, Berlin’deki Müzeler Adası’ndaki beşinci müze olarak konumlanıyor. Tarihi müze, Bergama ve Milet’ten getirilen Babil İştar Kapısı, Zeus Tapınağı ve Bergama Altarı gibi birçok antik esere ev sahipliği yapıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Metropolitan Müzesi; iki milyondan fazla sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Eski Mısır, Roma, Yunan ve Doğu uygarlıklarına ait eserleri incelemek için sanal turların düzenlendiği müzenin web sitesinde çevrimiçi koleksiyonlar, Vincent van Gogh ve Jackson Pollock gibi sanatçıların eserleri de sergileniyor. Ayrıca “Google Cultural Institute” ile birlikte yürüttüğü çalışmayla kendi sitesinde çevrimiçi koleksiyonunda bulunmayan bazı sanat eserlerini de meraklılarıyla buluşturuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en fazla ziyaret edilen müzelerinden olan British Müzesi, insanlık tarihiyle ilgili önemli eserlerin ve arkeolojik kalıntıların bulunduğu bir kültür müzesi. Müzenin sanal turunda Mısır hiyerogliflerinin anahtarı olan Rosetta Taşı, kralların aslan avını anlatan Lion Hunt Rölyefleri gibi önemli eserler sergileniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yaklaşık 10 futbol sahası büyüklüğü ile dünyanın en büyük müzesi olan Louvre Müzesi, önde gelen sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Müzeye girmek için uzun kuyrukların oluştuğu bu sanat merkezini hiç sıra beklemeden sanal tur ile gezdiğinizde Mona Lisa başta olmak üzere diğer sanat eserlerini görebilir; Apollo Galerisi ve Antik Mısır eserlerinin sergilendiği alanları ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rönesans Dönemi’ne ait ünlü eserlerin sergilendiği Uffizi Galerisi, İtalya’nın en önemli ve ünlü sanat müzesi. Dönemin en önemli ailelerinden olan Medici ailesine ait geniş sanat koleksiyonlarının sergilendiği Uffizi Galerisi içinde Botticelli, Lippi, Giotto ve Caravaggio gibi önemli kişilerin eserleri de bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Eserlerinin yanı sıra trajik hayatıyla da merak konusu olan Vincent Willem van Gogh adına kurulan beş katlı müzede, bodrum katı da dâhil olmak üzere tüm eserler kronolojik sırayla sergileniyor. 37 yıllık yaşamının son 10 yılında 2000’e yakın eser üreten Van Gogh’un vefatından sonra kardeşi Theo van Gogh, eserlerin bir araya getirilmesine ön ayak olmuş ve bu müzenin kuruluşundaki ilk adımların atılmasını sağlamış.

  • ANADOLU’DAN KAÇIRILAN ÜNLÜ HAZİNENİN YURDA DÖNÜŞ HİKÂYESİ

    1960’larda üç kez çalınarak yurt dışına kaçırılan Karun Hazineleri, 1993’te ülkemize iade edildi. En önemli parçaları arasında yer alan Kanatlı Denizatı Broşu için özel bir alanın ayrıldığı Uşak Arkeoloji Müzesinde ziyaretçilerini bekleyen Karun Hazineleri hakkındaki detaylar yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Anadolu’nun batısında, Ege Bölgesi’nde yaşayan ve kökenleri M.Ö. 2000’li yıllara kadar uzanan Lidyalılar, Doğu topraklarından Anadolu’ya göçer; önce Hititlerin daha sonrasında da Friglerin egemenliği altında yaşar. Frig Krallığı’nın yıkılmasından sonra M.Ö. 687’de bağımsız bir devlet kuran Lidyalıların başkenti, dönemin en büyük ve zengin kentlerinden olan Manisa, Salihli yakınlarındaki antik kent Sardis’tir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    M.Ö. 560-546 yılları arasında tahtta kalan Lidya’nın son kralı Krezus ya da ülkemizde bilinen ismiyle Kral Karun, ticaret ve altın madenciliği ile ünlü imparatorluğuna en zengin ve en güçlü dönemini yaşatır. Tarihteki ilk madeni parayı bastıran Lidyalıların servetine ve mirasına sahip olan kral, öyle bir zenginlik seviyesine ulaşır ki günümüzde “Karun kadar zengin” gibi bir halk deyimine ve efsaneye konu olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yunan tarihçi Herodot, Lidyalıların gümüş ve altın madeni parayı ilk defa kullandığını yazar. Aslında Lidyalılar, Hititlerin ve Mısırlıların kullandığı para sistemini geliştirmiş ve zaten var olan para sisteminde altın ve gümüş madeni paraları kullanan ilk uygarlık olmuştur. 150 yıl Batı Anadolu’da egemen güç olan ve böylesi zenginliğe ulaşan bir medeniyetin soylularının ve zenginlerinin sahip olduğu çoğu altından oluşan değerli parçaları da Karun Hazineleri olarak tarihe geçer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Lidya Krallığı’nın soylularının sahip oldukları eserlerden oluşan koleksiyon ile Lidya sanatı ve eserleri hakkındaki bilgiler mezarların araştırılması ve kazılması sonucu elde edilir. Büyük çoğunluğu Batı Anadolu’da “tümülüs” olarak bilinen yığma mezarların yoğunlaştığı bölgelerdeki kaçak kazılar sonucunda bulunur. Uşak yakınlarındaki Güre ve Manisa-Kırkağaç yakınlarındaki beş ayrı tümülüsten elde edilen hazine, antika ticareti yapan kişilerin eline geçer ve yurt dışına kaçırılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    5 kişilik grubun tünel kazarak mezar odasına ulaştığı ilk soygun, 1965 yılında Toptepe Tümülüsü’nde gerçekleşir. 1966’da İkiztepe Tümülüsü 11 kişi tarafından soyulur ve oda içerisindeki 150 parça önce saklanıp daha sonra soyguncular tarafından İstanbul’da bir antikacıya verilir. Antikacı, hazineyi 1968’de ABD’deki bir koleksiyoncuya satar. Güre’deki üçüncü soygun ise resim ve kabartmaların 1968 yılında Aktepe Tümülüsü’nden çalınmasıyla gerçekleşir. Hazinenin yıllar sonra ABD’ye kaçırıldığı ortaya çıkınca Türkiye, iadesini talep eder ve yıllarca sürecek olan bir hukuk mücadelesi başlar. New York’taki Metropolitan Müzesinde 1985’te sergilenen kıymetli eserler 1993’te Türkiye’ye iade edilir. 432 parçadan oluşan paha biçilmez koleksiyon önce Ankara Arkeoloji Müzesine sonra da ait olduğu topraklardaki Uşak Arkeoloji Müzesine alınır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en değerli hazineleri arasında gösterilen Karun Hazineleri koleksiyonunda en dikkat çekenleri tamamen altından işlenen “Kanatlı Denizatı Broşu”, “Sfenks ve Altın Kepçe”, “Aslan Başlı Bilezikler” ile “Kanatlı Güneş Kolye” gibi Kral Karun’un hayal dünyasını ve o dönemin sanatını, zenginliğini yansıtan eserlerdir.