Etiket: tarhana

  • Anadolu’nun Güneşinden Sofralara

    Anadolu’nun Güneşinden Sofralara

    Rivayete göre bu eşsiz çorbanın ismi “dar hane” iken zamanla “tarhana”ya evrilmiş. Dar hanelerin yokluk içinde ürettiği çorbanın dertlere deva, hastalara şifa niteliği anlaşılınca da sultan sofralarında aranan bir ürüne dönüşmüş. Orta Asya’dan gelip Anadolu’nun güneşiyle olgunlaşan tarhanayı Kültür ve Yaşam sayfasına taşıyalım ki bu kez de gönülleri ısıtsın istedik. 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yoğurt, buğday unu, kurutulmuş nane, kırmızıbiber ve soğan geleneksel tarhananın ana malzemeleri. Tabii yörelere göre domates, irmik, kızılcık, mısır hatta nohut ilave edenler de bulunmakta. Yapımı ise gerçekten emek işi. Öncelikle bütün malzemeler yoğurulup harmanlanarak hamur haline getiriliyor ve mayalanıp kabarması için bir hafta kadar bekletiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tarhananın ekşi ya da tatlı olması işte bu bekleme süreciyle ilgili. Uzun süre bekletilmesi ekşi, kısa süre bekletilmesi tatlı olmasını sağlıyor. Sonraysa mayalanan hamurdan koparılan parçalar temiz bir örtünün üstüne serilip kurumaya bırakılıyor ve kuruyunca da elle ufalanarak toz haline getiriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ne var ki bütün bu işlemler yöreden yöreye de değişiyor. Kastamonu’da kurutulmadan yapılan yaş tarhana, Antalya’da bol fesleğenle hatta bazı bölgelerinde yoğurtsuz ama yabani erik eklenerek yapılan ekşi tarhana, Denizli’de keçi yoğurdu ile yapılan çerez tarhanası gibi… En geleneksel halinde bile biberli, domatesli ya da sade çeşitleri bulunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Üretim süreci bu kadar ilgi ve emek isteyen tarhana eğer evinize kadar geldiyse yapabileceğiniz en pratik çorbalar arasında bulunur. Hazırlanışı çok kolay: Tereyağında kavurduğunuz salçaya sıcak su ilave edip içine yarım kâse tarhana koyarak karıştıra karıştıra pişireceksiniz. Ve işte çorbanız hazır! Dilediğiniz kadar tuz ilave etmeyi de unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ama arzu ederseniz pişirme konusunda da farklılıklar yaratabilirsiniz. Örneğin salça kullanmayıp, sıcak suda karıştırarak pişirdiğiniz tarhana için terbiye yapabilir, yani bir kâse yoğurda yumurta kırarak kaynayan çorbaya ilave edebilirsiniz. İsteğe göre içine birkaç diş sarımsak da katabilirsiniz ki bol yoğurtlu bir tarhana çorbasının antibiyotik yerine geçtiği annelerimiz tarafından sık sık dillendirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Genellikle kuruduktan sonra toz haline getirilen tarhana farklı şekiller verilerek de kurutulabilir. Kuruduktan sonra ise uzun süre bozulmadan saklayabilmenin koşullarını iyi bilmek gerekir. Tarhana saklamada en çok tercih edilenler -aralıklarla havalandırmak ve nemli olmamasına dikkat etmek koşuluyla- küf tutmayan bez torbalar ya da cam kavanozlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tarhananın farklı biçimlerde kurutulabildiğinden söz etmiştik, bunlardan biri de atıştırmalık olarak yenen ve artık büyük market zincirlerde de bulunabilen cips tarhanadır. Anadolu’da cips şekli verilip henüz cips gibi kıtır kıtır olmadan toplanan türü de var ki buna firik deniyor. İçine ceviz, fıstık gibi yemişler koyup sarılarak tüketilen bu tarhana, damaklara çorbasından çok farklı bir tat sunar.

  • Bunları Artık Evdeki İmkanlarla Yapmıyor Dışarıdan Temin Ediyoruz

    Bunları Artık Evdeki İmkanlarla Yapmıyor Dışarıdan Temin Ediyoruz

    Büyük marketlerin, mağazaların, online alışveriş sitelerinin olmadığı zamanlarda pek çok ihtiyacımızı evlerimizde çoğunlukla da annelerimizin müşfikliği sayesinde karşılardık. Bunların bir kısmı özellikle Anadolu’da hala evlerde yapılıyorsa da büyük şehirlerdeki koşuşturma pek çoğuna izin vermiyor. Bu listemizin 7 maddesinde eskiden evde yaparken artık dışarıdan temin ettiklerimize yer veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Eskiden evlerde kışa hazırlanan karıncalar misali bir koşuşturmaca yaşanır, tarhanalar serilir, turşular kurulur, salçalar kaynatılırdı. Aile bütçesine katkı amacıyla yapılan bu işlemler alabildiğine doğaldı. Tabii bir o kadar da zahmetli. Şimdi bir kavanoz turşu, bir kilo tarhana için elimizi sadece marketin rafına doğru uzatmamız yeterli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Pantolon alındı paçası mı kıvrılacak, pijamanın beline lastik mi geçirilecek, giysilerde sökük gedik mi var, annelerimiz ellerinde iğne iplik işe koyulurdu. Hatta evinde bir dikiş makinası olan, pedalını tıngır mıngır çalıştırarak çocuklarına bayramlık elbiseler dikerdi. Şimdiyse en ufak bir tadilatı terzide yaptırıyor, oturduğumuz yerde internet üzerinden verdiğimiz siparişlerle giysilerimizi kapıdan alıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    biber

    Evlerin iki üç katlı ve bahçeli olduğu zamanlarda hemen kapının önünden toplanan maydanoz, biber, salatalıkların kokusu neredeyse bütün mahalleyi sarardı. Şimdi dışarıdan temin ettiğimiz sebzeler hakkında en büyük tartışma konusu ne kadar doğal oldukları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    lif

    Yumuşacık, rengârenk, model model tığ işi sabun bezleri banyoların olmazsa olmazıydı. Bugün çoğumuz dışarıdan aldığımız farklı çeşitlerdeki banyo liflerini kullanıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Eskiden soğuk aldığımızı hissettiğimizde ilk işimiz eczaneye gidip grip ilacı istemek olmazdı. Önce bir ballı zencefil yapılır, nane-limon kaynatılır, hastalığın gidişatına göre bilumum doğal takviyelere iltifat edilirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Neredeyse akla gelebilecek her şeyin oyuncağının yapıldığı günümüzde bir çocuk kalkar da telden yapılmış bir arabaya, tahtadan yapılmış bir ata, bezden yapılmış bir bebeğe ilgi gösterir mi bilmiyoruz ama bugün amca-teyze dediğimiz insanların çoğu bu oyuncaklarla büyüdüler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    mantı

    Bugün sadece mantı yapan restoranlar var. Evde pişirmek istiyorsanız da hemen her markette bulmanız mümkün. Oysa eskiden mantıyı, erişteyi annelerimiz evde yapardı. Eşit büyüklükte erişteler kesebilmek, minik minik mantıları tek tek kapatmak sabır ve marifet istiyordu tabii…

  • SOĞUK GÜNLERDE İÇİNİZİ ISITACAK DUMANI ÜSTÜNDE ÇORBALAR

    Sert geçen kış günlerinde insana kendini güvende hissettiren hatta keyiflendiren kimi araçlar vardır. Örneğin yağmur altında rahatça yürümenizi sağlayan bir şemsiye… Veya üstünüze çekerek ısındığınız yumuşacık bir battaniye… Avucunuzda tuttuğunuzda elinizi, yudumladığınızda dilinizi, damağınızı ısıtan bir fincan kahve… Ya da kaşık kaşık içtiğinizde tüm bedeninizin ısınıp enerji dolduğunu hissettiren dumanı üstünde bir kâse çorba… Peki soğuk bir günde size en cazip gelen çorba hangisi olurdu? Alternatifleri görebileceğiniz listemiz yine bu sayfada…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sanıyoruz ki sıcak hatta hafiften kaynar bir tabak acılı tarhana çorbasına kimse hayır demez. Hem hazırlaması da oldukça kolay bir çorba. Kaynar suya yavaş yavaş dökmeniz, miktarınca tuz ilave etmeniz ve topaklanmaması için sürekli karıştırmanız yeterli. Tarhanada meşakkatli olan üretim sürecidir. Yoğurt ve yöreye göre değişen çeşitli baharatların harmanlanması, serilmesi, kurutulması gibi emek isteyen aşamaları vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarının en özel ve renkli besinlerinden biri balkabağıdır. Bu turuncu sebzenin çorbasını yaparak menünüzü çeşitlendirmekle kalmaz, içerdiği alfa ve beta karoten sayesinde bağışıklık sisteminizin direncini yükseltebilirsiniz. Ana malzemenin balkabağı olması gereken çorbaya farklı malzemeler ekleyerek her seferinde bambaşka lezzetler de elde edilebilirsiniz. Sebzeli, tavuklu, kremalı veya bol baharatlı, nasıl arzu ederseniz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Soğuk kış günlerinin besin değerleri açısından gözde sebzelerinden bir diğeri karnabahardır. Turpgillerden olan karnabaharın çorbasını yaparken havuç, patates, kereviz sapı gibi sebzeler kullanabilir, malzemeleri et suyunda kaynatabilir, süt, tereyağı ve unla terbiye hazırlayabilirsiniz. Böylece sevdiklerinize çok daha zengin ve lezzetli bir kış çorbası ikram edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarında manav tezgâhlarını farklı görüntüsüyle şenlendiren bu yeşil sebzenin çorbası diyet yapanlar için nefis bir alternatif olabilir. Brokolinin tüm tariflerinde dikkat edilmesi gereken ise fazla pişirmemeye dikkat etmektir çünkü yüksek ısıda besin değerlerini kaybedebilir. Brokoli çorbasının en lezzetlisinin kremalı tarifi olduğu da aklınızda bulunsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kremanın çok yakıştığı çorbalardan biri de başrolünde havucun olduğu tariflerdir. Kış mevsiminin en yaygın sebzelerinden olan havucun faydaları herkesin malumu… Bu turuncu mucize A vitamini zengini olarak karaciğeri kuvvetlendirir, göz sağlığını korur. İçerdiği beta karoten sayesinde yaşlılığa karşı hücrelerin direncini artırır. Ve bunlar sağlayacağı faydaların sadece birkaçıdır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Biz sonlara doğru yer vermiş olsak da çorba denince akıllara mercimek gelir. Soğuk günlerde mercimek tüketmenin keyfi, hem annemizin yemeklerini hatırlatmasından hem de yanında bir iki dilim ekmekle bir öğünü karşılayabilmesinden olsa gerek bambaşkadır. Eğer mercimek çorbasının farklı bir tarifini isterseniz, zerdeçal kullanabilir, böylece hem rengini hem de lezzetini daha baskın bir hale getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar en yaygın olduğu dönemler toprağın nemli, havanın ılık olduğu ilkbahar ve sonbahar mevsimleriyse de mantar tüm yıl yetişebilen bir sebzedir. Sebzeli mantar veya kremalı mantar çorbaları ise soğuk günlerde sığınılacak en sıcak lezzetler arasında yer alır. Ek olarak, çorbada kullanacağınız mantarları soymayı ve siyah suyunu yemeğinize salmaması için önceden haşlamayı ihmal etmeyin.