Etiket: tapınak

  • 7 Maddede 12.000 Yıllık Tarihiyle Dünyanın İlk Tapınağı Göbeklitepe

    7 Maddede 12.000 Yıllık Tarihiyle Dünyanın İlk Tapınağı Göbeklitepe

    Göbeklitepe’de 1995’te başlayan kazı çalışmaları hala devam ediyor ve arkeologlar nefeslerini tutarak her geçen gün güncellenen araştırma sonuçlarını bekliyor. 12.000 yıllık tarihiyle insanlık hakkında yepyeni bilgiler sunan Göbeklitepe’yi 7 madde ile huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Şanlıurfa’nın 22 km doğusunda bulunan bölgenin, tarihin en eski tapınaklarına ev sahipliği yaptığı ortaya çıkınca, Göbeklitepe sadece arkeoloji çevresinin değil bütün dünyanın en ilgi çeken konularından biri haline geldi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İnsanlığın çanak çömlek kullanımıyla henüz tanışmadığı dönemlerden kalan buluntunun Neolitik Dönem’de, MÖ 9.600 ile 7.300 yılları arasında inşa edilmiş olduğu düşünülüyor. O dönem böyle yapıların nasıl inşa edilebildiği ise hala zihinleri meşgul eden konuların başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Göbeklitepe kazı alanı, bir tepe üzerine inşa edilmiş birçok yuvarlak yapıdan oluşuyor. Tepenin üzerinde 20 adet üzeri açık yapı bulunduğu fakat henüz bunların sadece 6 tanesinin gün yüzüne çıkarıldığı biliniyor. Çatısı bulunmayan yuvarlak yapıların yerleşim amacıyla değil, ibadet amacıyla kullanıldığı düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Her bir yuvarlak yapı T biçiminde sütunlarla çevrilmiş ve yapıların ortasında da ikişer adet T biçiminde sütun bulunuyor. Yüksekliği 3 ile 6 metre arasında değişen T biçimli sütunların 40 tona yakın ağırlıkları uzmanları hayret içinde bırakıyor. Bu sütunların insanı sembolize ettiği ve üzerindeki kabartmaların çizimlerinde büyük bir ustalık yattığı da dile getiriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mısır Piramitleri’nden bile eski olan Göbeklitepe’nin varlığı şimdiye dek doğru kabul ettiğimiz tarih bilgilerini sorgulamamıza sebep oldu. Bazı uzmanlara göre bu kalıntılar insanların yerleşik yaşama geçmesinin tek sebebinin barınma ve savunma değil, aynı zamanda ibadet etme ihtiyacı ve dinler olduğunu da gösteriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1963 yılından beri İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi tarafından varlığı bilinen Göbeklitepe’nin ciddi anlamda fark edilmesi 90’lı yıllara denk geldi ve UNESCO tarafından da 2011 yılında Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kazı alanındaki toprağın incelenmesi ile bulunan yabani buğday kalıntıları ve tapınakların etrafındaki hayvan kemikleri insanlığın tarım ve hayvancılığa başlama tarihleriyle ilgili fikirleri de değiştirebilir. Günümüzde 20 tapınağının sadece 6 tanesinin incelenmiş olduğunu düşünürsek, Göbeklitepe gelecekte bizleri daha da çok şaşırtacak bulguları karşımıza çıkarabilir.

  • ESRARENGİZ TAPINAK: ANGKOR WAT

    Kamboçya’nın Siem Reap şehrinin birkaç km kuzeyindeki ormanların içine gizlenmiş esrarengiz bir yapı olan Angkor Wat, 50’den fazla ibadet alanını bünyesinde barındıran bir tapınaktır. İçinde bulunduğu ormanın insanı etkisi altına alan atmosferi, Angkor Wat’a bambaşka bir soluk katar ki bu da tapınağı “esrarengiz” kılan etkenlerden biridir. Khmer Kralı II. Suryavarman tarafından 1113-1150 yıllarında inşa edilen ve Khmer Krallığı’nın başkenti ve gücünün simgesi olan Angkor Wat, 400 dönümden fazla alanıyla dünyanın en büyük tapınaklarından biridir. Bu yazımızda ilgi çeken detaylarıyla Angkor Wat hakkında kısa bilgiler listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Adını Khmer dilindeki Angkor (şehir)  ve Wat (tapınak)kelimelerinden alan Angkor Wat, Khmer İmparatorluğu’nun dinsel eserlerle dolu bir yapısıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bir mühendislik harikası olarak tanımlanabilen Angkor Wat, Khmer halkının yontma işçiliği ve inşa sanatının izlerini taşır. Tonlarca ağırlığa sahip olan tapınak, yapay bir gölün içinde, kum taşı bir zemin üzerine kuruludur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Mimari açıdan diğer dini yapılara benzemeyen ve dokusuyla, atmosferiyle benzerlerinden ayrışan Angkor Wat, 13. yüzyılda Hindu tapınağından Budist tapınağına dönüştürüldü. Tapınak, eşsiz mimarisi, dönemin çok ilerisinde uygulanan mühendislik teknikleri ve sanatsal açılardan, Mısır Piramitleri ve Tac Mahal gibi eserlerle aynı kategoride anılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dev tapınakta kemerler, lotus çiçeğini andıran kuleler, asma katlar, çıkıntılar, büyük teraslar vardır. İçerisinde aynı zamanda pek çok tapınak bulunan Angkor Wat’da en dikkat çekenlerden birkaçı şunlardır; Angkor Tapınağı, Bayon Tapınağı, Ta Prohm Tapınağı, Preah Khan Tapınağı, Neak Pean Tapınağı, East Mebon Tapınağı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Büyüleyici atmosferiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan Angkor Wat aynı zamanda dünyanın en etkileyici komplekslerinden biri olarak 1992 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.