Etiket: sophia

  • İNSANSI ROBOTLARLA BİLİM KURGU GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR

    Bir zamanlar yalnızca bilim kurgu filmlerinin konusu olan insansı robotlar, bugün teknoloji dünyasının en heyecan verici gerçeklerinden biri hâline geldi. Yüz ifadeleriyle duyguları taklit edebilen, yürüyebilen, konuşabilen ve hatta sanat üretebilen bu makineler, insanla makine arasındaki sınırları her geçen gün biraz daha belirsizleştiriyor. Sophia’dan Ameca’ya, Atlas’tan Ai-Da’ya kadar birçok farklı robot hem mühendisliğin geldiği noktayı hem de insanların teknolojiyle kurduğu karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor. Bu yazıda, dünyanın en dikkat çekici insansı robotlarını keşfedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sophia” title_font_size=”13″]

    2016’da aktif hâle getirilen Sophia, Hong Kong merkezli Hanson Robotics tarafından geliştirilen bir insansı robottur. Sophia, 60’tan fazla insan benzeri yüz ifadesi ve gelişmiş yapay zekâ yetenekleri sayesinde konuşma, yüz tanıma ve doğal dil anlama işlevlerini yerine getirebilmektedir. 2017’de Suudi Arabistan’dan vatandaşlık alan ilk robot olan Sophia, TV programları ve uluslararası ziyaretleriyle insan-robot etkileşimini araştıran bir platform olarak öne çıkmaktadır. Eğitim, eğlence, yaşlı bakımı ve müşteri hizmetleri alanlarında kullanılabilecek Sophia, gelecekte insan-robot iş birliğinin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları da sunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”ASIMO” title_font_size=”13″]

    2000 yılında Honda tarafından tanıtılan ASIMO; yürüyebilen, koşabilen ve çevresine tepki verebilen ilk insansı robotlardan biriydi. Yaklaşık 1,30 metre boyunda ve 48 kilogram ağırlığında olan ASIMO, merdiven çıkma, engellerden kaçma, tepsi taşıma veya kapı açma gibi görevleri yerine getirebiliyordu. Görüntü işleme, ses tanıma ve jest algılama özellikleri ile insanlarla etkileşim kurabilen ASIMO, programlanabilir yapısıyla araştırma ve tanıtım amaçlı kullanılıyordu. Honda, 2018’de ASIMO’nun üretimini durdurma kararı aldı ama bilgi ve deneyimlerini, yaşlı bakımı için robot destekli çözümler, otonom araç sistemleri, afet müdahale ve kurtarma robotları gibi alanlara aktardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ameca ” title_font_size=”13″]

    İngiltere merkezli Engineered Arts tarafından geliştirilen Ameca, 2021’de tanıtılan bir insansı robottur. Gülümseme, şaşırma, kaş çatma gibi doğal yüz ifadeleri sergileyebilen Ameca, gözlerindeki kameralar ve kulaklarındaki mikrofonlarla çevresini algılar. Ameca, araştırma laboratuvarları, teknoloji fuarları ve sosyal etkileşim alanlarında kullanılmış; fiziksel görevler için tasarlanmamış olsa da mimik ve konuşma becerileriyle sosyal robotik alanında çığır açan bir örnek olarak öne çıkmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Chihira Aico” title_font_size=”13″]

    Chihira Aico, Japonya merkezli elektronik devi Toshiba tarafından geliştirilen ve 2014’te tanıtılan, insansı görünüme sahip bir robot rehberdir. Gerçekçi yüz hatları ve mimikleriyle dikkat çeken bu insansı robot, özellikle turistik bölgelerde bilgi verme, yönlendirme ve çok dilli iletişim kurma amacıyla geliştirilmiştir. Japonca, Çince, İngilizce gibi dilleri konuşabilen bu robot, insanlarla doğal bir diyalog kurabilmesi için gelişmiş konuşma, tanıma, jest ve mimik sistemleriyle donatılmıştır. Chihira Aico, Japonya’daki bazı turizm ofislerinde ziyaretçilere yardım etmekte ve robotların halka açık alanlarda nasıl kullanılabileceğine dair önemli bir örnek sunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Atlas” title_font_size=”13″]

    Boston Dynamics tarafından geliştirilen Atlas, 2013’ten bu yana dünyanın en dinamik insansı robotlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Robot; yürüyüş, koşma, zıplama ve takla atma gibi hareketleri gerçekleştirme, iki eliyle nesneleri taşıyabilme ve yerleştirebilme özelliklerine sahiptir. İlk versiyon hidrolik aktüatörlerle çalışırken, 2024’te tanıtılan yeni nesil Atlas, tamamen elektrikli olup elektrikli aktüatörlerle daha verimli hareket etmektedir. Başlangıçta arama-kurtarma çalışmaları için tasarlanan Atlas, 2025 itibarıyla endüstriyel ortamlarda, özellikle fabrikalarda görev alabilecek potansiyele sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ai-Da” title_font_size=”13″]

    2019’da Oxford Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Ai-Da, adını İngiliz matematikçi ve bilgisayar öncüsü Ada Lovelace’ten almış ve dünyanın ilk ultra gerçekçi yapay zekâ destekli robot sanatçısı olarak tanıtılmıştır. Kameralarla donatılmış gözleri sayesinde gördüklerini analiz eden Ai-Da, robotik kolu ile çizim, resim ve performans sanatı üretir. Eserleri çeşitli sergilerde yer almış, yapay zekânın sanattaki rolü üzerine küresel tartışmalar başlatmıştır. İlk solo sergisi Oxford Üniversitesinde teknolojinin toplumsal etkilerini sorgulayan eserlerden oluşmuştur. Ai-Da’nın Alan Turing Portresi ise 2024’te 1,08 milyon ABD dolarına satılmıştır; bu eser, yapay zekânın sanattaki yeri ve geleceğine dair önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.

  • YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN YAPAY ZEKÂ

    YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN YAPAY ZEKÂ

    Biliyoruz bu konu herkesin ilgisini çekiyor ama işin içinde bilişsel bilim, bilgisayar mühendisliği, elektronik bilimler ve hatta felsefe var… Ne var ki bu kadarı bana fazla diyerek konudan uzak duranların sayısı da epey fazla… Bu sayfanın konusu da yapay zekâ ama hiç merak etmeyin, biz genetik algoritmalardan, yapay sinir ağlarından, bulanık mantık veya diğer bileşenlerden söz etmeyeceğiz. Yapay zekâ konusuna en basit ifadelerle kısa bir bakış atacağız sadece…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapay zekâ nedir?” title_font_size=”13″]

    İnsan zekâsına has kimi fonksiyonları sergileyebilen teknolojik sistemler bütününe yapay zekâ deniyor. Yapay zekânın da sahip olabileceği o fonksiyonlar arasında düşünme, öğrenme, sorun çözme, karar verme, ses algılama, konuşma, iletişim kurma gibi yetiler bulunmakta. İnsan zekâsının ürünü olan “düşünme” eyleminin yapay zekâ için “kodlama” şeklinde tanımlandığını da belirtmeden geçmeyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapay zekâ ne zaman ortaya çıktı?” title_font_size=”13″]

    İngiliz bilgisayar bilimci Alan Mathison Turing, 1950’de “Turing testi” kavramını ortaya atarak “Makineler düşünebilir mi?” sorusunu tartışmaya açan kişi olmuş. “Yapay zekâ” terimini kullanan ilk kişi ise Amerikalı bilgisayar bilimci John McCarthy’ymiş. Kavramın onun öncülüğünde tartışılarak temellerinin atıldığı yer de 1956’da düzenlenen “Dartmouth College Artificial Intelligence” konferansı olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapay zekânın kullanım alanları nerelerdir?” title_font_size=”13″]

    Yapay zekânın hâlihazırda kullanıldığı pek çok alan bulunuyor ve bu alan sağlık sektöründen spor müsabakalarına, otomotiv dünyasından video oyunlarına geniş bir yelpazeyi kaplıyor. Örnekleri biraz daha özelleştirmek gerekirse, yapay zekâ tıp alanında kanserli hücrelerin tespitinde kullanılabildiği gibi, haberleşme sektöründe görüntü, ses ve veri sıkıştırmak için de kullanılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En tanıdık yapay zekâ” title_font_size=”13″]

    Yapay zekâ konusuna birçoğumuz kendimizi uzak hissetsek ve bir seyirci gibi yaklaştığımızı düşünsek de aslında bugün yapay zekâ hemen hepimizin yanı başında bulunmakta. En yakın örnek elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonlarımız… Daha doğrusu telefonlarımızdaki kimi uygulamalar… Örneğin bir tuşa basarak sesli iletişime geçtiğimiz sanal asistanlar birer yapay zekâ.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayatımıza çoktan girmiş yapay zekâ uygulamaları” title_font_size=”13″]

    Sadece cep telefonumuz da değil elbette… Hayatımıza çoktan girmiş başka yapay zekâ uygulamaları da var. Örneğin e-posta adresimizde görmek istemediğimiz iletileri bazı kelimelerden tanıyarak “spam” kutusuna atan sistem bir yapay zekâ. Ya da izlediğimiz bir medya kanalında tarzımızı belirleyerek film öneren de, dinlediğimiz bir müzik sitesinde bize uygun olduğunu düşündüğü şarkı önerileri yapan tavsiye robotu da birer yapay zekâ ürünü…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Görüntüsüyle de bize benzeyen bir yapay zekâ!” title_font_size=”13″]

    Hayatımızı kolaylaştıran ve geliştiren yapay zekâ uygulamalarının en ilginç olanı ise şüphesiz ki insan formunda karşımıza çıkan bir robot olacaktı! Bildiğiniz gibi yakın zamanda tüm dünya Sophia ile tanıştı. Sensörler aracılığıyla çevresini algılayan, algıladıkları arasında bağlantı kurup yorumlayan, konuşan, gülen Sophia’nın ardından “Filmler gerçek mi oluyor?” tartışmaları dünyanın en heyecanlı konusu haline geldi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapay zekânın geleceği…” title_font_size=”13″]

    Yapay zekânın geleceği konusunda yazılmış bilimsel makale veya tezler birçok ve farklı yönelimler içermekte… Bunlardan en dikkat çekici olanları, şimdilik programlanmış sistemlerin ürünü olan yapay zekânın gelecekte insan zekâsından bağımsız bir hale geleceği fikrine dayanıyor. Ve bu düşünceler konuyla yakından ya da uzaktan ilgilenen birçok insanın zihninde “Ya gerçekleşirse?” diye başlayan soruların ışığını çoktan yaktı bile…