Etiket: Senarist

  • HİÇ GÜLMEYEN ADAM: BUSTER KEATON

    Gerçek adı Joseph Francis Keaton olan Amerikalı komedi oyuncusu, sinemacı, yapımcı ve senarist Buster Keaton, dünya sinema tarihinin en büyük komedyenlerinden biri olarak gösterilirdi. Gülmediği zaman izleyicinin daha fazla güldüğü keşfedildiği için gülmesi yasaktı, bu nedenle lakabı “Hiç gülmeyen adam”dı. Bu yazımızda hayatı komedi filmleri içinde geçen ancak sonlara doğru yaşadığı çöküşle, kendi hayatının dramasını oynayan Buster Keaton’ın hayatına dair kısa notlar paylaşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    4 Ekim 1885 tarihinde, Kansas’ta iki varyete sanatçısının oğlu olarak dünyaya gelen Keaton, henüz 3 yaşındayken gösteri dünyasıyla tanıştı; ailesiyle birlikte “Three Keatons” adıyla akrobasi gösterilerinde yer almaya başladı. Çocukluğunda birçok tehlikeli kaza atlatan Keaton’a “Buster” adını aile dostu, vaftiz babası, ünlü sihirbaz Harry Houdini verdi. “Buster”, “yetenek bakımından üstün kimse” anlamına gelmekteydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yaklaşık 20 yaşına kadar anne ve babasıyla sahneye çıkmaya devam etti ancak yaşadığı hayattan mutsuzdu ve babasının baskısı altında bu işi yapıyordu. Mutsuzluğunu sahneye taşıdı; sahnede gülmedi, ağlamadı, seyirciye duygusunu hiç belli etmedi ve “ifadesizlik” durumu gitgide ilgi çekmeye başladı. İzleyicilerin beğenisini toplayan Keaton’un bu performansı ilginç bir şekilde bol kahkahalı oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Seyirciden gelen bu yoğun ilgi onun bir süre sonra akrobasiden ayrılmasına neden oldu, kısa filmlerde rol aldı. Dönemin ünlü komedyenlerinden biri olan Roscoe Arbuckle tarafından keşfedildi ve komedi dünyasının kapıları Keaton’a aralandı. Önce “Kasap Çırağı” isimli filmde oynadı ve peşi sıra komedi filmleri geldi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Keaton, 1920’li yıllarda kendi senaryolarını yazıp yönetmenliğe başladı. Komik adam tiplemesini 20’ye yakın kısa filmle taçlandırdı. Kısa metrajlı filmlerden ilk uzun metrajlı filmine geçmesi kısa sürdü: Soluk Benizli, Sherlock’un Oğlu, Denizci, General gibi filmlerle adından söz ettirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Keaton için sonun başlangıcı, MGM Stüdyoları’na transferi ile oldu; film stüdyosunun katı kuralları Keaton’ın özgürlüğünü kısıtladı ve gerilemesine neden oldu. Keaton, doğaçlama insanıydı, bir senaryoya bağlı olmak oyunculuğunu iyi sergileyememesine yol açtı. Bu süreç, çöküş döneminin başı sayıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mesleki hayatındaki mutsuzluk, özel hayatına da yansıdı ve birçok aksilik yaşadı. Karısından boşandı ve kendini alkole verdi. Düzensiz hayatı nedeniyle MGM Stüdyoları ile yollarını ayırınca artık sıradan filmlerde, sıradan senaryolarla rol almak durumunda kaldı. Bir süre şansını Fransa, İngiltere ve Meksika’da denemiş olsa da başarılı olamadı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Uzun yıllar önemsiz filmlerde rol alan ve ciddi bir çöküş yaşayan Keaton, 1950’li yılların sonunda Hollywood tarafından yeniden hatırlandı ve “Buster Keaton’un Öyküsü” adında bir film ile hayatı beyaz perdeye aktarıldı. Kârında pay sahibi olduğu film başarılı olunca, maddi sıkıntıları sona erdi, böylece hayatının son yılları nispeten daha rahat geçti. Keaton, 1966 yılında akciğer kanseri nedeniyle hayata gözlerini yumdu.

  • SAFA ÖNAL: GUINNESS REKORLAR KİTABI’NDAKİ SENARİST

    Sanıyoruz tek cümle konuyu özetlemek için kâfi gelecektir: Türk Sineması’nda tam 395 adet filmin senaryosu Safa Önal tarafından yazılmıştır! Bu olağanüstü duruma Guinness Rekorlar Kitabı bile kayıtsız kalmamış, bahsedilen rekoru onaylamıştır. Üstelik Safa Önal sadece senarist değil, sinemamızda 40 kadar ünlü yapıma imza atmış bir yönetmendir de… 1931 doğumlu sinema adamının imza attığı filmlerden bazıları ise şöyle…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1970 yılında çekilen, iki aşığın romantik başlayıp dramatik seyreden hikâyesinin anlatıldığı Buğulu Gözler filminde başroller Türkan Şoray ve Murat Soydan’dadır. Safa Önal ise filmin hem senaristi hem yönetmenidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Türk Sineması’nda kara komedi türünün en güzel örneklerinden olan Ah Güzel İstanbul filminin yönetmenliğini Atıf Yılmaz yapmış, başrollerini Sadri Alışık ve Ayla Algan paylaşmıştır. 1966 çıkışlı filmin senaryosunu Safa Önal, senarist Ayşe Şasa ile birlikte kaleme almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Orhan Gencebay’ın Dertler Benim Olsun şarkısından adını alan filmde, başroldeki ünlü ses sanatçısına Perihan Savaş eşlik etmektedir. Safa Önal, 1974 yılında çekilen filmin senaristi ve aynı zamanda yönetmenidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Türkan Şoray’ın Kadir İnanır’la birlikte başrolde yer aldığı, Kapadokya’da çekilen Dila Hanım filmi 1977 yılı yapımlıdır. Safa Önal bu kez filmin sadece senaryosunu yazmıştır, yönetmen koltuğunda ise Orhan Aksoy yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Başrollerinde Türkan Şoray ile İzzet Günay’ın yer aldığı Vesikalı Yârim filmi, Sait Faik Abasıyanık’ın Menekşeli Vadi öyküsünden beyaz perdeye uyarlanmıştır. Uyarlamayı yapan senarist Safa Önal olmuştur, filmin yönetmeni ise Lütfi Ömer Akad’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı Doktor Civanım bir komedi filmidir ve başrolünde Kemal Sunal yer alır. 1982’de çekilen filmin yapımcısı ise Memduh Ün’dür, Safa Önal senaryoyu Memduh Ün ile birlikte yazmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Safa Önal’ın yönetmenliği bıraktığı film ise oldukça yakın tarihli, 2007 yapımlı Hicran Sokağı olmuştur. Bir aşk çemberi etrafında gelişen olayların anlatıldığı filmde Sezer Sezin, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Cüneyt Arkın gibi duayen isimler yer alır ve adeta sinema ustası Safa Önal’a bu film aracılığıyla teşekkür ederler.