Etiket: şarkı

  • PERDENİN ARDINDAKİ KADIN SESLER: YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ AŞK ŞARKILARI

    Yeşilçam… Yalnızca bir sinema dönemi değil; Türkiye’nin duygusal belleğinde en derin iz bırakan zamanlardan biriydi. Bir kuşağın aşkı, umudu ve kırgınlığı yıllar boyunca o filmlerle hayat buldu. Sahnelerin duygusu, arkadan gelen o tanıdık melodilerle tamamlanırdı. İşte şimdi, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Yeşilçam’ın o tanıdık aşk sahneleri yine zihnimizde canlanıyor. Yazımızda, bu özel günün ruhuna eşlik eden kısa bir yolculuğa çıkıyoruz: Filmlerden yaptığımız seçkilerle aşkın sinemadaki hâline ses veren kadın yorumcuları ve onların unutulmaz aşk şarkılarını birlikte anımsıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sonbahar Rüzgârları – Handan Kara Sipahioğlu” title_font_size=”13″]

    1969 yapımı, Mehmet Dinler’in yönettiği Sonbahar Rüzgârları’nda sevdiği adamla evlenmek üzereyken geçirdiği bir kaza sonucu sakat kalan genç bir kadının (Türkan Şoray) hikâyesine tanıklık ederiz. Türkan Şoray’ın oyunculuğuyla hissettirdiği hüzünlü duygunun ardındaki ses, pek çok Yeşilçam filmine sesiyle hayat veren Handan Kara Sipahioğlu’dur. 1944’te Bakırköy’de doğan Kara, genç yaşta müziğe yönelir; ustalardan aldığı dersler ve sahne deneyimleriyle kısa sürede kendi çizgisini oluşturur. “Kulakların Çınlasın”, “Sen Bir Yana Dünya Bir Yana” gibi eserlerdeki berrak yorumu, dinleyenin belleğinde kolayca yer eder. TRT İstanbul Radyosundaki uzun yıllarının ardından yurt içinde ve yurt dışında konserler verir; sesi, Yeşilçam filmlerinin duygusuna sinen kalıcı bir imza hâline gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kezban Roma’da – Nermin Candan” title_font_size=”13″]

    1970 yapımı, Orhan Aksoy yönetmenliğindeki Kezban Roma’da filminde köyden şehre, şehrin içinden Roma’ya uzanan bir yolculuğa eşlik ederiz. Kezban’ın (Hülya Koçyiğit) düğünde seslendirdiği “Hayat mı Bu” şarkısıyla yüzümüze bir gülümseme yerleşirken onun aşkına (Ediz Hun) kavuşmasına adım adım tanık oluruz. Filmde duyduğumuz şarkının sesi, Nermin Candan’a aittir. “Hayat mı Bu”, Türk pop müziğinin en çok ses getiren 45’liklerinden biri olmuş; ilk plağıyla büyük satış rakamlarına ulaşarak Nermin Candan’ı kısa sürede dönemin en popüler kadın seslerinden biri hâline getirmiştir. O yıllarda ender rastlanan bir durum yaşanır; 45’liğin B yüzü de en az A yüzü kadar ilgi görür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Arım Balım Peteğim – Nesrin Sipahi” title_font_size=”13″]

    1970 yapımı, Muzaffer Arslan yönetmenliğindeki Arım Balım Peteğim filminde adı konmamış bir ilişkiyi ve yıllara yayılan bir karşılaşmayı izleriz. Kadının (Türkan Şoray) adı filmin sonuna dek erkek (Cüneyt Arkın) tarafından bilinmez. Bir oyun duygusu içinde ilerleyen bu hikâyede, müzik sahnenin heyecanını belirler. “O gözler, sendeki siyah gözler…” dizeleriyle başlayan şarkı sırasında Türkan Şoray, sevdiği adamı dans edenler arasında görür; dans sürerken kalbinin içindekilerle baş başa kalır. Seyirci de bu duru ve buğulu yorumun peşine takılıp hayallere dalar. İşte bu ses, Nesrin Sipahi’ye aittir. 1934 doğumlu Sipahi, en çok “Arım Balım Peteğim”, “Ömrümce Hep Adım Adım” ve “Reyhan” yorumlarıyla hafızalarda yer eder. Farklı dillerde seslendirdiği eserlerle de bilinen sanatçı, 60’lar ve 70’lerde kusursuz söyleyişi ve özenli sahne duruşuyla dönemin en güçlü kadın seslerinden biri olarak anılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Seni Sevmek Kaderim – Kamuran Akkor” title_font_size=”13″]

    1971 yapımı, Orhan Aksoy yönetmenliğindeki Seni Sevmek Kaderim filminde aşkın başka bir hâlini izleriz. “Aşkın Kanunu” şarkısı bir düğün sahnesinde yükselirken, Lale (Filiz Akın) başına geleceklerden habersizdir. İlerleyen sahnelerde babasının intikamını almak için âşık bir kadın rolüne bürünen Lale, zamanla bu rolün gerçeğe dönüştüğünü fark eder ancak gururu ağır bastıkça Murat’a (Ediz Hun) kalbindekini bir türlü söyleyemez. Film boyunca duyduğumuz bu içli şarkılar, hikâyenin duygusal yükünü sırtlanan Kamuran Akkor’un sesinden gelir. Sanatçı, “Aşk Eski Bir Yalan”, “Kime Niyet Kime Kısmet”, “Sev Yeter” gibi 45’likleriyle kısa sürede geniş kitlelerin belleğinde yer edinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Beyoğlu Güzeli – Belkıs Özener” title_font_size=”13″]

    1972 yılında Ertem Eğilmez yönetmenliğinde gösterime giren Beyoğlu Güzeli filminde sımsıcak bir hikâye izleriz. Tesadüf sonucu yolları kesişen Alev ile Ferit, kısa sürede birbirine âşık olur. Ancak biri varlıklı bir aileden gelirken diğeri çadır tiyatrosunda çalışan yoksul bir hayata sahiptir. Alev (Hülya Koçyiğit) ve Ferit (Tarık Akan) yıllar boyu kavuşamaz; yeniden karşılaştıklarında ise tüm engellere rağmen evlenirler. Tam her şey yoluna girdi derken seyirciyi beklenmedik bir son karşılar. İşte bu sahnelerde duygu yüklü o ses perde arkasından yükselir. Bu ses, Yeşilçam’ın görünmeyen yüzlerinden Belkıs Özener’e aittir. Özener, müzikle iç içe bir ailede büyür, genç yaşta katıldığı bir ses yarışmasında birincilik kazanır. “Bir Garip Yolcu”, “Adını Anmayacağım”, “Sevemedim Karagözlüm” ve “Damarımda Kanımsın” gibi eserlerle Yeşilçam’da söylenemeyen duyguları seyircinin kalbine taşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayrılık – İnci Çayırlı” title_font_size=”13″]

    1972 yapımı, Türker İnanoğlu yönetmenliğindeki Ayrılık filminde Suna (Filiz Akın) sahneye adım atar; parlak dekorların arasında dans ederken “Bana Çok Mu Görüyorsun?” şarkısını seslendirir. Başından sonuna hüzünle örülü bu hikâyede, âşıklar bir türlü kavuşamaz. Perdede izlediğimiz bu sahnenin duygusu, görüntünün ötesine taşan duru ve kederli bir sesle derinleşir. İşte bu ses, Yeşilçam’da sıkça duyduğumuz İnci Çayırlı’ya aittir. 1935’te İstanbul’da doğan Çayırlı, genç yaşta konservatuvara girer; Münir Nurettin Selçuk korosundan İstanbul Radyosuna uzanan bir müzik eğitimi alır. Yurt içinde ve yurt dışında verdiği konserlerle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşır. “Çileli Bülbül”, “Son Nefes” ve “Kadın Asla Unutmaz” gibi filmlerin müziklerinde imzası bulunan sanatçı, 1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanıyla onurlandırılır.

  • BİRBİRİNDEN GÜZEL AŞK ŞARKILARI

    14 Şubat Sevgililer Günü kutlu olsun. “Bize yılın her günü sevgililer günü” diyenlerden olsanız bile, bu özel güne has jestimiz hoşunuza gidecek. Sayfamız unutulmaz aşk şarkılarıyla dolu ve sizin için seçtiğimiz bu şarkılar da yılın her günü, hatta her saati dinlenebilecek kadar güzel ve derin. Tabii seçim yaparken yalnızları da unutmadık… Ne de olsa aşk bazen de iki kişilik yaşanmayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sevemez Kimse Seni, Zeki Müren” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Neredesin Sen, Neşet Ertaş” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aşk Yeniden, Yeni Türkü” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sevdim Seni Bir Kere, Özdemir Erdoğan” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aşk Beklemez, Nazan Öncel” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mazhar Alanson, Yandım” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Seninle Her Şeye Varım Ben, Kayahan” title_font_size=”13″]
  • ÇOK BİLİNEN ŞARKILARIN ARDINDA SAKLI HİKÂYELER

    Pek çok şarkıyı, sözü ya da müziği ile sevmemiz sadece eğlendiriyor olmasından değil, hayatımızdan bir parça bulmaktan, kendi yaşadıklarımızla özdeşleştirmekten ileri gelir. O şarkıların gerçekte kime yazıldığını bilmek ise ilginç bir popüler kültür konusudur. İşin biraz da o tarafına bakalım dedik ve bugüne kadar severek dinlediğimiz, hatta bazı zamanlar duygudan duyguya sürüklendiğimiz o şarkıların kimler için yazıldığını derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Bir bahar akşamı rastladım size/ Sevinçli bir telaş içindeydiniz/ Derinden bakınca gözlerinize/ Neden başınızı öne eğdiniz?”

    Bestesi fotoğrafta gördüğünüz Selahattin Pınar’a ait olan “Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” şarkısını en çok Zeki Müren’den dinlemiş, sevmişizdir. Bu romantik şarkının güftesi ise şair ve söz yazarı Fuat Edip Baksı’ya aittir. Hatta şarkının ilham kaynağı da güftekârın ta kendisidir. Fuat Edip, gençlik yıllarında rüyasında gördüğü bir kıza âşık olmuş, uzun yıllar rüyasındaki sevdiceğini aramış ama yaşı ilerlemeye başlayınca ailesinin ısrarı üzerine bu hayalden vazgeçip, evlenip yuva kurmuştur. Bir gün Acıbadem’deki Çamlıca Kız Lisesinin önünden geçerken, yıllar önce rüyasında gördüğü o kızla karşı karşıya gelmiş, bu karşılaşmanın etkisiyle de şarkıyı kaleme almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Sen gelince bahar gelir, Gülpembe/ Dereler seni çağlar, sevinirdik, Gülpembe/ Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, inanamadık Gülpembe/Bizim iller sessiz, bizim iller sensiz olamadı, Gülpembe.”

    Büyük sanatçı Barış Manço’nun sesiyle bütünleşen bu şarkının neden yazıldığı konusunda farklı teoriler bulunsa da en çok kabul göreni şöyle: Bir röportaj sırasında sanatçıya “Gülpembe”nin kime yazıldığı soruluyor. Sanatçı, soruyu: “Gülpembe benim babaannemdir.” şeklinde yanıtlıyor. Sanatçının 1991 yılında çıkardığı “Sözüm Meclisten İçeri” isimli albümünde yer alan şarkıyı, babaannesi Nimet Manço için yazdığı düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    “Zahide kurbanım n’olacak halim/ Gene bir laf duydum kırıldı belim/ Gelenden gidenden haber sorarım/ Zahidem bu hafta oluyor gelin.”

    Usta sanatçı Neşet Ertaş’ın yanık sesiyle dillendirdiği “Zahidem” türküsü imkânsız bir aşk hikâyesine dayanıyor. 1901 Kırşehir doğumlu olan ve yöredeki bir tiyatro oyununda Arap rolünde oynadığı için Arap Mustafa olarak anılan genç, kapısında hizmetçi olarak beklediği Hacı Bürozade Mehmet’in kızına âşık olmuş, sevdasını uzun süre içinde saklamış fakat sonra dayanamayıp çevresindekilerle paylaşmıştır. Aşkı için yazdığı türkü kulaktan kulağa dilden dile ulaşmış, Abdallar tarafından seslendirilmiş ama Zahide ve Arap Mustafa 1960’ların ortasında hayata veda edene dek açığa vurulmamıştır. Sonunda Neşet Ertaş tarafından plak yapılarak türkü ve hikâyesi milyonlara ulaştırılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    “Ada sahillerinde bekliyorum/ Her zaman yollarını gözlüyorum/ Seni senden güzelim istiyorum/ Beni şad et Şadiye başın için.”

    Hamiyet Yüceses’ten Müzeyyen Senar’a kadar birçok değerli sanatçının sesinden dinlediğimiz “Ada Sahillerinde Bekliyorum” şarkısı da bir aşk hikâyesinin ürünüdür. Bu şarkıda zengin konak kızı Şadiye Hanım ile fakir genç Suat Bey’in aşkı anlatılır. Kızın ailesi fakir genci istememektedir, dertli genç fırtınalı bir gecede yürüyüş yaparken denize doğru yürür ve dalgalar arasında kaybolur. Şadiye Hanım’ın ailesinden izin aldığını söylediği mektubu ise gencin evine ertesi gün ulaşacaktır. Bu hikâye üzerine inşa edilen şarkının söz ve bestesi anonimdir. Bu arada Şadiye Hanım’ın hayatının geri kalanını Amerika’da geçirdiğini ve yaz aylarında İstanbul’a gelmiş olduğu bilgisini de ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Bir gün dönüp bakınca düşler/ İçmiş olursa yudum yudum yudum yıllarını/ Ağla, ağla Firuze ağla/ Anlat bir zaman ne dayanılmaz güzellikte olduğunu. / Kıskanır rengini baharda yeşiller/ Sevda büyüsü gibisin sen Firuze/ Sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu/ Üzüm buğusu gibisin sen Firuze.”

    1982 yılında Aysel Gürel ve Sezen Aksu tarafından yazılan, bestesi Attila Özdemiroğlu’na ait “Firuze” şarkısı, birçok değerli sanatçımız tarafından yorumlanmıştır. Aysel Gürel’in şarkıyı kızı Müjde Ar’a yazdığı ve ona şarkıda Firuze diye seslendiği bilinmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Bir gün daha yaşandı ve bitti/ Küçük sevinçleri ve küçük kederleriyle/ Herhangi bir gündü, çok önemli değildi/ Seni düşündüğüm birkaç andan başka” sözleriyle devam eden “Beni Unutma” şarkısı, Sezen Aksu’nun sesiyle bütünleşmiş, unutulmaz parçalardan biridir. Minik Serçe’nin 1986 yılında çıkardığı Git albümünde yer alan şarkının sözleri Sezen Aksu, bestesi de Onno Tunç’a aittir. İkili birlikte unutulmaz şarkılara imza atmıştır ve Beni Unutma da onlardan biridir. Şarkının asıl hikâyesi ise Sezen Aksu’nun birlikte olduğu Onno Tunç’u bir uçak kazasıyla kaybetmesi ve bugüne kadar Beni Unutma’nın yorumlanmasına izin vermediği tek şarkı olmasında yatmaktadır.

  • USTA SESLERDE DAHA DA GÜZELLEŞEN BİR ŞARKI: FİKRİMİN İNCE GÜLÜ

    Hem bestesi hem de zarafet yüklü sözleriyle filmlere, dizilere girmiş bir şarkıdır Fikrimin İnce Gülü… Hatta Adalet Ağaoğlu’nun 1976 yılında basılan romanına da adını, ana karakter olan Bayram’a sevgilisi Kezban’ın hediye ettiği plaktaki Fikrimin İnce Gülü şarkısı vermiştir. Söz ve bestesinin 1865-1927 yılları arasında yaşamış Muallim İsmail Hakkı Bey’e ait olduğu bilinen Fikrimin İnce Gülü şarkısını pek çok sanatçımız seslendirmiştir ama Müzeyyen Senar yorumunu dinlemenizi özellikle tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • BARIŞ MANÇO’NUN 5 ŞARKISI VE ARDINDAKİ HİKÂYELER

    Barış Manço, Türk müzik tarihinde yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda bir halk ozanı ve kültür elçisidir. Şarkıları derin anlamlar taşır, toplumsal mesajlar verir ve eserleri ile âdeta kültürel mirasın aktarımını yapar. Manço, Anadolu’nun halk hikâyelerinden, masallarından ve destanlarından ilham alarak geleneksel değerleri modern bir anlayışla harmanlamış; bu sayede eserleri sadece birer müzik parçası değil, aynı zamanda sözlü edebiyat örnekleri olarak da kabul edilmiştir. Şarkılarını yalnızca ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında seslendiren Barış Manço, yurt dışındaki konserlerinde de Türkçe şarkılar söyleyerek Anadolu kültürünü tüm dünyaya tanıtmıştır. Yerel ve evrensel değerleri bir araya getiren bu unutulmaz sanatçının sevilen şarkılarının ardındaki ilham verici hikâyeleri sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Barış Manço, 1982 yılında verdiği bir röportajda “Dönence” şarkısı için şöyle demiştir: “Dönence, Dünya’nın iki ayrı kutbundaki enlemlerdir ve hiçbir zaman birlikte olamazlar. İnsanın doğasında da iki zıt kutup vardır. Bu kendisinde olmayanı arama içgüdüsüdür.” Şarkının ilham kaynağı, dünyanın iki ayrı kutbunda yer alan ve asla birleşemeyen dönence çizgileridir. Manço, bu iki zıt kutbu, insan doğasındaki arayış ve tatminsizliğin bir metaforu olarak kullanmıştır. Sanatçı, insanların kendilerinde olmayanı arama eğiliminde olduğunu; örneğin kışın yazı, yazın ise kışı özlediklerini ifade etmiştir. Bu düşünce, “Dönence”nin hem sözlerinde hem de genel temasında belirgin bir şekilde hissedilir. Şarkı, insan doğasındaki bu bitmeyen arayışı ve zıtlıkların uyumunu etkileyici bir şekilde yansıtarak, dinleyicilere derin bir anlam sunar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Barış Manço’nun en bilinen ve sevilen eserlerinden biri olan “Gülpembe”, derin bir kişisel hikâyeye dayanır. Şarkının ilham kaynağı, sanatçının hayatında silinmez izler bırakan anneannesi Gülpembe’dir. Manço, anneannesiyle kurduğu güçlü bağın hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu ve onun vefatının kendisinde derin bir boşluk bıraktığını birçok röportajında dile getirmiştir. “Gülpembe”, Barış Manço’nun en duygu yüklü eserlerinden biridir. Şarkı, çok sevilen birinin yokluğuna duyulan özlemi ve bu kaybın hissettirdiği derin duyguları müzik aracılığıyla dinleyiciye etkileyici bir şekilde aktarır. İçten gelen sözleri ve dokunaklı melodisiyle “Gülpembe” sadece bir şarkı değil, aynı zamanda bir veda ve bir özlem hikâyesi olarak hafızalarda yer eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Barış Manço’nun “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” şarkısının arkasındaki hikâye, sanatçının 1970’li yıllarda Kıbrıs’a yaptığı bir konser ziyareti sırasında duyduğu bir efsaneye dayanır. Mehmet Ağa’nın, cömertliği ve yardımlarıyla çevresinde tanınan, geniş topraklara ve hatırı sayılır bir servete sahip bir kişi olduğu; fakirlere destek sağladığı ve birçok kişinin borçlarını ödediği anlatılır. Ancak bu cömertlik, onun yaşamının ilerleyen dönemlerinde maddi sıkıntılarla karşılaşmasına ve sonunda hayatını bu şartlar altında kaybetmesine neden olmuştur. Barış Manço, bu hikâyeden etkilenerek şarkıyı kaleme almış ve eser, 1979 yılında büyük bir başarı elde etmiştir. 1982 yılında tekrar Kıbrıs’a giden Manço, Mehmet Ağa’nın Göçeri köyündeki mezarını ziyaret etmiş ve mezarın yenilenmesine katkıda bulunmuştur. Mezar taşında, “Barış Manço ile bütünleşen Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” ifadesi yer almaktadır. Bu efsanevi figür, özellikle Kıbrıslı Türkler arasında unutulmaz bir yer edinmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Barış Manço’nun “Bugün Bayram” şarkısı, derin bir duygusal hikâyeye dayanır. Şarkı, eşini kaybetmiş bir babanın, bayram sabahında çocuklarını uyandırarak annelerinin mezarına götürmesini konu alır. Bu hikâye hem hüznü hem de sevgi ve bağlılık gibi güçlü duyguları bir arada barındırır. Şarkının sözleri, yalnızca kaybedilen bir eşe duyulan özlemi değil, aynı zamanda ailenin önemini ve hatıraların değerini yansıtır. Barış Manço’nun bu eseri, bayram gibi sevinçle anılan bir günü, aynı zamanda kayıplar ve geçmişe duyulan derin bir saygıyla ele alarak dinleyicilere unutulmaz bir duygu yoğunluğu sunar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Türkan Şoray’ın kardeşi Nazan Şoray tarafından seslendirilen ve Altın Plak ödülü kazanan Barış Manço’nun “Hal Hal” şarkısının ilham kaynağı, Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan Kemal Bilbaşar’ın 1966’da yayımlanan “Cemo” adlı romanıdır. Türk sinemasına da uyarlanan bu roman, Anadolu’nun güçlü ve bağımsız kadın karakterlerini konu alır. Barış Manço, şarkıda geçen “Nazo Gelin” karakterini, “Cemo” romanındaki özgür ruhlu kadınlardan esinlenerek oluşturmuştur. Sanatçı, 1972 yılında “Cemo” filminin müziklerini yapması için bir teklif almış, ancak askere gitmesi sebebiyle bu projede yer alamamıştır. Yine de romanın Barış Manço üzerindeki etkisi, yıllar sonra “Hal Hal” şarkısında kendisini göstermiştir. Bu şarkı, Anadolu’nun güçlü kadın figürlerine atıfta bulunurken, aynı zamanda Barış Manço’nun edebiyattan aldığı ilhamı dinleyiciyle buluşturduğu önemli bir eser olarak öne çıkar.

  • UNUTULMAZ BESTELERİN SAHİBİ: MELİH KİBAR

    Bazı şarkılar vardır ki nerede, ne zaman duyarsak duyalım bizi ilk dinlediğimiz yıllara, en güzel anılara götürür. Melih Kibar’ın eşsiz birer nostalji öğesine dönüşen besteleri de böyledir. Sanat tarihimizin önemli isimleri arasında yer alan müzik adamını, hayatından ve sanatından kısa kesitlerle karşınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul doğumlu Melih Kibar, küçük yaşlarda başladığı müzik hayatını lise yıllarında kurulan ve daha sonraları Dönüşüm ismini alacak okul orkestrası ile profesyonel hayata taşıdı. Timur Selçuk’la yolları kesiştiğinde ise sanatçının orkestrasında çalışmaya başladı, 1974 yılında çıkan Timur Selçuk Orkestrası isimli albümde org çaldı. Önemli çıkışı ise TRT’nin, 1975 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’na ilk kez katılacak Türkiye’nin, elemelerde kullanmak için bir sinyal müziği bestelenmesine karar vermesi ve Timur Selçuk’un yönlendirmesi üzerine Çoban Yıldızı’nı bestelemesiyle gerçekleşti. Bu beste daha sonra pek çok Yeşilçam filminde kullanıldı ve zihnimize kazındı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Melih Kibar denince akıllara ikinci bir isim gelir ki o da birlikte çok sayıda esere imza attığı eşi Çiğdem Talu’dur. Melih Kibar gibi Robert Kolej’de eğitim görmüş olan Talu, İngilizce öğretmenliği yaparken şarkı sözü yazmaya başlamış, hatta 1972 yılında kaleme aldığı Ağlıyorum Yine isimli ilk güftesiyle, Nilüfer’e ait Kalbim Bir Pusula plağının bir yüzünde yer almıştır. Çiğdem Talu, 1975 yılındaki Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye elemelerine, Füsun Önal, Yeliz ve Uğur Akdora’ya verdiği sözlerle katılmış ve bu yarışmada Melih Kibar’la tanışmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Söz ve bestesiyle Türk pop müziği dünyasına unutulmaz eserler bırakan ikilinin ilk üretimi, Erol Evgin’in 1976 yılında çıkardığı 45’likteki İşte Öyle Bir Şey şarkısı olmuş, aynı plağın diğer yüzünde yine ikiliye ait Sevdan Olmasa şarkısı yer almıştır. Erol Evgin’den dinlemeye alışık olduğumuz Bir de Bana Sor, Söyle Canım, Hep Böyle Kal gibi şarkılar, Talu ve Kibar çiftine aittir. Birlikte yaptıkları müziğe dair yıllar sonra Erol Evgin’in şu sözleri kayıtlara geçmiştir: “Bizim ortak görüşümüz şuydu: Bir ülkenin popüler müziği, o ülkenin klasik müziğinin güncel ve doğal bir uzantısı olmalıdır. Bu düşünceyle Melih çok zengin makamlı ezgiler yakaladı. Çiğdem derinliği olan sözler yazıyordu. Ben de Türk gibi okumaya çalışıyor, sıcak ve içten bir yorum katıyordum. Böylece kentleşmekte olan Türkiye’de kimlikli bir kent türküsü oluşturduk.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İkili, Erol Evgin dışında Zerrin Özer, Nil Burak, Füsun Önal gibi sanatçılara çok sayıda eser verdi. Melih Kibar’ın, hepimizin ezbere bildiği film müziklerinde de imzası vardır. Neşeli Günler’den Aile Şerefi’ne, Hababam Sınıfı’ndan Çiçek Abbas’a, Dila Hanım’dan Devlerin Aşkı’na ve daha pek çoğuna… Sanatçı, Hababam Sınıfı film müziği ile Altın Portakal Film Müziği Ödülü’nü, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı isimli tiyatro oyununa yaptığı müziklerle Afife Tiyatro Ödülleri / En İyi Besteci ödülünü aldı. 1951 yılında dünyaya gelen Melih Kibar, 7 Nisan 2005 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

  • NANE LİMON KABUĞU BİR TUTAM ZENCEFİL AMAN

    Seslendirdiği birbirinden ilginç şarkı sözleriyle çocuk, genç, yaşlı demeden kalplerde taht kuran Barış Manço’nun bu şarkısı da unutulmaz nostalji öğelerimiz arasında yer alır. Şüphesiz ki alametifarikası Manço’nun sesinden dinlemektir ama sözlerini hatırlamanın bile yüzünüzü güldürmeye yeteceğini düşünüyor, nane-limon ile hem hastalıktan korunmanız hem de şifa bulmanız dileğiyle karşınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
  • KALPLERDE İZ BIRAKAN 45’LİKLER

    Bakımı, muhafazası ve dinleme şekliyle bir ritüel gerektiren, günümüzde ancak koleksiyonerlerde veya sahaflarda bulabileceğimiz 45’likler, iki ayrı yüzüne birer şarkı olmak üzere en fazla iki şarkı kaydedilebilen, plastikten üretilmiş ve bir dakikada 45 devir döndüğü için adı 45’lik olan kayıt araçlarıydı. Özellikle 70’lere damgasını vuran bu nostalji simgelerine bakın kimler hangi şarkılarla adını yazdırmıştı?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1970’lerde Ayten Alpman’ın sesiyle ünlenen şarkı, Meksikalı Armando Manzanero’nun bambaşka sözler için yaptığı besteydi. Beste üzerine, “Üzgünüm, acı sözlerim için / Üzgünüm, seni kırdığım için / Haklısın, bana darılsan bile…” şeklinde devam eden mağrur cümleleri yazan kişi ise Ümit Aksu’ydu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Cem Karaca’nın kendi ifadesiyle Tamirci Çırağı, zengin kız-fakir oğlan klişesinin sinemaya değil de şarkıya uyarlanmış haliydi. Sanatçı şarkıyı, motorunu götürdüğü bir tamircinin, delikanlılık çağındaki çırağından esinlenerek kaleme almıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    “Gölgen gibi adım adım / Her solukta benim adım / Ben nasıl ki unutmadım / Sen de unutma beni, unutama beni” sözleri şüphesiz ki en çok Esmeray’ın buğulu sesine yakışırdı. Bir zamanların hit parçasının söz ve müziği ise Şemi Diriker’e aitti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Erkin Koray’ın, “Sevince durma durma koş ardından / Zaman yoktur git aşkı iste ondan” diye öğüt verdiği şarkıdır Sevince… Sanatçının, 1975 yılında çıkardığı 45’liğin bir yüzünde Sevince, diğer yüzünde ise Estarabim kayıtlıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Füsun Önal’ın sesinden dinlendiğinde çok daha eğlenceli olan, “Nerde bıraktım kalbimi bilmem / Ah nerede vah nerede” şarkısı,  Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu’nun rol aldığı aynı isimli film sayesinde daha da çok benimsenmiş ve sevilmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Günümüze kadar farklı şarkıcılar tarafından defalarca yorumlansa da en naif ve duygulu yorumu Berkant tarafından yapılan Samanyolu, sözleri Teoman Alpay tarafında yazılmış, bestesi Metin Bükey’ce yapılmış efsane şarkılardan biri olarak, daha 60’lı yıllarda tarihe geçmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Gel otur yanıma dinle sözlerimi / Sorsana kalbine beni hiç sevmedi mi / Bilmeden kırdımsa bütün suç bende mi / Bağışla sevgilim sen affet beni.” Luciano Rossi bestesi üzerine Fikret Şeneş’in yazdığı bu sözler, Ajda Pekkan’ın jest ve mimikleriyle klasik halini almıştı.

  • BİLMECE BULMACA! ŞARKI İSİMLERİ EMOJİLERLE ANLATILIRSA!

    17 Temmuz tarihi dünyada her yıl Emoji Günü olarak kutlanıyor. Elbette hayatımıza renk ve eğlence kattıklarını, yazarak söyleyemediklerimizi farklı biçimlerde ifade etmemize olanak sağladıklarını inkâr edemeyiz. Hatta o kadar işlevseller ki yeri gelince aşağıdaki gibi bir bulmacanın da aracı olabiliyorlar. Bakalım seçtiğimiz emojilerin hangi şarkıları anlattığını bulabilecek misiniz? Çok sıkışırsanız görselin altındaki ipuçlarından faydalanabilirsiniz. Cevaplar ise sayfanın en altında. 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zihinlere Melike Demirağ’ın sesiyle kazınmıştır.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sezen Aksu’nun 1990’ların başında çıkan hit şarkısı…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Barış Manço’nun en hareketli rock şarkılarından biri…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1991 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden şarkı…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ahmet Özhan, Emel Sayın gibi şarkıcılar tarafından seslendirilmiştir.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=” “En güzel o çağım hani / Deli dolu sevdik ikimiz” diye sözleri olan şarkı…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ülkemizin megastarı denince akla ilk gelen şarkılardandır.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cevaplar:” title_font_size=”13″]
    1. Arkadaş
    2. Gülümse
    3. Kara Sevda
    4. İki Dakika
    5. Bak Yeşil Yeşil
    6. Dünya Tatlısı
    7. Kuzu Kuzu
  • ŞARKILARDA ESEN BAHAR RÜZGÂRLARI

    Bahar geldiğinde sadece yeryüzünde değil tüm benliğimizde çiçekler açar, kelebekler uçar, sevgiliye duyulan hisler çağladıkça çağlar… Tüm bu anlar, “Mevsim bahar olunca aşk gönüle dolunca / Sevenler kavuşunca yaşamak ne güzel” dedirtir. Bazen de gelmesiyle gitmesi bir olur baharın… İşte o zaman sitem etme vaktidir ve bu durumu da yine en iyi şarkılar dillendirir…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Adın Bahardı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Baharda Kuşlar Gibi” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nasıl Geçti Habersiz” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İkinci Bahar” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahar” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yalancı Bahar” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” title_font_size=”13″]