Etiket: reçel

  • KARPUZLA YAPILABİLECEK FARKLI TARİFLER

    Bol sulu yapısı ve serinletici tadıyla karpuz, yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olarak öne çıkıyor. Hem ferahlamak hem de dengeli beslenmek isteyenler için tatlılardan içeceklere, salatalardan reçellere kadar pek çok farklı tarifte kullanılabiliyor. Yazımızda, karpuzla kolayca hazırlayabileceğiniz pratik ve lezzetli tarifleri derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Limonata” title_font_size=”13″]

    Güneşle aranızı serin tutacak, karpuzun tatlılığıyla limonun ferahlığını buluşturan buz gibi bir içecek sizi bekliyor: Karpuzlu limonata!

    Malzemeler:

    • 1 adet orta boy karpuz
    • 3 adet orta boy limon
    • 1,5 su bardağı soğuk su
    • 3 yemek kaşığı toz şeker (isteğe göre esmer şeker)

    Karpuzu kabuğundan kesin, çekirdeklerini temizleyin ve küçük parçalar hâlinde doğrayın. Limon kabuklarını rendeleyip limonların suyunu sıkın. Karpuz parçalarını blendera alın; üzerine limon suyu, rendelenmiş limon kabuğu, soğuk su ve şekeri ekleyip karıştırın. Hazırladığınız karışımı süzgeçten geçirerek posasını ayırın. İyice soğuttuktan sonra servis edin, afiyetle için!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Salatası” title_font_size=”13″]

    Yaz sıcağında hem serinleten hem tok tutan müthiş bir tarif!

    Malzemeler:

    • 2 kalın dilim karpuz
    • 3-4 adet iri doğranmış ceviz
    • Tam yağlı beyaz peynir
    • 2-3 dal nane
    • Yarım limon suyu

    Karpuzu küp küp doğrayıp servis tabağına alın. Üzerine, küpler hâlinde doğranmış beyaz peyniri, iri doğranmış cevizi ve kıyılmış nane yapraklarını ekleyin. Son olarak, damak zevkinize göre yarım limon suyunu üzerinde gezdirin. Hepsi bu kadar! Serin serin, afiyetle yiyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Meybuz” title_font_size=”13″]

    Karpuzun en ferah hâli buz gibi geliyor!

    Malzemeler:

    • 4 büyük dilim karpuz
    • 2 yemek kaşığı esmer şeker
    • 1 adet rendelenmiş limon kabuğu
    • 1 tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu
    • 1/5 çay kaşığı tarçın (isteğe bağlı)

    Karpuz dilimlerinin kabuk ve çekirdeklerini temizleyip küçük parçalara ayırın. Blendera alıp üzerine esmer şeker, rendelenmiş limon kabuğu, taze limon suyu ve isteğe bağlı olarak tarçın ekleyin. Karpuzlar püre hâline gelene kadar karıştırın. Karışımı dondurma kalıplarına ya da kâğıt bardaklara dökün, ortasına çubuk batırın ve derin dondurucuda en az 3-4 saat bekletin. Donduktan sonra kalıptan çıkarın, afiyetle serinleyin!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Kabuğu Reçeli” title_font_size=”13″]

    Karpuzun bu kez lezzeti kabuğunda! Değerlendir, dönüştür, tatlandır…

    Malzemeler:

    • 1 adet küçük boy karpuz kabuğu
    • 1 tatlı kaşığı karbonat
    • Su
    • 4,5 su bardağı toz şeker
    • 3 tane limon tuzu
    • 1 limon kabuğu rendesi
    • Yarım limon suyu
    • 6 adet karanfil

    Karpuz kabuğunun yeşil dış kısımlarını soyup beyaz kısmını küçük küçük doğrayın. Geniş bir kâsede karbonatı suyla eritip karpuz kabuklarını içine atın, üzerini geçecek kadar su ekleyin ve buzdolabında 6-7 saat bekletin. Ardından kabukları 3 kez yıkayıp durulayın. Daha sonra tencerede üzerini geçecek kadar suyla 2 dakika kaynatıp süzün. Başka bir tencerede su, şeker, rendelenmiş limon kabuğu ve karanfil ile şerbeti hazırlayın. Şeker eridikten sonra kabukları ekleyin ve renkleri şeffaflaşana kadar kaynatın. Son olarak limon tuzu ve limon suyunu ilave edip 20 dakika daha kaynatın. Soğuduktan sonra kavanozlara doldurun. Reçeliniz hazır. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pizza Karpuz” title_font_size=”13″]

    Karpuz dilimleriyle hem gözünüzü hem damak zevkinizi şenlendirecek yaz sofralarının en neşeli tabaklarını hazırlayın!

    Malzemeler:

    • 1 adet karpuz
    • 6-7 adet kiraz
    • 250 gram çilek
    • 1 adet armut
    • 1 adet elma
    • 1 adet şeftali
    • Üzeri için: Beyaz çikolata

    Karpuzu kalın ve yatay şekilde, tam ortasından halka biçiminde kesin. Her bir karpuz halkasını pizza dilimi gibi üçgen parçalara ayırın. Üzerine ince dilimlenmiş mevsim meyvelerini (çilek, kiraz, elma, armut, şeftali, vb.) yerleştirin. Son dokunuş olarak rendelenmiş beyaz çikolatayla süsleyin. Soğuk olarak servis edin, afiyetle yiyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köz Biberli Karpuz Kabuğu Salatası” title_font_size=”13″]

    Közlenmiş biberin enfes aroması, karpuz kabuğunun ferahlığıyla buluşuyor.

    Malzemeler:

    • 1 küçük kâse karpuz kabuğunun beyaz kısmı
    • 1 adet domates
    • 1 adet salatalık
    • 1 adet kuru soğan
    • 1 adet yabani semizotu (isteğe bağlı olarak semizotu, ıspanak ya da roka da kullanılabilir)
    • 1 adet közlenmiş yeşil biber
    • 1 adet közlenmiş kırmızıbiber
    • Kaya tuzu
    • Zeytinyağı
    • Limon suyu

    Karpuz kabuğunun beyaz kısmını küçük küpler hâlinde doğrayın. Domates, salatalık, kuru soğan ve yabani semizotunu ince ince kesin. Közlenmiş kırmızı ve yeşil biberleri küçük parçalar hâlinde getirin. Tüm malzemeleri geniş bir kapta birleştirin. Üzerine kaya tuzu, limon suyu ve zeytinyağı karışımını gezdirip nazikçe karıştırın. Dilerseniz taze nane yapraklarıyla da süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Pasta” title_font_size=”13″]

    Yaz davetlerinizde ya da ferahlatıcı bir tatlı arayışınızda gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz bir lezzet: Karpuz pasta!

    Malzemeler:

    • 1 adet orta boy karpuz
    • 1 su bardağı ahududu
    • 1 su bardağı yaban mersini
    • 1 su bardağı file badem

    Kreması için:

    • 2 paket toz krem şanti
    • 3 çay bardağı soğuk süt

    Karpuzun alt ve üst kısmını kesin, kabuğunu keskin bir bıçakla soyun ve beyaz kalan kısımları temizleyin. Pastanın tabanını oluşturacak karpuz dilimini servis tabağına yerleştirin, fazla suyunu kâğıt havluyla alın. Toz krem şantiyi soğuk sütle yoğunlaşana kadar çırpın, ardından derin dondurucuda bekletin. Soğuyan krem şantiyi karpuzun üzerine sürüp spatula ile pürüzsüz hâle getirin. Üzerini yaban mersini ve ahududu taneleriyle süsleyin, yanlarını file bademle kaplayın. Buzdolabında 6-8 saat soğuttuktan sonra dilimleyerek servis edin. Afiyet olsun!

  • KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIKLARINIZI TÜKETMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?

    KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIKLARINIZI TÜKETMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?

    Bilenler bilir, soframıza getirdiğimiz bir lezzeti “ben yaptım” demenin tadı bir başkadır. Bütün malzemelerini kendinizin seçtiği, şahsen yapım aşamalarında bulunduğunuz, içinde herhangi bir katkı maddesi olmadığına tanıklık ettiğiniz, üstüne bir de sevginizi ve emeğinizi kattığınız bir besin nasıl başka olmasın ki? Sofralarınızı daha da gururlu ve sağlıklı hale getirmek için aşağıda sıraladığımız yiyeceklerin hepsini evinizde rahatlıkla yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Neredeyse hemen her öğün tüketilen bu besini evde gözünüz göre göre yapmanın ve iç rahatlığı ile tüketmenin keyfi tartışılmaz. Temel malzemeleri un, kuru maya, su, tuz ve şeker olan ekmeğin yapım aşamaları malzemeleri karıştırmak, yoğurmak, hamuru mayalanması için dinlendirmek ve fırına vererek üstü kızarana kadar pişirmek. Evde ekmek yapımı işte bu denli kolay.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tüm dünyaya armağanımız olan sağlık deposu yoğurdu evde yapmak da olabilecek en kolay uygulamalardan biri. Öyle ki yapım aşamaları sütü pişirdikten sonra ılıyana kadar bekletmek, mayası tutturmak istenilen yoğurdu ılıyan sütten birkaç kaşık alarak sulandırmak ve sütün içine dökmek, üstünü kapatıp sabit bir yer ve sıcaklıkta muhafaza ederek mayanın tutmasını beklemekten ibaret.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu iş sakın gözünüzü korkutmasın, beyaz peynirden lor hatta kaşar peynire evde peynir yapımını bir kere denediğinizde hobiniz haline geleceğine emin olabilirsiniz. Yoğurt mayalama tarifinin takibinde uygulanan bazı aşamalar sütün peynir haline gelmesini sağlıyor. İhtiyacınız olacak malzemeler genel olarak süt, peynir mayası, tuz/kaya tuzu ve peynirin çeşidine göre bazen sirke.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Makarna tüketmeyi 7’den 70’e hepimizin sevdiği bir gerçek. Şehirlerde çoğunlukla dışarıdan temin edilen makarna Anadolu’da yüzyıllardır evlerde yapılageliyor. Unun, su ve bir miktar tuz eşliğinde yoğurularak hamur haline getirilmesinden sonra oklava yardımıyla açıp şerit şerit kesilmiş erişteler ya da küçükten iri taneli olanına çeşit çeşit makarnalar yapmak hem kolay hem eğlenceli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Vişneden güle, portakaldan ayvaya, elmadan çileğe, incirden zeytine reçeli yapılamayan bir meyve neredeyse yok. İsterseniz kahvaltı sofralarının bu en renkli ve tatlı üyelerini de ellerinizle yapabilir, meyve ve şeker oranını istediğiniz gibi ayarladığınız, içinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan reçellerinizi hem siz hem sevdikleriniz haftalar hatta aylarca güvenle tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Evde tahin yapımı yaygın rastladığımız bir uygulama değil oysa onun da tarifi oldukça pratik. İhtiyacınız olan malzemeler susam, zeytinyağı ve tuz. Susam kavrulmuş olmalı fakat siz kavrulmamış temin ettiyseniz bu işlemi yağsız tavada kendiniz de yapabilir altın rengini alana kadar kavurabilirsiniz. Sonrasında ise sadece malzemeleri krema kıvamına gelene kadar blender’dan geçirmek kalıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Biz tarifini verelim, neden evde yapmıyorsunuz sorusunun cevabını siz verin. Yıkadığınız domatesleri soymadan robottan geçirin ve ocakta kaynamaya alın. Tahta kaşık yardımıyla ara sıra karıştırın. Suyunu çektiğinde ise altını kapatarak tuz ilave edin ve blender’dan geçirin. Tepsiye serdiğiniz karışımın üstünü ince bir tülbentle örtüp güneşte kurumaya bırakın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Reçel gibi turşunun da envaiçeşidi bulunmakta, ister sebzelerden kurun ister meyvelerden… Mevsim ürünlerini saklamanın en güzel yollarından biri olan turşu, sebze/meyvelerin tuzlu su ile sirke içeren salamurada bekletilmesiyle elde ediliyor. Bütün çeşitler için aynı tarif geçerli olmakla birlikte malzemenin türüne göre limon mu sirke mi kullanılacağı gibi püf noktalara dikkat etmek de önemli.

  • Çilek Kokan Bir Sayfa

    Çilek Kokan Bir Sayfa

    Görüntüsünden tadına renginden kokusuna lezzetli olduğu kadar eğlenceli bir yiyecektir çilek… Yaşınız kaç olursa olsun elinize bir kâse çilek aldığınızda mutluluğun fotoğrafını vermeniz de kaçınılmaz olur. Dediğimiz gibi Kültür ve Yaşam’ın bu sayfasında bol bol çilek kokusu alacaksınız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gülgiller familyasından olan bitki narin mi narin görünse de yabani türleri dağlık, ormanlık ve çalılık alanlarda da yetişebiliyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”20 günde oluşan beyaz çiçekli yeşil meyveler bir ay içinde kıpkırmızı çileklere dönüşebilir, yeter ki bahar güneşiyle yıkansınlar.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahçe çileği, orman çileği, yıldız çileği, dağ çileği bildiklerimiz arasında ama dünyada çileğin yaklaşık 600 türü bulunuyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çilek gerçek bir meyve değildir! Şaşıracaksınız ama dişi organda gelişmeyip beyaz çiçek sapının tablasında etlenip geliştiği için yalancı bir meyvedir o…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çilek dalından koparıldıktan sonra da olgunlaşabilen meyveler gibi değildir. Tam olgunlaşınca toplanmalı ve kısa sürede tüketilmeli ki besin değerini kaybetmesin…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sade, pudra şekeri ya da krem şantiyle yiyebileceğiniz çileği pastaya hatta salatalara katabilir, sıkıp suyunu içebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çileğin lezzetinden yılın her zamanı faydalanmak isterseniz pişirerek reçel, marmelat ya da komposto yapabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yine de çilek deyince akıllara gelen ilk şey dondurmadır. Bahar sonunda biten taze çileğin mutluluğunu her birimize yaz aylarında çilekli dondurma yaşatır.” title_font_size=”13″]
  • YÖRESEL REÇELLER VE PRATİK TARİFLERİ

    Kahvaltının vazgeçilmez lezzetlerinden reçel, sadece meyvelerle değil, sebze ve gül reçelinde olduğu gibi çiçek yapraklarıyla da hazırlanmakta.  Kek ve pasta tariflerinde de kullanılan reçellerin ülkemizde birçok farklı çeşidi bulunuyor. Ülkemizde yetişen meyve ve bitki çeşitliliğinin fazla olması her yöreye ait farklı bir reçel tarifinin ortaya çıkmasını sağlamış durumda. Gelin hem lezzetli hem de pek alışık olmadığımız reçel tariflerini yöresel pişirme teknikleriyle birlikte deneyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Cevizin anavatanı olarak bilinen Bitlis’e özgü bir reçel olan ceviz reçeli diğer reçellere göre yapımı biraz zahmetli bir reçeldir. Bir kilo taze cevizle hazırlanan reçel için diğer gerekli olan malzemeler; sekiz su bardağı su, yedi su bardağı toz şeker, iki adet çubuk tarçın, dört adet karanfil ve yarım çay kaşığı limon tuzu. Taze cevizlerle hazırlandığından ellerinizin boya olmaması için lateks eldiven kullanabilirsiniz. Unutmayın ki cevizin boyası zor çıkar. Öncelikle olgunlaşmamış cevizin kabuklarını çok ince olacak şekilde soyun. Büyük bir kapta üzerini tamamen kaplayacak şekilde içme su ilave edin. İki gün boyunca suda beklettiğiniz cevizleri üçüncü gün itibariyle suyunu günde üç kez değiştirerek yedi gün boyunca bu işlemi tekrarlayın. Şimdi sıra pişirme işleminde. Son kez suyunu döktükten sonra 20 dakika içme suyu ile haşlayın. Ardından iki kez daha 15’er dakika olacak şekilde yeni su ile haşladığınız reçele son kez sekiz bardak içme suyu ilave ederek 30 dakika kısık ateşte kaynatın. Yedi bardak şekeri ilave ettikten edip bir saat daha kısık ateşte kaynadıktan sonra tencerenin içerisine karanfili, tarçını limon tuzunu ekleyip 10 dakika daha kaynatın. Bu zahmetli ama lezzetli reçel için çok uğraştınız ancak artık reçelinizi afiyetle tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı döneminden bu yana hazırlanan ve Türk mutfağının özgün tatlarından bir tanesi olan gül reçeli Isparta’ya ait reçel. Isparta’nın yanı sıra Sivas ve Van’da da yapılan bu hoş kokulu reçeli hazırlamak için 15 adet gül, 5 su bardağı toz şeker, 2 bardak su ve yarım limon suyu gerekmektedir. Gül yaprakla güzelce ayıklandıktan ve yıkandıktan sonra bir gece öncesinden şeker ile bekletilir. Ertesi gün suyunu salmış olan gül yaprakları ve şeker saldığı suyuyla birlikte kısık ateşte kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra limon suyu eklenir ve 20 dakika daha karıştırılarak iyice kaynatılır. Ocaktan alınan reçel oda sıcaklığına geldiğinde kavanoza alınmaya hazırdır. Tamamen soğuduktan sonra kapağı kapatılır. Artık gül reçeli hazır. Tüm evinize yayılan gül kokusu ayrı bir keyif verecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz Bölgesi özellikle Antalya’da yapılan nar reçeli için gerekli malzemeler; üç adet büyük boy nar, bir su bardağı toz şeker, yarım limon suyu. İlk olarak bir adet narın tanelerini zarar görmeyecek şekilde ayıklayın, diğer iki narın suyunu sıkın. Derince bir tencereye nar tanelerini, üzerine şekeri, son olarak da tencereye nar suyunu ekleyin. Orta ateşte kaynamaya başladıktan sonra yarım limon suyunu ekleyin ve hafifçe karıştırın. 45 dakika daha kaynattıktan sonra eğer kıvam almışsa ve çok sulu değilse reçeliniz hazır demektir. Eğer sulu kaldıysa kıvam alana kadar kontrollü bir şekilde kaynatmaya devam edin. Kıvamlanan reçeliniz oda sıcaklığına geldiğinde kavanoza alınmaya hazır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şifasıyla ünlü, öksürük ve solunum yollarına iyi gelen çam kozalağından reçel yapıldığını biliyor muydunuz? Pek de alışık olmadığımız bir reçel olsa da Akdeniz Bölgesi’nden Balkanlara kadar hazırlanan reçelin yapımı kolay ancak uzun bir süreç istiyor. Malzemeleri için 30 adet küçük boy olacak şekilde çam kozalağı, bir buçuk litre içme suyu, bir buçuk kilogram toz şeker ve yarım limon suyu. Kozalakların temizlenmesi için su ile güzelce yıkayın. İyice temizlenen kozalakları derin bir tencereye alın ve suyunu da ekledikten sonra bir saat orta ateşte kaynatın. Bir saatin sonunda şekeri ilave ederek kaynatmaya devam edin. Üzeri köpüklenecektir bu sebeple tahta bir kaşık ile sürekli olarak köpükleri üzerinden toplayın. İyice özdeşleştikten ve kıvam aldıktan sonra limon suyunu da ilave ederek beş dakika daha kaynatın ve ocaktan alın. Reçel soğumadan kavanoza alın ve 12 saat ters olacak şekilde beklettikten sonra reçelinizi afiyetle tüketebilirsiniz. Özellikle kaymak ile çok lezzetli olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bazıları için patlıcanı tatlı bir lezzet olarak düşünmek zor olsa da Akdeniz Bölgesi ve Iğdır ilinde bu reçele sıkça rastlamak mümkün. Oldukça kolay olan tarif için küçük boyda beş – altı adet patlıcan yeterli olacaktır. Patlıcanların sapını kesin ve kabuklarını soyun. Her bir patlıcanı dört parçaya böldükten sonra bir patlıcanın acılığını alma klasiği olan 15 dakika tuzlu suda bekletme işlemini uygulayın. Ardından patlıcanları iyice yıkayın, süzün ve bir tencerede limon suyu veya dilerseniz limon tuzuyla yumuşayıncaya kadar haşlayın. Haşlanan patlıcanları süzün ve bir bez yardımıyla kurulayın. Son olarak boş bir tencereye aldığınız patlıcanların üzerine iki bardak içme suyu ve yine iki bardak olacak şekilde toz şekeri ekleyerek kıvamı yoğunlaşıncaya kadar pişirin. İyice kıvam aldıktan sonra üzerine bir adet limonun suyunu ekleyin ve bir süre daha kaynatıp soğumaya bırakın. Artık patlıcan reçelinizi kavanoza alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı mutfağından miras kalan kızılcık reçeli özellikle Karadeniz Bölgesine has bir reçeldir. Yazın sonlarına doğru hazırlanan bu reçel için olgunlaşmış kızılcık gerekmektedir. Bir kilogram kızılcık, 750 gram toz şeker, yarım su bardağı su ve bir tatlı kaşığı limon suyu ile hazırlanır. Kızılcıklar yıkadıktan sonra suyu süzülür ardından şeker ilave edilerek bir gece bekletilir. Ertesi gün yarım su bardağı içme suyu eklenerek kaynatılır. Daha sonrasında 45 dakika sürecek olan kaynatma işlemi kontrollü bir şekilde karıştırılarak devam eder. Tencerede biriken köpük tahta kaşık yardımıyla alınır. Kıvamlanan reçele son olarak limon suyu eklenir ve beş dakika daha kaynatılır. Reçelin vakumlanabilmesi için sıcakken kavanoza alınmalıdır. Ters bir şekilde bekletilen kavanozlar güneş almayan bir şekilde soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra reçelinizi afiyetle tüketebilirsiniz.

  • Meyvelerle Neler Neler Yapılır

    Meyvelerle Neler Neler Yapılır

    İnsan diyetinin mihenk taşı meyveler dünyanın her yerinde en sevilen, en değerli yiyecekler arasında. Muson Asyası’na, Güney Amerika’ya ya da Afrika’ya gitsek birbirinden çok farklı meyvelerle karşılaşabiliriz belki ama değişmeyen şey o meyvelerin bölge halkı için önemi olur. Her mutfak geleneğinde bambaşka şekillerde kullanılabilen meyveleri bizler hangi tariflerde, nasıl kullanıyoruz listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Her ülkenin kahvaltısı başka olsa da ortak noktalardan biri marmelattır. Meyveler daha uzun süre muhafaza edilmek amacıyla şekerle pişirilerek soframıza gelir ve püre halinde olursa marmelat, tanecik halinde olursa reçel adını alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İlk başta bir içecek olarak hayatımıza giren smoothie çeşitleri artık kâselerde de servis ediliyor ve bu haliyle tercih edilen bir kahvaltı alternatifi oluyor. Biraz daha koyu kıvamlı hazırlanan smoothie’nin üzeri meyve ve kuruyemişlerle süsleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Lezzetli bir meyveyi biraz baharat ve şekerle pişirerek hafif bir tatlı yapabilirsiniz. Mutfağımızın klasiklerinden ayva tatlısı da bu şekilde hazırlanır ama eğer hâlâ denemediyseniz aynı usulde hazırlayacağınız armut tatlısını tavsiye ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Sofralarımızın en sevilen ekşisi turşu aklınıza gelecek her türlü sebze ve meyve ile kurulabilir. Erik, domates, limon, kapari, karpuz, havuç, elma ve ayva. Meyve turşuları en çok Anadolu mutfağında çeşitleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Hem hafif hem lezzetli, hem kendi başına bir tatlı hem başka tatlıların yanında mükemmel eşlikçi… Meyveli dondurma yediden yetmişe favorilerimizden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Geleneksel içeceklerimizden şerbet, meyveleri bozulmadan değerlendirmenin en eski yolları arasında… Meyveyle tatlanan şerbet çeşitleri ise saymakla bitmez; koruk, kuşburnu, kızılcık, ayva ve daha niceleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    sirke

    Ev yapımı sirke sağlıklı yaşamak, sağlıklı beslenmek isteyenlerin tercihi, en çok yapılan çeşitleri ise elma ve limon sirkesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Meyvelerin püre haline getirilip güneşte kurutulmasıyla hazırlanan pestil çeşitleri Anadolu’nun sağlıklı tatlı alternatiflerinin başında geliyor. İncecik bir erik, dut ya da kayısı pestilinin yerini hiçbir hazır gıda tutamaz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Son yıllarda hayatımıza giren yeni bir alışkanlık ise suya salatalık, limon, nane, biberiye gibi malzemeler ekleyerek aroma ve vitamin kazandırmak.

  • RENGİYLE KOKUSUYLA KIŞ AYLARINA BAHARI TAŞIYAN MEYVE

    RENGİYLE KOKUSUYLA KIŞ AYLARINA BAHARI TAŞIYAN MEYVE

    Portakal bir kış meyvesidir ama büyümek için tropikal iklime ihtiyaç duyar, soğuk ve buzu sevmez. Ağacı çiçekler açar, bahçeleri rengârenk yapar, mis gibi kokar ve lezzetiyle bir tatlıyı aratmaz. Tam da bu haliyle soğuk günlerde sofralarımıza bahar gibi doğar. Yani “kış güneşi” diye isimlendirilmesi boşuna değildir. C vitamini deposu olarak ün yapmış meyve bizim sayfamızı da renklendirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde, genelde turunçgiller özelde portakal deyince akıllara hemen Akdeniz Bölgesi gelir. Toplam portakal üretiminin yüzde 60’ının karşılandığı yer özellikle Çukurova civarıdır. Adana ve Hatay illeri portakal yetiştiriciliğinde başı çeker, onları Antalya, Mersin izler. Bunun dışında İzmir’de, Aydın’da, Muğla’da ve hatta Rize’de de portakal yetiştiriciliği yapılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İlginç olan asıl bilgi, portakalın İpek Yolu aracılığıyla Hindistan tarafından geldiği, fakat Avrupalıların Asya’daki sömürgeleştirmeleri sonrasında portakal üretiminin Portekiz’e taşındığı yönünde. Dilimize geçmiş olan portakal adı da “portugal” sözcüğünden geliyor ve bu da “Portekiz meyvesi” demek. Günümüzde ise dünyada portakal üretiminde ilk sırada Brezilya yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Önce çiçeklerin açıp sonra dallarından turuncu meyvelerin sarktığı portakal ağacı ortalama 50-60 yıl bazen 100 yıl kadar meyve veren bir ağaç. İlkbaharda açan yüzlerce beyaz çiçekten bazıları turuncu portakallara dönüşebiliyor. Ağacın çiçeklenmesinden sonra 6 ile 14 ay aralığındaki zaman diliminde meyve hasadı yapılabilmekte, hasat zamanı portakal ağacının çeşidine göre değişiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde yetişen portakal çeşitlerinden bazıları şöyle: Finike portakalı Antalya-Finike’ye özgü bir çeşittir. Çekirdeksiz, tatlı ve suludur. Valensiya portakalı adını İspanya’nın Valencia şehrinden alır, tatlıdır ve daha çok portakal suyu üretimi için yetiştirilir. Kalın kabuklu Washington portakalı ise kolay soyulabilen, susuz, çekirdeksiz haliyle sofralarda en çok tercih edilen portakal çeşididir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Portakalın içerdiği lif sayesinde bağırsakları çalıştırdığı, böbrek taşı oluşumunu engellediği de bilinmekte. Bu faydaları için özellikle posasıyla tüketilmesi gerekiyor. Portakal suyu içmek istediğinizde de posasından ayrıştırılmamış olan şeklini tercih etmeniz önerilmekte. Smoothie tariflerinde de en uyumlu, tatlandırıcı meyvelerden birinin portakal olduğu aklınızda olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bu kadar tatlı bir meyvenin tencere yemeklerinin eşlikçisi olması sizi şaşırtmasın. Özellikle portakal suyu ile yapılan kereviz yemeğini illaki denemelisiniz. Portakal suyunda yapılan zeytinyağlı pırasa, portakal suyuyla sotelenmiş tavuk yemeği de diğer önerilerimiz. Portakalın hamur işleriyle uyumuysa hepimizin malumu. Portakallı bir dilim keke veya bir kurabiyeye kim hayır diyebilir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Portakalın en yakıştığı tariflerin başında elbette reçeller geliyor. Hem bu sayede bir kış meyvesini tüm yıl boyunca saklayabiliyorsunuz. Portakalın kendisinden veya sadece kabuğundan reçel yapılabiliyor. Eğer kabuğunu kullanacaksanız, daha uzun dayanması için kabuğu mumlama yapılarak parlatılmış ürünlerden değil organik olanlardan almayı tercih etmeli, kabukları iyice yıkamayı ihmal etmemelisiniz.

  • SİRKESİNDEN ŞEKERİNE ELMANIN TÜRLÜ TÜRLÜ HALLERİ

    SİRKESİNDEN ŞEKERİNE ELMANIN TÜRLÜ TÜRLÜ HALLERİ

    Dünyada en çok tüketilen meyveler arasında elma ilk 5’teki yerini daima korumuştur. Elma üretiminde başı çeken ülkeler arasında da Türkiye, Çin ve ABD’den sonra üçüncü sırada gelir. Bu popüler meyvenin çoğunu yakından bildiğiniz özellikleri ise sayfanın devamında…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bütün dünyaya Orta Asya’dan yayılan meyvenin asıl adı alma ve tahmin edeceğiniz gibi bu isim kendisine al renginden dolayı verilmiş. Sindirimi kolaylaştırması, kalp ve mide sağlığını koruyucu etkiler göstermesi, zihni canlandırması, kolesterolü düzenlemesi, diş etlerini koruması gibi çok sayıda faydası olan meyve gülgiller familyasına mensup.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar alabildiğine sade bir meyve gibi görünse de dünyada 6000’den fazla elma çeşidi üretildiği düşünülüyor. Ülkemizde yetişenler arasında fuji, hanna, rayka, golden, goldstar, redchief gibi belki de adını ilk kez duyduğumuz türleri bulunuyor. Hepimizin bildiği ve belki de en çok sevdiği ise medarıiftiharımız olan Amasya elması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Elmayı deyim yerindeyse çatır çutur yemenin keyfi bir başkadır ama bu verimli meyvenin çok farklı kullanım alanları da vardır. Örneğin elmanın reçelini yaparak kahvaltı sofralarınızı renklendirmeniz mümkün. Veya kırmızı elmaların küp küp doğrandığı tatlı bir komposto da yapılabilir. Kompostoda biraz mayhoş tat seviyorsanız ekşi yeşil elmadan yapmanız tavsiye edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Elmanın en çok yakıştığı tarifler ise şüphesiz ki hamur işleridir. Üzerine elma dilimlerinin boca edildiği bir tarta hayır diyebilecek kişi sayısı oldukça azdır. Yine içine rendelenmiş elmaların doldurulduğu kurabiyeler de her evde çocuk-yetişkin fark etmeksizin afiyetle ve hızlıca tüketilir. Pudra şekeri ile tarçının özellikle bu tür tariflerde elmayla en çok uyum sağlayan tatlar olduğunu da ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fermente edilmiş elma suyundan yapılan sirke ise tat olarak bu zarif meyvenin en keskin formudur. Salatalarda veya çorbalarda sos olarak kullanılabilen sirkeden bir yemek kaşığı içmenin bağışıklık sistemine sağladığı faydalar uzmanlar tarafından dile getirilmektedir. Dünya genelinde damak tadına en çok hitap eden sirke çeşidinin de elma sirkesi olduğu belirtiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Elma, yılın dört mevsimi bulabileceğiniz ürünler arasında olsa da asıl dönemi sonbahar ve kış aylarıdır. Ama elmayı mevsiminde alıp yıl boyunca tüketmek de mümkün, nasıl mı? Yöntemlerden biri elma dilimlerini kurutmaktır ki daha sonra bu dilimleri hoşaf yaparak yiyebilirsiniz. Diğer yöntemler de pestilini veya pekmezini yaparak saklamaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Elmanın adıyla bütünleşen başka bir ürün de elma şekeridir. Öteden beri çocukluk hatıralarının en renkli kahramanlarındandır. Cam şekerine bulanmış elmalara takılan çubuklar tüm çocuklara adeta sihirli bir değnek gibi görünür. Bu durum hâlâ geçerli olsa da elma şekeri yine de bir nostalji nesnesidir. Söylesenize, tekerlekli bir camekânın içinde sokak sokak dolaştırılan elma şekerlerini hatırlamayanınız var mı?