Etiket: pusula

  • PUSULANIN TARİHİ

    Adını İtalyanca “Bussola” kelimesinden alan, üzerindeki mıknatıs iğnesiyle yön bulmaya yarayan ve âdeta “yüzyılın icadı” olarak tanımlayabileceğimiz pusulanın tarihi oldukça eskiye dayanır. İcadından önce ağaçların üzerindeki yosunlara ve yıldızlara bakarak bulunan yönler, pusulanın icat edilmesinden sonra daha doğru ve daha hızlı şekilde saptanabilir oldu. Üzerinde kuzey ve güneyi işaret eden bir mıknatıs bulunan bu kadranlı aracın tarihi hakkında çarpıcı bilgileri sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tarihe yön veren pusulanın kim tarafından ve ne zaman icat edildiğinin tam olarak bilinememesi oldukça şaşırtıcı. Geçmişinin 2500 yıl eskiye dayandığı tahmin edilen pusulanın ilk keşfi, mıknatıs taşının demiri çekme özelliğinin fark edilmesiyle başladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bazı kaynaklara göre ilk manyetik pusula MÖ 12. yüzyılda (MÖ 220 dolaylarında olduğu bilgisi farklı kaynaklar arasında yer alır) Çinliler tarafından bulundu. Bir başka teoriye göre Çinlilerin keşfettiği pusula, Araplar aracılığıyla Avrupa’ya yayılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Pusulalar zaman içinde büyük değişimlere uğradı. Bu değişim ve gelişime en büyük katkılardan birini bilim insanı ve mucit Lord Kelvin (William Thomson) yaptı. Gemicilikte kullanılan pusulalar üzerine araştırmalar yapan Kelvin, yeni denizcilik pusulalarını geliştirerek pusulanın patentini alan ilk kişi oldu. Hatta Osmanlı Devleti’nin önemli isimlerinden Binbaşı İsmail Rahmi tarafından, Kelvin’in geliştirdiği pusulaların talimatnameleri Osmanlıcaya çevrildi ve denizcilerin kullanımına sunuldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1745 yılında İngiliz mucit ve bilim insanı Gowin Knight ile pusula önemli ölçüde değişikliğe uğradı. Mıknatıslanmış çelik üretimi için yaptığı çalışmalarla manyetik pusulanın gelişimine katkı sağladı. Knight, yaptığı çalışmada çeliğin uzun bir süre mıknatıslanmasını sağladı bu sayede mıknatıs taşı yerine artık çelik ibreler kullanılmaya başlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Demir ve çeliğin yaygınlaşmasının ardından özellikle gemicilik sektöründe manyetik pusulaların şaşma oranı artış gösterdi. Bu ciddi sorunu çözmek için 1837 yılında Britanya donanması tarafından bir komisyon oluşturuldu ve 1840 yılında dört ibresi bulunan pusula tasarlandı ancak pusulanın kim tarafından tasarlandığına dair resmi bir kaynak bulunmamakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1970’li yıllara gelindiğinde artık modern pusulanın ilk adımları atıldı. Öncelikli olarak ulaşımda ve arazi incelemesinde kullanılan pusulalar; standart plaka, aynalı, askeri ver kutu olarak çeşitlenir. Askeri tip pusulalar daha çok hassas ölçümlerde kullanılırken, standart ve aynalı pusulaların kullanım alanı daha geniştir. Kerteriz pusulası, asma pusula, elektromanyetik pusula, dümenci pusulası, filika pusulası, sıvılı pusula, cayroskop pusulası, kadranlı pusula ve yavru pusula, pusula çeşitlerinden birkaçıdır.

  • NAVİGASYONUN TARİHİ

    Haritalar, pusulalar derken şimdi de GPS… “Küresel Konumlama Sistemi”, namıdiğer GPS, telefonlarımızdan bildiğimiz şekliyle navigasyon, bugün olmazsa olmaz teknolojik ürünlerin başında geliyor. Yörüngeye fırlattığımız uydular sayesinde en ufak noktaları bile tespit edebilen GPS teknolojisinin nimetlerinden ortalama olarak dört milyar insan faydalanıyor. Atalarımızın yıldızları takip ederek bulduğu rotalar günümüzde avucumuzun içindeki cihazlarla kolaylıkla katediliyor. Bir dizi tesadüfler sonucu geliştirilen GPS teknolojisinin tarihsel gelişimini altı maddede listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1957’de Sovyetlerin uzaya fırlattığı Sputnik uydusu, tüm dünyayı derinden değiştirecek adımın ilki olur. Böylelikle basit bir uydu alıcısının uzayda da çalışabileceği ispatlanırken, uzaya uydu fırlatma döneminin de başlangıcını oluşturur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Amerikalı iki fizikçi William Guier ve George Weiffenbach, kayıt cihazıyla Sputnik uydusunu dinler. Aldıkları sinyal ile uydunun yerini tespit edebildiklerini keşfederler. Bunun üzerine Amerikalı ekibin aklına dâhiyane bir fikir gelir. Uydudan aldıkları sinyali yer değiştirerek, yerküreden uzaya sinyal gönderme fikri bugün kullandığımız GPS’nin somut adımı olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1960’a gelindiğinde Amerikan Deniz Kuvvetleri tarafından ilk uydu navigasyon sistemi test edilir ve başarıya ulaşır. 7 sene sonra GPS sistemi için gerekli olan tüm teknolojik gereçlerin bulunduğu Timation uydusu geliştirilerek, sadece bu amaç için yörüngeye fırlatılır ve Amerika’nın bu konuda ne kadar istekli olduğu ispatlanmış olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1960’ların ortalarında insanoğlunun uzaya gönderdiği sadece altı uydu bulunmaktadır. GPS’nin hedeften şaşma oranı 1.6 kilometredir. Bu sapmayı iyileştirmek adına araştırmalarına hız kesmeden devam eden ABD, 1973’te Navstar adını verdikleri gizli bir proje geliştirir. 7/24 kesintisiz konum bilgisi almak için 24 uyduya gereksinim olduğunu hesaplayan ABD ordusu, bu uyduların günde iki kez dünya etrafında dönerek kesintisiz sinyal göndermesi gerektiği sonucuna varır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Son derece hassas olan atomik saatlerin yolladığı sinyal ile dünyaya ışık hızıyla konum bilgisi gönderecek olan bu uydular; mekân ve zaman bilgisini hassas bir şekilde ölçümleyerek kesin sonuçlar verebilecek hâle getirilir. Dünyadaki GPS alıcısı en az dört mevcut uydudan sinyalleri alıp tam yeri belirlemek için uydular arasındaki mesafeleri belirleyecek ve havada, karada ya da denizde seyir ve tespit avantajı sağlayacaktır. Bu amaçla 1978’de ilk Navstar uydusu yörüngeye fırlatılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    24. uydunun 1994’te fırlatılmasıyla en yüksek kalitedeki sinyaller ile yer tespit etme teknolojileri Amerikan ordusunun üstün avantajlarla donatılmasını sağlar. Ancak GPS’nin halkın kullanımına sunulması 2000’li yılların başında olur. Günümüzde ABD’de satılan hemen hemen tüm araçlarda navigasyon sistemi entegre edilerek satışa sunulur. Amerikan ekonomisine 1.4 milyar dolar katkısı olan GPS sistemleri sayesinde bilmediğimiz uzak diyarlara yolculuk etmek bile kolay hâle gelmiştir.