Etiket: osmanlı mimarisi

  • 8 Maddede Safranbolu ve Ünlü Safranbolu Evlerinin Mimari Özellikleri

    8 Maddede Safranbolu ve Ünlü Safranbolu Evlerinin Mimari Özellikleri

    Tarihimizin ve geleneksel kültürümüzün önemli kentleri arasında yer alan Safranbolu, Karabük şehrimizin gezilip görülmesi gereken turistik bölgelerinden biridir. Karadeniz’in 90 km güneyinde yer alan şehir, 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı kent mimarinin günümüze kadar korunmuş en doğru örneklerinden… Bizler de tarihiyle Safranbolu’yu ve bünyesinde barındırdığı değerleri sizler için 8 maddelik listede bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1# ” title_font_size=”13″]

    Anadolu’nun kuzeybatı yönünde bulunan kent, geçmiş tarihlerde ‘‘Paphlogonia’’ olarak isimlendirilmiş bölgededir. 1200’ü aşkın tarihi eseri yapısında bulunduran Safranbolu, ismini, o bölgede yetişen ve nadir bulunan safran bitkisinden almıştır. Şehrin tarihine baktığımızda ise Osmanlı’nın da içinde bulunduğu birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığını görürüz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Görkemli evleriyle bilinen Safranbolu’da kentsel yerleşimin başlangıcı kesin olarak bilinmez ancak şehrin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanır. Çeşitli uygarlıklar arasında el değiştiren bu tarihi yer, 1196’da Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın oğlu Muhittin Mesut Şah tarafından alınmış ve Türklerin egemenliği altına geçmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tarihi kadar zengin bir mutfağa da sahip olan Safranbolu’nun, yerli ve yabancı çoğu kimsenin aklında tatlılarıyla da yer ettiğini söyleyebiliriz. Glikoz oranının az olması ve genzi yakmamasıyla bilinen lokumları arasında adını ‘‘safran’’dan alan Safranbolu lokumu ve özenle yapılan çifte kavrulmuş, özellikle Japon ziyaretçiler tarafından oldukça sevilen türlerden.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı mimarisini yansıtan ‘‘Safranbolu evleri’’, Türk kent kültürünü günümüzde de yaşatmaya devam eden başlıca yapılardan. Bu sayede, ‘‘Korumanın Başkenti’’ unvanına sahip olan kentte 2000’i aşkın Türk evi bulunur ve bu evlerin özellikleri oldukça ilgi çekicidir. Sokakları Arnavut kaldırımıyla kaplı evler çoğunlukla dini yapılara, kamu binalarına veya tarihi eserlere dönük vaziyette bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kendine has mimarisiyle dikkat çeken evler 2 veya 3 kattan oluşmuş, yapımında da ahşap, taş, kerpiç ve alaturka kiremitler kullanılmıştır. Birbirlerinin güneşini engellemeyecek şekilde tasarlanan evlerin camları komşu evin camına bakmaz. Zemin katı ise erzaklar ve ev halkının beslediği hayvanlar için kullanılır, aynı zamanda toplanan odunların daha sonra yakılabilmesi için depolandıkları alanlar da vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İslam kültürüne uygun ev yaşantısı sonucunda evlerde haremlik-selamlık bölümleri de bulunur. Dar ama sayıca fazla olan pencerelerde bulunan ahşap korkuluklar evin içinin dışarıdan görünmemesini fakat içeriden dışarının görünebilmesini sağlar. Kalabalık aile yapısından dolayı evlerin tümü oldukça büyüktür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Safranbolu evlerinde ortak kullanım alanı olarak bilinen sofanın merkezinde büyükçe bir havuz da vardır. Bu havuzun bulunduğu odada edilen uzunca sohbetler su sesi sayesinde diğer odadakiler tarafından duyulmazmış. Ayrıca bu evlerde mutfak ile genelde erkeklerin buluştuğu oda yan yana olup mutfaktan salon tarafına doğru da dönen bir dolap mevcutmuş ve burada pişirilen yemekler bu dolap vasıtasıyla diğer bölüme ulaştırılırmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bugün, ülkemizde korunması esas kılınan neredeyse 50 bine yakın kültürel ve doğal güzellik mevcut. Bunlardan yaklaşık 1500 tanesi Safranbolu’dadır ve kent tarihinden bu yana toplumumuzun sosyal değerlerini en iyi taşıyan yörelerimizden biri olmuştur. 17 Aralık 1994 senesinde de ‘‘Dünya Miras Listesi’’ne alınarak bizi gururlandırmıştır.