Etiket: olimpiyat oyunları

  • OKÇULUK SPORUNA İLGİ DUYANLARIN BİLMESİ GEREKEN TERİMLER

    İlk defa 1904 yılında Yaz Olimpiyatları’na alınan, 1972 yılından bu yana da aralıksız olarak Olimpiyat Oyunları’nda yer alan okçuluk sporunu öğrenmek, uzun bir eğitimden geçmeyi gerektiriyor. Bu eğitimlerden geçip sporcu kimliği kazandıysanız, güç, koordinasyon, çalışkanlık, sabır gibi niteliklerle de donandınız demektir. Sanıyoruz, profesyonel bir okçu aşağıdaki terimlerin her birinin kitabını yazabilir. Bu terimler daha çok seyirci pozisyonunda ilgi gösterenlerin spordan daha fazla keyif almalarını sağlamak için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Endam, Germe, Çapa, Çapa Pozisyonu, Dayanak Noktası, Menzil Atışı Nedir?” title_font_size=”13″]

    Endam, okun şekline verilen isimdir. Germe, adı üstünde yay kirişinin gerilmesi veya çekilmesine denir. Kirişin yüzde sabit bir noktaya çekilmesine çapa adı verilir. Çapa pozisyonu ise, elin çene altında, kirişin çene ucunda ve elin üst kenarının çene ile temas halinde olmasıdır. Dayanak noktası, elin çene üzerinde olduğu ve kirişin de okçunun yüzüne değdiği yeri ifade eder. Okçulukta uzun mesafe atışına menzil atışı adı verilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabza, Tutamaç, Kasan, Arkalık, Meydanlık, Endikatör, Zihgir Nedir?” title_font_size=”13″]

    Yay türü fark etmeksizin yayı oluşturan ana kısma kabza denir. Kabzada elin kavradığı kısım tutamaç olarak isimlendirilir. Yayın kıvrık uç kısmına kasan denir. Okun kirişe oturmasını sağlayan plastikten üretilen parçanın adı arkalıktır. Kirişin ortasına sarılan ipe ise meydanlık denir. Endikatör, yay ideal gerginliğe geldiğinde klik sesi ile uyarı veren aletin adıdır. Zihgir ise başparmağa takılan okçu yüzüğüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kolluk, Göğüslük, Parmak İpi, Parmaklık Nedir?” title_font_size=”13″]

    Kolluk, kirişin sıyırması ihtimaline karşılık yay tutulan kolun ön tarafına koruyucudur. Göğüslük, okçunun göğüs kısmındaki kıyafetinin kirişe çarpmaması için takılan koruyucu aksesuardır. Parmak ipi, okçunun yay tutan eline geçirilen, atış sonrasında yayın elde kalmasını sağlayan iptir. Parmaklık ise kirişi çekerken okçunun parmaklarının zarar görmesini engellemek için kullanılan aksesuardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sadak, Hedef Tahtası, Eliminasyon Raundu Nedir?” title_font_size=”13″]

    Sadak, bel hizasına takılan ve oklarla diğer aksesuarların taşınmasını kolaylaştıran çantaya denir. Okçunun hedef aldığı, çok yumuşak ya da çok sert olmaması gereken, okun sağlıklı biçimde yavaşlamasını sağlarken tekrar kullanılmasına izin veren araca hedef tahtası denir. Eliminasyon raundu, bireysel yarışmalarda 32 ve 16 okçunun yarıştığı bölüme, takım yarışlarında ise 16 ve 8 takımın yarıştığı bölümlere denir.

  • Nesilden Nesile Anlatılacak Güreşin 10 Altın Adamı

    Nesilden Nesile Anlatılacak Güreşin 10 Altın Adamı

    Ata sporumuz olan güreş, dünyanın dört bir yanında düzenlenen şampiyonalarda, spor dünyasının en büyük etkinliği olan Olimpiyat Oyunları’nda gerek Grekoromen gerek serbest stilde büyük başarılar elde ettiğimiz bir spor alanıdır. Ülkemiz, şanı tüm dünyaya yayılan güreşçiler yetiştirmiş, bu sporcular da madalyaları toplayarak bizleri gururlandırmıştır. İşte karşınızda, zaman geçse de unutulmayacak büyük güreşçilerimiz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Taha Akgül” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    Genç kuşak sporcularımızdan Taha Akgül son yıllarda Türkiye’den çıkan en büyük güreşçidir. Akgül 2012 yılından beri Avrupa Şampiyonası’nda altın madalyayı kimseye bırakmamış, Avrupa’da 5 altın madalya, Dünya Şampiyonası’nda 2 altın, 1 gümüş madalya ve 2016 yılında olimpiyatlarda altın madalya kazanmıştır. Genç sporcunun bu büyük başarıları sonucunda İstanbul’da Taha Akgül Spor Kompleksi açılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yaşar Doğu” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    Türk güreşinin simgesi kabul edilen Yaşar Doğu’yu yenmek kolay iş değildi. İsveçlilerin onun için “kara saçlı kuvvet ilahı” dediği söylenir. Yaşar Doğu, Londra’da düzenlenen 1948 Olimpiyatları’nda altın madalya, 1951’de Dünya Şampiyonu olarak altın madalya, Avrupa Şampiyonu olarak 3 altın madalya kazandırmış ve tuş olmamasıyla güreş dünyasına adını kazımıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Haydar-Nurettin Zafer” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    Haydar ve Nurettin Zafer kardeşler, ilginç bir dünya rekoru kırmışlardır. İki kardeş aynı turnuvada farklı kilolarda madalya kazanmıştır. 1951 yılında Helsinki Dünya Şampiyonası’na giden takımda iki kardeş de bulunuyordu. Haydar ve Nurettin Zafer kardeşlerin her ikisi de kendi kilolarında altın madalya alınca, dünya tarihinde aynı turnuvada altın madalya kazanan ilk kardeşler oldular.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tevfik Kış” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    1934 doğumlu Tevfik Kış, 1960 Roma Olimpiyatları’nda ülkemize altın madalya getirmişti. 2 kez Dünya Şampiyonu olan sporcumuz güreşmeyi bıraktıktan sonra milli antrenörlerimiz arasında yer aldı ve Güreş Federasyonu’nda görev yaptı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hamza Yerlikaya ” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    Ülkemize 2 altın Olimpiyat madalyası, 8 Avrupa Şampiyonluğu ve 3 Dünya Şampiyonluğu getiren Hamza Yerlikaya, “Asrın Güreşçisi” unvanına layık görülmüştür. 1996 yılında Atlanta’da Olimpiyat madalyası aldığında askerlik görevine devam etmekte bulunan Yerlikaya, sivil bir olimpiyatta madalya alan ilk Türk askeri de olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gazanfer Bilge” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    1946 yılında Stockholm’de düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Gazanfer Bilge, 1948’de ise Türkiye’ye serbest stilde kazanılan ilk olimpiyat madalyasını getirmiştir. Sporcusu olduğu Kasımpaşa kulübü, onu gelmiş geçmiş en büyük sporcusu olarak anar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mithat Bayrak ” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    Mithat Bayrak; Celal Atik, Gazanfer Bilge gibi büyük antrenörlerle çalışma şansı bulmuş bir sporcumuzdur. 1956 ve 1960 yıllarında düzenlenen Melbourne ve Roma Olimpiyatları’ndan altın madalyayla dönmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mustafa Dağıstanlı” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    Mustafa Dağıstanlı’nın da 2 Olimpiyat 3 Dünya Şampiyonluğu madalyası bulunur. Bu kadar başarılı bir sporcu olmasının yanı sıra iş adamı olarak da büyük başarılar elde etmiş ve 1973 ile 1980 yılları arasında Samsun Milletvekili olarak TBMM’de yer almıştır. Dağıstanlı, Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na layık görülmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ahmet Ayık” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    1964 Tokyo Olimpiyatları’nda gümüş, 1968 New Mexico Olimpiyatları’nda ise altın madalya kazanan Ahmet Ayık, güreşe Karakucak ile başlamıştır. 1961’de Türkiye Karakucak Şampiyonu olan Ahmet Ayık’ın 2 Dünya Şampiyonluğu ve 2 Avrupa Şampiyonluğu bulunmaktadır. Sporcumuz bir televizyon dizisinde ünlü güreşçi Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ı canlandırmıştır ayrıca bir dönem Güreş Federasyon Başkanlığı da yapmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şeref Eroğlu” title_font_size=”13″]
    güreş tarihi

    2004 yılında Atina Olimpiyatları’nda gümüş madalya kazanan Şeref Eroğlu, uzun yıllar boyunca ülkemizi uluslararası platformlarda temsil etti. 6 kez Avrupa Şampiyonu 1 kez Dünya Şampiyonu olan sporcumuza 1997 yılında FILA tarafından “Yılın Grekoromen Güreşçisi” unvanı layık görüldü.

  • OLİMPİYAT OYUNLARI HAKKINDA KISA KISA

    Citius, Altius, Fortius, yani “Daha hızlı, Daha yüksek, Daha güçlü.” Binlerce sporcunun ve milyonlarca sporseverin buluştuğu Olimpiyat Oyunları’nın sloganı böyle… Bu slogan ile sporculara öğütlenen ise zannedildiği gibi birinciliğe oynamaları değil, ellerinden gelenin en iyisini yapmaları… Yaz ve kış sporları olmak üzere ayrı ayrı dört yılda bir düzenlenen, dünyanın en büyük spor etkinliklerinden olan Olimpiyat Oyunları hakkında daha fazla bilgi için okumaya devam edin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Olimpiyat Oyunları’nın fikir babası Pierre de Coubertin” title_font_size=”13″]

    Olimpiyat Oyunları’nın tarihi her ne kadar Antik Yunan’a kadar uzansa da günümüzde halen yapılmakta olan organizasyonu ilk başlatan Pierre de Coubertin olmuştur. Fransız aristokrat bir aileden gelen Coubertin, 1892’de Paris Sorbonne Üniversitesi’ndeki bir konuşmasında uluslararası spor organizasyonu yapılmasını önermiş ve ilk Uluslararası Olimpiyat Komitesi de 23 Haziran 1894’te kendisinin önderliğinde toplanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlk modern Olimpiyat Oyunları Atina’da gerçekleşti” title_font_size=”13″]

    1896 yılında ilk kez olimpiyat tarihinin anısına Atina’da düzenlenen modern olimpiyatlara 14 ülkeden 241 sporcu katıldı. Yunanlıların bu organizasyonun daimi olarak ülkelerinde düzenlenmesi talebine Uluslararası Olimpiyat Komitesi olumlu cevap vermedi ve ikincisini Paris’te gerçekleştirdi. 1921’de yapılan Olimpiyat Kongresi’nde ise tüm kış sporlarını içine alacak bir de Kış Olimpiyatları düzenlenmesine karar verildi. Sadece kış sporlarını kapsayan Kış Olimpiyatları ilk kez 1924’te Fransa’nın Chamonix bölgesinde yapıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Olimpiyat bayrağındaki iç içe geçmiş 5 halka” title_font_size=”13″]

    Olimpiyatları temsil eden bazı simgeler vardır ve bunların başında 1914’te kabul edilen Olimpiyat bayrağı gelmektedir. Bayrak, beyaz üzerinde farklı renklerden oluşan iç içe geçmiş 5 halkadan oluşur. Halkalar Amerika, Afrika, Asya, Avustralya, Avrupa olmak üzere 5 kıtayı temsil eder. Ayrıca yarışlara katılan ülkelerin bayraklarında en az bir renk Olimpiyat bayrağındaki halkaların rengiyle örtüşür. Bu bayrak ilk kez 1920 Yaz Olimpiyatları’nda kullanılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Organizasyonun en önemli simgelerinden Olimpiyat Ateşi” title_font_size=”13″]

    Olimpiyatlar başlamadan önce yakılan ve kapanışa kadar da yanmaya devam eden Olimpiyat meşalesi yalnızca Güneş ışığı ve bir mercek aracılığı ile yakılır. Olimpiyatların yapılacağı yere kadar da elden elde verilerek şehir şehir dolaştırılır. Ve en sonunda bu meşale ile açılış törenindeki Olimpiyat Ateşi tutuşturulur. İlk kez 1936 yılında gerçekleşen bu uygulama ile dünyada birbirinden renkli görüntüler ve ilginç olaylar gerçekleşmiştir. Örneğin 2000 yılında olimpiyat meşalesinin Sydney’e taşınma güzergâhı Avustralya yerlilerince kutsal olan Ayers Kayası’ndan başlamış ve bu hatta bir milyon kişi toplanmıştır. 2010 Vancouver Kış Olimpiyatları’nda ise meşale Kanada’daki güzergâhında 12 bin kişi tarafından taşınmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Olimpiyat Oyunları’nın olmazsa olmazı açılış töreni” title_font_size=”13″]

    Olimpiyat Oyunları için ev sahibi ülke tarafından görkemli bir açılış töreni düzenlenmesi bir gelenek halini almıştır.  Yüksek bütçelerle düzenlenen bu törene, olimpiyatlar hangi ülkede yapılıyorsa o ülkenin ulusal marşı eşliğinde başlangıç yapılır. Hakemler ve sporcuların tamamı olimpiyat yemini ederler ve yemin seçilen bir sporcu tarafından okunur. Sonrasında tören artistik, sanatsal ve kültürel gösterilerle devam eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Olimpiyat madalyasının üstündeki simgeler” title_font_size=”13″]

    Açılış töreni kadar önemli olan ve her yarışın sonunda veya en geç bir gün sonra yapılan diğer bir tören de madalya törenidir. Yarışta ilk üçe girene kaplama altın, kaplama gümüş ve bronz madalyalar takılır. Kürsüde birincinin yeri yüksektedir. Madalyalar takıldıktan sonra birinci olan sporcunun ülkesinin milli marşı çalınır. Madalyaların bir yüzünde elinde zafer çelengi tutan Nike kabartması, diğer yüzünde ise oyunların düzenlendiği ülkeye ait yerel simgeler yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Olimpiyatlarda spor ve sporcu kriterleri” title_font_size=”13″]

    Bir sporun Olimpiyat Oyunları’nda yer alabilmesi için dünyada yaygın olarak oynanması daha net bir ifadeyle en az 25 ülkede yapılan bir spor olması gerekir. Günümüzde Yaz Olimpiyatları’nda 26, Kış Olimpiyatları’nda 15 spor dalı ve bu spor dalları altında farklı disiplinler yer almaktadır. Olimpiyatlardaki sporcu kriteri ise olimpik liyakate sahip olmasını gerektirir. Hangi spor dalında nasıl bir liyakat gerektiği konusu ise ülkenin Ulusal Olimpiyat Komitesi ve Ulusal Spor Federasyonu ile Uluslararası Spor Federasyonları tarafından belirlenir.