Etiket: nehir

  • DOĞANIN ADRENALİN YÜKLÜ ROTALARI: KANYONLAR

    Kanyonlar, nehirlerin veya akarsuların yıllar boyunca oluşturduğu derin ve dik vadilerdir. Sert kaya tabakalarının aşınması sonucu meydana gelir ve oluşmaları bazen milyonlarca yıl sürer. Eşsiz manzaralar sunduğu için doğa tutkunları ve maceracı gezginlerin favori rotalarından olan kanyonların ülkemizde de birçok güzel örneği bulunuyor. Yazımızda farklı illerden, farklı özelliklere sahip eşsiz kanyonlarımızı listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ulubey Kanyonu, Uşak ” title_font_size=”13″]

    ABD’nin Arizona eyaletindeki Büyük Kanyon’dan sonra dünyanın en uzun ikinci kanyonu olan Ulubey Kanyonu, Uşak il merkezinden 33 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Antik dönemden kalma su kanalları, kaya mezarları ve mağaraların yer aldığı Ulubey Kanyonu’ndaki cam seyir terasından ziyaretçiler, 150 metre yükseklikten eşsiz kanyon manzarasını izleyebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çatak Kanyonu, Kastamonu ” title_font_size=”13″]

    Kastamonu’nun en önemli turizm değerlerinden olan Çatak Kanyonu, merkeze 7 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Kanyonun, 6 kilometresi araç yolu 1 kilometresi ise dağ içindeki yürüyüş parkurundan oluşmaktadır. Kanyon, 900 metre yüksekliğe sahip gözetleme noktasından izlenebiliyor. Zengin bitki ve hayvan çeşitliğine sahip kanyonda yürüyüş, dağcılık, kampçılık gibi aktiviteler de yapılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ihlara Vadisi, Aksaray” title_font_size=”13″]

    Ihlara Vadisi, ülkemizin doğal ve tarihî zenginliklerinden biri olarak Kapadokya’nın kalbinde yer alıyor. Melendiz Nehri’nin binlerce yıl boyunca kayaları aşındırmasıyla oluşturduğu yaklaşık 18 kilometre uzunluğundaki kanyon, yüksekliği 120 metreyi bulan dik yamaçlarla çevrili. Vadi boyunca yer alan kayaların içine oyulmuş sayısız kilise ve manastır, Hristiyanlığın erken dönemlerine ışık tutan önemli yapılar arasında. Bu kiliselerin duvarlarında bulunan freskler Bizans Dönemi’nden kalma olup, burada yaşayan keşişler tarafından ibadet ve sığınma amacıyla kullanılmış. Vadi, bu özellikleri ile dünyanın en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karanlık Kanyon, Erzincan ” title_font_size=”13″]

    UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki Karanlık Kanyon, yer yer 500-600 metreyi bulan kapalı bir ekosisteme sahip. 38 tünelin bulunduğu, 7 kilometrelik taş yolu ve keskin virajları ile dünyada nadir görülen kanyonlar arasında yer almakta. Karanlık Kanyon’un her iki tarafında yer alan 800 metrelik sarp kayalık yamaçlarıyla çevrili 1000 metre derinliğe sahip sularında yaklaşık 40 dakika süren tekne ve kano turu yapılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tokatlı Kanyonu, Karabük ” title_font_size=”13″]

    Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki Tokatlı Kanyonu, Hızar Çayı’nın yatağındaki kireç taşı tabakalarının binlerce yılda aşınması sonucunda oluşmuş. Kanyonda yerden 80 metre yükseklikte kurulan, 11 metre genişliğe sahip Kristal Teras (cam seyir terası) ve Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılan İncekaya Su Kemeri bulunuyor. 9 kilometrelik bir yürüyüş parkuru olan kanyonda, 150 basamaklık bir merdivenle kanyona iniş yapılabiliyor ve sonrasında yaklaşık 3,5 kilometre süren yürüyüşün ardından şelaleler ve yemyeşil bir doğa ziyaretçilerini karşılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şahinkaya Kanyonu, Samsun ” title_font_size=”13″]

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinde, Kızılırmak Nehri üzerinde yer alan Şahinkaya Kanyonu, yaklaşık 2,5 kilometre uzunluğunda olup, bölgenin en dar ve en uzun geçitlerinden biridir. Kanyon, yüzyıllar boyunca akarsuların dağları aşındırmasıyla oluşmuştur. Su derinliği 106 metreye kadar ulaşan kanyonun yamaç yüksekliği bazı noktalarda 340 metreyi buluyor, bu da kanyona görkemli bir manzara katıyor. 2015 yılında tabiat parkı ilan edilen Şahinkaya Kanyonu’nun tüm güzellikleri, Samsunum-3 gemisi ile düzenlenen geziler ile görülebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tazı Kanyonu, Antalya ” title_font_size=”13″]

    Manavgat ve Serik ilçe sınırları içerisinde yer alan, Köprülü Kanyon Millî Parkı’nın 10 kilometre kuzey yamacında yer alan Tazı Kanyonu, uzun yıllar yerel halk tarafından bilinse de 2017’de turistlerin ziyaretinde çektiği bir fotoğraf sonucu ünlenmiştir. Adını çevrede özgürce dolaşan tazılardan alan kanyon, Köprüçay Akarsuyu’nun vadiyi aşındırması ile meydana gelmiş. Oluşumunun Buzul Çağı’na dayandığı tahmin edilen kanyonun uzunluğu 4 kilometre, genişliği 30-50 metre, yamaç yüksekliği ise 300-400 metreye ulaşıyor. Doğal güzelliklerinin yanı sıra, Tazı Kanyonu, çevresinde yer alan tarihi kalıntılar ve antik yollarla da dikkat çekiyor.

  • Ülke Ülke Gezen Nehirler

    Ülke Ülke Gezen Nehirler

    Şu hayatta en güzeli Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirindeki gibi olabilmektir; yani bir nehir olarak eninde sonunda denizine kavuşabilmek… Bu kavuşmalar insan hayatında her zaman mümkün olmaz ama yeryüzündeki akarsular mutlaka bir yerde denizle buluşur. Sınırlar aşması, farklı toplumlarla selamlaşması gerekse de illa ki kendini bırakacağı bir deniz bulur. Ve bunun en güzel örneklerini sayfamızda bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • DÜNYANIN EN İHTİŞAMLI ŞELALELERİ

    Nehir veya akarsu gibi su kütlelerinin yüksekten belirli bir yönde akmasıyla oluşan şelaleler, yeryüzü şekillerinin biçimlenmesinde büyük rol oynuyor. Çağlayan olarak da bildiğimiz şelaleler muhteşem manzarasıyla doğanın tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. Dünyanın farklı noktalarında bulunan etkileyici şelaleleri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Venezuela’da bulunan Angel Şelalesi’nin, yerel dildeki ismi “Kerepakupai Merú”dur ve “En Derin Yerden Düşen Su” anlamına gelir. Dünyanın en yüksek şelalesi, National Geographic ekibi tarafından 1949’da yapılan resmî ölçüme göre 979 metre yüksekliğindedir. Şelale, 1933 yılında Amerikalı havacı Jimmie Angel tarafından altın arayışı sırasında keşfedilmiştir. Angel, şelalenin tepesine iniş yapmış ve uçağını orada bırakmak zorunda kalmıştır. Şelalenin suları, en uç noktadan tabana doğru düşerken 807 metre boyunca hiçbir engele çarpmadan ilerler. Şelaleye ulaşmak oldukça zordur, küçük uçaklarla bir köye uçtuktan sonra kano veya uzun bir yürüyüşten sonra ulaşılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Royal Natal Ulusal Parkı’ndaki yer alan Tugela Şelalesi, 948 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek ikinci şelalesidir ve beş ayrı şelale katmanından oluşur. Bazı bölümleri kışın donar ve etkileyici manzaralar oluşturur. 15 metre genişliğindeki şelaleye özel donanımlara sahip uzun yürüyüş rotaları ile ulaşılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Peru’daki Otishi Ulusal Parkı’nda bulunan Tres Hermanas Şelalesi, yaklaşık 914 metre yüksekliğindedir. Bu yüksekliğiyle dünyanın en yüksek üçüncü şelalesidir. Bulunduğu bölge, Amazon yağmur ormanlarının bir parçası olan And Dağları’nın eteklerinde yer alır. Şelale, çevresindeki yoğun orman örtüsüyle sarılmış dik bir kayalıktan aşağı dökülür. Bu alan, erişim açısından zorlu, el değmemiş bir doğaya sahiptir. Üç ana kademeli düşüşten oluştuğundan İspanyolcada “Üç Kardeş” anlamına gelen “Tres Hermanas” ismini almıştır. Bu kademeli yapı, şelaleye çarpıcı bir manzara katar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    ABD’nin Hawaii eyaletindeki Molokai Adası’nda yer alan Olo’upena Şelalesi 900 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek dördüncü şelalesidir. Yağmur sularının beslediği şelalenin suları dört farklı koldan denize ulaşır. Olo’upena Şelalesi volkanik adadaki sıradağların arasında kaldığı için uzun süre gizli kalmıştır. Konumundan dolayı sadece havadan veya denizden görülebilir çünkü şelale çevresinde ulaşımı sağlayacak karayolu yoktur. Zirvesine sadece helikopter ile ulaşılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Doğal güzellikleriyle bilinen Peru’da bulunan Yumbilla Şelalesi, 896 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek beşinci şelalesidir. 2007 yılında bir araştırma sırasında keşfedilen şelale, birkaç ayrı basamaktan oluşur. Yani su, aşağıya doğru akarken birden fazla kademeden geçer. Şelalenin zirvesine 6 kilometrelik orman yolundan sonra ulaşılabilir ve bu esnada Yağmur Ormanları’nda yaşayan bitki ve hayvanlar da yakından görülebilir. Şelalenin suyu, çevresindeki yoğun ormanlar sayesinde oldukça saf ve temizdir. Bölgedeki köylüler tarafından içme suyu olarak da kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    860 metre yüksekliğindeki Vinnufossen Şelalesi, Norveç’in batısında bulunan Møre og Romsdal eyaletinde yer alıyor. Bu şelale dünyanın altıncı, Avrupa’nın ise en yüksek şelalesi olma özelliğine sahip. Vinnufossen Şelalesi, Vinnubreen adlı bir buzuldan beslenir. Buzuldan eriyen su, dik kayalıklar boyunca aşağı doğru akar ve büyük bir su düşüşü oluşturur. Birkaç katmandan oluşan şelalenin suları, kayalıklardan aşağı inerken farklı seviyelerde duraklayarak ve genişleyerek akışını sürdürür. İlkbahar ve yaz aylarında, buzul erimesi nedeniyle maksimum su akışına ulaşır. Kış aylarında ise su miktarı azalabilir ancak çevresindeki kar ve buz, şelaleye farklı bir güzellik katar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1821’e kadar sadece yerel halkın bildiği Voringfossen Şelalesi, Norveç’in en ünlü şelalesidir. 163 metre yüksekliğindeki şelale elektrik üretimi için de kullanılıyor ve sularının bir kısmı, hidroelektrik santrallerinin olduğu bir sisteme yönlendiriliyor. Norveç mitolojisinde ve halk hikâyelerinde de kendine yer bulan bu şelalenin konumlandığı dağın tepesinde art nouveau (yeni sanat) tarzında bir otel, 1500 basamaklı ahşap merdivenler ve vadinin karşısına geçmek için bir yaya köprüsü bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Artvin’in Murgul ilçesinde yer alan Delikli Kaya Şelalesi, bir kayanın içinde, 4 metre çapındaki bir oyuktan akıyor. Aktığı oyuğun şekli yüzüğe benzediği için halk arasında “ormanın yüzüğü” de denilen şelalenin etkileyici görüntüsü ise tortul kayaç üzerindeki halkadan kaynaklanıyor. Kayaçtaki bu delik; akan sudaki kireç ve killerin kayacı aşındırması sonucu uzun bir sürede oluşmuş. Bu doğa harikası oluşum, şelaleye özgün bir görünüm kazandırıyor ve adeta doğal bir tünel oluşturuyor.