Etiket: müzeyyen senar

  • Ah Bu Şarkıları Müzeyyen Senar’dan Dinlemek Vardı

    Ah Bu Şarkıları Müzeyyen Senar’dan Dinlemek Vardı

    8 Şubat 2015 tarihinde kaybettiğimiz sanatçı Türk Sanat Müziği’nin en önemli seslerinden biriydi ve zaten “Cumhuriyetin Divası” da onun unvanıydı. Etkileyici yorumunu dinleme şansına sahip olmuş yaş aralığında iseniz şanslısınız. Yok, eğer Müzeyyen Senar’ı henüz hiç dinlemedim diyecek yaşlardaysanız mutlaka videolarını internet üzerinden bulup dinlemenizi öneririz. Sanatçının sesiyle bütünleşmiş, romantizm rüzgârları estiren şarkılara kayıtsız kalamayacaksınız. Ve biz bütün yaş aralıkları için o şarkılardan bir demetle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    müzeyyen senar şarkıları
  • USTA SESLERDE DAHA DA GÜZELLEŞEN BİR ŞARKI: FİKRİMİN İNCE GÜLÜ

    Hem bestesi hem de zarafet yüklü sözleriyle filmlere, dizilere girmiş bir şarkıdır Fikrimin İnce Gülü… Hatta Adalet Ağaoğlu’nun 1976 yılında basılan romanına da adını, ana karakter olan Bayram’a sevgilisi Kezban’ın hediye ettiği plaktaki Fikrimin İnce Gülü şarkısı vermiştir. Söz ve bestesinin 1865-1927 yılları arasında yaşamış Muallim İsmail Hakkı Bey’e ait olduğu bilinen Fikrimin İnce Gülü şarkısını pek çok sanatçımız seslendirmiştir ama Müzeyyen Senar yorumunu dinlemenizi özellikle tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde İle Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar

    8 Madde İle Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar

    Atatürk’ün en sevdiği sanatçılardan biri olarak bilinen Müzeyyen Senar, Türk Sanat Müziği’nin en büyük divası olarak kabul edilir. Bir şarkıyı bir kez onun sesinden dinlerseniz, bir daha unutamazsınız. Bu etkileyici insanı, büyük müzisyeni 8 madde ile ekranlarınıza taşımaktan gurur duyuyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1918 yılında Bursa’da doğan Müzeyyen Senar’a aslında Hikmet isminin uygun görüldüğü fakat nüfus müdürlüğüne giden eniştesinin son anda ünlü sanatçının adına “Müzeyyen” yazdırdığı düşünülüyor. Müzeyyen Senar’ın annesinin de kendisi gibi güzel bir sese sahip olduğu da biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Müzeyyen Senar’ın hayatına yön veren olaylardan biri sanatçı henüz bir çocukken yaşanıyor ve Müzeyyen Senar annesiyle beraber İstanbul’a taşınıyor. İstanbul’da yazıldığı okuldaki hocası onun yeteneğini keşfediyor ve henüz küçük bir kız çocuğu olan Müzeyyen Senar, Anadolu Musiki Cemiyeti’ne kaydoluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu noktadan sonra Müzeyyen Senar, onu efsanevi bir Türk Sanat Müziği sanatçısı olarak tanımamıza sebep olacak bir müzik eğitimine başlıyor. Sanatçının ilk eğitmenleri arasında kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım yer alıyor. Senar, ilerleyen yıllarda Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lem’i Atlı gibi isimlerin de deneyimlerinden faydalanma şansı buluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Eğitimin başından itibaren kuvvetli sesiyle dikkat çeken Müzeyyen Senar, hocası Kemal Niyazi Bey ile beraber İstanbul Radyosu’nda şarkı söylemeye başlamış. İşte bu şekilde sanatçının muazzam sesi geniş bir kitle tarafından tanınıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    O zamanlarda müzik alanında şöhrete kavuşmanın yolu ünlü gazinolarda şarkı söylemekten geçiyor ve Müzeyyen Senar’ın sesini radyo programı sayesinde duyan İstanbul’un gazinosu Belvü’nün sahibi İbrahim Dervişzade sanatçıya bu fırsatı tanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kariyerine Belvü sahnesinde giriş yapan Senar ülkenin birçok ünlü gazinosunda sahne alıyor ve adım adım şöhrete kavuşuyor. Atatürk bile Müzeyyen Senar’ın sesine hayran kalıyor ve Müzeyyen Hanım “Atatürk’ün Sevdiği Ses Sanatçısı” olarak anılmaya başlıyor. Ünü yurt dışında da duyulan Senar, Avrupa macerasına Paris konseriyle başlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Müzeyyen Senar 1938 yılında Ankara Radyosu’nun ilk yayınlarına katılıyor ve radyo programlarına bir süre devam ediyor. Diğer yandan ülkenin en seçkin gazinolarında sahne alıyor, Türkiye’nin dört bir yanında kapış kapış satılan plaklara imza atıyor. Müzeyyen Senar her şarkıyı en güzel şekilde yorumlasa da söylemekten en çok zevk aldığı şarkıların, “Haydar Haydar”, “Ormancı”, “Feraye” ve “Benzemez Kimse Sana” olduğu biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    2015 yılında kaybettiğimiz değerli sesimiz Müzeyyen Senar en son 1983 yılında Bebek Gazinosu’nda sahneye çıkmıştır. 1998 yılında Devlet Sanatçısı olan Müzeyyen Senar’ın sanat hayatının fotoğraflarla anlatıldığı “Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar” sergisi 2009 yılında açılmıştır.

  • BİR NOSTALJİ NESNESİ: TAŞ PLAKLAR

    BİR NOSTALJİ NESNESİ: TAŞ PLAKLAR

    Taş plak dendiği vakit akıllara gelen sanatçılar vardır, mesela büyüleyen sesiyle Safiye Ayla… En güzel bestelerin sahibi Selahattin Pınar ya da döneminin assolisti Hamiyet Yüceses. Duayen sanatçı Müzeyyen Senar ve tabii ki Sanat Güneşimiz Zeki Müren… Bu sanatçıların ortak özelliği elbette müziğimizin en değerli, güçlü sesleri olmalarıdır. Yine Mozart, Beethoven, Bach gibi dünyaca ünlü büyük klasik müzik bestecilerinin eserleri de dönemin orkestrasyonuyla taş plaklara kaydedilenler arasındadır. Ne mutlu ki eski dönemlere ait daha birçok sesin kaydı taş plaklar aracılığı ile nesilden nesile aktarılabilmiştir. Sizce de bu nostaljik nesneler bir saygı duruşunu hak etmiyor mu?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]