Etiket: münir özkul

  • Münir Özkul’un Sanata Kazandırdığı 60 Yıl

    Münir Özkul’un Sanata Kazandırdığı 60 Yıl

    1925 yılında Bakırköy’de dünyaya gelen Münir Özkul 2018 yılında, tam 93 yaşında aramızdan ayrıldı. Cumhuriyet’in akranı sanatçı bu 93 yılın 60 yılını tiyatro sahneleri ve sinema setlerinde geçirdi. Kavuk sahibi bir meddah; halkın Baba, Usta, Hoca diyerek benimsediği bir sinema oyuncusu oldu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Münir Özkul’un oyunculukla ilk tanışması Bakırköy Halkevinde gerçekleşti. Sanatın bir yönüyle buluşması kaçınılmazdı çünkü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünü bitirmişti. Halkevindeki birkaç amatör deneyimin ardından İstanbul Devlet Tiyatrosunda çalışmaya başladı, sonra Ankara Devlet Tiyatrosu, Ses Tiyatrosu derken perdeleri âdeta onu parlatmak için kapanıp açılacak Küçük Sahne’ye geçti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Herkesten önce Muhsin Ertuğrul’un dikkatini çekmişti. 70’li yıllarda halkın önüne Mahmut Hoca, Yaşar Usta olarak çıkmadan çok önce, 50’li yıllarda, Nobel Ödüllü John Steinbeck’in yazdığı Fareler ve İnsanlar, George Axelrod’un yazdığı Yaz Bekârı, John Patrick’in Çayhane’si gibi önemli oyunlar için tiyatro sahnesine çıktı. Ama sanat yaşamında en çok “İbiş” ve “Kavuklu”yu sevdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Beyaz perdeye geçmenin hayalini pek kurmuyordu ama birkaç sinema filminde ufak roller almıştı. Askerliğini yaptığı dönemde bir gün yönetmen asistanlığı yapan arkadaşını Yeşilçam’da ziyarete gittiğinde, onu halkın gönlüne oturtacak yolun da kapısından girmiş bulunuyordu. Vatan ve Namık Kemal isimli filmde üniformalı bir figüran aranıyordu ve o figüran asker kıyafetiyle Münir Özkul oldu. 50’li ve 60’lı yıllarda filmler art arda geldi; Edi ile Büdü, Balıkçı Güzeli, Kalbimin Şakısı, Şoför Nebahat Bizde Kabahat, Bir Millet Uyanıyor ve daha nicesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Münir Özkul için sinema ve tiyatro kol kola yürüyordu. Türk tiyatrosunda Kel Hasan Efendi’den İsmail Dümbüllü’ye devredilen ve güldürü geleneğinde yeteneğin alameti sayılan “Kavuk”, 1968 yılında İsmail Dümbüllü tarafından Münir Özkul’a devredildi. Yıllar sonra Özkul kavuğu Ferhan Şensoy’a, Şensoy da Rasim Öztekin’e devredecek ve Öztekin devir töreni sırasında kavuğu şöyle tanımlayacaktı: “Bu işin Nirvana’sı!”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Özellikle 70’li yıllarda yer aldığı sinema filmleri Münir Özkul’u hep sevgi dolu bir karakter olarak iyicil rollere yerleştirdi. Onun göründüğü filmler beynimize illa ki serotonin yükleyen filmlerdi. Sev Kardeşim, Oh Olsun, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Gülen Gözler, Neşeli Günler, film boyunca “Hayat sevince güzel, sevince tatlı günler, bir kuşu, kelebeği, bir taşı sevin yeter.” şarkısının söylendiği Hayat Sevince Güzel…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ve tabii Hababam Sınıfı serisi… İnek Şaban’ın, Damat Ferit’in, Güdük Necmi’nin Mahmut Hoca’sı, Badi Ekrem’in meslektaşı, Hafize Ana’nın Kel Mahmut’u… Rıfat Ilgaz’ın öyküsünden uyarlanan ve Ertem Eğilmez yönetmenliğinde çekilen film ilk defa 1975 yılında gösterime girdi. Türk sinema tarihinde önemli bir yer edinen serinin ana taşıyıcılarından biri şüphesiz ki tatlı sert müdür muavini rolüyle Münir Özkul’du.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Türk sinemasında uzun yıllar Münir Özkul deyince akıllara Adile Naşit, Adile Naşit dendiğinde Münir Özkul geldi. Buna neden olansa “birbirine yakıştırılan çift” ya da “geçimsiz çift” olarak rol aldıkları kalabalık aile filmleriydi. Muhteşem ikili rol gereği ne kadar aksi olursa olsun Türk milletinin yüzünü güldürmeyi hep başardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Münir Özkul 2000’lere kadar aktif olarak sürdürdüğü sanat yaşamında çok sayıda ödülün sahibi oldu. 7 Ocak 2018’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde son yolculuğuna sevenleri tarafından uğurlanırken İlyas Salman kendisiyle ilgili şöyle bir anekdot paylaştı: “Sefil Bilo’yu çekerken Cihangir’de otururdu. Arabayla gider alırdım onu. Yolda Yunus Emre’den şiirler okuturdu bana.” Biz de Münir Özkul sayfamızı çok sevdiği Yunus Emre dizeleriyle tamamlıyoruz…

  • 6 Madde İle Romandan Beyaz Perdeye Hababam Sınıfı’nın Yolculuğu

    6 Madde İle Romandan Beyaz Perdeye Hababam Sınıfı’nın Yolculuğu

    Rıfat Ilgaz, Dolmuş dergisi için yazdığı öyküleri derleyerek oluşturduğu Hababam Sınıfı romanını 1957 yılında yayımladı. Böylece hem Hababam Sınıfı’nın haşarı öğrencileri, hem de başta Kel Mahmut olmak üzere birbirinden renkli karakterlere sahip öğretmenleri ve tabii ki Hafize Ana -bir daha çıkmamak üzere- hayatımıza girdi. Hababam Sınıfı, beş roman, altı klasik dönem filmi, üç modern uyarlama ve dört tiyatro oyunuyla Türkiye’yi yıllarca kahkahaya boğdu. Hababam Sınıfı’nın efsane filmlerini listemize konuk ediyor, sizleri bu eğlenceli kadro ile ufak bir zaman yolculuğuna davet ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    inek şaban, güdük necmi

    6 Edebiyat A sınıfının beyaz perdeyle ilk buluşması olan bu film, 1975 yılında gösterime girdiğinde beklenenin üzerinde bir ilgi gördü. Yönetmeni Ertem Eğilmez olan filmin başrol oyuncuları arasında Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Tarık Akan gibi çok sevilen isimler bulunuyordu. Seriyle özdeşleşen, her duyduğumuzda yüzümüzü gülümseten müzikler ise Melih Kibar’ın usta ellerine emanetti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    semra özdamar, hafiza ana, mahmut hoca

    Serinin bu filminde ekibe, beden eğitimi öğretmeni Badi Ekrem rolü ile ülke genelinde bir fenomene dönüşecek Şener Şen ve genç edebiyat öğretmenini canlandıran Semra Özdamar da dâhil olur. Film boyunca Hababam Sınıfı öğrencileri ile Badi Ekrem arasındaki efsane çekişmelere şahit oluruz. Ayrıca “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı” Türk Sineması’nın efsane ikilisi Şener Şen ve Kemal Sunal’ın beraber rol aldığı ilk yapım olarak da önem taşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    inek şaban, badi ekrem

    Serinin 1977 tarihli filminde Damat Ferit’i canlandıran Tarık Akan kadrodan ayrılmış, duyarlı ve sınıfın diğer öğrencilerine kıyasla aklı fazlasıyla başında olan Ahmet karakteri hikâyeye dâhil olmuştur. Serinin bu filmi Ahmet’in bu yaramaz ve uçarı sınıfa adapte olma sürecine odaklanırken, Badi Ekrem ile İnek Şaban’ın çekişmeleri Türk komedisinin unutulmazları arasına girecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kel mahmut

    Okul müdürünün okula kızları da kabul etmeye başlamasıyla beraber Hababam Sınıfı’nın kadrosu genişler; Ayşen Gruda, Sevda Aktolga gibi isimler de ekibe katılır. Hababam Sınıfı’nın yeni öğrencileri tabii ki yeni maceralara sebep olacak ve izleyenleri kahkahaya boğacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hababam Sınıfı’nın efsane kadrosuna, kız öğrencilerden sonra Hürrem Hoca rolüyle Perran Kutman, bir aşiret reisinin oğlunu canlandıran İlyas Salman ve kimya öğretmeni Kalem Şakir yani Şevket Altuğ da dâhil oldu. Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor’un yönetmen koltuğunda ise Kartal Tibet oturuyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    hafize ana

    Klasik serinin son filmi olan yapımda Anadolu’dan gelen edebiyat öğretmeni Mehmet Hoca özel okul çocuklarına uyum sağlamakta zorlanır ama iyi niyetiyle herkesin gönlünü kazanacaktır. Bu arada Hababam Sınıfı’nın başkarakterlerinden Hafize Ana’nın kızı Nazlı da büyümüş ve bu meşhur sınıfın öğrencileri arasına girmiştir.

  • TÜRK VE DÜNYA SİNEMASININ EN İYİ BABALARI

    TÜRK VE DÜNYA SİNEMASININ EN İYİ BABALARI

    Aşağıda sinema tarihinde yerini almış baba karakterlerini ve onlara hayat veren oyuncuları göreceksiniz. Yufka yürekli, tatlı-sert, otoriter, fedakâr, korumacı ama özü sevgi dolu babalar onlar… Kimi belki size babanızı anımsatacak, belki “benim babam bütün bu karakterlerin toplamı” diyeceksiniz, belki kimi babalar da karakterlere bakıp “ben de olsaydım böyle yapardım” diyecek. Öyle ya da böyle, bu filmler “baba” dendiği vakit akan suların durduğu duygu yüklü dünyalarımıza gelsin…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oh Olsun’da otorite kurmaya çalışan tonton baba Hulusi Kentmen” title_font_size=”13″]

    Fabrikatör Fehmi Haznedar çocuklarından başarı haberleri beklerken haylazlık hikâyeleriyle karşılaşınca, “Adam olamıyor, beni anlayamıyor, büyümüyorlar!” diye serzenişe geçer. Ceza olarak oğulları Ferit, Fazıl ve Ferdi’yi fabrikasına işçi yapmayı akıl eder. Sonradan gelişen olaylar ise pos bıyıklı Fehmi Bey’in disiplin isteyen sertliğini pamuk kıvamına çevirmekte gecikmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayat Güzeldir’de özveriyle çocuğunu koruyan baba Roberto Benigni” title_font_size=”13″]

    II.Dünya Savaşı’na doğru gidilirken karısı ve oğluyla birlikte toplama kamplarına götürülen bir babanın onları korumak için gösterdiği çabanın yüceliği filmin sonunda elimize kalandır. Küçük oğluna, kamptaki her şeyin bir oyun olduğunu ve eğer kazanırlarsa doğum günü için istediği tankı kazanacaklarını söyleyen babanın fedakârlıkları film boyunca yüreklere su serper.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bizim Aile’de dosta düşmana sevgi dersi veren yürekli baba Münir Özkul” title_font_size=”13″]

    “Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun. Dokunma artık aileme. Dokunma çocuklarıma. Dokunma oğluma! Dokunma gelinime!” Ve işte bütün babacanlığı ile karşınızda Yaşar Usta…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İhtiras Rüzgârları’nda oğullarını günahları sevaplarıyla seven baba Anthony Hopkins” title_font_size=”13″]

    19. yüzyıl sonlarında Montana’da bir çiftlikte üç oğlunu annesiz olarak büyüten savaş gazisi Albay William Ludlow’un hem çocuklarına hem çiftlik çalışanlarına duyduğu insan sevgisi filme damgasını vurur. Aynı kadına âşık olan üç oğlunu bazen sevgiyle bazen öfkeyle yola getirmeye çalışırken verdiği en büyük ders onlardan hiçbir zaman vazgeçmemektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vahşi Gelin’de kızlarının huyunu suyunu iyi bilen bir baba Nubar Terziyan” title_font_size=”13″]

    İki kızından birini isteyen ağaya “Aman ağam sonra söylemedi deme, ikisi de benim kızım ama Necmiye biraz kaçıktır, Nazmiye ise gönlü açıktır” diyecek kadar kızlarını tanıyan ama bir o kadar da onları sahiplenip yanlarında olan bir baba vardır karşımızda. Yumuşak başlı bu baba kızlarından birine söz geçirmekte biraz zorlanır ama sevgi alıp vermekte hiç zorlanmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zor Baba’da kızına olan sevgisini damat adayından esirgeyen baba Robert De Niro” title_font_size=”13″]

    Emekli CIA ajanı Jack Byrnes, ailesine karşı fazla koruyucu, ailesine katılmaya çalışanlara karşı da fazla şüpheci olan babadır. Ve kızı Pam tanıştırmak üzere eve bir damat adayı getirdiğinde Jack’in bütün bu özellikleri su yüzüne çıkar. Kızının erkek arkadaşı Greg’e tam anlamıyla kök söktüren baba sonunda yelkenleri suya indirerek içindeki gerçek duyguyu, yani şefkatli sevgiyi açığa çıkarır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Babam ve Oğlum’da oğluna duyduğu sevgi ile öfke arasında kalan baba Çetin Tekindor” title_font_size=”13″]

    “Burda duraydım böyle, tam burda. Böyle kollarımı açaydım iki yana, tutaydım onu. Gitme diyeydim gitme Sadık. 15 sene evvelsi tutaydım Sadığımı, sarılaydım böyle evladıma, gitme diyeydim…” Evlatlıktan reddettiği oğlu ve küçük torunu ile yaşadığı buluşma Hüseyin Efendi’nin kalbindeki buzların erimesini sağlar. Oğluyla tekrar buluşmuşken hastalık neticesinde kaybeden babanın yukarıdaki ağıtı ise sinema tarihindeki yerini çoktan almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Umudunu Kaybetme’den maddi zorluklara umutla göğüs geren bir baba Will Smith” title_font_size=”13″]

    İş yaşamı talihsiz bir biçimde ilerleyen Chris, küçük oğlu Christopher’la birlikte maddi güvencesi olmayan bir hayat sürerken onun umudunu kaybetmesine asla izin vermez. Oğluna öğütleri de hep bu yönde olur: “Kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme. Bir hayalin varsa onu korumalısın… Bir şeyi istiyorsan, git ve al!”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yengeç Sepeti’nde mutlu aile tablosunun bozulduğunu gören baba Sadri Alışık” title_font_size=”13″]

    Uzun zamandır görüşemediği çocuklarını hafta sonu için göl kenarındaki evinde toplayan yaşlı baba, her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünürken saatler ilerledikçe hayal kırıklığına uğrayacağı gerçeklerle karşılaşır. Filmdeki baba, büyük ilgi ve alaka ile büyüttüğü çocuklarının çıkmazları karşısında, “Biz bu çocukları iyi yetiştiremedik mi acaba?” diye sorarak kendinde hata aramaktan da çekinmeyen ince düşünceli bir babadır. Yengeç Sepeti aynı zamanda, 1995 yılında hayatını kaybeden usta oyuncu Sadri Alışık’ın seyirciyi sinema perdesinden selamladığı son filmidir.

  • Duayen Oyuncu Münir Özkul’un Girdiği Karakterler

    Duayen Oyuncu Münir Özkul’un Girdiği Karakterler

    “Duayen oyuncu” söylemi şüphesiz ki Münir Özkul gibi yıldızları tanıyıp gördükten sonra üretilmişti. O, oyunculuğa meddahlıktan başlamış, büyük tiyatro eserlerinin tozunu sahnede attırmış, beyaz perdeye ise sadece yıldızını parlatmak kalmıştı. 2018 yılında kaybettiğimiz 1925 doğumlu sanatçının sinemada canlandırdığı unutulmaz karakterler listemizde.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam

    Ertem Eğilmez’in yönetmenliğini yaptığı Hababam Sınıfı, A’dan Z’ye her yönüyle unutulmazlar arasına giren filmlerden. Peki, bir an için Mahmut Hoca karakterini Münir Özkul’un canlandırmadığını düşünün… Düşünmek bile istemediniz öyle değil mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    tarık akan, şener şen, ayşen gruda

    İki ailenin birleşerek birbirine kenetlenmiş tek bir aile kurduğu film Bizim Aile. Biliyorsunuz aslında siz, biz, hepimiz o ailenin fertleriydik. Ve Münir Özkul’un canlandırdığı anlayışlı, fedakâr haliyle Yaşar Usta ne güzel bir babaydı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    metin akpınar, yeşilçam

    Şeker Kamil, Yakışıklı, Mıstık, Kaymakam Cafer, Süleyman… Her biri pırıl pırıl yüreğe sahip insanlardı ve o gazino sahibi güzel insanların gururuyla oynamayacaktı. Mavi Boncuk filminde her birine kol kanat geren kişi ise Münir Özkul’un canlandırdığı Yaşar Baba’ydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam

    Türk Sineması’nın en iyi komedi filmlerinden Gırgıriye serisi bir dönem her birimizin hayatına mutlaka neşe katmıştır. Sanatçımız bu filmde, sudan sebeplerle kavga edip kapı gıcırtısında oynayan bir mahallenin neşeli sakinlerinden namı diğer Sabayat’ın kocası Emin’di.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    adile naşit, yeşilçam

    Türk Sineması’nda sıklıkla baba karakterini canlandırmıştır Münir Özkul. Bunlardan biri de Hülya Koçyiğit ve Tarık Akan’ın başrolleri paylaştığı Sev Kardeşim’di. Filmdeki Mesut Baba, kızı Alev’le Ferit’in aşkına destek olan, elinden gelen fedakarlığı yapan çok sevecen, çok sevilesi bir babaydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Oh Olsun, Füsun Önal’ın seslendirdiği şarkısıyla hafızalara yerleşmiş romantik komedilerden biri. Filmde fabrikatör Fehmi Haznedar’ın üç oğlundan Ferit aynı fabrikada ustabaşı olan onurlu ve sevgi dolu Burhan Usta’nın kızına âşık olur ve tahmin ettiğiniz gibi Burhan Usta Münir Özkul’dur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    adile naşit, şener şen, yeşilçam

    Turşu, en iyi sirkeyle mi olur limonla mı? Boşandığı karısıyla bu önemli konunun kavgasını veren ne var ki çocuklarının baskısıyla bir araya gelmeyi kabul eden, hafiften huysuz ama bir o kadar da fedakâr Kazım Bey Neşeli Günler filminde Münir Özkul’un canlandırdığı unutulmaz karakterlerden biriydi.

  • MÜNİR ÖZKUL’DAN UNUTULMAZ FİLM REPLİKLERİ

    2018 yılında 93 yaşında iken kaybettiğimiz, Türk sinemasının büyük isimlerinden Münir Özkul, kariyeri boyunca 200’den fazla filmde rol aldı. Oyunculuk hayatına 1940 yılında tiyatro ile adım atan ve 1950’lerde sinema filmlerinde rol almaya başlayan sanatçımız, en çok kalabalık aile filmlerindeki rolleriyle sevilip benimsendi. Adile Naşit’le unutulmaz bir ikili olan Münir Özkul, canlandırdığı karakterlerin az ama öz biçimde kullandığı replikler ile de zihinlere kazındı. Onların başında da oğlu ile sevdiği kızı ayırmaya çalışan zengin iş adamına, Yaşar Baba namıyla yaptığı konuşma geliyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]