Etiket: mısır

  • TEK MEDENİYETE ADANAN DÜNYANIN EN BÜYÜK MÜZESİ: BÜYÜK MISIR MÜZESİ

    Mısır’ın başkenti Kahire’nin batısında, Giza Piramitleri’nin hemen yakınında yer alan ve mimarisiyle “dördüncü piramit” izlenimi veren Büyük Mısır Müzesi (Grand Egyptian Museum /GEM) yirmi yıldan fazla süren inşa ve hazırlık sürecinin ardından görkemli bir törenle resmen ziyarete açıldı. Modern teknolojiyle donatılan müze, Tutankhamun’un hazineleri başta olmak üzere 100.000’den fazla esere ev sahipliği yapıyor. Açılış, Mısır’ın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolunda tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yazımızda, Büyük Mısır Müzesinin dikkat çeken özelliklerini ve öne çıkan detaylarını sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Proje, ilk kez 1990’lı yıllarda dönemin Kültür Bakanı Faruk Husni tarafından gündeme getirildi; temeli ise 2002 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek tarafından atıldı. 2005’te hazırlık çalışmalarına başlanmasına rağmen çeşitli nedenlerle uzun süre duraksayan proje, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin 2014’te verdiği talimatla yeniden hız kazandı. Bu dönemde müze, “medeniyet tarihinin en büyük müzesi” vizyonuyla baştan tasarlandı. İçindeki koleksiyon ise tek bir uygarlığa adanmış, bugüne kadar oluşturulmuş en kapsamlı sergi olma özelliğini taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Toplam 490.000 metrekarelik alanıyla dünyanın en büyük arkeoloji komplekslerinden biri olan Büyük Mısır Müzesi, piramitlerin doruklarından yansıyan güneş ışınlarını simgeleyen üçgen bir mimari anlayış üzerine inşa edildi; eğimli çatısı, piramitlerin tepesiyle aynı hizada konumlanıyor. Giza Piramitleri’ne bakan cam cephesi, ziyaretçilerin müze içerisinden bu görkemli yapıları izlemesine imkân tanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Müzede geçici sergi alanlarının yanı sıra 12 ana sergi salonu yer alıyor. Bu salonlarda sergilenecek kapsamlı koleksiyonlar için Mısır Hükûmeti, müze inşa edilirken Mısır Müzesi ve diğer koleksiyon alanlarından on binlerce eseri transfer etti. Bu eserlerin bir kısmı, bugün Büyük Mısır Müzesinin en dikkat çekici parçaları arasında yer alıyor. Bunlar arasında Kraliçe Hetepheres’in blok heykeli, Kraliçe Nefertiti’nin siyah granit heykeli, Kral I. Senusret’in heykeli ve Amenhotep III’ün pembe granit heykeli bulunuyor. Müzede ayrıca, Kral Khufu’nun 4.600 yıllık güneş teknesine ayrılmış özel bir bölüm de yer alıyor. Bu mezar gemisi, firavunu öteki dünyaya taşımak için hazırlanmış ve dünyanın en eski, en iyi korunmuş deniz araçları arasında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Müzenin girişinde ziyaretçileri Büyük Ramses’in 3.200 yıllık dev heykeli karşılıyor. Bu görkemli eser, yeni yuvasına kavuşmadan önce tam 51 yıl boyunca Kahire’nin ana tren istasyonu önünde sergilendi ve ardından büyük bir geçit töreniyle müzeye taşındı. Müzede buna ek olarak, yaklaşık 6.000 metrekarelik bir alana yayılan ve 6 kat yüksekliğinde olan “Büyük Merdiven” bölümü de bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Müzenin en dikkat çeken bölümü, yaklaşık 7.500 metrekarelik alanda sergilenen Kral Tutankhamun’un 5.000’den fazla parçadan oluşan hazineleri. Bu eserler, 1922’de mezarının keşfinden bu yana ilk kez bir arada ziyaretçilerle buluşuyor. Altın mezar maskesi, ahşap heykeller ve diğer parçalar, Antik Mısır’ın sanat anlayışını, inanç sistemini ve gündelik yaşamını ayrıntılı biçimde yansıtıyor. Müzenin özel bölümünde yer alan Tutankhamun’un altından yapılmış tabutu ve altın cenaze maskesi, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği eserler arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Müzede, Yunan ve Roma Dönemi’ne ait eserlerin yanı sıra, ana kütüphane, Orta Doğu’nun en büyük tarihî eser restorasyon merkezi, çok amaçlı salonlar, kültür merkezi, restoranlar, yemek alanları ve ticari işletmeler yer alıyor. Ayrıca, özel çocuk alanı erken yaşta arkeolojiye ilgi uyandırmayı ve tarih bilincini geliştirmeyi hedefliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Fiziksel yapısının yanı sıra, müzenin kimliğini yansıtan görsel ögeler de dikkat çekiyor. Müzenin logosu, UNESCO ve Uluslararası Mimarlar Birliğinin düzenlediği uluslararası bir yarışma sonucunda tasarlandı; yatay perspektife uygun çizilen logo, Giza Platosu’ndaki gün batımının turuncu tonlarını ve çöl kumlarını andıran Arapça yazı stilini yansıtıyor. Müze, yılda 5 milyon ziyaretçi ağırlamayı ve böylece Antik Mısır’ın zengin mirasını dünya ile buluşturmayı hedefliyor.

  • 4 Bin Yıl Geçti Hala Dünyanın Gözbebeği

    4 Bin Yıl Geçti Hala Dünyanın Gözbebeği

    Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri Mısır’ın Gizze şehrinde bulunan Keops Piramidi’dir. Ama sadece o da değil, Mısır’da inşa edilen tüm piramitler tam da başlıkta söylediğimiz gibi dünyanın gözbebeği olmaya devam eden antik yapıların başında geliyor. Sayfamız bu konuyla ilgili…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, gizze, keops

    Mısır Piramitleri denince akıllara hemen Gizze’de bulunan Keops, Kefren ve Mikerinos Piramitleri gelse de aslında büyük kısmı Eski ve Orta Krallık Dönemi’nde yapılmış 100’ün üzerinde piramitten söz edilmekte…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, büyük piramit

    Khufu Piramidi ya da Büyük Piramit olarak da bilinen Keops Piramidi, 145,75 metre yüksekliği ile 4 bin yıl boyunca dünyanın en uzun yapısıydı. 1900’lü yıllar başlayana kadar da yeryüzündeki en büyük ve görkemli insan ürünü yapı olarak kabul gördü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, gizze, keops

    Mısır Piramitleri’nin ilki MÖ 2630’larda yapılan ve basamaklı yapısı nedeniyle Adım Piramidi olarak da bilinen Zoser Piramidi’dir. Bu tarihi yapının mimarı ise Eski Mısır’ın önemli isimlerinden, yazar, heykeltıraş ve astronom İmhotep’ti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, büyük piramit

    Mısır Piramitleri’nin ilgi odağı olmasının en büyük nedeni nasıl inşa edildiğinin anlaşılamaması ve içinde birçok gizem barındırmasıydı. Dünya dışı varlıklar tarafından yapıldığı senaryoları üzerinde bile duruldu ama sonra, çok sayıda insan gücü ile matematik, geometri ve fizik kurallarının mükemmel şekilde uygulanmasının sonuçları olduğu düşüncesi kabul gördü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, adım piramidi

    4 bin yıl önce yapılmış piramitlerdeki matematiksel deha 21. yüzyıl insanını da şaşırtmaya devam ediyor. Örneğin, Keops Piramidi’nin taban köşelerinin birleştirilmesiyle bütün kenarları 229 metre olan bir kare elde ediliyor ve bu kenar uzunlukları arasındaki hata oranı % 0,1 bile değil!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, kefren, mikeriros

    Gizze’deki üç piramitte kullanılan taşlar yan yana dizilecek olsa 3 metre yükseklik ile 30.48 santimetre kalınlığında bir duvar olarak Fransa’yı çevreleyebiliyor. Piramitleri oluşturan taş blokların 2 milyon adeti bulduğu düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    mısır piramitleri, kefren, mikeriros

    Birkaç ton ağırlığındaki taş blokların nasıl taşınıp yerleştirildiği konusu da uzun süre tartışıldı. Tahminler, her taşın 20 kişi tarafından kaldırılmış ve inşa sırasında 10 bin kişinin çalışmış olabileceği yönünde…

  • SAKLI KALMIŞ HAZİNE: NUBİA PİRAMİTLERİ

    Alabildiğine uzanan çöl, göçebe kabileler ve arada sırada ortaya çıkan develer dışında hiçbir şeyin olmadığı Sudan’ın Meroe bölgesinde büyük bir piramit kompleksi bulunuyor. Piramitler, yani binlerce yıl öncesinin gizemli kral mezarları, hâlâ milyonlarca insanda hayranlık uyandırmaya devam ediyor. Piramit denilince ilk akla gelen ülke Mısır olsa da Sudan’daki Nubia piramitleri Mısır’daki benzerlerinden önemli farklarla ayrılıyor. Akademik çalışmaların 1800’lerin ortalarında başladığı UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren bu piramitler hakkındaki bilgileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    M.Ö. 720-300 yılları arasında inşa edilen Nubia piramitleri, Mısır’daki Aswan ile Sudan’daki Hartum arasındaki yere denk gelen Nubia bölgesindeki çöllerde Meravi Antik Kenti’nde bulunuyor. Gücünü o zamanlar tarımdan alan bu bölgede; tanrılarını, krallarını, kraliçelerini ve soylularını onurlandırmak için 250’den fazla piramit inşa ettirildiği tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Siyahi firavunlar olarak bilinen Kuş Krallığı, günümüzden binlerce yıl önce bugünkü Sudan topraklarını idare etmiş. Kısa sürede genişlemesi ve zenginleşmesi ile bu krallık, başkentleri Nubia’da piramit inşa etmeye başlamış ve krallıkları tarihin tozlu sayfalarına karışana dek Sudan’ın çöl bölgelerine piramit inşa etmeyi sürdürmüş. Günümüze ulaşan bu tarihi yapı, işte bu krallığın eseri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Anıtsallık bakımından Mısır’daki piramitlerden çok daha küçük olsalar da bu piramitler bölgenin kültürü hakkında önemli bilgiler verir. Nubia piramitlerinde Mısır piramitlerinde olduğu gibi ölüler mumyalanmaz. Mezar odaları da Mısır’dakinin aksine piramitlerin içerisinde değil, altında bulunur. Nubia piramitlerinde ölüyle birlikte gömülen değerli eşya ve kişisel objeler yer alırken aynı zamanda piramitlerin içinde Nubia’nın günlük yaşamı ve kralların kahramanlıklarını betimleyen duvar resimleri ve kabartmalara rastlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ancak maalesef 1800’lerin öncesinde piramitlerin içindeki değerli eşyanın bir kısmı hazine avcıları tarafından yağmalanır. 19. yüzyılda ise İtalyan kâşif Giuseppe Ferlini’nin geriye kalan eserleri Avrupa’ya taşımasıyla piramitlerin içi neredeyse boşaltılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Genel olarak yüksekliği 6-30 metre arasında değişen, taban genişliği de sekiz metreyi bulan Nubia piramitleri, Mısır piramitlerinin aksine daha küçük ve dik olarak, granit taşından ve dikdörtgen şeklinde inşa edilir. Aynı zamanda Nubia piramitlerinin giriş kısımları güneşin doğuşunu karşılamak için doğuya bakacak şekilde tasarlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İlerleyen yıllarda iklim değişikliğinin olumsuz etkileri, kum fırtınaları ve başka birçok doğal olay piramitlere onarılamaz şekilde zarar verse de bilim insanları çölün ortasında bulunan bu piramitler hakkında günümüze ulaşan bilgiler yakalamayı başarır ve 2011’de UNESCO tarafından korunmaya alınır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sudan’da yaşanan iç savaşlar ve devam eden istikrarsızlık, ülkenin seyahat etmesi riskli ülkeler listesinde yıllarca kalmasına yol açarak turizm endüstrisinin gelişmesine engel olur. Doğal afetlerin de etkisiyle ne yazık ki Nubia piramitleri, günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

  • MISIR VE MISIRLI TARİFLER

    Yaz aylarının sevilen ve kış boyu özlenen lezzetlerinden biri olan mısır yaklaşık 1600 yıllık geçmişe sahip bir tarım bitkisidir. Amerika kökenli mısır, önceleri “mısır buğdayı” ya da “mısır darısı” olarak anılırdı ancak zaman içinde kısaltılarak mısır adını aldı. Her ne kadar ağırlıklı olarak insan gıdası ya da hayvan yemi olarak kullanılsa da aslında endüstri alanında da kullanımı vardır; kâğıt yapımında, küçük hasır el işlerinde mısır hammadde olarak kullanılabilir. Gelişen teknoloji ve artan üretim miktarına bağlı olarak özellikle son yıllarda biyoyakıt üretiminde kullanılması oldukça şaşırtıcıdır. Bu yazımızda Antarktika hariç hemen hemen dünyanın her yerinde tarımı yapılabilen mısırla yapılan nefis tariflerden bahsedeceğiz ancak öncesinde kısa birkaç bilgi ile yazımıza başlayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pek çok rahatsızlığın tedavisinde kullanılır” title_font_size=”13″]

    Mısırın içeriğinde bulunan B1 vitamini hafızanın güçlenmesini sağlar hatta alzheimer hastalığına karşı koruyucu özellikte olduğu düşünülür. Ani şeker yükselmelerini engellemesi, kalbi güçlendirmesi ve sindirim dostu olmasının yanı sıra içerdiği magnezyumla depresyonun olumsuz etkilerine karşı da güçlü bir savaşçı olduğu bilinir. Ancak kronik rahatsızlığınız varsa olası yan etkilere karşı, günlük rutininize eklemeden önce doktorunuza danışmanızda yarar olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Diyet dostudur” title_font_size=”13″]

    Çorbalarda, salatalarda, yemeklerde kullanılan mısır aynı zamanda diyet yapanlar için de sağlıklı ara öğünlerden biridir. Zengin lif içeriği sayesinde uzun süre tokluk sağlar ve sindirimi kolaylaştırır. Orta boy haşlanmış mısır yaklaşık 120 kalori civarındadır ancak diyet herkese göre değil kişiye özel bir konu olduğu için listenize eklemeden önce bir uzmana danışmanızı öneririz. Mısır sadece sağlığa faydalarıyla değil sofraya katkılarıyla da oldukça meşhurdur. Ana yemeklerden atıştırmalıklara kadar onlarca farklı tarifte karşımıza çıkar; özellikle yöresel lezzetler deyince Karadeniz Bölgesi’nin meşhur mısır ekmeği ilk akla gelenlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=” Mısır ekmeği” title_font_size=”13″]

    Mısır ekmeği, mısır unu ile yapılan ekmek çeşitlerinden biridir. Mısır unu, tuz, süt ve az miktar şeker eklenerek mayalanan ekmek daha sonra fırında pişirilir. Kimyon ya da pul biber gibi baharatlar da isteğe bağlı olarak eklenebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mısır çorbası” title_font_size=”13″]

    Sevilen çorbalardan mısır çorbası, pratik tariflerden biridir. Un, tereyağı ve sıvıyağla birlikte 5-6 dakika kavrulduktan sonra üzerine süt ve su eklenir. Ardından tencereye mısır ilave edildikten sonra karıştırılır ve isteğe bağlı baharatlar eklenir. İşte bu kadar kolay!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mısırlı kek” title_font_size=”13″]

    Mısırla şahane kekler ve çörekler hazırlayabilirsiniz. Haşladığınız mısırların fazla suyunu süzün. Ardından mısırları taneler halinde ayıklayın ve hamurun içine gömün. Daha sonra şekil verin ve fırına atıp puf puf olana kadar pişirin. Sadece haşlanmış değil, köz mısırları da hamura ilave edebilirsiniz; köz tadı lezzeti doruklara çıkaracaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mısırlı deniz mahsullü salata” title_font_size=”13″]

    Daha önce mısırı, deniz mahsulleriyle birlikte tüketmeyi denediniz mi? Karides, midye, ahtapot, kalamar gibi deniz mahsullerini pişirdikten sonra içine haşlanmış mısır koçanlarını atabilir ve üzerine sos ekleyerek şahane bir tabak hazırlayabilirsiniz. Bu benzersiz tarifi mutlaka denemelisiniz!

  • BAŞKENTLER SERİSİ: KAHİRE

    Yaklaşık 7000 yıllık bir geçmişe sahip olan Mısır, dünyanın en önemli medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bir ülke. Kültürel ve ekonomik açıdan önemli olayların geçtiği, birçok savaş ve ilklerin yaşandığı Mısır’ın başkenti Kahire, Nil Nehri kenarına konumlanmış. Uzunca bir dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun vilayeti olan, 1922’de Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını kazanan ve 1953’te cumhuriyeti ilan eden Mısır’ın başkenti Kahire, 20 milyon nüfusuyla dünyanın en büyük başkentlerinden. Mumyalama teknikleri, barındırdığı kültürel hazineler ve mistik yapısıyla doğudan batıya herkesin ilgisini çeken Kahire’nin en dikkat çeken ve en çok ziyaret edilen ikonik yapılarını listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Neo-klasik tarzda inşa edilen Kahire Müzesi, Antik Mısır Uygarlığı, Roma İmparatorluğu ve Antik Yunan dönemine ait 120 bin eserle dünyanın en önemli müzelerinden bir tanesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. 1902 yılında resmi açılışını yapan Kahire Müzesi’ndeki eserler daha önce Giza Müzesi’nde sergilenirken, Mısır’a ait olan eserlerin Mısır’da kalması için başlatılan çalışmalar neticesinde Mısır medeniyetine ait birçok önemli eser Kahire Müzesi’ne taşındı. Kronolojik sırayla eserlerin sergilendiği müzenin en çok ilgi çeken bölümleri, Kraliyet Mumyaları Odaları ile Firavun Tutankhamon’un maskesi ve değerli eşyalarının sergilendiği bölümlerdir. Ortadoğu’nun en eski müzesi olan Kahire Müzesi hem mimarisi hem de içindeki eserlerle Mısır denince akla ilk gelen mekânlardan bir tanesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Âdeta müze başkenti olan Kahire’deki bir diğer ikonik mekân, Gayer Anderson Müzesi. Bu müze, İslam mimarisinin en önemli örneklerinden bir tanesi. Birbirine bağlı iki evden oluşan müze, ismini İslam arkeolojisi alanında önemli çalışmalar yapan İngiliz Gayer Anderson’dan alıyor. Memlûk Dönemi’nde inşa edilen mimarinin dünyada başka bir benzeri yok. Mobilyalar, halılar ve diğer antika eşyaların bulunduğu müze, Mısır Hükümeti’nin İslam eserlerini koruma ve kötü durumda olanları restore etme çalışmalarıyla eski şaşaalı günlerine dönmüş durumda. James Bond serisi olan “Beni Seven Casus” filminin bazı sahneleri de müzedeki kabul salonu ve terasında çekilmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kahire’deki tüm şehre hâkim seyir tepelerinden bir tanesine konumlanmış olan Mehmet Ali Paşa Camii’nin yapımına, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isteğiyle 1830 yılında başlanmış ve tam 18 sene sonra cami tamamlanmış. 18. yüzyılda doruk noktasına ulaşan barok ve rokoko tarzın en güzel örneklerinden olan yapıda, mermer kaplamalar ve kubbe içlerindeki kalem işleri dikkat çeken detaylar arasında. Yapının mimarı ise İstanbul’dan getirilen Boşnak Yusuf. Caminin avlusundan Kahire’yi izlemek şehri ziyaret edenlerin ilk yaptığı etkinlikler arasında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Nil Nehri’ndeki Rhoda Adası’nda bulunan saray, 1899-1929 yıllarında Prens Muhammed Ali Tevfik tarafından inşa edilmiş. Endülüs tarzı mermer çeşmelerle süslü sarayı ziyaret eden isimler arasında Winston Churchill gibi dönemin en ünlü politikacıları ve sanatçıları bulunuyor. Sarayın içerisinde 350 kadar antika Türk halısı, Kütahya seramikleri, Osmanlı şamdanları, el yapımı ahşap mobilyalar ve daha birçok değerli eşya var. 1955 senesinde ulusal müze olan sarayın kapıları 2015 senesinden beri ziyaretçilerine açık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Önemli yapılarını Nil Nehri kıyısına kuran Mısırlılar, tüm dünya için büyük öneme sahip piramitleri de bu hat üzerine inşa etmiş. Kahire’de Gize Piramitleri, Büyük Piramit, Kefren Piramidi ve Mikerinos Piramidi Mısır’ın en çok ziyaret edilen yapıları. Sadece Mısırlıların değil, tüm dünyanın büyük ilgisini çeken piramitlerin en eskisi M.Ö. 2650 yılında inşa edilen Basamaklı Piramit. Çevresinde firavun ailesi için yapılmış pek çok mezar bulunur. UNESCO’nun ‘Dünyanın Yedi Harikası’ listesinde bulunan Keops Piramidi, M.Ö. 2589 senesinde Firavun Khufu için inşa edilmiş ve 145,75 metre yüksekliği ile Mısır’ın en büyük piramidi olma özelliği taşıyor. Kefren Piramidi’nin önünde yer alan ve Antik Mısır’da kutsal sayılan aslan ile firavun karışımı Sfenks Heykeli, piramitleri koruduğuna inanıldığı için piramitlerin önünde âdeta bir muhafız gibi konumlanmış. Aynı zamanda Sfenks Heykeli, bilinen en eski ve en büyük heykel unvanına da sahip. Bölgeyi ziyaret edenlerin şaşkınlığını ve hayranlıklarını gizleyemediği bu yapılar sadece Mısır’ın değil, tüm insanlık tarihinin en güzide yapıları arasında.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kahire’nin merkezinde yer alan tarihi çarşı, Memlûk Sultanı Berkuk’un emri ile bölgeyi yöneten Carkas el-Halili tarafından 1382 yılında inşa edilmiş. Osmanlı döneminde Türk çarşısı olarak bilinen çarşıda; restoranlar, hediyelik eşya, halı, kahve ve baharat dükkânları bulunur. Ülkemizdeki kapalı çarşıya benzeyen Han el-Halili; dar geçitleri, labirente benzeyen mimari dokusu ve muhteşem baharat kokularıyla ziyaretçilerine zaman yolculuğu yaşatan bir alışveriş cenneti.

  • 5 HAFİF YAZ ÇORBASI

    Yazın sıcak günlerinde canımız bazen hiçbir şey yemek istemez; normalde çok sevdiğimiz tencere yemekleri bile ağır gelir. İşte böyle durumlarda devreye hafif ve bunaltmayan yaz lezzetleri girer. Bu yazımızda sıcak yaz günlerinde rehaveti alan ve tadı ile damaklarda nefis tatlar bırakan yaz çorbalarını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Domates, yeşilbiber, soğan ve salatalık gibi sebzelerin pişirilmeden harmanlandığı, İspanyol mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan gazpacho çorbası, sevilen soğuk çorbalardan biridir. Adı farklı olsa da malzemeleri “bizden” olan gazpacho artık ülkemizde de adını sıkça duyurmaya başladı. Yaz akşamlarına yakışan bu lezzet aynı zamanda pratik tariflerden de biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kış mevsiminde kış sebzeleriyle, yaz mevsiminde yaz sebzeleriyle adeta yeniden doğan sebze çorbası sıcak yaz gününü hafifleten çorbalardandır. İçine tamamen damak tadına bağlı olarak ekleyeceğiniz sebzelerle leziz bir sebze çorbası yapabilirsiniz. Kahvaltıda bile içebileceğiniz sebze çorbası aynı zamanda diyet yapanlar için de düşük kalorili bir alternatif sunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Vücuda pek çok faydası olduğu bilinen ısırgan otu ile lezzetli ve hafif bir yaz çorbası yapmaya ne dersiniz? Rengi ve kokusu ile sofralara bambaşka bir tat katan çorba, özellikle sarımsak ve nane ile birleşince imza tabaklardan biri haline gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ayran aşının olmadığı bir yaz sofrası düşünülemez! Türk mutfağında soğuk çorba dendiğinde tartışmasız en iyi lezzetlerden biri ayran aşıdır. Evde hazırlanan koyu bir ayranın içine haşlanmış nohut ve buğday eklenir; üzerine nane ve pul biber ilave edilir ve ortaya hafif ve serin bir yaz çorbası çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yaz aylarının olmazsa olmazı mısır ile harika bir yaz çorbası hazırlayabilirsiniz. Mısır çorbası yapmak için önce mısırlar haşlanır, bir tencerede bekletilir. Ardından margarin eritilmiş başka bir tencereye, domates, çarliston biber ve tercihe bağlı soğan eklenir. Tüm malzemeler karıştırıp üzerine baharatlar da eklenince ortaya nefis bir yaz çorbası çıkar.