Etiket: minyatür

  • Kendi Ekosistemini Yaratan 10 Toprak Akvaryum

    Kendi Ekosistemini Yaratan 10 Toprak Akvaryum

    Toprak akvaryumlar bir diğer adıyla teraryumlar son yıllarda evleri, dükkânları, bahçeleri, balkonları süslüyor, yarattığı minik dünyalarla her göreni hayran bırakıyor. Çeşit çeşit fanuslarda, kavanozlarda hayata gelen bu minyatür yeşil dünyaları yakından tanımak, ilginç hikâyelerini öğrenmek için buyurun listemize bir göz atın…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    akvaryum, aquarium, terrarium

    Teraryum, yani akvaryumun içine toprak koyup içine bitki dikmek, ilk kez Londra’da botanikçi Nathaniel Ward tarafından uygulanan bir teknik. Tropik bitkilerle ilgilenen bu bilim adamı, günümüzde sık sık karşımıza çıkan toprak akvaryumların babası sayılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    akvaryum, aquarium, terrarium

    Dr. Ward, Londra’da yetişmesi mümkün olmayan tropik bitkileri kavanozların içinde yetiştirmeye başlıyor ve bitkilerin ihtiyacı olan tropik ekosistemi bu kavanozlarda oluşturabildiğini görüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    akvaryum, aquarium, terrarium

    Hatta toprak akvaryumları bir gemiye koyarak dünyanın diğer ucuna, Avustralya’ya yolluyor ve bitkilerin bu 6 aylık zorlu yolculuktan hiç etkilenmediğini çünkü akvaryumların içinde ayrı bir ekosistem oluştuğunu kanıtlamış oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    akvaryum, aquarium, terrarium

    Toprak akvaryumlar, aynı tropik sistemlerde olduğu gibi devamlı nemli olan bir doğal alan oluşturuyor ve böylece içindeki bitkiler gereken besinleri ediniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    aquarium, terrarium, akvaryum

    Teraryumu ilk yaptığınızda verdiğiniz can suyu akvaryumun yapımı tamamlanıp da ağzı kapatılınca buharlaşıyor ve adeta yağmur gibi bitkilerin üzerine yağıyor, toprağa düşüyor ve sonra tekrar buharlaşarak ekosistemin dönüşümünü tamamlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    aquarium, terrarium, akvaryum

    Oluşan bu ekosistem sayesinde bitkileri sulamanız gerekmiyor, akvaryumun içi her zaman nemli kalıyor. Ama bu sebeple teraryum için seçeceğiniz bitkilerin de bu nemli sisteme uyum sağlayabilecek türler olması gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    aquarium, terrarium, akvaryum

    Toprak akvaryumların bir başka güzelliği evinizde sizin de kolayca yapabilecek olmanız. Uygun bir fanus ya da kavanoz, çakıl taşları, torf, aktif kömür kullanarak teraryumunuzu kendiniz yapabilirsiniz. Eğer tüm adımları doğru uygularsanız ve doğru malzemeler kullanırsanız, su vermeseniz bile bitkileriniz büyümeye ve yeşil kalmaya devam edecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    aquarium, terrarium, akvaryum

    Toprak akvaryumu hazırlamak için uygun bir fanus ya da kavanoza, çakıl taşlarına, aktif kömüre, torfa ve tabii ki uygun bitkilere ihtiyacınız var. Ayrıca, bitkilerinizin altına yosun yerleştirerek hoş bir görüntü yaratabilirsiniz. Minyatür dünyanızı süslemek için dekoratif taşlar ve figürler de kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    aquarium, terrarium, akvaryum

    Teraryumu hazırlamak için ilk olarak, çakıl taşlarını daha sonra aktif kömür parçalarını ve en son olarak torfu yerleştirin daha sonra tropik mevsime uygun minyatür bitkileri ve dekoratif figürleri arzu ettiğiniz şekilde bir araya getirerek kendi dünyanızı yaratabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    akvaryum, aquarium, terrarium

    Kendi yarattığınız bu minyatür ekosistemi evinizde, balkonunuzda, bahçenizde dekorasyon amaçlı kullanabilirsiniz. Üstelik kendi ellerinizle yaptığınız toprak akvaryum, sevdiklerinize verebileceğiniz çok güzel bir hediye olacaktır.

  • EL SANATLARI: EN ESTETİK GELENEKLERİMİZ

    EL SANATLARI: EN ESTETİK GELENEKLERİMİZ

    Teknoloji pek çok alanda hayatımızı kolaylaştırırken ne yazık ki yeryüzündeki birçok el sanatının da yerini aldı. Ustadan çırağa aktarılan meslekler, üstünde sanatçısının imzasını taşıyan el emeği göz nuru ürünler artık çok az, ama bir o kadar da kıymetli. Bu listede, bir kısmı hala yaşayan ve ilgi gören, bir kısmının yaşaması için çaba gösterilen geleneksel el sanatlarımızdan 8 tanesini görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İlk örneklerine Eski Mısır’da rastladığımız minyatürlere Osmanlı’da “nakş” denmekteydi. Günümüzde bir resim sanatı olarak da tanımlanabilen minyatürün, resimden ayrı değerlendirilmesinin en önemli nedenlerinden biri minyatürde perspektif kavramının yer almayışıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Arapça harflerin özel kalemler aracılığı ile estetik bir bakış açısıyla yazılmasına hat sanatı denmektedir. “Hüsn-i hat” olarak da isimlendirilen el sanatını ustalıkla uygulayanlara “hattat” ismi verilir ve hattatlık genellikle ustadan çırağa geçen bir yetenektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kelime kökeni Arapça olan tezhip “altınlamak” anlamına gelmekte ve genel olarak kitap bezeme sanatını ifade etmektedir. Çoğunlukla geometrik desenler etrafında şekillenen bu geleneksel el sanatı için, hat sanatının süsleyicisi olduğu da söylenebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kitreyle yoğunlaştırılan su, bu su üstünde özel fırçalar ve özel boyalarla oluşturulan desenler, son olarak oluşturulan desenin kâğıda aktarılması ebru sanatının mahiyetini özetlemektedir. Kimi kaynaklara göre ebru sanatı Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlı’ya geçmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Pişmiş kilden elde edilen bir objenin yüzeyini bitkisel motifler, geometrik desenler veya yazılarla bezeyip renkli sırlarla kapladıktan sonra tekrar fırına verilme işine çinicilik denmektedir. Gelişkin bir estetik algı ve çizim yeteneği gerektiren çinicilik önemli el sanatlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ahşap oymacılığının ham maddesi ağaçtır. Ağacın üstüne çizilen şekiller, mesleğe özel kesici aletler yardımıyla ağacın içine kadar işlenir. Böylece görsel, ahşap üstündeki bir çizim olmaktan çıkar ve ahşabın kendisine dönüşür. Selçuklular döneminde ahşap oymacılığının en iyi örnekleri verilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Keçe, koyun tüyü ve keçi kılından elde edilen dokusuz ama sıkıştırılmış tekstil ürününe verilen isimdir. Türkler halı, çadır, çorap, terlik gibi farklı alanlarda kullandıkları keçe üzerine desenler uygulayarak bir el sanatı haline getirmişler ve bu sanatı Orta Asya’dan Anadolu’ya taşımışlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Anadolu’da yapılan en eski çömlek örnekleri MÖ 7000 yılına kadar gitmektedir. Bu eski el sanatında esas olan, şekillendirilen killi toprağın fırında pişirilmesi ve çeşitli gereçler elde edilmesidir. Günümüzde de çömlekçilik hala eski tekniklere dayanarak uygulanmaktadır.

  • 11 Madde İle Minyatür: Gölgesiz Resimler

    11 Madde İle Minyatür: Gölgesiz Resimler

    Dantel gibi özenle işlenen; perspektif, ışık ve gölgeye yer vermese de incecik detayları, parlak renkleriyle büyüleyici bir anlatım kuran minyatür sanatı, Türk sanat sahnesinde önemli bir yer tutar. Çağlar boyunca farklı coğrafyalarda; kâh saraylarda kâh atölyelerde uygulanan minyatür geleneğinin gelişimini, uygulama tekniklerini araştırdık ve gölgesiz resimlerin gizemini 11 maddelik listemizle huzurlarınıza taşıdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Minyatür isminin, “miniatura” yani Ortaçağ’da el yazması eserlerin bölüm başlarına yapılan süslemeden geldiği düşünülmektedir. Zamanla bu tabir “küçük” anlamına gelen “minör” kelimesi ile özdeşleşmiş ve küçük resim yani minyatür anlamını da karşılamaya başlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    İslam sanatında önemli bir yeri olan minyatüre “tasvir”, minyatür sanatçısına ise “musavvir” veya “nakkaş” denmiştir. Çoğu nakkaş eserlerini kişisel albümlerde toplamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Minyatürün en önemli özellikleri, derinlik algısının, ışık-gölge oyunlarının kullanılmaması ve canlı renklere yer verilmesidir. Minyatür eserlerinde altın ve gümüş yaldızlara da sık sık rastlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Minyatür ustası ilk olarak kullanacağı kâğıdı mermerin üzerine serer ve kâğıdı düzleştirir. Daha sonra taslağını ıslak fırça ile çizer ve ana hatları belirlemek için kırmızı ve siyah renkleri kullanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Minyatür yapımında kök boya ve doğal toprak boyalar kullanılmış, 18. yüzyıla dek boyalara yumurta sarısı da eklenmiş, bu tarihten sonra ise yumurta sarısı yerine tutkal kullanılmıştır. Aynı şekilde minyatür kâğıtlarının yapımında ise yumurta ve nişasta karışımı bir harcın tercih edildiği bilinmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Bilinen en eski minyatür örneklerinin M.Ö. 2. yüzyılda Mısır’da verildiği düşünülür. Bu örnekler papirüs, parşömen ve fildişi gibi malzemelerin üzerine yapılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Türk-İslam minyatür üslubunun ilk kez, Selçuklu Türklerinin Mezopotamya, Suriye ve Anadolu’ya yayılmasıyla geliştiği düşünülür. Konya, Diyarbakır, Musul ve Bağdat bu sanatın önemli merkezleri olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Bu dönemde verilen eserler; tıp, botanik, astronomi gibi konulardaki bilimsel kitaplarda tasvir amacıyla kullanıldığı gibi edebi metinlere de eşlik etmiştir. Selçuklu minyatür sanatının örneklerini Topkapı Sarayı’nda yer alan Varka ve Gülşah adlı mesnevilerde görmek mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Erken dönem Osmanlı minyatür sanatının 1400’lü yılların sonlarında Edirne’de bulunan atölyelerde şekillendiği, bu dönemin eserlerinin Selçuklu sanatından olduğu gibi Türkmen sanatından da etkilendiği düşünülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    türk sanatı

    Türk minyatürü Sultan II. Selim ve Sultan III. Murat dönemlerinde en verimli zamanlarını yaşamıştır. Bu dönemde minyatür eserleri daha yalın bir anlatım edinmiş, minyatürlerde kişiler ve olaylar tasvir edilmiştir. Nakkaş Osman bu döneme şekil veren en ünlü minyatür sanatçısı olarak bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]

    Lale Devri’nde de saray atölyelerinin minyatür konusunda faal olduğu bilinmektedir. Bu dönemin en ünlü sanatkârları arasında Levni ve Abdullah Buhari bulunur. Minyatür, Osmanlı zamanında olduğu kadar yoğun olmasa da hala sanat dünyamızın bir parçasıdır. Osmanlı sonrasında Nusret Çolpan, Süheyl Ünver gibi ustalar minyatür eserleri ile büyülemişlerdir.