Etiket: mimari

  • 8 Madde İle İnsanlığın En Güzel Miraslarından Ayasofya

    8 Madde İle İnsanlığın En Güzel Miraslarından Ayasofya

    İnsanoğlunun yeryüzündeki en kıymetli miraslarından biri olan Ayasofya, karşı kıyıdan bakanlara Sultanahmet Camisi ile birlikte İstanbul’un kimliğini çizer. Adı, “ilahi bilgelik” anlamına gelen bu görkemli yapıyı Kültür ve Yaşam’ın 8 maddelik listesinde daha yakından tanıyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ayasofya, Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından yaptırılmış, 532 yılında başlanan inşası 5 yıl sürmüştür. Eserin büyüklüğüne bakıldığında bu oldukça kısa bir süredir fakat inşasında 10.000 işçinin çalıştığı bilgisini de eklemek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en eski katedrali olan yapı bir kiliseye göre o kadar büyük yapılmıştı ki 1000 yıl boyunca bu büyüklüğün üstüne çıkan bir eser yapılamadığı ifade edilir. Bu haşmeti en iyi yansıtan detayı ise kubbesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bizans döneminin ürünü olan Ayasofya, Roma mimarisinin özelliklerini barındırır. Duvarları taş, tuğla ve harç ile inşa edilmiştir. İç yapı malzemesinde mermer ağırlığı dikkat çeker.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ayasofya mermer küpleri, süslemeleri, freskleri ve mozaikleri ile efsaneleşir. Altın varak hâkimiyetindeki “Sunu Mozaiği” dünyanın en özel eserleri arasında bulunur. İstanbul ve Ayasofya maketlerini Hz. Meryem’e sunan imparatorların tasvir edildiği mozaiğin 10. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethiyle camiye dönüştürülen yapıya, İslam’ı sembolize eden iç detaylar ve farklı zaman dilimlerinde dört adet minare eklenmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ayasofya’nın iki katlı yapısında dikkat çeken bölümlerinden biri Dilek Sütunu ya da Terleyen Sütun adı verilen yerdir. Bronz levhalarla kaplanmış ortası oyuk bu sütunun olağanüstü özelliği olduğunu düşünen insanlar Bizans döneminden bu yana başparmaklarını bu oyuğa sokarak şifa bulacaklarına ya da dileklerinin olacağına inanmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ayasofya’nın yapımı ile ilgili çok sayıda efsane vardır. Altında gizli geçitler olduğu, sütunlarını Süleyman Peygamberin emrindeki devlerin taşıdığı, kilisenin planını arıların yaptığı, kapılarının tılsımlı olduğu bu efsanelerden sadece birkaçıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ayasofya 1 Şubat 1935 yılında müzeye dönüştürülmüştür ve dünyanın her yerinden ziyaretçileri akın akın İstanbul’a ve kendine çekmeye devam etmektedir.

  • ORTA ASYA’NIN GÖRKEMLİ MİMARİSİNDEN ÖRNEKLER

    Orta Asya, Afganistan, Pakistan, İran, Çin hatta Rusya gibi ülkelerin de bir bölümünü kapsayan, fakat Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi ülkelerden sebep kulaklarımızda daha ziyade Türk halklarının yaşadığı bölge olarak tınlayan büyük bir coğrafyadır. Bu coğrafyada inşa edilmiş sayısız mimari eserden bazılarını sayfamıza taşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Registan Meydanı, mimari bir yapının değil ama üç ayrı medresenin bir arada bulunduğu önemli bir adresin adı. Özbekistan’ın Semerkant kentinde bulunan meydanda, 15. yüzyılda yapılmış Uluğ Bey Medresesi, 17. yüzyılda inşa edilen Şir-Dor Medresesi ve aynı yüzyıl ürünü Tillâ-Kârî Medresesi yer almakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Özbekistan’ın batısında yer alan Hive’deki Kalta Minare, dilimizdeki adıyla Kısa Minare, yukarı doğru daralan silindirik yapısıyla muhteşem bir eser. Minarenin içinde olduğu alan, büyük bir kale içindeki eski şehri oluşturuyor ve mimarisiyle büyüleyen bu müze şehir 1990’dan beri Dünya Mirası Listesi’nde yer almakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yine Özbekistan’da ama bu sefer Buhara’da bulunan Ark Kalesi, diğer adıyla Buhara’nın Gemisi, çevresi 790 metre civarında olan, duvarlarının yüksekliği 16 ile 20 metre arasında değişen devasa bir kale. Bu yapı tarihte, İbni Sina’dan Ömer Hayyam’a ve Firdevsi’ye kadar önemli kişilerin ayak bastığı bir mekân olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yer alan, taç kapılı, dikdörtgen avlulu ve iki katlı olarak inşa edilen Kukeldaş Medresesi, özellikle cephe kısmındaki detaylarla dikkat çeken bir mimari eserdir. 1570 yılında inşa edilen yapı bir dönem müzeye çevrilmişse de günümüzde medrese olarak işlev görmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Karakol Katedrali, diğer ismiyle Kutsal Ruh Ortodoks Kilisesi, Kırgızistan’da, Issık Gölü’nün doğu tarafında yer alan Karakol kentinde bulunuyor. Ahşap mimarisi ve renkli çatı dekoruyla dikkat çeken yapı, 1800’lerin ikinci yarısında yapılmış. Zaman içinde müze, okul, spor salonu gibi işlevler gören eser günümüzde kilise olarak hizmet veriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türkmenbaşı Ruhi Camii, Türkmenistan’ın başkenti Aşgabat’ta bir köy olan Kıpçak’ta yer alır. Orta Asya’nın en büyük kubbesine sahip olan cami 2004 yılında ibadete açıldı. Türkmenistan’ın bağımsızlığının ilan edildiği 1991 yılına atfen, dört minaresi de 91 metre yüksekliğinde inşa edilmiş. Geneli beyaz mermerden yapılan eser, mimarisiyle öne çıkmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Burana Kulesi, Kırgızistan’da, Bişkek ile Issık Gölü arasındaki tarihi şehir Balasagun’da yer almakta.  İpek Yolu güzergâhında bulunan bu özgün yapı, Karahanlılar tarafından minare ve gözetleme kulesi olarak kullanılmış. 15. yüzyılda yaşanan bir deprem nedeniyle, uzunluğu 45 metreden 25 metreye inen Burana Kulesi, üzerindeki işleme detaylarıyla dikkat çekiyor.

  • BAHÇENİZDE UYGULAYABİLECEĞİNİZ TASARIM FİKİRLERİ

    Bahçeli bir evde oturmak çoğu insanın hayalidir. Negatif enerjinizi atabileceğiniz yeşil çimenler, keyifle dinlenebileceğiniz bir hamak, gölgesinde serinlediğiniz bir ağaç ya da ektiğiniz bitkilerin açtığı çiçekler… Yazımızda bahçeli alanlarda kolaylıkla uygulayabileceğiniz önerileri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ahşabın doğal dokusu yemyeşil bitkilerle birleştiğinde sadeliğin ve doğallığın çarpıcı etkisi ortaya çıkıyor. Doğanın özünden kopmadan dizayn edilen bahçelerde kullanılan ahşap ürünlerle ortamda sıcak ve özgün bir çizgi yakalayabilir, ahşabın geçmeyen modası sayesinde zamansız bir dekorasyon stili sağlayabilirsiniz. Doğayla iç içe geçirilecek vakitlerde ahşabın bohem etkisi tamamlayıcı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İşlevsellik bakımından farklılık gösteren bahçe aksesuarları kullanılarak daha keyifli bir bahçe deneyimi yaşamak ve konforlu alanlar elde etmek mümkün. Hem geniş hem de küçük bahçelerde gerçekleştirilen doğru dekorasyon modelleri sayesinde optimum alan kullanımı sağlanabilir. Bahçe içerisinde tercih edilen dekor ve mobilyalarla özel zevkler yansıtıldığı gibi, kişiselleştirilmiş alanlar da oluşturulabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Açık havanın ve doğanın huzurlu atmosferinde soluklanmak isteyenler için hamak veya salıncak güzel bir tercih olabilir. Dinlenme alanlarında kullanılan minderler ise bahçeye hem konforlu hem de şık bir görünüm kazandıracaktır. Minimalist bir çizgi yakalamak isteyenler soft ve sade renkleri tercih edebilir; canlı ve daha dinamik bir tasarım isteyenler ise tercihlerini renkli ve desenli örtüler ve minderlerden yana kullanabilir. Eğer alan dar ise duvarlara sabitlenebilen saksılar ya da sarmaşıklarla doğal ve estetik bir görünüm yakalanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bahçe alanında mahremiyet sağlamak isteyenler büyük bitkilerden faydalanabilir. Bahçe peyzajında kullanılan bitkileri tercih ederken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise iklim koşullarıdır. Sürdürülebilir bir tasarım olması için yaşadığınız yerde hangi iklim koşulu hâkimse ona uygun bitkiler seçerek estetik bir duvar örülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bahçelere enerji katan detaylar en az mobilya seçimi kadar önemlidir. Akşam saatlerinde küçük LED ışıklarını dekorasyona dâhil etmek son dönem bahçe dekorasyonlarında oldukça popüler. Yere konulacak fener, mum veya diğer aydınlatma seçenekleri hem dekorasyonu destekler hem de alana derinlik katar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Basit materyalleri dönüştürerek şık bir bahçe elde etmek mümkün. Ekonomik uygulamalarla bahçe alanında özgün ve kişisel tasarımlar yaparken aynı zamanda bu saatleri keyifle geçirilen bir hobi zamanına dönüştürebilirsiniz. Eskiyen ve kullanılmayan eşyayı çöpe atmak yerine farklı bir işlevsellik katarak dekoratif bir bahçe aksesuarı olarak kullanabilir; plastik ve sıradan bir saksıyı ya da yoğurt kabını hasır ve jüt iplerle sararak şık bir saksı elde edebilirsiniz.

  • Mimar Zaha Hadid’in Dünyaya Attığı İmzalar

    Mimar Zaha Hadid’in Dünyaya Attığı İmzalar

    1950 Bağdat doğumlu Zaha Hadid, en prestijli mimarlık ödüllerinden Pritzker’i alan ilk ve tek kadın mimardı. 2016 yılında bir kalp krizi ile hayata veda ettiğinde ardında çok sayıda uygulanmış proje bıraktı ve dünyanın farklı ülkeleri için postmodern bir mimari anlayış ile tasarladığı bu projeler alışılmışın oldukça dışındaydı. Kendisine övgü ve ödül getirmekte gecikmeyen bu projelerden 7 tanesi şimdi listemizde.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güney Kore’nin başkenti Seul’de 2014 yılında yapılan Zaha Hadid imzalı Dongdaemun Tasarım Binası sergi ve müze, kafe ve dinlenme alanları içeren kamusal bir alan. Sayısı 45.000’i aşan farklı boyut ve eğriliğe sahip paneller ile kaplanmış mekân kent sakinleri için oldukça önemli bir yere sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Wangjing Soho, 207 metre uzunluğundaki zirvesi ve köprülerle bağlandığı diğer yapılar ile büyük bir kompleks. Zaha Hadid’in ölümünden önce tasarladığı, iş ve yaşam alanlarını bir arada bulunduran bu mekân Çin’in başkenti Pekin’de, Lize Finans İş Bölgesi’nde bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Belçika’nın liman kenti Anvers’de, özgün adıyla Antwerpen’da, tüm liman çalışanlarının tek çatı altında toplanması için Belçika Hükümeti tarafından açılan yarışmayı Zaha Hadid kazanmıştı. Ünlü mimarın atıl durumdaki itfaiye binasını restore edip üstüne bir de yeni yapı eklediği Antwerp Liman Evi’nin inşası 2016’da tamamlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İngiltere-Londra’da bulunan Serpentine Sackler Sanat Galerisi’nin bahçesi her yıl bir mimarın tasarladığı pavyon sayesinde şov alanına dönüşür. Bu uygulamanın 2000 yılındaki ilk mimarı ise Zaha Hadid olmuş ve kendi mekânını 19. yüzyılda inşa edilmiş tuğla bir yapıya bitişik olarak tasarlamıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’deki Şeyh Zayed Köprüsü de bir Zaha Hadid eseridir. Ünlü mimar, 842 metre uzunluk ve 61 metre genişliğindeki bu dört şeritli köprünün çelik kemerlerini dalga biçiminde tasarlamıştı. Ülkenin kurucusunun ismini taşıyan yapı 1997-2010 yılları arasında inşa edildi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hong Kong Politeknik Üniversitesi’nin kampüsünde yer alan ve üniversitenin Tasarım Bölümü ile Jokey Kulübü Sosyal İnovasyon için Tasarım Fakültesi’nin ortak bir alanı olarak inşa edilen bu kule de Zaha Hadid imzalı. Kulede laboratuvarlardan tasarım stüdyolarına tasarım eğitimi için çok sayıda farklı alan bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Zaha Hadid, konsept tasarımını üstlendiği Haydar Aliyev Kültür Merkezi için Azerbaycan mitolojisinden esinlenmiş ve projesinde Hazar Denizi’nin yükselişini yansıtmış. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan kültür merkezi, içinde müze, konferans salonları, sanat galerileri, konser salonları gibi bölümler barındırıyor.

  • MODERN MİMARİSİYLE ŞAKİRİN CAMİİ

    İstanbul dünyanın parmakla gösterdiği birbirinden görkemli camileriyle ünlü… Sıra dışı mimarisiyle öne çıkan kimi camileri de var ki ibadethane olarak hizmet vermesinin dışında yerli-yabancı turistlerin de ilgi odağı olmuş durumda. Onlardan biri modern mimarisiyle ilgi gören Şakirin Camii…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İç dekorasyonundaki kadın eli” title_font_size=”13″]

    İstanbul’un Üsküdar ilçesinde Karacaahmet Mezarlığı girişinde yer almaktadır. 7 Mayıs 2009 gününde hizmete açılan Şakirin Camii’nin proje tasarımı Hüsrev Tayla’ya, iç dekorasyonu ise Zeynep Fadıllıoğlu’na aittir. Bu haliyle Şakirin Camii, iç dekorasyonu bir kadın mimar tarafından tasarlanan ilk cami olma özelliğini taşımaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”500 kişilik bir kapasiteye sahip” title_font_size=”13″]

    Şakirin adı, Arapça “müteşekkir” anlamına gelmektedir. Üç tarafı camla çevrili olan caminin toplam inşaat alanı 10.000 metrekare olup 3.000 metrekare zemine kuruludur. 500 kişilik kapasiteye sahip olan bu dini yapının her birisi 35 metre yüksekliğinde iki minaresi vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Osmanlı ve çağdaş sanat izleri” title_font_size=”13″]

    Tek kubbeli olarak tasarlanan Şakirin Camii’nin iç süslemelerinde Selçuklu ve Osmanlı motifleri kullanılmış, yapının taşları ise Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden getirilmiştir. En modern tasarıma sahip camilerden biri olarak tanımlanan eser, Osmanlı kültüründen çağdaş sanatlara uzanan büyük bir zenginlikle yapılandırılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Avlusunda müze barındıran cami” title_font_size=”13″]

    Semiha Şakir Vakfı aracılığı ile 2005-2009 yıllarında inşa edilen Şakirin Camii’nin avlusunda Türk İslam eserlerinin, İznik çinilerinin sergilendiği küçük bir müze yer almaktadır. Yine iç avluda bulunan havuzun tasarımcısı ise Londra’nın meşhur su heykeltıraşı William Pye’dir.

  • RENKLERİN BÜYÜLÜ DÜNYASI: CAMALTI RESİM SANATI

    Camaltı resim sanatı, binlerce yıllık geçmişe sahip zengin desenleri, incelikli işçiliği ve estetik güzelliğiyle günümüzde hâlâ yaşayan kültürel mirasımızın önemli parçalarından biridir. Halk ressamları tarafından toplumumuzun kültürü ve gelenekleri doğrultusunda inanç ve duygularını dile getiren camaltı resim sanatının detaylarını yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1# ” title_font_size=”13″]

    Camaltı sanatı, Anadolu’nun eski medeniyetlerinden beri var olan bir sanattır. Özellikle Selçuklu minyatürleri ve mimarisinde sıklıkla kullanılan camaltı süslemeler, o dönemin sanat anlayışına dair izler taşır. Camaltı resim tekniği, cam yüzeye su bazlı boyalar olan toz boya, sulu boya, guaj boya, cam boyası ya da akrilik boyalarla çalışılan bir çeşit resimleme tekniğidir. Bu tekniğin zorluğu, camın üzerine çizilen motifin gerçekte ters görünmesidir. Soldaki figürün sağda bulunacağını ve rötuş yapılmayacağı hesaba katılarak çalışılmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Camaltı resim tekniğinde diğer resim tekniklerinden farklı olarak, önce resmin deseni, detayları ve imzasından başlanır. Daha sonra çizgiler arasındaki yüzeyler, son olarak da arka fonda görünen renk boyanır. Işık camın içinden geçerken resim veya desenin detayları net bir şekilde ortaya çıkar, bu da camaltı resminin derinlikli ve etkileyici bir görünüm kazanmasını sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı döneminde altın çağını yaşayan camaltı resim sanatı, çeşitli teknikler kullanılarak gerçekleştirilir. Bunlar arasında kabartma, oyuk işleme, sır altı tekniği, akide yapımı gibi yöntemler bulunur. Süslemelerde genellikle geometrik desenler, bitki motifleri, hayvan figürleri ve hat sanatı kullanılır. Türk camaltı sanatının en bilinen örneklerinden biri, İznik çinileridir. İznik çinileri, Osmanlı döneminde özellikle cami, medrese ve saray gibi yapıların süslemesinde kullanılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı tarihinin en önemli yapılarından biri olan Topkapı Sarayı, camaltı sanatının birçok örneğine ev sahipliği yapmaktadır. Sarayın içindeki çeşitli odalarda ve avlularda zengin camaltı süslemeleri bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    14. yüzyılda inşa edilen Ulu Camii, çeşitli dönemlerde restore edilmiştir ve bu restorasyon çalışmalarında camaltı süslemeler eklenmiştir. Caminin içindeki mihrap ve minber gibi alanlarda camaltı resimleri bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Diğer adıyla Mavi Camii olarak bilinen Sultan Ahmet Camii, 17. yüzyılda inşa edilmiştir. Caminin kubbe ve duvarlarında görkemli camaltı resimleri görülmektedir. Bu eserler camaltı resminin zengin ve çeşitli mirasını yansıtan örneklerdir ve sanat tarihinde büyük bir öneme sahiptir.

  • İLGİNÇ ÖZELLİKLERİ İLE ÖNE ÇIKAN HAVALİMANLARI

    Her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği havalimanları, benzer mimarileri ile birbirinin aynısı gibi gözükse de değişik özellikleriyle öne çıkan ve isminden sıkça söz ettiren mekânlara dönüşebiliyor. Yazımızda dünyanın farklı noktalarındaki havalimanlarını ve dikkat çeken mimari özelliklerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul Havalimanı, Türkiye ” title_font_size=”13″]

    2018’de hizmet vermeye başlayan İstanbul Havalimanı, 1 milyon 400 bin metrekarelik ana terminal binasıyla dünyanın sayılı havalimanları arasında yer alıyor. Türk-İslam sanatından ve mimarisinden ilham alınarak tasarlanan havalimanında doğaya duyarlı, sürdürülebilir, kullanımı kolay teknolojik donanımlar ve alanlar bulunuyor. Havalimanına gelen misafirlere sunulan hizmetlerin yanı sıra laleye benzeyen Hava Trafik Kontrol Kulesi ile dikkat çeken havalimanının 90 metre uzunluğundaki kulesi, dünyanın önde gelen tasarımcılarının imzasını taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Changi Havalimanı, Singapur” title_font_size=”13″]

    Hem Singapur’un hem de Güneydoğu Asya’nın en büyük havalimanı olan Changi Havalimanı, defalarca “Dünyanın En İyi Havalimanı” ödülüne layık görüldü. Sanat merkezleri, sinema salonları, dikkat çekici heykelleri, kelebek parkı, asma trambolini ve kaktüs bahçesinin yanı sıra içinde kendine ait bir ormanı ve dünyanın en uzun yapay şelalesinin bulunduğu havalimanında uçak beklerken vakit geçirmek pek de sıkıcı olmasa gerek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hamad Uluslararası Havalimanı, Katar ” title_font_size=”13″]

    2024’te dünyanın en iyi havalimanı ödüllerini alan Hamad Uluslararası Havalimanı, ayrıca “Alışveriş Kategorisinde Dünyanın En İyi Havalimanı” ve üst üste dokuz kez “Orta Doğu’nun En İyi Havalimanı” ödüllerine layık görüldü. 2014’te açılan havalimanında lüks mağazalar, dünyaca ünlü sanat koleksiyonları, sayısız restoran seçenekleri bulunuyor. 6.000 metrekarelik kapalı alanda, son teknolojiyle donatılmış tropikal bir bahçeye sahip olan havalimanında dünya çapındaki sürdürülebilir ormanlardan elde edilen 300’den fazla ağaç ve 25.000’den çok bitki bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Incheon Uluslararası Havalimanı, Güney Kore ” title_font_size=”13″]

    Modern ve geleneksel çizgilerin bir arada şekillendiği Seul’daki Incheon Havalimanı, 2001’de açıldı ve pek çok kez ödül aldı. Müze, tiyatro ve botanik bahçe gibi alanların bulunduğu havalimanının bekleme salonları ilginç mimari tasarımıyla dikkat çekiyor. İki ada arasında yapılan yapay dolgu alan üzerine inşa edilen havalimanı, Kore sanatını, geleneklerini, kültürünü ve vizyonunu yansıtıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dubai Uluslararası Havalimanı, BAE ” title_font_size=”13″]

    Masaj salonları, yüzme havuzları, spor salonları, sinema ve Eskimoların geleneksel mimarisinden yola çıkılarak dizayn edilen iglo (Eskimoların kar evi) tarzı uyku kapsülleri ile dikkat çeken havalimanı aynı zamanda dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapıyor. 1960’ta açılan ülkenin en büyük ikinci havalimanı olan Dubai Uluslararası Havalimanı’nın ortasında bir akarsuyun olduğu “Zen Garden” adlı bir bahçe de bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanı, Fransa ” title_font_size=”13″]

    1974’te Paris’te hizmet vermeye başlayan Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanı, Fransa’nın en büyük havalimanıdır. Üç ana ve iç içe geçmiş toplam dokuz adet terminal arasında ulaşımın CDGVAL adlı ücretsiz raylı sistemle sağlandığı havalimanında dünyaca ünlü markalar bulunuyor. Havalimanın yüksek tavanı ve seyir terası görkemli mimarisinin unsurları arasında yer alıyor.