Tahta, maden veya taş üzerine oyma yaparak yazı yazan zanaatkârlara “hakkâk”, bu meslek dalına ise “hakkâklik” denir. Hakkâklar; el yazması kitaplar, levhalar, mezar taşları ve sanat eserleri üzerine yazı yazma ve süsleme işleriyle uğraşırlardı. Ayrıca, mühür yapımı ve önemli belgelerin işlenmesi gibi görevler de hakkâkların uzmanlık alanına girerdi. Özellikle mezar taşlarındaki ince işçilik, süslemeler ve kitabeler hakkâkların sanatında zirveye ulaştığı alanlardan biriydi. Camiler, medreseler, kütüphaneler ve evler için hazırlanan hat levhaları da onların elinden çıkardı. Devlet memurlarının ve tüccarların kullandığı mühürlerin oyulmasında da büyük ustalık sergileyen hakkâklar, Sanayi Devrimi’yle birlikte teknolojinin gelişmesi ve makineleşmenin yaygınlaşması sonucu eski ihtişamını kaybetti. Ancak bu köklü meslek, günümüzde bazı özel alanlarda ve sanat odaklı çalışmalarda hâlâ varlığını sürdürmektedir.