Etiket: mercimek

  • SOĞUK GÜNLERİN KAHRAMANLARI: TASTEATLAS’IN EN İYİ 10 ÇORBASI

    Kahvaltıdan davet sofralarına, hastalık günlerinden kış akşamlarına kadar çorba, Türkiye mutfağında her anın vazgeçilmez eşlikçisi. Dünyanın farklı mutfaklarını ve geleneksel tatlarını kayıt altına alan gastronomi platformu TasteAtlas, 2025 için “Dünyanın En İyi 100 Çorbası Listesi”ni açıkladı. Bu yılki sıralamada Türkiye, Gaziantep’in güçlü lezzeti beyran ve sofraların klasiği mercimek çorbasıyla ilk 10’da iki farklı çorbayla yer aldı; listede ayrıca domates ve kelle paça çorbası da dikkat çekiyor.  İşte TasteAtlas’a göre dünyanın en iyi 10 çorbası…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bori Bori (Vorí Vorí) – Paraguay” title_font_size=”13″]

    Bori bori, Guarani dilinde “vorí vorí” diye telaffuz edilir; asıl adı “vorí vorí de pollo”dur. Çorbanın içindeki kök sebzeler mevsime ve bölgeye göre değişse de olmazsa olmaz malzemeler tavuk, mısır unu ve peynirdir. Adını da yemeğin yıldızı olan elde yuvarlanmış küçük peynir toplarından alır. Tavuk suyunun ortasındaki peynir topları, en soğuk günlerde bile iç ısıtan, doyurucu bir lezzet sunar. Yüksek protein içeriği sayesinde Paraguay Savaşı sırasında yiyeceğin kıt olduğu dönemlerde halk için gerçek bir kurtarıcı olmuş; az malzemeyle çok kişiyi doyurmayı başarmıştır. Kökeni tam olarak bilinmese de bori bori, bugün hem ev sofralarında hem de şık davetlerde köklü bir Paraguay klasiği olarak yerini alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Beyran Çorbası – Türkiye” title_font_size=”13″]

    Gaziantep, Orta Doğu’nun ticarette, kültürde ve mutfakta adı en çok anılan şehirlerinden biri; beyran da bu köklü mutfağın yaklaşık 500 yıllık mirası. Kayıtlara göre Gaziantep çarşısındaki ilk beyran dükkânı 1885’te açılmış. O günden bu yana şehirde beyran, sabahın erken saatlerinde, işe gitmeden önce içilen bir çorba olarak bilinir. Kuzu eti, bol sarımsak, sirke ve baharatla hazırlanan beyran, bedeni toparlayan bir lezzet olarak bilinir. Akşamdan kısık ateşte pişirilen kuzu kolu kemikten ayrılır, eklenen pirinç nişastası eriyene kadar haşlanır; ilk hasattan hazırlanan özel pul biber ise beyranın asıl lezzetini verir. Yemeğin servisi, kaynar hâlde yapılır ve mutlaka bakır sahan kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yokohama Usulü Ramen – Japonya” title_font_size=”13″]

    Yokohama usulü ramen, kökeni Yokohama Bölgesi’ne uzanan, Japonya’da günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri hâline gelen bir erişte çorbasıdır. Ucuz, doyurucu ve her köşe başında bulunabilmesi onu cazip kılar. Çorbanın suyu bölgeden bölgeye değişerek farklı etlerle hazırlanabilir; asıl yıldız ise buğdaydan yapılan eriştesidir. Servis edilir edilmez yenmesi gerekir çünkü eriştesi çabuk yumuşar. Japonya’da ramen yerken şapırdatmak ayıp sayılmaz; aksine erişteyi soğutmaya ve tadını daha iyi almaya yardımcı olur. Yoğun tuzluluğu nedeniyle pek çok kişi yalnızca erişteyi ve içindeki malzemeleri bitirir; çorbanın tamamını içmek zorunlu değildir ancak kâsenin boş olması çok beğenildiğini gösteren sessiz bir iltifat olarak kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soto Betawi – Endonezya ” title_font_size=”13″]

    Soto Betawi, Jakarta’ya özgü, Hindistan cevizi sütüyle hazırlanan zengin ve kremamsı suyuyla tanınan bir çorbadır. Baharatlarla pişirilen dana eti ya da sakatat, süt ve Hindistan cevizi sütünün birleştiği bu yoğun suda yumuşak bir lezzet kazanır. Üzerine eklenen taze domates, yeşil soğan ve emping krakerleri çorbaya hem ferahlık hem de hafif bir çıtırlık katar. Adını Betawi halkından alan bu çorba, sokak tezgâhlarından lokantalara kadar Jakarta’nın en sevilen tatlarından biri olarak ününü korur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tonkotsu Ramen – Japonya” title_font_size=”13″]

    Tonkotsu ramen, Japonya’nın Fukuoka kentinde doğar; 20. yüzyılın ortalarında sokakta, hızlı ve hesaplı bir yemek olarak tanınır. Zamanla ünü yayılır, sofralardaki yeri değişir ama iddiası hep korunur. Taze erişte, yumuşak kıvamlı yumurta ve uzun süre kaynayan yoğun et suyuyla öyle doyurucudur ki çoğu zaman tek başına bir öğün sayılır. Üzerine taze soğan, bambu filizi, nori deniz yosunu ve tatlı mısır eklenir; mayu (kavrulmuş susam veya sarımsak yağı) dokunuşuyla tadı biraz daha koyulaşır. Bazı tariflerde bu yoğunluğun sırrı, et suyunun 12 saatten uzun süre kısık ateşte sabırla pişirilmesine bağlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tom Kha Gai – Tayland” title_font_size=”13″]

    Tom kha gai, Tayland mutfağını sevenlerin favori çorbalarından biridir. “Tom” kaynatmayı, “kha” galangalı, “gai” ise tavuğu ifade eder; yani başrolde galangal aromalı bir tavuk çorbası vardır. Hindistan cevizi sütü işin gizli kahramanı olarak çorbada yerini alır. Dünyanın dört bir yanındaki Tay restoranlarında kolayca bulunan bu çorba, evde de kolayca yapılabilmesiyle akşam yemeklerinde sıklıkla görülür. Klasik tarif tavukla hazırlanır ama Tayland’da balık ve deniz ürünleriyle yapılan versiyonları da vardır. Glutensiz olması, yakıcı bir acılığa kaçmaması ve istenirse vegan hâle gelebilmesi sayesinde tom kha gai, kalabalık sofralarda risksiz bir çorba tercihi olarak öne çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lanzhou Lamian – Çin” title_font_size=”13″]

    Lanzhou lamian, Çin’in Lanzhou kentinde ortaya çıkar ve bugün ülkenin en sevilen çorbalarından biri olarak anılır. “Lamian” sözcüğü, adını hamurun elde çekilerek uzatılmasından alır. Kökeni Tang Hanedanlığı’na kadar uzanır; 19. yüzyılda Hui Müslüman satıcı Ma Baozi sayesinde ününün yayıldığı düşünülür. Hamur ustanın elinde çekilir, katlanır, uzatılır; her hareketle biraz daha ince, biraz daha diri bir hâl alır. Bu erişteler, soya sosu eklenmeden hazırlanan berrak ama lezzetli bir et suyunda pişer. Üzerine ince dilim dana eti eklenir; beyaz turp, yeşil kişniş ve kırmızı acı biber yağıyla “beş renk” tamamlanır. Gösterişten uzak ama emeği bol bu kâse, lezzetiyle akılda kalır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lohikeitto – Finlandiya” title_font_size=”13″]

    Lohikeitto, Finlandiya’nın uzun ve soğuk kışlarında sofraları ısıtan klasik çorbalarından biridir. Finlandiya’nın göl ve nehirlerle çevrili coğrafyasında somon, yüzyıllardır mutfağın temel gıdalarından olmuştur. Adı da oldukça nettir: Fincede “lohi” somon, “keitto” ise çorba demektir. Patates, havuç ve pırasayla pişen somon, krema eklendiğinde çorbaya dolgun bir kıvam kazandırır; taze dereotu ise aromayı tamamlar. Finlandiyalılar bu çorbayı çoğunlukla taze çavdar ekmeği ve limon dilimleriyle servis eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sinigang – Filipinler” title_font_size=”13″]

    Sinigang, Tagalog dilinde “güveç yemeği” anlamına gelen, Filipinler mutfağına özgü bir çorbadır. Geleneksel olarak domates, acı biber, patlıcan, kang kong (su ıspanağı), bamya, taze fasulye ve gabi (taro) gibi sebzelerle hazırlanır. Çorbanın asıl belirleyicisi, çorbaya ekşiliğini veren maddedir. Bu ekşilik genellikle meyvelerden gelir ve en bilinen örneği demirhindidir. Bu yemekte etin kalitesi ve doğru pişirilmesi de ekşiliği kadar büyük önem taşır. Et yumuşayana kadar sabırla pişirilir. Çünkü iyi bir sinigang, yalnızca ekşiliğiyle değil, etin yumuşaklığıyla da hatırlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mercimek Çorbası – Türkiye” title_font_size=”13″]

    Yaklaşık 10 bin yıllık geçmişiyle mercimek, Mezopotamya’dan Akdeniz sofralarına uzanan en eski temel gıdalardan biridir; çorbası da bu uzun yolculukta yüzyıllar boyunca sofralardan hiç eksik olmaz. Evlerde sık yapılmasının sebebi aslında çok nettir: Az malzemeyle yüz güldürür. Et ya da tavuk suyu eklendiğinde lezzeti derinleşir, bir kaşık un kıvamını toparlar. Kimyon hem tadını güzelleştirir hem de kolay sindirimi sağlar; limon sıkıldığında ise çorba ferah bir hâl alır. Vejetaryen ve vegan beslenenler için uygun, diyet yapanlar için dengeli olan mercimek çorbası bu yüzden bugün de pek çok lokantada hâlâ ilk sırada yerini alır.

  • Besleyici, Doyurucu Baklagiller Familyasından Yemek Çeşitleri

    Besleyici, Doyurucu Baklagiller Familyasından Yemek Çeşitleri

    Baklagiller demek yaklaşık 400 cins ve 10 bin çeşit ürün demek. Topraklarımızda yetişip sofralarımıza gelenlerin sayısı ise oldukça sınırlı. Buna rağmen vitamin değerleri ile güçlendiren, doyurucu özelliği ile uzun süre tokluk hissi veren baklagilleri ve malzeme olabilecekleri yemek çeşitlerini sizin için listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin hemen hemen her yerinde yetişen ve onlarca farklı tarifle sofralarımızın vazgeçilmezlerinden olan fasulye aslında bir Orta Amerika ürünüdür. Yeşil fasulyenin çekirdeklerinin kurutulmasıyla elde edilen kuru fasulyenin en özel tariflerinden biri soğan, maydanoz, sumak hatta haşlanmış yumurta ile karıştırılarak yapılan piyazdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Baharatı bol, sıcacık bir kırmızı mercimek çorbasına kim hayır diyebilir ki? Baklagiller familyasının Asya menşeili üyesi çoğunlukla Güneydoğu ile İç Anadolu Bölgelerimizde yetiştirilir ve yaz-kış ekimi yapılabilir. Haşlanarak soğan, salça ve çeşitli baharatlarla köfte şekli verilen kırmızı mercimek ise özellikle misafirlere sunulan tabakların en lezzetli üyelerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Barbunya, dış kabukları ayıklanarak ve genellikle pilakisi yapılarak tüketilen bir baklagil çeşididir. Pilaki ise içine soğan, sarımsak, maydanoz, havuç gibi malzemeler katılarak zeytinyağı ile pişirilen yemeklere denir. Dış kabukları gibi kendisi de benekli olan barbunya İzmir-Ödemiş başta olmak üzere ülkemizin orta ve batısındaki birçok yerde yetiştirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu ve Akdeniz’de yoğun olarak yetiştirilen nohutun etli ya da etsiz yapılan sulu yemeği geleneksel lezzetlerimizden biridir. Bu besleyici yemeği yaparken dikkat edilmesi gereken nokta ise öncesinde 12 saat kadar suda bekletilen nohutun ilk haşlama suyunu kullanmamak ve tazesiyle değiştirmektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mercimeğin yeşil versiyonu olan bu baklagil tam bir vitamin ve lif deposudur. Kırmızı mercimeğe oranla daha uzun sürede pişen besinin çorbası, yemeği ve hatta salatası bile yapılabilir. Kaynatıldığında koyulaşan suyu genellikle dökülür fakat uzmanlarca bunun vitamin kaybına neden olduğu da ifade edilmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Börülce, göbeğindeki koyuluk olmasa görüntü açısından neredeyse beyaz fasulyenin aynısıdır. Özellikle Ege’de yoğun olarak tüketilen bu baklagil de kuru fasulye ya da nohut gibi suda bekletilir ve ilk haşlama suyu dökülür. Zeytinyağlıda, çorbada kullanılabilen börülcenin salatası hem lezzetli hem de en doyurucu salatalardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ve işte baklagillere adını veren besin, bakla. Protein, mineral ve karbonhidrat açısından zengin olan yiyecek taze kabuklu olarak da, ayıklanıp içi çıkarılarak da tüketilebilir. Taze bakla zeytinyağlı yapıldığında tadına doyum olmaz iken iç bakla en çok da Ege ve Akdeniz Bölgelerinde haşlanıp ezilerek yapılan bir meze olarak tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Sebze mi yoksa baklagil mi olduğu konusunda tartışmalar süre dursun biz bezelyeyi sayfamıza aldık bile. İlkbahar ve yaz olmak üzere iki kere hasadı yapılan besini en çok salata ya da pilav gibi lezzetlerin içinde garnitür olarak görmeye alışığız. Sulu yemeği de yapılabilen bezelyenin diğer baklagillere göre daha fazla C vitamini barındırdığını da ekleyelim.

  • ÇORBADAN SALATAYA MERCİMEKLİ LEZZETLER

    Mercimeğin adına, tohum şeklinin merceğe benziyor olması nedeniyle Latincede “Lens culinaris” denilmiş, bu isim dilimizde mercekten mercimeğe evrilmiştir. Baklagiller ailesinden olan, Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerimizde bolca yetişen, barındırdığı demir, fosfor, B vitamini ile sağlık deposu olan mercimek, ülkemizde en çok tüketilen gıdalar arasında yer alıyor. Mercimekle yapabileceğiniz lezzetli yemekleri sizler için aşağıda derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    En doyurucu ve besleyici çorbaların başında kırmızı veya sarı mercimekten yapılan çorba gelir. Çorbanın içindeki mercimek tanelerinin ağıza gelmesinde sakınca yoktur ama en makbulü blender’dan geçirerek yapacağınız süzme mercimek çorbası olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeşil mercimek çorbası ise kimi yörelerde ana yemek olarak kabul edilir. Geleneksel tariflerde kıymalısı yapılabildiği gibi eriştelisi de olabilir. Ama siz biraz daha modernize etmek isterseniz sebzeyle bir araya getirebilir, brokolili yeşil mercimek çorbası yapabilirisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Özellikle kırmızı mercimeğin en keyifli ve lezzetli tariflerinden biri mercimek köftesidir. İnce bulgur, salça, maydanoz, pul biber gibi malzemeler içeren yemeğin yapımı bir hayli kolaydır. Roka veya marul ile servis edilmesi, lezzetini artıracağından özellikle tavsiye edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Geleneğimizde pilav denince akıllara pirinç veya bulgur gelse de önerimiz, Hint usulü pilav yapmayı denemenizdir. Kırmızı mercimek ile yapılan bu pilavın püf noktası, soğanın, domatesin, sarımsağın, biberin yanında bolca baharat kullanmak ve pilavı hafif sulu bırakmaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Salata menüsünü zenginleştirmek için özellikle yeşil mercimeği gündeminize almalısınız. Marul salatası içinde veya domatesli, salatalıklı tariflerde rahatlıkla yeşil mercimek kullanabilirsiniz. Hatta mercimeği önceden haşlayıp dondurucuya atmayı ve ihtiyaç halinde çıkarıp kullanmayı düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yeşil mercimekli bulgur pilavı, farklı yörelerimizde sıkça yapılan bir tariftir. Siz de yeşil mercimekle pilav tarifi oluşturabilir veya çeşitli sebzelerle bir araya getirerek kendi türlünüzü yapabilirsiniz. Mantar, ıspanak, brokoli, kereviz gibi besinlerin yeşil mercimeğe çok yakışacağı aklınızda olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Mercimek köftesi gibi klasik tarifleri çoğaltmak ve zenginleştirmek fazlasıyla mümkün. Aynı tarifleri yeşil mercimekle de deneyebilir, mercimek toplarını soslar eşliğinde servis edebilirsiniz. Tüm bu tariflerin en güzel taraflarından biri, vejetaryenler ve veganlar için de besleyici alternatifler sunmasıdır.

  • SOĞUK GÜNLERDE İÇİNİZİ ISITACAK DUMANI ÜSTÜNDE ÇORBALAR

    Sert geçen kış günlerinde insana kendini güvende hissettiren hatta keyiflendiren kimi araçlar vardır. Örneğin yağmur altında rahatça yürümenizi sağlayan bir şemsiye… Veya üstünüze çekerek ısındığınız yumuşacık bir battaniye… Avucunuzda tuttuğunuzda elinizi, yudumladığınızda dilinizi, damağınızı ısıtan bir fincan kahve… Ya da kaşık kaşık içtiğinizde tüm bedeninizin ısınıp enerji dolduğunu hissettiren dumanı üstünde bir kâse çorba… Peki soğuk bir günde size en cazip gelen çorba hangisi olurdu? Alternatifleri görebileceğiniz listemiz yine bu sayfada…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sanıyoruz ki sıcak hatta hafiften kaynar bir tabak acılı tarhana çorbasına kimse hayır demez. Hem hazırlaması da oldukça kolay bir çorba. Kaynar suya yavaş yavaş dökmeniz, miktarınca tuz ilave etmeniz ve topaklanmaması için sürekli karıştırmanız yeterli. Tarhanada meşakkatli olan üretim sürecidir. Yoğurt ve yöreye göre değişen çeşitli baharatların harmanlanması, serilmesi, kurutulması gibi emek isteyen aşamaları vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarının en özel ve renkli besinlerinden biri balkabağıdır. Bu turuncu sebzenin çorbasını yaparak menünüzü çeşitlendirmekle kalmaz, içerdiği alfa ve beta karoten sayesinde bağışıklık sisteminizin direncini yükseltebilirsiniz. Ana malzemenin balkabağı olması gereken çorbaya farklı malzemeler ekleyerek her seferinde bambaşka lezzetler de elde edilebilirsiniz. Sebzeli, tavuklu, kremalı veya bol baharatlı, nasıl arzu ederseniz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Soğuk kış günlerinin besin değerleri açısından gözde sebzelerinden bir diğeri karnabahardır. Turpgillerden olan karnabaharın çorbasını yaparken havuç, patates, kereviz sapı gibi sebzeler kullanabilir, malzemeleri et suyunda kaynatabilir, süt, tereyağı ve unla terbiye hazırlayabilirsiniz. Böylece sevdiklerinize çok daha zengin ve lezzetli bir kış çorbası ikram edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarında manav tezgâhlarını farklı görüntüsüyle şenlendiren bu yeşil sebzenin çorbası diyet yapanlar için nefis bir alternatif olabilir. Brokolinin tüm tariflerinde dikkat edilmesi gereken ise fazla pişirmemeye dikkat etmektir çünkü yüksek ısıda besin değerlerini kaybedebilir. Brokoli çorbasının en lezzetlisinin kremalı tarifi olduğu da aklınızda bulunsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kremanın çok yakıştığı çorbalardan biri de başrolünde havucun olduğu tariflerdir. Kış mevsiminin en yaygın sebzelerinden olan havucun faydaları herkesin malumu… Bu turuncu mucize A vitamini zengini olarak karaciğeri kuvvetlendirir, göz sağlığını korur. İçerdiği beta karoten sayesinde yaşlılığa karşı hücrelerin direncini artırır. Ve bunlar sağlayacağı faydaların sadece birkaçıdır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Biz sonlara doğru yer vermiş olsak da çorba denince akıllara mercimek gelir. Soğuk günlerde mercimek tüketmenin keyfi, hem annemizin yemeklerini hatırlatmasından hem de yanında bir iki dilim ekmekle bir öğünü karşılayabilmesinden olsa gerek bambaşkadır. Eğer mercimek çorbasının farklı bir tarifini isterseniz, zerdeçal kullanabilir, böylece hem rengini hem de lezzetini daha baskın bir hale getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar en yaygın olduğu dönemler toprağın nemli, havanın ılık olduğu ilkbahar ve sonbahar mevsimleriyse de mantar tüm yıl yetişebilen bir sebzedir. Sebzeli mantar veya kremalı mantar çorbaları ise soğuk günlerde sığınılacak en sıcak lezzetler arasında yer alır. Ek olarak, çorbada kullanacağınız mantarları soymayı ve siyah suyunu yemeğinize salmaması için önceden haşlamayı ihmal etmeyin.