Etiket: mektup

  • Bir Zamanlar Dijital Olmayan 9 Nostaljik Alışkanlığımız

    Bir Zamanlar Dijital Olmayan 9 Nostaljik Alışkanlığımız

    Yıllar geçip hayat hızla değişirken bir zamanlar gündelik hayatımızın bir parçası olan alışkanlıklarımız da büyük değişimlere uğruyor. Daha 30-40 yıl öncesinin alışkanlıkları, yaşam biçimleri nostaljik anılara dönüşüyor ve yerlerini yepyeni gelenekler alıyor. Bu listemizde eski alışkanlıklarımızı ve onların yerini alan yeni dijital karşılıklarını bir araya getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    nostalji

    Eskiden tatile gittiğimizde, seyahate çıktığımızda gezip gördüğümüz yerleri, keşfettiğimiz güzellikleri sevdiklerimizle paylaşmak için onlara ziyaret ettiğimiz yerlerin güzel fotoğraflarını içeren kartpostallar gönderirdik. Günümüzde bu alışkanlık geçmişte kaldı ve onun yerine gittiğimiz yerlerin fotoğraflarını sosyal medya kanallarında paylaşmaya başladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    nostalji

    Evde geçirilen akşamların en büyük keyiflerinden biri ise radyo tiyatrosu dinlemekti. Değil bilgisayarların, televizyonun bile hanelere henüz girmediği zamanlarda, en güzel eserlerle radyo tiyatrosu sayesinde tanışırdık. Şimdi akşamlarımızı bilgisayarımıza bağladığımız televizyonlarımızın karşısında geçiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    otobüs bileti, nostalji

    Okula, işe giderken bindiğimiz otobüslerde bugün kullandığımız akbiller, elektronik biletler tabii ki eskiden yoktu. O zamanlar cebimizde, cüzdanımızda yırtılmasın diye özenle sakladığımız kâğıttan yapılmış otobüs biletleri vardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    nostalji

    Müzik dinlemek için şimdi kullandığımız, elimizden bile daha küçük müzik çalarlar yerine pikaplar, gramofonlar vardı ve en sevdiğimiz şarkıları plaktan dinlerdik. Bu zamanları hatırlayanlar iğnenin plağa değdiği an çıkardığı cızırtıyı da bir tebessümle hatırlayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    nostalji

    Eskiden başka şehirlerde, başka ülkelerde yaşayan sevdiklerimizle konuşmak, hasret gidermek bu kadar kolay değildi. Şimdi dünyanın herhangi bir yerinde bulunan bir sevdiğimize cep telefonumuz sayesinde saniyeler içinde ulaşabiliyoruz. Oysa geçmişte elimizde bir avuç jetonla ankesörlü telefonların başına gider, jetonun tükenmek üzere olduğunu bildiren uyarı sesini duydukça yenisini atardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bu günlerde çoğumuz müzik dinlemek için internet üzerinde oluşturduğumuz müzik çalma listelerini kullanıyoruz. Eskiden sevdiğimiz şarkıları bir araya getirmek için kendi doldurduğumuz kasetlere başvururduk. Özellikle radyo dinlerken boş bir kaseti hazırda bulundurur, sevdiğimiz şarkılar denk geldikçe kaydederdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    nostalji

    Okumayı yazmayı öğrenip de bir günlüğe sahip olduğumuzda sanki en yakın dostumuzu bulmuş gibi hisseder, aklımızdan gönlümüzden geçen her şeyi günlüğümüze kaydederdik. Şimdi ise kadim dostumuz günlüklerin yerini onların dijital bir alternatifi olarak görebileceğimiz bloglar alıyor. Tabii blogların günlüklerimizden ufak bir farkı da bulunuyor: Blogları günlüklerin aksine isteyen herkes okuyabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Teknoloji hayatımıza girdi gireli çağlardır özleyenleri buluşturan mektuplar da önemini kaybetmiş gibi gözüküyor. Yazdığımız mektuba günlerce bazen haftalarca cevap beklediğimiz zamanların yerini birkaç dakika içinde yazıp yolladığımız e-postalar alıyor.

  • Mazide Kalan 9 Sosyalleşme Alışkanlığı

    Mazide Kalan 9 Sosyalleşme Alışkanlığı

    Bir zamanlar sevdiklerimizi kalbimiz kadar temiz sayfalarda muhafaza eder, duygularımızı ucunu yaktığımız mektuplarla ifade eder, özlemle andıklarımızı kartpostallar ile sevindirirdik. Belki artık telefonu elimize aldığımızda ya telesekreter çıkarsa diye kalbimiz atmıyor, arkadaşımızın doğum gününden önceki gece kaset doldurmak için sabahlamıyoruz ama o günlerden, nostaljik alışkanlıklarımızdan bahsedince hala içimiz titriyor. Sizi yakın geçmişin belki biraz tozlu ama özlemle anılan sayfalarına götürmek için bazıları çok eski günlerde kalan bazıları birkaç yıl öncesine kadar kullanılan sosyalleşme alışkanlıklarını 9 maddelik listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hatıra Defteri Tutmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Bir kişiye değer verdiğinizi göstermenin en güzel yollarından biri ona hatıra defterinizi vermek ve kalbiniz kadar güzel bir sayfayı sizin için doldurmasını istemekti. Hala bir köşede sakladığımız hatıra defterlerimiz eski dostlukların nostaljik bir rehberi olarak kişisel tarihimizin en değerli belgeleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mektup Yazmak” title_font_size=”13″]

    Ailemizi, arkadaşlarımızı özlediğimizde; sevdiğimizin uzağında olduğumuzda özenle en özel mektup kâğıdını seçer, en güzel yazımızla mektubumuzu yazardık. Her biri ayrı bir tarih yazan pulları zarfa yapıştırır, tatlı bir heyecanla mektubumuzu postaneye teslim ederdik. En eski iletişim yöntemlerinden biri olan mektuplar, sandıklarda saklanır, geçen yıllarla sararsalar da onlara gözümüz gibi bakılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kartpostal Atmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Seyahate gidince ilk yaptığımız kartpostal alıp sevdiklerimize göndermek olurdu. Sanki ailemize, dostlarımıza o kartpostalı göndermezsek seyahatin tadını çıkaramazdık. Biri bize kartpostal yolladığında ise kendimizi özel hissederdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Arkadaşlık Teklif Etmek” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Birisiyle arkadaş olmak eskiden şimdiki kadar teklifsizce gerçekleşen bir durum değildi. Arkadaş olmak istediğimiz kişiye aracılar gönderirdik. Arkadaşlık teklif etmek genelde okul yıllarında yaşanan bir deneyim olduğundan ağaç arkalarından, duvar kenarlarından bakılır ve heyecandan kıvranarak gelecek cevap beklenirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akrostiş/Mâni Yazmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Birini önemsediğimizi göstermenin en naif yollarından biri onun için olan duygularımızı şâirane bir şekilde ifade etmek değil midir? Okul defterlerinin arkasına, kokulu kâğıtlara, arasında çiçek saklanan defterlere yazılan akrostişler, mâniler en masum duygularımızın bir yansımasıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Telesekreter” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Telesekreterler gündelik hayatımıza ilk girdiğinde bir devrim olmuşlardı. Karşılama mesajını en güzel şekilde kaydetmek için uğraşır, her eve geldiğimizde koşarak telesekreteri kontrol ederdik. Telesekretere mesaj bırakmak da bir o kadar zordu, sesimiz titreyerek mesaj bırakır heyecanla alacağımız cevabı beklerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Not Bırakmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Sevdiklerimizle iletişim kurmanın en tatlı, en sıcak yollarından biri de onlara not bırakmaktı. Minik kâğıtlara yazılan hatırlatma ya da sevgi notları evde, okulda, iş yerinde uygun yere iliştirilir, okuyanların içini ısıtırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fotoğraf Albümü” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Fotoğrafların eski makinelerle çekildiği günlerde özenle saklanan fotoğraflarla albümler oluşturuldu. Çocukluk ve aile fotoğrafları, okul anıları, düğün fotoğrafları… Her fotoğraf bir albüme yerleştirilir ve saklanırdı. Evimize gelenlere fotoğraf albümlerini göstermek, onlarla en güzel anılarımızı paylaşmak ise güzel bir dostluğun başlangıcı olarak görülürdü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karışık Kaset Ve CD Hazırlamak” title_font_size=”13″]
    teyp kaseti, nostalji, 90'lar

    Bir insana verilebilecek en özel hediyelerden biri onun için karışık kaset ya da CD hazırlamaktı. 90’lardan önce doğmuş herkes en yakın arkadaşına, sevgilisine bir albüm hazırlamıştır. Karışık kaset hazırlarken çekilecek şarkıları özenle seçmek ve arada boşluk kalmayacak, ses kalitesi düşmeyecek şekilde kaydedebilmek maharet isterdi.

  • ÜNLÜ İSİMLERİN KALEMİNDEN ÇIKAN MEKTUP KİTAPLAR

    Ünlü kişiliklerin yaşamlarına, zihin dünyalarına, ilişkilerine dair bilgiler edinmek en az yazarların kaleminden çıkan farklı türdeki kitapları okumak kadar keyiflidir. Bu keyfi en üst seviyede yaşatacak araçlardan biri olarak mektup kitapları önerebiliriz. Sevgiliye, kardeşe hatta komşuya yazılmış mektuplardan derlenen bazı kitapları listemizde görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yalnız Seni Arıyorum kitabı, Orhan Veli’nin, “’Hiç birine bağlanmadım / Ona bağlandığım kadar / Sade kadın değil, insan… “ dizelerinin muhatabı olan Nahit Fıratlı’ya, 1947-1950 yıllarında yazdığı mektuplardan derlenmiştir. Kitapta mektupların el yazmaları da görülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Okuyucuya tutkulu bir aşk romanı hissiyatı veren Milena’ya Mektuplar, Franz Kafka’nın gazeteci Milena Jesenská’ya 1920 Nisan’ında yazdığı ilk mektupla başlayıp, hayatını kaybettiği 1924 yılına kadar süren mektuplaşmalardan oluşmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Avusturyalı yazar Stefan Zweig’a ait bu kitap, sanılanın aksine gerçekte yazılan mektuplardan değil, mektup biçiminde yazılmış bir uzun öyküden oluşuyor. Öykü, ünlü roman yazarı R.’nin, kendisine âşık olan bir kadından imzasız bir mektup almasıyla başlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kitap, Marcel Proust’un, Haussmann Bulvarı No:102’deki evinin üçüncü katında oturan komşusu Madam Williams’a yazdığı mektuplardan oluşuyor. Proust, üçü komşusunun kocasına olmak üzere toplam 26 mektup yazmış ve maruz kaldığı gürültü ile tadilat seslerinden kendi üslubunca yakınmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Psikanaliz biliminin kurucusu ünlü nörolog Freud ile Nobel Ödülü sahibi ünlü fizikçi Einstein arasındaki mektuplaşmalardan oluşan kitapta, iki bilim insanının savaştan kurtulmanın yolları ve barış üzerine analizleri okunabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hollandalı ressam Vincent van Gogh’un, tam 17 yıl boyunca ve ölümünden iki gün öncesine kadar kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplar, ilk olarak Theo’nun eşi Johanna van Gogh-Bonger tarafından derlenerek 1914’te yayımlanmıştır. Bu mektup kitap, yazarın yaşamına ve sanatına dair pek çok bilgi barındırmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Cemal Süreya’nın eşi Zuhal Tekkanat’a yazdığı ve 1972’nin 12-24 Temmuz tarihlerini, yani on üç günü kapsayan mektuplardan oluşmaktadır. Bu günler, Zuhal Hanım’ın ameliyat olmak üzere hastanede yattığı günlere karşılık gelir. Süreya ise mektuplarında ailesine olan duygularına, dışarıda olup bitenlere yer vermiştir.

  • GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İLETİŞİM ARAÇLARI

    İnsanoğlu, çok eski çağlardan bu yana birbirileriyle iletişim kurmanın yolunu bir şekilde buldu; kimi zaman dumanla, kimi zaman minik bir güvercinle… Mağara yazılarından bilgisayara uzanan bu süreç teknolojinin de devreye girmesiyle saniyeler içerisinde iletişim kurabileceğimiz bir seviyeye ulaştı. Bu yazımızda eski iletişim araçları denince akla ilk gelenlerden birkaçını sizlerle paylaşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yazının icadından önce insanlar resim ile iletişim kurarlardı. Özellikle mağara duvarlarına yapılan resimler, en etkili iletişim yollarından biriydi. Yaklaşık 45 bin yıl önce çizildiğine inanılan, dünyanın bilinen en eski mağara resmi Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda bulundu. Koyu kırmızı boyayla bir yaban domuzunun çizildiği resim, iletişim tarihinin en eski kalıntılarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Filmlerde, dizilerde, romanlarda karşımıza çıkan ve çok kez adını duyduğumuz posta güvercinleri, dönemin en önemli iletişim şekillerinden biriydi. Güvercinin ayağına bağlanan not, karşı tarafa gönderilir ve bu sayede iletişim kurulurdu. Posta güvercinlerinin Mısır’da milattan önce 1200’lü yıllarda yetiştirilmeye başlandığı tahmin edilir. Özellikle ticaret alanında haberleşme amaçlı kullanıldığı bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ulak, haberci anlamında kullanılan bir kelimeydi; bu iletişim ağırlıklı olarak devletler arasında kurulurdu. Söyleneni ya da yazılanı hızlı bir şekilde muhatabına iletmesi için görevlendirilen kişiler, bir dönemin en etkili haberleşme kanallarından biriydi. Ulakla haberleşmenin 7. yüzyılda başladığı rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yazının icadı ve kâğıdın bulunması, yeni yeni iletişim kanallarının ortaya çıkmasını sağladı. Bunlardan biri olan mektubun mazisi oldukça eskiye dayanır. Bilinen en eski mektupların Mısır firavunlarının milattan önce 15. yüzyılda yaptığı diplomatik yazışmalar olduğu bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1835 yılında Samuel Morse tarafından elektromıknatıslı telgrafın icat edilmesi, bambaşka iletişim dünyasının kapılarını araladı. Mors alfabesinin de çıkmasıyla telgraf, dönemin en ünlü iletişim araçlarından biri oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1843 yılında icat edilen ve patenti Alexander Bain’e ait olan faks makinesi, dönemin ünlü iletişim araçlarından biridir. Günümüzde resmi yazışmalarda nadiren kullanılmaya devam ediyor. Faks makinesi ile gerekli evraklar kısa sürede muhatabına iletilir ve iletişim hızlı bir şekilde gerçekleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1876 yılında Alexander Graham Bell tarafından icat edilen telefon, dünyanın en büyük buluşlarının başında gelir. Ahizeli telefonun icat edilmesiyle başlayan iletişim serüveni bugün akıllı telefonlara kadar şaşırtıcı bir şekilde ulaşmıştır.