Etiket: mardin

  • BİNLERCE YILLIK ZANAAT KÜLTÜRÜ VE TARİHİ İLE MARDİN

    Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mardin, kendine özgü mimarisi, antik şehirleri, doğal güzellikleri ve kültürel mirası ile ülkemizin en özel şehirleri arasında yer alıyor. Taş işçiliğinin nadide örneklerine ve binlerce yıllık zanaat kültürüne sahip Mardin’in kent kimliğinde iz bırakan mekânları listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mardin Kalesi ” title_font_size=”13″]

    Mardin Kalesi, Mezopotamya’nın bereketli topraklarına hâkim 1200 metre yüksekliğindeki bir tepede taştan yapılmış surlarla çevrilidir. Sümer, Asur, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyet tarafından kullanılan kale, Orta Çağ boyunca özellikle de Artuklu Beyliği Dönemi’nde büyük önem kazanmıştır. Bu dönemde hem askerî hem de ticari yolların kontrolü açısından stratejik bir rol oynamış, İpek Yolu üzerinde bulunması nedeniyle ticaretin gelişmesine de katkı sağlamıştır. Bölgenin doğal kaya yapısı ile uyumlu bir şekilde inşa edilen kalenin içinde sarnıçlar, depolar, kuleler ve çeşitli yaşam alanları bulunmaktadır. Bu yapılar kalenin kuşatma altındayken bile uzun süre ayakta kalmasını sağlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarihî Mardin Evleri ” title_font_size=”13″]

    Mazıdağı ilçesinin güney yamacında 2,5 kilometrelik bir alan üzerine sıralanan tarihî Mardin evleri, kentin kimliğini yansıtan, tarihin ve kültürün iç içe geçtiği yaşam alanlarıdır. Mardin evlerinin en belirgin özelliği, sarı kireç taşından yapılan duvarlarıdır. Yerel taş ustalarının el işçiliğiyle şekillenen bu taşlar, evlerin karakteristik görünümünü oluşturur. Evler genellikle iki veya üç katlıdır ve dar sokaklar boyunca sıralanmıştır. Alt katlar ardiye ve ahır olarak, üst katlar ise yaşam alanları olarak kullanılır. Bölgenin sıcak ve kurak iklimine uyum sağlayacak şekilde tasarlanan evlerin kalın taş duvarları ve küçük pencereleri, yaz aylarının yakıcı güneşini azaltırken içeriyi ferah ve serin tutar. Evlerin bir kısmı toprağa gömülüdür; bu da doğal bir ısı yalıtımı yöntemidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zinciriye Medresesi” title_font_size=”13″]

    Selçuklu ve Artuklu mimarisinin izlerini taşıyan Zinciriye Medresesi, 1385 yılında Artuklu Sultanı Melik Necmeddin İsa bin Muzaffer Davut Bin Malik Salih tarafından yaptırılmıştır. İki katlı olarak inşa edilen medrese dikdörtgen bir yapıya sahiptir. Ana yapı bir iç avlu etrafında şekillenir ve bu avluda derslikler, öğrenci odaları ve diğer hizmet alanları yer alır. Anadolu’nun en saygın eğitim kurumları arasında gösterilen Zinciriye Medresesinde İslam dini, felsefe, matematik, astronomi ve edebiyat gibi çeşitli bilim dallarında eğitim verilmiştir. Öğrenciler burada hem dinî bilgiler edinmiş hem de dönemin ileri gelen bilim insanlarının derslerine katılarak çeşitli ilim dallarında kendilerini geliştirmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mardin Çarşıları” title_font_size=”13″]

    Artuklu ilçesinde yer alan ve hâlâ faaliyette olan Kayseriye Pasajı, Revaklı Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı ile 1. Cadde üzerinde bulunan Kuyumcular Çarşısı, Mardin’i ziyaret edenlerin alışveriş yapmak için uğradığı yerlerin başında gelmektedir. Bu çarşılar aynı zamanda Mardin’in ruhunu, tarihini ve kültürünü yansıtan mekânlardır. Yüzlerce yıldır hizmet veren ve içerisinde onlarca kuyumcu dükkânının bulunduğu Kuyumcular Çarşısında el işçiliği ile işlenen altın ve gümüş ürünler, kentin sanatsal birikimini gözler önüne sermektedir. Mardin’in en eski ve en ünlü çarşılarından biri olan Bakırcılar Çarşısında bakır ustalarının el emeği göz nuru eserler, bakır tepsiler, kahve cezveleri, süs eşyası ve mutfak gereçleri gibi birçok geleneksel ürün bir aradadır. Sabuncular Çarşısında Mardin’in ünlü doğal ve el yapımı sabunları satılırken, telkâri dükkânlarında ince işçilikleri ile dikkat çeken küpe, kolye, bilezik, broş gibi takılar ve telkâriden yapılmış dekoratif eşya yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mardin Ulu Camii” title_font_size=”13″]

    Mimarisi ve tarihi ile Mardin’in kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası hâline gelen Ulu Camii, 12. yüzyılın sonları ile 13. yüzyılın başlarında, Artuklu Beyliği Dönemi’nde inşa edilmiştir. Zaman içinde farklı dönemlerin izlerini taşıyan çeşitli onarımlar ve eklemeler görmüştür. En dikkat çekici özelliği taş işçiliğidir. Caminin yapımında kullanılan kesme taşlar, taş duvarlar, kubbeler ve minareler dönemin mimari anlayışının ve taş işçiliğinin zirvesini yansıtır. Avlusu hem ibadet öncesi hazırlıkların yapıldığı hem de sosyal etkileşimlerin yaşandığı bir mekândır. Avlunun ortasında yer alan ve abdest almak için kullanılan şadırvan, zarif mimarisiyle dikkat çekmektedir. Yüksek tavanı, geniş kemerleri ve taş duvarları ile ziyaretçilerine huzur dolu bir ibadet ortamı sunan caminin mihrabındaki süslemeler ve hat işlemeleri, İslam sanatının en güzel örneklerini sergiler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mardin Müzesi ” title_font_size=”13″]

    1895 yılında inşa edilen, 1995 yılında müzeye dönüştürülen tarihî taş binada Mardin ve çevresinde hüküm sürmüş onlarca medeniyete ait tarihî eserler, kazılardan elde edilen buluntular ve çeşitli dönemlere ait çömlekler, taş aletler, heykeller ve süs eşyası sergilenmektedir. Arkeolojik kazılardan çıkarılan eserlerin yanı sıra geniş bir etnografik koleksiyona sahip müzede geleneksel kıyafetler, el yapımı takılar, ev eşyası ve tarım aletleri gibi eserler bulunur. Farklı dönemlere ait mozaik mezar taşları ile Selçuklu, Urartu, Asur, Bizans, Pers, Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan benzersiz bir koleksiyona sahip müze, Türkiye’nin en zengin arkeoloji müzelerinden biridir.

  • MANZARASINDAN MİMARİSİNE KASIMİYE MEDRESESİ

    Kendine has rengiyle güneş gibi parlayan taş evleri, labirenti andıran daracık sokakları, farklı inanç ve kültürleri yan yana yaşatan yapıları, kültürel değerleri ve tarihiyle ülkemizde en dikkat çeken şehirlerden biridir Mardin. Kasımiye Medresesi ise bu özel şehrin en özel yapılarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kasımiye Medresesi’nin inşası Artuklu hükümdarı Sultan İsa Dönemi’nde başlatılmış, Timur Dönemi’ne kadar devam etmiş fakat Moğol saldırıları nedeniyle durmuştur. Tamamlanması Akkoyunlu Sultanı Cihangir oğlu Kasım Dönemi’ne yani 15. yüzyıl sonlarına denk gelir. Yapıya dair en bilinen efsane, Cihangir oğlu Kasım’ın bu medresede amcası tarafından öldürülmesi, kız kardeşinin Kasım’ın kanını medresenin duvarlarına ağıtlar eşliğinde sürmesidir. Rivayet o ki güneş vurduğunda yapının duvarlarında beliren kızıl lekeler bu acı olayın günümüze ulaşan izleridir. Kasımiye Medresesi’nin 16. yüzyılda en hareketli dönemini yaşadığı, bölgede en fazla maddi kaynağa sahip medrese olduğu ve I. Dünya Savaşı sırasında kapandığı biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kasımiye Medresesi, Artuklu Dönemi’nin mimari üslubuyla inşa edilmiştir. Mekânın içine ince işçilikli bir taç kapıdan girilir ve hemen ardından kemerli bir koridordan geçilir. Koridorun sol tarafında bir türbe bulunur, sağ taraftan ise ana yapıya geçiş yapılır. Kasımiye Medresesi iki katlıdır ve bu katlar çatısı açık olan büyük bir avluyu çevreler. Yapı on biri alt katta, on ikisi üst katta olmak üzere 23 medrese odasından oluşur. Odaların kapı yüksekliği bir metreden biraz fazladır. Bu tür yapılarda sıkça rastlanan uygulama öğrencinin hocasının yanına girerken başını eğmesi için planlanmıştır. Medresenin duvarlarında düzgün kesme taş kullanılmıştır. Kubbeleri yivleme tekniği ile yapılan dilimlerden oluşur ve bu teknik Mardin’in o döneme ait yapılarında uygulanan bir gelenektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Avlunun orta yerindeki havuz ve eyvandaki çeşme üzerinden bir betimleme yapılmaktadır. Mimari sistemde çeşmeden akan su, kanallarla bağlı üç havuzu dolaşmaktadır. Yapılan betimlemeye göre ise suyun aktığı yer doğumu, döküldüğü ilk ve küçük havuz gençliği, ikinci ve büyük olan havuz olgunluğu, dar olan havuz ise ölümü temsil etmektedir. Nihayetinde su kanallarla toprağa dökülmektedir. Bu havuz sistemi ve taşıdığı felsefi anlam Kasımiye Medresesi’nin yanı sıra yine Mardin’deki Zinciriye Medresesi ve Ulu Camii’nin avlularında da kendine yer bulmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kasımiye Medresesi’nin mimari gücü, içine yüzlerce yıl efsaneler, masallar, acı ve tatlı olaylar sığdırmış Mezopotamya Ovası’nın manzarasıyla bütünleşince gördüğü ilgi de katbekat artmaktadır. Giriş kapısının bulunduğu güney cephesi engin bir denizi andıran Mezopotamya Ovası’na tepeden bakar. Medresenin şehir içindeki konumu da ulaşım açısından son derece rahat bir yerdedir. Medrese odalarının duvarlarında, hangi bilim hakkında ders verildiğine dair simgeler bulunan yapının günümüzde El Cezeri İslam Bilim Tarihi Müzesi olarak hizmet vermesi planlanmaktadır.

  • Midyat’ın Mimari Dokusunu Gözler Önüne Seren 10 Fotoğraf

    Midyat’ın Mimari Dokusunu Gözler Önüne Seren 10 Fotoğraf

    Mardin’in birçok medeniyete ev sahipliği yapmış toprakları, dil, din ve ırk çeşitliliği ile inanılmaz bir kültürel zenginlik sunar. Şehrin meşhur ilçesi Midyat’ın mimarisi tüm bu zenginliği mükemmel bir şekilde yansıtır. Manastır, kilise, cami gibi ibadet yerleri, hanlar ve geleneksel tarzda inşa edilmiş evler her göreni büyüler.

     

    Midyat evlerini eşsiz kılan özelliklerden biri evlerin yapımında kalker taşı kullanılmasıdır. Bu taşa kolayca biçim verilebildiği için evlerde zengin süslemelere rastlanır. Midyat evlerinin gölgeleri dar sokakları tamamen kaplar ve böylece yazın en sıcak günlerinde dahi sokakların serin kalması sağlanır. Midyat’ın mimari dokusunun saymakla bitmeyecek güzelliklerinin tadını listemizdeki 10 fotoğraf ile çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    midyat evleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    mdiyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    midyat
  • Uzun Bir Tatil Kadar Dinlendirecek 14 Kısa Tatil Önerisi

    Uzun Bir Tatil Kadar Dinlendirecek 14 Kısa Tatil Önerisi

    Yıl boyunca beklenen yaz tatili önceden planlanır ve tatil günleri iple çekilir ama bazen de canınız sıkılır, işin stresi omuzlarınızda ağırlık yapmaya başlar ya da sadece bir değişikliğe ihtiyacınız olur ve hafta sonunda sizi dinlendirecek, ruhunuza iyi gelecek bir tatile ihtiyaç duyarsınız. Türkiye gibi dört bir yanı doğal zenginlikler, mükemmel manzaralar, gürül gürül akan nehirlerle dolu bir coğrafyada kısa bir tatil için uygun bir mekân bulmanız hiç de zor olmayacaktır. Yedi bölgemizin en güzel tatil yerleri arasından seçtiğimiz, kısacık bir tatilde bile ruhunuzu arındırıp, dinlenebileceğiniz tatil mekânı önerilerimize göz atmayı unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mardin” title_font_size=”13″]

    Hem kültür hem de tabiat açısından zengin bir şehrimiz olan Mardin’de Beyazsu ve Karasu Nehirleri, Gurs Şelaleleri, Zinnar Bahçeleri, Savur Meyve Bahçeleri ve Yeşilli Vadisi gibi yerlerde kamp yapabilir, karavanda kalabilir, uzun yürüyüşlerle doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nemrut Dağı” title_font_size=”13″]

    Nemrut Dağı üzerinde güneşin doğuşunu ve batışını izlemek için Adıyaman’a bağlı olan Kahta ilçesine gidebilir, dağcılık ile ilgilenmiyorsanız bile Nemrut’un eteklerinde kamp yaparak dünyalar güzeli manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bozok Yaylası” title_font_size=”13″]
    tatil yerleri

    Deveci Dağı ile Kırşehir arasındaki yüksekliği yaklaşık 1200 metre olan Bozok Yaylası, Kızılırmak taban ovasına doğru uzanırken yüksekliği 800 metreye dek iner. Özellikle yaz aylarının sıcağında kısa ve yenileyici bir tatil için serin Bozok Yaylası mükemmel bir tercihtir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kapadokya” title_font_size=”13″]
    tatil yerleri

    Nevşehir ve Ürgüp sınırları içinde kalan Kapadokya, doğa harikası Peribacaları’na ev sahipliği yapmanın dışında, Ihlara Vadisi, Avanos gibi beldeleriyle de kısa tatiller için mükemmel bir adrestir. Kapadokya’da kısa bir tatile birden çok etkinliği sığdırmanız mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Manavgat Şelalesi ” title_font_size=”13″]

    Bir yandan doğanın dinlendirici etkisinden faydalanmak bir yandan da ekonomik bir tatil yapmak isteyenler için bir başka alternatif de Manavgat Şelalesi’dir. Yanınızda çadırınızı da götürerek kamp kurabilir, yanı başınızdaki şelalenin tadını gece gündüz çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Göller Bölgesi” title_font_size=”13″]
    göller yöresi

    Kısa bir tatil için ülkemizin en özel coğrafi yörelerinden biri olan Göller bölgesini ziyaret edebilir, buradaki göllerin yanında kamp yapabilir ya da ufak pansiyonlarda konaklayarak sakin bir tatil geçirebilirsiniz. Üstelik civardaki gül bahçelerini de ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Seferihisar ” title_font_size=”13″]

    Ege’nin Sakin Şehir (Citta Slow) unvanına sahip güzeller güzeli beldesi Seferihisar’da geçireceğiniz birkaç gün sizi huzura kavuşturabilir. Araba kullanılmayan Seferihisar’da ulaşım bisikletle sağlanıyor, restoranlarda hazır yemek tarzı yiyeceklere yer verilmiyor, slow food denilen sağlıklı yiyecekler tercih ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karaburun” title_font_size=”13″]
    karaburun koyu

    Ege’nin yeşilinin, kendine has bitki örtüsünün tadını en güzel çıkarabileceğiniz yerlerden biri Karaburun’dur. Karaburun’da birkaç günlüğüne kamp yaparak gündelik hayatın koşuşturmacasından uzaklaşabilir, doğanın huzurunda dinlenebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tatvan” title_font_size=”13″]

    Doğu Anadolu’nun incisi Nemrut Dağı’nı ve güzeller güzeli Muş Ovası’nın en iyi manzaralarını görmek için Tatvan’da kısa bir tatili tercih edebilirsiniz. Feribotla ulaşabileceğiniz Tatvan’da göl kenarında kamp yaparak kısa ama dinlendirici bir tatil geçirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ağrı Dağı Milli Parkı” title_font_size=”13″]

    Ağrı Dağı Milli Parkı’nı ziyaret ederek hem Nuh Tufanı, Nuh’un Gemisi gibi birçok efsaneye ev sahipliği yapan Ağrı Dağı’nı görebilir hem de bölgenin zengin bitki örtüsünü keşfedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gölcük Milli Parkı” title_font_size=”13″]
    izmit körfezi

    Bolu ilimize bağlı olan Gölcük Milli Parkı içindeki gölet, bu gölette bulunan balık türleri ve bitkiler doğanın eşsiz güzelliğini deneyimleyebileceğiniz bir ortam sunar. Her mevsim ziyaret etmek için uygun bir yer olan Gölcük Milli Parkı, yakında bulunan tesisler sayesinde kısa bir tatil için gerekli konforu sağlayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karagöl ” title_font_size=”13″]

    Artvin’in merkezinden yaklaşık 60 km uzaktaki Karagöl’de, trekking, balık tutmak, su topu ile su üzerinde yürümek gibi aktiviteleri gerçekleştirebilirsiniz. Karagöl’e giderken yanınıza çadır alıp göl kenarında kamp kurarak doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Manyas Kuş Cenneti” title_font_size=”13″]

    Balıkesir sınırları içinde bulunan milli parkımız Manyas Kuş Cenneti, Anadolu’dan Avrupa’ya göç eden kuşların rotası üzerinde bulunur ve Avrupa Konseyi tarafından da koruma altına alınmıştır. Manyas Kuş Cenneti’ne giderek tabiatın güzelliğine şahitlik edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kıyıköy” title_font_size=”13″]

    Tekirdağ Yarımadası’nın şirin kasabası Kıyıköy’de dinlendirici ve huzurlu bir tatil geçirebilirsiniz. Bu küçük kasabanın ortasından geçen nehirde sandal ile dolaşabilir, küçük ve samimi restoranlarda yemek yiyebilirsiniz.