Etiket: manisa

  • ZAMANIN İZ BIRAKTIĞI YER: KULA-SALİHLİ UNESCO KÜRESEL JEOPARKI

    Manisa’da yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, Türkiye’nin UNESCO tarafından tescillenen ilk ve tek jeoparkı olma özelliğini taşıyor. Büyük bölümü Kula, bir kısmı ise Salihli ilçe sınırlarında bulunan bu özel alan, 2.320 kilometrekarelik geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Yer kabuğunun geçmişine ışık tutan bu jeopark, lav akıntılarından peribacalarına, bazalt sütunlarından tarihî köylere kadar benzersiz bir jeolojik ve kültürel miras sunuyor. Yazımızda, Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı hakkındaki bilgileri okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin Ege Bölgesi’nin doğu kesiminde yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, paleozoik metamorfik kayaçlardan tarih öncesi volkanik patlamalara kadar 200 milyon yılı aşkın dünya tarihine ait kalıntılar barındırıyor. Jeopark; üç farklı ana bölgeden oluşuyor: Kula Volkanik Bölgesi, tektonik açıdan oldukça aktif bir yapı gösteren Gediz Grabeni ve Bozdağlar. Büyük bir lav platosu, lav mağaraları, bazalt sütunları; ayrıca fay hatları, yelpaze birikintileri ve deprem yapıları gibi pek çok jeomorfolojik oluşumu da içeren bu alan, Anadolu’nun jeolojik çeşitliliğini gözler önüne seriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Jeopark sınırları içinde, yükseklikleri 150 metreyi geçmeyen 80’in üzerinde volkan konisi bulunuyor. Ay yüzeyini andıran lav akıntıları, Gediz Nehri üzerinde yer alan Adala Volkanik Kanyonu ve Gediz Nehri’nin 25 metreden düştüğü Suuçtu Şelalesi gibi doğal güzelliklerin bulunduğu jeopark, Türkiye’nin en genç volkanik sahası olma özelliğini taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Antik Dönem’de yaşamış Amasya doğumlu ünlü coğrafyacı Strabon (MÖ 63- MS 24), “Coğrafya” adlı ansiklopedisinde Kula’ya, kömür karası bazalt kayaçlarından ötürü “Katakekaumene” yani “Yanık Ülke” ismini vermiş. Kaya mezarları, taş köprüler ve tarihî evler gibi önemli kültürel mirasların bulunduğu jeopark; tortul kayaçların su ve sıcaklık etkisiyle erimesi, aşınması, birikmesi ve taşınması sonucu oluşan karstik mağaralar ve kanyonlar gibi pek çok jeolojik oluşuma da ev sahipliği yapıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, volkanik kökenli benzersiz bir jeolojik yapıya da sahiptir. Burgaz mevkiinde, Gediz Nehri’nin yukarı kesimlerinde; sıcaklık farkları, yağmur, rüzgâr ve erozyonun zamanla şekillendirdiği, peribacalarını andıran doğal oluşumlar görülür. Bu oluşumlar, Gediz Vadisi’nin içinde pastel tonların hâkim olduğu büyüleyici bir peyzaj ortaya çıkarır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Jeopark sınırları içinde, Çakallar Volkanı yakınlarında yürüyen tarih öncesi insanların fosilleşmiş ayak izleri hâlâ korunuyor. Yaklaşık 20 dakikalık yürüyüş mesafesindeki bir kaya sığınağında yer alan Kanlıtaş kaya resminin, bu patlamayı tasvir ettiği düşünülüyor. Eğer varsayım doğruysa, bu resim dünyanın en eski volkanik patlama tasvirlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kula’da, Roma Dönemi’ne ait antik hamamlar, sarnıçlar ve yer altı su şebekesiyle ünlü Kollyda (Gölde) köyü bulunuyor. Bölge, Osmanlı Dönemi’nin en iyi korunmuş örneklerinden olan üç binden fazla tescilli Kula konağına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Anadolu tasavvufunun mihenk taşlarından halk ozanı Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre’nin türbeleri de bu topraklarda yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, jeoturizm ve jeoeğitim faaliyetleriyle de yerel kalkınmayı destekliyor. Bölgede tematik yürüyüş parkurları, seyir terasları ve gözlem alanları yer alıyor. Lise ve üniversite öğrencileri, coğrafya ve yer bilimleri derslerini sahada uygulamalı olarak işliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Geçiş iklimi kuşağında yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı sahası, aşırı sıcaklık farklarının yaşanmaması sayesinde yılın her döneminde ziyaret edilebiliyor. Kış aylarında daha sakin bir atmosfere bürünen bölge, volkanik oluşumların ve jeolojik mirasın yalın güzelliğini keşfetmek isteyenler için ideal bir kış rotası imkânı sunuyor. Bitki meraklıları için ilkbaharda âdeta bir botanik bahçesine dönüşen jeopark, sonbaharda ise uzun yürüyüşlerle doğal güzelliklerini deneyimlemek isteyenleri ağırlıyor.

  • ANTİK KENTTEN OTANTİK EVLERE MANİSA

    ANTİK KENTTEN OTANTİK EVLERE MANİSA

    Kültür ve Yaşam’da yaptığımız kısa şehir turları 81 ilimiz tamamlanana kadar devam edecek. Bu kez de sayfamıza Ege Bölgesi’nin göbeğine yerleşmiş güzel Manisa’yı taşıyoruz. Gediz Nehri’nin suladığı bu kadim şehrin doğasıyla da tarihiyle de söyleyecek çok sözü var ama dediğimiz gibi, bu tur 7 maddelik ve sadece 4,5 dakikalık…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İzmir’den sonra Ege’nin en büyük ili olarak gösterilen Manisa, büyükşehir statüsünde bir ticaret merkezidir. Çoğunluğu Balkan göçmenlerinden oluşan Saruhanlı ilçesi, üzümü, zeytini ve hasat festivalleriyle öne çıkan Akhisar ilçesi, 17. yüzyıldan bu yana Anadolu’nun halı üretim merkezlerinden olan Gördes, antik kentlerin izleriyle dolu Kırkağaç, şehrin 17 ilçesinden sadece birkaçı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Salihli ilçesinde bulunan Sardes veya Sardis Antik Kenti Lidya devletine başkentlik yaptığı dönemlerde dünyanın en önemli yerleşimlerinden biriymiş. “Karun kadar zengin” sözünü söyleten Karun’un Sardesli olduğunu söyleyelim siz anlayın. Büyük oranda korunmuş bir tapınak, kraliyet mezarları, akropol, gymnasium (spor eğitimi veren okul), hamam gibi yapılar Sardes’in alametifarikaları arasında.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Volkanik dağları nedeniyle Antik Dönem’deki adı Katakekaumene yani Yanık Yöre olan Kula ilçesi, antik zamanlardan ziyade yakın tarihimizden izler taşıyan evleriyle ünlü. Ahşap kapıları, cumbaları, avlusu ve hatta mahzenleriyle dikkat çeken bu evlerden ziyarete açık olanlar otantik dekorasyonuyla uyum içinde. Osmanlı mimarisini günümüze ulaştıran birkaç yüzyıllık evler dönemin sosyal yaşamıyla ilgili bilgileri de bugüne taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şehrin merkezinde inşa edilmiş tarihî yapılardan Muradiye Camii adını III. Murat’tan alıyor. 1583-1592 yılları arasında inşa edilen ibadethane aslında medrese, çeşme, imarethane ve dükkanların da dâhil olduğu Mimar Sinan projesi bir külliye imiş. Günümüzde medrese ve imaret bölümleri müze olarak kullanılırken, avluda yer alan 1812 tarihli kütüphane Mimar Sinan Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet vermekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Spil Dağı endemik bitkilerin, yılkı atlarının, Ağlayan Kaya’nın, Sülüklü Göl’ün, mağaraların, kanyon vadilerin, ilginç şekillere bürünmüş kayaların sahibi olan, mitolojik hikâyelerin doğal güzellikleri ile yarıştığı, 1513 metre yüksekliğinde bir doğa harikası. 1968 yılında Millî Park statüsüyle halka açılan bölge trekking, foto safari, kuş gözlemciliği yapmak isteyenler için olağanüstü bir mekân.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ortasından Gediz Nehri’nin geçtiği, Salihli ilçesine bağlı Adala doğasıyla büyüleyen bir yerleşim. Bölgedeki en dikkat çekici oluşum ise binlerce yıl önce yanardağ patlamasıyla oluştuğu düşünülen Adala Kanyonu… 9 km’lik yürüyüş parkuru bulunan kanyonu geçmek, sonrasında Suuçtu Şelalesi, Kız Köprüsü ile Ölü Bedenler Gölü’nü görmek ve Gediz kıyısına kurulmuş alabalık tesislerinde yemek yemek Adala’da yapabilecekleriniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Manisa mutfağı da özgün tatlarla dolu… Salkım salkım tüketmek isteyeceğiniz çekirdeksiz beyaz Sultaniye üzümü, meşhur Akhisar köftesi ya da Salihli’ye özgü şişe sarılarak yapılan odun köftesi, yapımı saatlerce süren Kula güveci gibi… Fakat adına her yıl festival düzenlenen ve Manisa deyince akıllara gelen tat elbette mesir macunu… Çeşitli baharatlar ve otlardan yapılan bu macun yüzyıllardır şifa aracı olarak kabul ediliyor.