Etiket: malabadi köprüsü

  • ORTA ÇAĞ’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN EN GÜZEL KÖPRÜ MALABADİ

    ORTA ÇAĞ’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN EN GÜZEL KÖPRÜ MALABADİ

    Bu sayfayı heybeti, güzelliği ve zamana yenilmeyen direnciyle ülkemizin önemli değerlerinden olan Malabadi Köprüsü’ne ayırdık. Aslında tüm bu özelliklerini kavrayabilmek için onu okumaktan çok gidip görmek gerekiyor. Aramızda gidenler illa ki var ama biz henüz gitmemiş olanların Diyarbakır’da yer alan Malabadi’den bir kez olsun geçmelerini diliyor, sizi konuyla baş başa bırakıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bin yıldır ayakta ” title_font_size=”13″]

    Öyle lafın gelişi bin yıldır demiyoruz çünkü bu gösterişli eser neredeyse 900 yaşında. Artuklu Beyliği’nin kurucusu Artuk Bey’in oğlu İlgazi Bey, Malabadi Köprüsü’nü 1147 yılında yaptırmış. Rivayete göre köprü bugünkü ismini, daha önce aynı bölgede yaşamış olan Mervanilerin kurucusu Bâd’dan almış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Batman Çayı’nın iki yakasını bağlıyor” title_font_size=”13″]

    Silvan ilçesinin sınırları dâhilinde olan köprünün konumu için “Diyarbakır-Batman yolu üzerinde” desek daha açıklayıcı olabilir. Silvan’ın merkezine 23 km. mesafede bulunan eser, Diyarbakır ile Batman arasında doğal bir sınır oluşturan Batman Çayı’nın üstüne kurulmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dünyanın en geniş kemerli taş köprüsü” title_font_size=”13″]

    Malabadi Köprüsü 150 metre uzunluğunda, 7 metre eninde büyük bir köprü. Yüksekliği ise 19 metre civarında. Toplam 5 gözü bulunuyor fakat hepsi aynı büyüklükte değil. Orta yerindeki en büyük gözün kemer açıklığı tam 40.86 metre ve bu haliyle kendisi dünyanın en geniş taş köprü kemeri oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayasofya’nın kubbesine şemsiye olabilecek kadar büyük” title_font_size=”13″]

    “Modern statik hesabının olmadığı devirde bu açıklıkta o zaman için böyle bir eser hayranlık ve takdiri muciptir. Ayasofya’nın kubbesi köprünün altına rahatlıkla girer. Balkanlarda, Türkiye’de, Orta Doğu’da bu açıklıkta, bu yaşta köprü yoktur.” Bu sözlerin sahibi Fransız mimar ve sanat tarihçisi Albert Gabriel.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Evliya Çelebi’nin gözlemleriyle Malabadi Köprüsü:” title_font_size=”13″]

    Malabadi Köprüsü’nün 17. yüzyıla ait tasvirini ise Evliya Çelebi Seyahatname’sinde şöyle yapıyor:

     

    “Köprünün iki tarafında kale kapıları gibi demir kapıları vardır. Bu kapıların içinde, sağ ve solda köprünün temeli beraberliğinde, kemerin altında hanlar vardır ki gelip geçen, sağdan ve soldan geldikleri vakit misafir olurlar. Köprünün kemeri altında birçok odalar vardır. Demir pencereler şahnişinlerine misafirler oturup, kemerin karşı tarafındaki adamlarla kimi sohbet eder, kimi ağ ve oltalarla balık avlarlar. Bu köprünün sağ ve solunda da nice pencereli odalar vardır. Köprünün sağ ve solundaki bütün korkuluklar Nehcivan çeliğindendir. Ama demirci ustası da var kudretini sarf ederek bir türlü sanatlı kafesli korkuluklar yapmış ve doğrusu elinin ustalığını göstermiştir. Doğrusu, üstat mühendis var kuvvetini sarf ederek bu köprüde öyle sanatlar göstermiştir ki, bu işçiliği geçmiş mimarlardan hiç birisi göstermemiştir.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hem mimari hem kültürel açıdan önemli” title_font_size=”13″]

    Mimari açıdan önemini Evliya Çelebi’nin yukarıdaki satırlarından okumak fazlasıyla mümkün. Köprünün ayaklarında yer alan odalar sayesinde gelip geçilen bir yoldan öte adeta bir kervansaray özelliği gösterdiğini anlıyoruz. Eserin üstündeki aslan, güneş gibi figürlerinin yer aldığı kabartmalar da onu diğer köprülerden ayrıştıran önemli sanatsal birer nitelik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sonu hazin biten aşk hikâyesinin de son durağı” title_font_size=”13″]

    Malabadi Köprüsü, Anadolu’da efsanesiyle yaşayan eserlerden biridir aynı zamanda… Ve neredeyse her efsane gibi burada da birbirine kavuşamayan iki gencin aşkından söz edilir. Dilden dile nesilden nesile aktarılarak günümüze ulaşan hikâye sonunda hepimizin bildiği bir türküde ölümsüzleşmiştir: “Malabadi köprüsü/  Malabadi Köprüsü/ Orda başladı bitti/ Şu garibin öyküsü…”

  • Kolları Tarihi Kucaklayan 8 Köprü

    Kolları Tarihi Kucaklayan 8 Köprü

    Dünyanın neresinde yapılırsa yapılsın köprülerin tek bir misyonu vardır, o da iki tarafı birbirine bağlamak… Kurulan her köprü kollarıyla aralarında engel bulunan yakaları birleştirirken aslında sadece kuru kara parçalarını değil insanla insanı birleştirir, tarihin akışına hizmet eder. Ülkemiz de yüzlerce yıl içinde farklı toplumlar tarafından yapılmış birbirinden güzel, heybetli, estetik taş köprülerle örülü ve şimdi bu köprülerin 8 tanesi huzurlarınızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Malabadi Köprüsü, Diyarbakır” title_font_size=”13″]

    Evliya Çelebi’nin onca yer gezdikten sonra “Anadolu’da inşa edilen köprüler arasında en üstünü” dediği Malabadi Köprüsü, Silvan’da Batman Çayı üstünde kurulmuş. Artuklu eseri bu köprünün heybetini ise en iyi Fransız mimar Albert Gabriel’in “Ayasofya’nın kubbesi köprünün altına rahatlıkla girer.” cümlesi özetliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çifte Köprü, Artvin” title_font_size=”13″]
    tarihi köprüler

    Arhavi’de iki derenin Ortacalar ve Küçük Köy altındaki birleşim yerinde birbirine dik açı oluşturacak şekilde kurulmuş iki köprü… İkisi de tek gözlü olan köprüler 18. yüzyılda yapılmış. Zarif mimarisi ve karaya doğru uzanan kollarıyla doğanın doğal bir parçası izlenimi uyandırıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uzun Köprü, Edirne” title_font_size=”13″]
    tarihi köprüler

    Dünyanın en uzun taş köprüsü 174 kemerle Ergene Nehri üstüne kurulmuş Uzun Köprü’dür. 18 yıl süren inşası 1443 yılında tamamlanmış ve Osmanlı döneminde sıklıkla ordunun Avrupa’ya geçiş güzergâhı olarak kullanılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Büyükçekmece Köprüsü, İstanbul” title_font_size=”13″]
    tarihi köprüler

    Mimar Sinan, en sevdiği eserlerinden olan Büyükçekmece Köprüsü’nü bakın nasıl anlatmış: “Gece gündüz sebep oldu duaya, / Geçit oldu hep zengine fukaraya. / Şaşılası, hoş bir köprüdür, eşsizdir. /Uzun boylu, hilal kaşlı bir güzeldir.” Geçmişte Büyükçekmece ile Mimar Sinan arasında karayolu bağlantısı olan köprüyü bugün sadece yayalar kullanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Irgandi Köprüsü, Bursa” title_font_size=”13″]
    tarihi köprüler

    Dünyada üstünde çarşı olan dört köprüden bir tanesi Irgandi Köprüsü… Geçmişte sıra sıra dizilmiş dükkânlarıyla kalabalıkları ağırlayan çarşı, sel, deprem, Kurtuluş Savaşı sırasında düşman kuvvetlerce dinamitlenme dâhil büyük badireler atlamış. Yapılan restorasyonlarda biraz şekil değiştirdiyse de günümüze kadar ulaşmayı başarmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Belkıs (Taşköprü) Köprüsü, Antalya” title_font_size=”13″]
    belkıs köprüsü

    Manavgat ve Serik ilçelerini birleştiren eserin tarihi 4. yüzyıla dayanıyor.  Şiddetli yağışlarla bir ayağı yıkılma tehlikesi geçiren Köprüçay üzerindeki yedi kemerli köprüde geçtiğimiz yıllarda güçlendirme çalışmaları yapıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Varda Köprüsü, Adana” title_font_size=”13″]
    tarihi köprüler

    Varda Köprüsü 2.Abdülhamit döneminde, Bağdat Demiryolu projesi kapsamında, Osmanlı-Alman işbirliği ile 19. yüzyıl başlarında inşa edilmiş, bu yüzden Alman Köprüsü olarak da biliniyor. Coğrafyanın zorlu koşullarına rağmen 200 metre uzunluğunda 99 metre yüksekliğinde yapılan bu devasa yapıtın uluslararası haklı bir ünü de bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çobandede Köprüsü, Erzurum” title_font_size=”13″]
    tarihi köprüler

    Aras Nehri üzerinde, farklı renklerde taşlarla 130 metre uzunluğunda yedi gözlü estetik harikası bir köprü… 13.yüzyılda inşa edilen eser adını yakınlarda mezarı bulunan Çoban Abdal isimli bir dervişten alıyor.