Etiket: londra

  • BAŞKENTLER ve İLGİNÇ BİLGİLER

    Biliyor musunuz, Ankara’nın isim kökü Ankyra’dan geliyormuş.
    Belgelere dayanmayan, ancak günümüze kadar ulaşan söylentilere göre, kentin tarihte bilinen ilk adı Galatlar tarafından verilmiş ve Yunanca “çapa” anlamına gelen Ankyra olmuştur. Bu isim zamanla Ancyre, Engüriye, Engürü, Angara, Angora ve son olarak Ankara şeklinde değişmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gezegenimizde başlangıç meridyeninin geçtiği yer, yani 0 noktası, İngiltere’nin başkenti Londra’dadır. Neden İngiltere ve Londra sorusunun cevabı meridyenleri İngilizlerin bulmuş olmasıdır. Dünyada 0º 0′ 0″ doğu/batı boylamlarında bulunduğu varsayılan yer Londra’nın Greenwich semtidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Fransa’nın başkenti Paris’in kurulduğu dönemlerdeki adı Lutetia imiş. Paris adını ise eskiden bölgede yaşayan Kelt kabilesinin ismi “Parisii”den almış. Kelimenin kökeni çalışan insanlar, zanaatkârlar anlamına geliyor. İlginç bilgi ise dünyada Paris isminde 40’a yakın yer bulunması!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Japonya’nın başkenti Edo… Daha doğrusu 1868 yılına kadar böyleymiş… Sonra bu isim, “doğu başkenti” anlamına gelen Tokyo ismiyle değiştirilmiş. Adı Edo iken bir balıkçı köyü olan Tokyo günümüzde dünyanın en kalabalık şehri… 38 milyondan fazla nüfusa sahip şehirde, Shibuya’daki ünlü yaya geçidinden tek seferde karşıya geçen kişi sayısı ise yaklaşık 3 bin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yanlış yazılmış, Lüksemburg aslında bir ülke diyebilirsiniz. Kısmen de doğru. Batı Avrupa’nın küçük yüz ölçümlü devleti Lüksemburg’un başkenti de Lüksemburg. Üstelik bu uygulamaya sahip tek ülke Lüksemburg da değil, Monako, Cezayir, Singapur, Tunus, Vatikan’ın da başkenti kendisiyle aynı isimde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Gezegenimizde en yüksek rakımda bulunan başkent hangisidir diye sorarsanız, 2.850 metre yüksekte kurulu olan Ekvador’un başkenti Quito cevabını verebiliriz. Gerçi kimi kaynaklarda en yüksek başkent olarak Bolivya’nın başkenti 3600 metre yüksekliğindeki La Paz gösterilir. Fakat iki başkenti olan ülkede Sucre yasal başkent iken La Paz bölgesel başkenttir. Bu yüzden en yüksek başkent konusu tartışmaya açıktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Coğrafi olarak Kıbrıs Adası’nın tam kalbinde konumlanmış olan Lefkoşa şehri, hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmaktadır, hem de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından başkent olarak kabul edilmektedir. Yeşil Hat adı verilen bir sınırla ikiye bölünen şehrin kuzey bölümü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hâkimiyetindedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Turistik açıdan dünyada popüler olan, Güney Afrika’nın en eski şehri, yerli halkın tabiriyle “Anne Şehir” Cape Town, ülkenin de başkentidir, ama sadece yasama başkenti. Çünkü Güney Afrika Cumhuriyeti’nin toplam üç başkenti bulunuyor. Onlardan biri idari başkent olan Pretoria, diğeri ise adli başkent olan Bloemfontein’dir.

  • BAŞKENTLER SERİSİ: LONDRA

    Londra, Büyük Britanya Adası’nın güneydoğusunda, Thames Nehri üzerinde konumlanmış Birleşik Krallığın başkentidir. İki bin yıl önce Romalılar tarafından kurulan Londra, Birleşik Krallığın en kalabalık şehri olarak; sanat, müzik, moda, finans, eğitim ve turizm alanındaki gelişmişliğiyle sadece Birleşik Krallığın değil, dünyanın da kültür başkentleri listesinin en üst sıralarında yer almaktadır. Dünyanın en eski metrosu 1863 yılında Londra’da açılmıştır. At arabaları sebebiyle oluşan yoğunluğu azaltmak amacıyla kurulan Metropolitan Demiryolu’nda o dönemin en ileri teknolojisi olarak kabul gören buharlı trenler kullanılmıştır. Kentte şöyle bir gezintiye çıktığınızda belirli yerlerde kömür dumanını atmak amacıyla açılan havalandırma tünellerine rastlamanız mümkün. Tam bir bisiklet dostu olan Londra’da 700.000 bine yakın insan, bisikleti ulaşım amacıyla kullanmaktadır. Dünyanın en fazla tiyatro izleyicisi yine bu şehirdedir ve sadece Londra’da yüzlerce müze ve sanat galerisi bulunmaktadır. Büyüleyici bir atmosfere sahip kent, finansal olarak bu denli gelişmiş olmasına, senede 20 milyona yakın turist ağırlamasına rağmen doğal güzelliklerini korumayı başarmıştır. Başkentler serisi yazı dizimiz için hazırladığımız Londra’nın önemli kent meydanlarını ve ikonik yapılarını sizler için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Londra’nın ortasından geçen Thames Nehri isminin, dört mevsim bulanık olan suyundan ötürü Kelt dilinde karanlık anlamına gelen “tamese” kelimesinden geldiği düşünülmektedir. Nehrin suyu bulanık olsa da burada gerçekleşen tekne turları yoğun ilgi görmektedir. Thames Nehri üzerinde bulunan, 1894 yılında inşaatı tamamlanan Tower Bridge‘de Thames Nehri’ndeki en ilgi çekici yapılarından biri olarak ilgi görmektedir. Manş Denizi’ne dökülen Thames Nehri’ni her sene milyonlarca turist ziyaret etmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İngiltere’deki kraliyet parklarından en ünlüsü olan Hyde Park, yüzölçümü olarak çok geniş bir alana yayılmakta ve en büyük kent parkı olarak her sene milyonlarca ziyaretçi ağırlamaktadır. Doğal güzelliği ve yeşil dokusuyla birçok festivale ev sahipliği yapan Hyde Park’ın içindeki yapay Serpentine gölünde yüzmek bile mümkündür. 1536 yılında Kral XVIII. Henry’nin avlanması için Westminster Manastırı (Westminster Abbey) keşişleri tarafından satın alınan park, 17. yüzyılda Kral I. James tarafından kamulaştırılmış ve halkın hizmetine açılmıştır. Birçok film ve dizinin çekildiği park, dünyanın en ünlü yeşil alanlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1016 yılında inşa edilen saray, bilinen en eski saraylardan olup 16. yüzyılda çıkan yangından sonra restore edilerek parlamento binasına çevrilmiştir ve günümüzde de parlamento binası olarak kullanılmaktadır. Thames Nehri’nin kuzeyinde bulunan Westminster Sarayı, dünyanın en ünlü saat kulesine de ev sahipliği yapmaktadır ve içindeki çan Big Ben olarak anılır. Kulenin adı 2012 yılında Elizabeth Kulesi olarak değiştirilmiştir. Alışılmışın dışında mimari bir tasarıma sahip olan sarayın yaklaşık 1.100 odası, 4.8 kilometreyi bulan uzun koridorları, 100 adet merdiven çıkışı bulunmaktadır. İngiltere tarihindeki önemi 1066 yılında Kral William’ın bu sarayda taç giymesinden kaynaklanmaktadır ve kraliyet ailesinin taç giyme törenleri günümüzde de Westminster Sarayı’nda gerçekleşmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Londra’nın en önemli sembol yapılarından olan London Eye, Thames Nehri’nin güneyinde bulunuyor ve 135 metre yüksekliği, 90 metre genişliğiyle tüm Londra’yı tepeden gören bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Milenyum kutlamaları amacıyla 31 Aralık 1999 gecesi açılışı gerçekleşen devasa dönme dolap yılda dört milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Londra’da geçen tüm sinema ve dizi filmlerinde en az bir kare de olsa yer bulan bu ikonik yapı, Millennium Wheel ismiyle de anılıyor. Özel bir ışık tasarımına sahip yapı, havanın kararmasıyla ışıltılı bir görünüme bürünüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kentin kalbi olarak bilinen Trafalgar Square, turistler tarafından en çok ziyaret edilen ve birçok etkinliğe ev sahipliği yapan Londra’nın en ünlü meydanıdır. Westminster semtinde bulunan Trafalgar Meydanı, ismini İngiltere’nin Fransa ve İspanya’yı yendiği muharebeden almaktadır. Bu sütun, savaşın kazanılmasında büyük rolü olan İngiliz Donanması’ndan Koramiral Horatio Nelson adına yaptırılmıştır. Nelson sütununu koruyan dört aslan heykelinin yanı sıra meydanı süsleyen birçok farklı heykel ve çeşme de bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İngiltere, müzeleriyle ünlü bir şehir. Güney Kensington’da bulunan Doğal Tarih Müzesi ise botanik (bitki bilimi), zooloji (hayvan bilimi), mineraloji, paleontoloji (fosil bilim) alanında doğa ve yer bilimlerine ait en geniş örneklere sahip çok eski bir müze. Renkli tuğlalardan oluşan yapısıyla Victoria döneminin tipik örnek mimarisinden olan müzenin kuruluş tarihi 18. yüzyıla kadar uzanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Birleşik Krallık ailesinin Londra’daki ikamet adresi olan saray, aynı zamanda krallığın yönetim merkezidir. 1703 yılında Buckingham Dükü için yapılan saray, İngiltere’nin en ünlü kraliçesi Victoria’nın tahta çıkmasıyla kraliyet sarayına dönüştürülmüştür. 735 odası bulunan sarayın 19 odası sadece yaz aylarında ziyaretçilere açılmaktadır. Westminster’da bulunan saray, görev atamaları ve yabancı devlet görevlilerinin ziyaretlerinde konuklarını ağırlamaktadır. 20. yüzyılda kraliyet ailesinin halkı selamlamak için kullandığı balkon, II. Dünya Harbi sırasında tam dokuz kez bombalanmıştır. Buna rağmen Kraliçe Elizabeth bu gelenekten vazgeçmemiştir. Halen halkı selamlamak için bu balkon kullanılmaktadır.