Etiket: leylek

  • 7 Metropol Kuşu

    7 Metropol Kuşu

    Onlar insanlardan ne kadar hoşnut bilinmez ama biz onların varlıklarıyla doğanın birer parçası olduğumuzu her an hatırımızda tutuyor, onlar sayesinde şehirdeki hayatımızın en renkli, en zengin hallerini yaşıyoruz. İşte, şahsına münhasır karakterleriyle şehir hayatının kanatlı sakinleri!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Martı” title_font_size=”13″]

    Martı denince akla İstanbul ve Boğaz gelir, öyle ki Boğaz’la bütünleşen vapurların renklerini bile martıdan aldığı rivayet edilir. Zaman zaman asabileşebilen bu kuşlarla aramızda mesafeli bir yakınlık vardır. Ama yine de memleketten bir süre ayrı kalanlar için vapurların peşine takılan martılara duyulan özlem bir başkadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Serçe” title_font_size=”13″]

    Minicik gövdeleri ile yakınımıza kadar sokulmaktan çekinmeyen serçeleri tek bir tür zannetmeyin, küçük dostlarımızın yaklaşık 50 türü bulunuyor. Şehir hayatında yalnız yaşayan serçeler olabildiği gibi sürüler halinde de yaşıyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karga” title_font_size=”13″]

    “Karga karga gak dedi. Çık şu dala bak dedi.” şarkısıyla çocuk yaşta tanıdığımız ama uzaktan uzağa süren ilişkimizde itaatkâr bir saygı duyduğumuz kargaların sesleri insanlar arasında zaman zaman eleştirilir. Peki siz, kargaların çok zeki olduğunu, çok iyi taklit yapabildiklerini ve 100 kelimeye kadar öğrenebildiklerini biliyor muydunuz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kumru” title_font_size=”13″]

    Biz insanlar, çiftler halinde bahçelerde, korularda yaşayan kumrulara o kadar özeniriz ki iyi anlaşan bir çift gördüğümüzde “kumrular gibi” deriz. 40 milyon yıldır dünyanın sakini olan kumrular aslında insanların olduğu yerde yaşamaya sonradan alışmışlar. Şu bilgiyi de aklınızda tutmanız için paylaşmak isteriz: Kumrular tuz seven canlılardır ve bu minerale ihtiyaçları da vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Güvercin” title_font_size=”13″]

    Osmanlı zamanında hemen her yerde görülebilen kuş evlerinin esas sakinleri güvercinlerdi. Cami avlularında, büyük meydanlarda insanlarla o kadar içe içe yaşarlar ki hangisi şehrin yerlisi ayırt etmekte zorlanırsınız. Göz göze geldiğimizi hissedebilecek kadar yakınlaşabildiğimiz dostlarımızdır güvercinler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Leylek” title_font_size=”13″]

    Kimi çocuklar sahip olduğu eve ve aileye leylekler ile geldiğini düşünerek kimileri de masallarda evlerin bacalarına yuva yapmış hallerini dinleyerek sevdi bu kırmızı gagalı uzun bacaklı canlıları… Bu tanıdık kuşlar o kadar çok yolculuk yaparlar ki bu halleriyle “leyleği havada görmek” tabirini hayatımıza sokmuşlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sığırcık” title_font_size=”13″]

    Dünyanın her yerinde görebileceğiniz sığırcık kuşlarının serçeden biraz büyükçe benekli görüntüleri o kadar sevimlidir ki camınızın önünde sabahın erken saatlerinden başlayarak bütün gün hiç susmayışlarını dert bile etmezsiniz. Parklarda, bahçelerde 50-60 çift halinde yuva yapıp sürüleriyle gezerler. Açık mavi renkteki yumurtaları ise başlı başına sevilme nedenidir.

  • HANGİ HAYVAN NEREDE YAŞIYOR?

    HANGİ HAYVAN NEREDE YAŞIYOR?

    Her canlının evim evim güzel evim dediği bir güvenlik alanı illa ki var… Bu alanların kimi özenle inşa edilmiş bir yapı, kimi özellikle tercih edilmiş bir doğa parçası, kimi gelip geçici, kimi ömürlük… Bazı canlılar da var ki ev yapımındaki gayretleri ve mühendislik zekâları insanı hayretten hayrete sürükleyebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Koala, ağaç dalında” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Avustralya olan bu sevimli otoburlar ağaç dalında yaşarlar, özellikle de okaliptüs ağacında… 85 cm’i bulan boyları 4 ile 15 kg arasında değişen ağırlıklarıyla ağaç dalında yaşayan en büyük memeliler de koalalardır. Onlar kıvrık ve güçlü pençeleri sayesinde ağaçlara kolayca tırmanabilir, ağacın gövdesine ve dalına sarılıp tutunabilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kunduz, göl veya nehir üstüne inşa ettiği evde ” title_font_size=”13″]
    kunduz barajı

    Kemirerek kestiği ağaç ve dalları devirerek suyun akışını kesen kunduz, önce o ağaç parçalarını taş ve çamurla birbirine sabitleyerek baraj oluşturur. Yuvasını bu baraja yapan canlı, çatlaklar oluştukça yaptığı kil ve yaprak karışımıyla da sıva yaparak evini sürekli güçlendirir. Karaya yakın inşa ettiği yuvası genellikle iki katlı olur ve girişi suyun altındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Örümcek, ördüğü ağda” title_font_size=”13″]
    örümcek

    Aslında örümcekler ağlarını avlarını yakalamak için örerler. Dünyadaki 30.000 türün hepsi ağ örmez, kimi ağ örmeden tuzak kurar ya da avının peşine düşerek kovalar. Kimi türler de iki bölümden oluşan bir ağ örerler: Bir kısmı yuvaları olan ipeksi bir ağdır, diğer kısmı da böcek avlamaya yarayan ikinci bir ağdır. Bu örümcekler gündüz yuvalarında kalırken geceyi kurdukları ağda geçirirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Leylek, çatı ya da elektrik direği tepesine yaptığı yuvada” title_font_size=”13″]
    leylek

    Bir evin çatısı veya bacası, elektrik direğinin tepesi, yüksek bir duvarın üstü… Leylekler yuvalarını etrafı rahatça gözleyebilecekleri yerlere yapmayı seçerler. İlginç bilgilerden biri de göç eden leyleklerin her yıl üremek için aynı yuvaya, hiç değilse yakınlarında bir yere gelmeye çalışmalarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köstebek, toprağın altına kazdığı tünelde” title_font_size=”13″]

    Köstebekler, güçlü ve keskin tırnakları sayesinde toprak altında bir saatte 10 metre kadar tünel kazabilirler. Sivri burunları sayesinde kazdıkları toprağı iterek kendilerine yol açarlar. Ve oluşturdukları evlerinin içinde saatte 4 km. yol alabilen köstebekler, istedikleri zaman kulaklarını kapatarak içine toprak girmesini önlerler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayı, doğada olan ya da kendi yaptığı mağaracıkta” title_font_size=”13″]
    ayı

    Her ne kadar evleri arasında ormanların kuytu yerlerindeki ağaç ve kaya oyukları olsa da özdeşleştikleri yer mağara ve inlerdir. Mağaralar doğal oluşumlarken inler kendi pençeleriyle kazarak oluşturdukları oyuklardır. Kış uykusuna geçecek bir ayı bu evinde toprağı iyice ezerek kendine güzel bir de yatak hazırlamayı ihmal etmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Termitler, topraktan yaptıkları kulede” title_font_size=”13″]

    Gözleri görmeyen termitlerin konaklamak için yaptıkları yuvalar birer mühendislik harikasıdır. Kral, kraliçe, kral ve kraliçe adayları ile askerlerden oluşan termitler toprak üstünde 7 metreyi bulan, toprak altında da 2 metre çapına ulaşan yuva inşa edebilirler. Bu yuvalar havalandırma sistemi, tarım alanı, larva bölümleri, geçit ve tüneller içerir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sokak kedisi, güvende hissettiği herhangi bir yerde” title_font_size=”13″]

    Sokak kedilerinin yuvası ise adı üstünde sokaklardır. İnsanların hâkimiyeti altında olan sokaklarda, gece-gündüz zorlu şartlarla baş etmeye çalışan dostlarımız kendilerini güvende hissettikleri çevreyi yaşam alanı olarak belirlerler. İşin doğrusu, evlerinin neresi olacağını verdiğimiz güven ya da güvensizlikle biz insanlar belirleriz.