Etiket: lav

  • DOĞANIN GİZEMLİ SANATI: FARKLI ÜLKELERDEKİ ÜNLÜ PERİBACALARI

    Dünyanın farklı bölgelerinde göz kamaştırıcı güzellikleriyle dikkat çeken peribacaları, doğanın zamana meydan okuyan muazzam eserleridir. Oluşumları, milyonlarca yıl süren doğal süreçlerin bir ürünüdür. Lav, kumtaşı, kil ve diğer çeşitli kayaların rüzgâr ve su tarafından zamanla aşındırılması sonucunda ortaya çıkan bu heykelsi kayaçlar, benzersiz ve etkileyici bir manzara oluşturur. Bir dönem yer altı şehirleri olarak kullanılan bazı peribacaları, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Her biri kendine özgü nitelikleri ve manzarası ile doğanın ne kadar muazzam olduğunu hatırlatan, dünyanın dört bir yanındaki peribacalarını listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Davolja Varos, Sırbistan” title_font_size=”13″]

    Sırbistan’ın güneyinde yer alan Radan Dağı’ndaki Davolja Varos’ta, 202 adet peribacası bulunuyor. 2 ile 15 metre arasında değişen yüksekliklere sahip olan bu peribacaları, milyonlarca yıl önce yoğun volkanik aktiviteler sonucu toprakta meydana gelen erozyonlarla bugünkü şeklini almıştır. Davolja Varos peribacaları, dünya üzerinde eşine az rastlanır doğal oluşumlardır. Bölgedeki kayaçlar, sıra dışı toprak figürleri ve yüksek mineral içeriğine sahip son derece asidik iki kaynak suyu ile dikkat çeker. Yerel efsanelere göre, bu kayaçlar bir zamanlar bir araya gelip dans eden insanları temsil eder. Ayrıca, Orta Çağ döneminde Sırbistan Krallığı’na ait maden kuyularının bulunduğu bölgede, bir yerleşim yeri kalıntıları ve eski bir kilise de yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bryce Kanyonu Ulusal Parkı, ABD” title_font_size=”13″]

    ABD’nin Utah eyaletinde bulunan Bryce Kanyonu Ulusal Parkı’ndaki peribacaları, rüzgâr, su ve buzun aşındırması sonucu oluşmuştur. Tarihi, 800 yıl önce Paiute Kızılderilileri’nin bölgeyi keşfetmesine kadar uzanan bu kanyondaki turuncu, kırmızı ve beyaz renkli konik oluşumlar, 145 kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır. 1923’te ulusal anıt olarak ilan edilen Bryce Kanyonu’da, peribacalarının yanı sıra 144 milyon yıl öncesine ait antik kaya oluşumları da bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bisti Badlands Yaban Hayat Alanı, New Mexico, ABD” title_font_size=”13″]

    Bir zamanlar yemyeşil, tropikal bir orman ve bir iç deniz olan New Mexico Bisti Çorak Arazisi, bugün 70 milyon önceki halinden oldukça farklı bir manzaraya sahip. Bisti Badlands’taki kaya oluşumları, iki önemli olay hakkında bilgi verir: İlki, New Mexico’daki denizin son kez çekilmesiyle bu alanın çorak bir araziye dönüşmesi, ikincisi ise 252 ila 66 milyon yıl öncesine kadar uzanan Mezozoik dönemin sonunda dinozorların yok olmasıdır. Bu bölgede bulunan birçok fosil, dinozorlar çağının sonlanıp memeliler çağına geçişin izlerini görmemize olanak tanır. Bir zamanlar Kuzey Amerika’yı iki kara parçasına ayıran dar bir deniz şeridi olan bu çorak arazi, günümüzde heykellere benzeyen kaya oluşumlarıyla doludur. Bisti’deki peribacaları, alışageldiğimiz kumtaşı manzarasından oldukça farklıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yehliu Jeoparkı, Tayvan ” title_font_size=”13″]

    Tayvan’ın kuzey kıyısındaki Yehliu Jeoparkı, Taipei şehrinde yer alan ünlü bir jeolojik bölgedir. Yaklaşık 1 milyon 700 bin metrekarelik alanı kaplayan bu jeopark, milyonlarca yıl süren doğal süreçlerle şekillenmiş eşsiz kaya oluşumlarıyla popüler bir turizm merkezi haline gelmiştir. Parktaki peribacalarının en dikkat çeken özelliği, her birinin insan portresini andıran heykellere benzemesidir. Parkın ikonik simgelerinden biri olan ‘Kraliçe Başı’ kayası, bir kraliçe profilini andırırken; ‘Peri Ayakkabısı’, ‘Zencefil Kayaları’ ve ‘Mum Kayaları’ da parktaki en ünlü kaya oluşumlarındandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yuanmou Toprak Ormanı, Çin ” title_font_size=”13″]

    Çin’in güneybatısında yer alan Yunnan eyaletindeki Yuanmou Toprak Ormanı, bir ila iki milyon yıl önce tortul kayaçların, akarsu ve toprak erozyonu gibi jeolojik hareketlerle aşınması sonucunda oluşmuştur. En yükseği yaklaşık 40 metreye ulaşan alanda, insana ya da çeşitli hayvan ve kuş türlerine benzeyen çok sayıda konik toprak sütun bulunmaktadır. Yerel halkın “yerdeki ormanlar” olarak adlandırdığı bu peribacaları, Yunnan’ın ünlü “Dört Ormanı”ndan (Toprak Ormanı, Kum Ormanı, Taş Ormanı ve Tropikal Yağmur Ormanı) biridir. Yuanmou Toprak Ormanı, 50 kilometrekarelik bir alan üzerinde yer almakta; ayrıca içerisinde kılıç dişli filler, Çin gergedanları ve kılıç dişli kaplanlar gibi antik hayvanların fosilleri de bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kapadokya, Türkiye ” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en ünlü peribacalarından biri olan Kapadokya’daki “Peribacaları Milli Parkı”, 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların, milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla meydana gelmiştir. Geçmişte bölgede yaşayan halk ve keşişler tarafından ev olarak kullanılan milli parkta birçok yer altı şehri bulunmaktadır. Bölgeye özgü tüflü yumuşak kayalar, yerin altına doğru genişleyen labirentler şeklinde oyularak bu yer altı şehirleri inşa edilmiştir. Bu yerleşimlerin hangi tarihte yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte, sabit barınaklar değil, tehlike anında kullanılacak sığınaklar olarak oluşturuldukları düşünülmektedir.

  • YERYÜZÜNÜN SİYAH İNCİLERİ: SİYAH KUMLU PLAJLAR

    Volkanik olayların aktif olarak gözlendiği ülkelerde görülen siyah kumlu plajlar, yeryüzünün en nadide manzaralarındandır. Adeta bir kartpostalı andıran siyah kumlar, sıcak lav ve deniz tuzunun etkileşimi neticesinde oluşur. Her ne kadar adı “plaj” olsa da kumu, el değmeyecek kadar yüksek ısıda olduğundan burada güneşlenmek ya da kumda uzanmak imkânsızdır. Bu yazımızda kadifemsi siyah kumların, çarpıcı mavi sularla bir araya geldiği nefes kesici plajları sizler için listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hawaii’de bulunan Punalu’u plajı, dünyanın en etkileyici siyah kum plajlarından biridir. Kilauea volkanından gelen erimiş lavların, deniz suyuyla buluşmasından doğan bu şahane plaj aynı zamanda pek çok canlıya da ev sahipliği yapar. Bu canlılar içinde en dikkat çekenleri deniz kaplumbağalarıdır. Plajın en önemli özelliklerinden biri okyanus suyunun sıcaklık farkıdır; derinlerde tatlı su kaynakları var olduğu için yüzerken hem soğuk hem ılık suyu aynı anda hissedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’ın incilerinden olan Santorini yalnızca mağara evleri ya da kubbeli kiliseleri ile ünlü değil aynı zamanda bölgede yer alan Perissa plajı da oldukça dikkat çekici. Siyah kumlarıyla meşhur olan Perissa Plajı, Santorini’nin en büyük ve rahat plajlarından biridir. Yalnızca kıyı şeridi değil denizin dibi de kumludur. Gri ve siyah volkanik kum, plaja bambaşka bir atmosfer katar. Temizliğinden ötürü pek çok kez Mavi Bayrak ödülüne layık görülen plaj özellikle dalış tutkunları için biçilmiş kaftan.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İtalya’nın üç aktif volkanından birine ev sahipliği yapan Stromboli Plajı, aynı zamanda “Akdeniz’in Deniz Feneri” olarak da anılıyor; bunun nedeni bölgede sayısız patlamaların meydana gelmesi. Bu siyah kumlu plajı diğerlerinden ayıran en önemli farkı tehlikeli olması; tamamen risk altında olduğu için uzaktan seyretmek konforlu olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu İzlanda’nın kıyısında yer alan Vestrahorn Plajı, dünyanın dört bir yanından fotoğrafçıların ve ziyaretçilerin akın ettiği olağanüstü plajlardan biridir. Rüzgârın hızıyla lavların su ile buluşmasından doğan bu tabiat harikası plaj, fok ailesinin de uğrak yerlerindendir. Plaja ulaşmak için zorlu yolları aşmak gerekmez, diğer plajlara göre nispeten daha düzgün bir yola sahiptir bu nedenle yalnızca yazın değil kış mevsiminde de ziyaretçisi bol olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fransız Polinezyası’ndaki en büyük adalardan biri olan Tahiti, oldukça uzak bir kara parçası olmasına karşın doğal güzellikleriyle her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapar. Birbirinden ünlü plajların yer aldığı Tahiti’de her zevke göre plaj mevcuttur; beyaz kumlu plajlar, şelaleler ve çok daha fazlası tercih edilebilir. Ancak özellikle tercih sebeplerinden biri Taharuu Plajı olarak bilinen siyah kumlu plajıdır. Kömür karası kumlara sahip olan plaj dünyanın en güzel siyah kumlu plajlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İzlanda’nın güney kıyılarında bulunan bu görkemli plaj, sıcak lavların okyanusa akmasıyla meydana geldi. Plaj yalnızca siyah kumlarıyla ünlü değil; bölgede bulunan palyaço gagalı Puffin kuşlarına da aynı zamanda ev sahipliği yapıyor. Vik plajı, genellikle fırtınalı olduğu için denize girmek pek uygun değil ancak bu plajın turist akınına uğramasına da engel değil; sadece denize vuran dev dalgaları izlemek için bile gelenler var. Dalgalar sakin gibi görünse kıyıya ulaştıkları anda insanı devirip okyanusun içine alabilecek güçte. Kuvvetli dip akıntıları nedeniyle tehlikeli plajlardan biri olmasına karşın, sunduğu manzara görülmeye değer.