Etiket: kütüphane

  • KÜTÜPHANECİLİKLE İLGİLİ TERİMLER

    Sık sık kütüphaneye giden biri değilseniz bile kütüphanecilikle ilgili bazı kavramlara aşina olmak, yolunuz bir şekilde kütüphaneye düştüğünde işinize yarayabilir. Aklınızda bulunsun, sessizliğin hâkim olduğu bu ortamlarda kütüphane görevlilerinden yardım alarak da işlerinizi kolaylıkla halledebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • YÜZLERCE YILLIK KİTAPLARIN ONARILDIĞI SÜLEYMANİYE KİTAP ŞİFAHANESİ

    Kitaplar, sadece mürekkep ve kâğıttan ibaret değildir; onlar, geçmişin bilgisini, kültürünü ve ruhunu bugüne taşıyan sessiz tanıklardır. Ancak zamanın yıpratıcı etkileri, bu değerli mirasın gelecek nesillere aktarılmasını zorlaştırabilir. İşte tam da bu noktada devreye giren Süleymaniye Kitap Şifahanesi, yüzyıllardır bilgi hazinesi olarak korunan el yazmaları ve nadir eserleri yaşatma görevini üstleniyor. Geleneksel yöntemlerle modern konservasyon tekniklerini birleştiren Süleymaniye Kitap Şifahanesi, yalnızca kitapları onarmakla kalmıyor, aynı zamanda onları geleceğe güvenle aktarmak için dijitalleştiriyor. Bir kitap hastanesi niteliğindeki şifahane, ilim ve sanatın izlerini özenle koruyarak araştırmacılar ve tarih meraklıları için benzersiz bir kaynak sunmaya devam ediyor. Yazımızda Süleymaniye Kütüphanesi bünyesindeki kitap şifahanesini, eserlerin restorasyonu ve korunması için uygulanan özel teknikleri okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    El yazması eserler, 1956 yılından itibaren Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi bünyesindeki “Cilt ve Patoloji Servisi”nde restore ediliyordu. Dönemin teknik imkânlarıyla uzun yıllar hizmet veren bu birim sayesinde, pek çok nadide el yazması eser yok olmaktan kurtarıldı. 2012 yılında bu görevi devralan Süleymaniye Kitap Şifahanesi, Mimar Sinan’ın inşa ettiği Süleymaniye Tıp Medresesinin tarihî binasında hizmet vermeye ve kitapları iyileştirmeye devam etmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Şifahanede; Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Millet Yazma Eser Kütüphanesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Kütüphanesi, Ayasofya Müzesi ve Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi gibi çeşitli kurumlardan gelen yazma eserler restore ediliyor. 10. ile 12. yüzyıllara ait, tek nüsha el yazması kitaplar, risaleler ve belgelerin onarıldığı şifahanede; Osmanlı Dönemi ve öncesine ait nadir eserler ile matbaanın ilk dönemlerinde basılmış ve sınırlı sayıda bulunan kitaplar da titizlikle elden geçiriliyor. Ayrıca, Memlükler Dönemi’ne ait hattatlar tarafından yazılmış el yazması Kur’an-ı Kerim nüshaları da şifahanede yer alıyor. Klasik Türk edebiyatının önemli eserleri, şairlerin divanları ve mesnevileri ile tarih, coğrafya, tıp ve astronomi gibi alanlarda kaleme alınmış değerli el yazmaları; minyatür, tezhip ve hat sanatıyla süslenmiş nadide eserler konservasyon işlemleri sayesinde korunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tarihî kitapların zarar görmüş ciltleri, geleneksel yöntemlerle onarılıyor. Orijinal materyale zarar vermemek adına doğal boyalar ve yapıştırıcılar tercih ediliyor. Koruma ve onarım süreci, kitapların böceklerden arındırılmasıyla başlıyor. Streç filme sarılarak -40 derecede 24 saat bekletilen eserler, bu işlemle larvalardan tamamen arındırılıyor. Ardından kitaplar, kurumun konservatörlerine dağıtılıyor. Eserin fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulmaları belirlendikten sonra uygun konservasyon yöntemi seçiliyor ve eserin onarım sürecine dair bir yol haritası oluşturuluyor. Kullanılacak teknikler netleştirildikten sonra restorasyon işlemlerine geçiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şifahanedeki onarım çalışmaları ve analizler, konservatörler, kimyagerler, biyologlar ve alanında uzman kişilerden oluşan bir ekip tarafından yürütülüyor. Her konservatör, kendisine verilen kitabın konservasyon sürecinin başından sonuna kadar sorumluluğunu üstleniyor. Kitabın yırtık sayfaları, küf, su lekeleri ve eksik parçaları gibi fiziksel durumu incelendikten sonra fotoğrafları çekiliyor ve ayrıntılı bir rapor hazırlanıyor. Sayfaları ve cildi tozdan ve kirden arındırmak için fırça ya da yumuşak vakum cihazları kullanılıyor. Eğer küf veya mantar oluşumu varsa, özel kimyasal çözeltilerle temizleniyor. Yırtık veya eksik sayfalar restorasyon kâğıtlarıyla onarılırken, asitlenme nedeniyle sararmış sayfalara asidik nötralizasyon işlemi uygulanıyor. Kitabın sırtı veya kapağı zarar görmüşse, orijinal malzemeye uygun şekilde restore ediliyor ya da yeni bir ciltleme yapılıyor. Klasik deri ciltli eserler, özel deri besleyicilerle onarılırken; modern kitaplar, uygun cilt kaplamaları ile güçlendiriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Restore edilen kitapların uzun ömürlü olabilmesi için, restorasyon sonrasında alınması gereken koruyucu önlemler büyük önem taşıyor. Özellikle nadir, antika ya da değerli kitapların zamanla yıpranmasını önlemek için belirli saklama ve bakım kurallarına uyulması gerekiyor. Bu doğrultuda, her bir kitap için alkali tampon içeren kartonlar kullanılarak özel kutular veya zarflar hazırlanıyor ve eserler bu koruyucu ambalajlarda ilgili kütüphanelere teslim ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Her biri birer “yaşayan tarih” olan kitaplar, depreme ve yangına dayanıklı özel depolarda özenle muhafaza ediliyor. Zamanın yıpratıcı etkilerine karşı koruma altına alınan bu eserler, titizlikle restore edildikten sonra araştırmacıların ve meraklıların erişimine sunuluyor. Ayrıca, bilgiye erişimi kolaylaştırmak ve bu kültürel mirası gelecek nesillere güvenle aktarabilmek amacıyla dijitalleştirme çalışmaları da büyük bir hassasiyetle yürütülüyor.

  • Çocuklara Kitap Okumayı Sevdirmenin 8 Yolu

    Çocuklara Kitap Okumayı Sevdirmenin 8 Yolu

    Kitap okuma alışkanlığını erken yaşta edinmek insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biri… Siz de çocuklarınıza küçük yaşlarda kitap sevgisini kazandırarak onlara büyülü bir dünya hediye edebilirsiniz. Onlara bu büyük iyiliği yapmak için başvurabileceğiniz yöntemleri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çocuklarınıza kitap okuma alışkanlığını kazandırmanın en etkili yolu onlar için iyi bir rol model olmak… Sizi sık sık kitap okurken görürlerse onlar da kitap okuma alışkanlığını erken yaştan kazanırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Eğer çocuğunuz kitap okuyabilecek kadar büyük değilse ona siz kitap okuyabilirsiniz. Mesela her gece uyumadan önce ona bir hikâye okuyarak bunu bir alışkanlık haline getirmesini sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çocuğunuz için bir solukta okuyacağı kısa hikâyeler seçin, böylece okuduğuna heyecanla odaklanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Çocuğunuzla beraber kitap okurken onun hikâye ile etkileşime geçmesini sağlayarak kitaba ilgisini artırabilirsiniz. Mesela, hikâyede saklambaç oynayan çocuklar varsa, “Sence çocuk nereye saklandı?” gibi sorular yöneltebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kitap okumayı ailecek gerçekleştirilecek bir etkinliğe dönüştürebilir, hatta okuduğunuz hikâyeleri hep beraber canlandırabilirsiniz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanan okuma etkinlikleri de çocuğunuza erken yaşta kitap sevgisi edindirmenin bir başka yolu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çocuğunuzu mümkün oldukça kütüphanelere, kitapçılara götürerek kendi ilgisini çeken kitapları seçmesine izin verin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Çocuğunuzu küçük yaşlarda, hediye olarak kitap alıp verme ritüeliyle tanıştırın.

  • TÜRKİYE’NİN EN ESKİ VE EN BÜYÜK KÜTÜPHANESİ

    İstanbul Eyüpsultan’da bulunan ve 2023’te kütüphane olarak yeniden tasarlanan Rami Kışlası, 220 dönümlük alan içinde, 36 bin metrekarelik kapalı alanın yanı sıra ağaçlarla çevrili yapay bir göletin de bulunduğu devasa bir kütüphane olarak okuma meraklılarına kapılarını açtı. İki milyondan fazla kitabın bulunduğu ülkemizin en büyük kütüphanesinin kapısı sadece bilgiye susayanlar için değil, doğanın dinginleştirici huzurundan faydalanmak isteyenlere de açık. Rami Kütüphanesi’nin kışladan bir bilgi merkezine dönüşme hikâyesini yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Rami Kışlası, 18. yüzyılda Sultan III. Mustafa tarafından inşa ettirildi. Kâgir bir yapı olan Rami Kışlası, Sultan II. Mahmut zamanında onarım gördü ve 1960’lara dek aktif olarak ordu kışlası olarak kullanıldı. Rami Kışlası, geçtiğimiz yıllarda aslına uygun restorasyon, renovasyon ve yeniden inşa çalışmaları geçirdi ve Türkiye’nin ve İstanbul’un bilgiye açılan penceresi olarak Rami Kütüphanesi ismiyle yeniden hayat buldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Rami Kütüphanesi; bireysel ve grup okuma salonları, etkinlik alanları, atölye mekânları, engelli bireylere uygun hazırlanan engelli merkezi ile söyleşi, seminer ve sergileme gibi farklı kullanım olanaklarına sahip büyük bir kampüs olarak tasarlandı. Aynı zamanda bu dev bilgi kampüsü, 4200 kişilik oturma kapasitesine sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1000 metrekarelik yapay bir göletin bulunduğu kütüphane; özel yürüyüş ve bisiklet yolları ile çevrili ve bahçesinde yer alan sergileme alanları ve amfilerle ziyaretçilerine doğa, kültür ve sanatla zenginleşmiş yepyeni bir kütüphane deneyimi yaşatıyor. 51 bin m²’lik yeşil alanıyla Rami Kütüphanesi, dünyanın en büyük kapalı peyzaj alanına sahip kütüphanesi olma özelliğini de taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yerel malzeme ve özel tekniklerle yeniden inşa edilen Rami Kütüphanesi, atık su dönüşümü, atık yönetimi, sürdürülebilir altyapı ve enerji verimliliği sistemlerini entegre ettiği planı ile sürdürülebilir mimari için gereken tüm adımları atmış, çevre dostu bir yapı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çocuklardan gençlere, üniversite öğrencilerinden akademisyenlere kadar herkes için uygun alanların ve kitap içeriklerinin bulunduğu kampüs, 7/24 açık. Kütüphane günün her saati okuyucu ve araştırmacılara hizmet veriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin ilk Biosphere Sürdürülebilir Müze Sertifikası’na sahip olan Rami Kütüphanesi, yerel kültürel yaşamı destekleyen yapısının yanı sıra gelecek nesillere taşıdığı kadim kaynak ve bilgilerle gurur duyulan projeler arasında yer alıyor.