Etiket: köpekler

  • ŞEHİR HAYATININ EN SEVİMLİ TARAFI: SOKAK HAYVANLARI

    Sokak hayvanları denince akıllara hemen kediler ve köpekler gelir… Fakat amaç şehir hayatını insanlarla paylaşan hayvanları tanımlamaksa bazılarını es geçiyoruz demektir. Hassasiyet gerektiren bu konuyu Kültür ve Yaşam olarak ele alıyor, şehirde birlikte yaşadığımız minik canlıların bir kısmını sayfamızda ağırlıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Güvercinler: Meydanların zarif sakinleri” title_font_size=”13″]

    Bırakın teknoloji çağını dijital çağa girdiğimiz şu dönemlerde muhtemelen bizi müstehzi bir gülümsemeyle izliyorlar. Neden mi? Çünkü bir zamanlar uzak mesafeler arasındaki iletişimin yegâne aracı onlardı. Binlerce yıldır insanlarla yaşayan güvercinler evcilleştirilen ilk kuş türüydü. Bu eski dostları mutlu etmenin yollarından biri uygun gördüğünüz yerlere tahıllardan oluşan yemler serpiştirmek olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ağaç dallarındaki gönüllü müzisyenler: Serçeler” title_font_size=”13″]

    Evinizin önünde bir ağaç varsa, hele bir de mevsimlerden baharsa güne şakımalarıyla uyanmanız kaçınılmazdır. Minicik gövdesinden nasıl bu kadar coşkulu sesler çıktığına şaşar kalırsınız. Hem çok ürkek, hem açık alanda oturduğunuz bir masanın kenarına konacak kadar sosyaldirler. Eğer bir serçenin üremek için pencerenizin önüne veya balkonunuza yerleşmeye çalıştığını görürseniz şanlısınız demektir, artık size düşen çocuklarını alıp gideceği güne kadar onu bir an olsun ürkütmemektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Martılar: Vapur peşindeki uslanmaz çocuklar” title_font_size=”13″]

    Özellikle de İstanbul Boğazı’ndaki vapurların amansız takipçileridir martılar. Kâh gökyüzünde süzülüşleri kâh çığlık çığlığa ötüşleriyle vapur yolculuklarına heyecan, umut ve hayal katarlar. Klasik bir günde bir kıyıdan karşı kıyıya uçup duran metropol martılarının ortalama ömrü 10-15 yıldır fakat bazıları denize atılan plastikleri, çöpleri yemek sanıp yediği için o kadar bile yaşayamaz. Özetle, şehrimizi paylaştığımız bu kuşlar için denizleri temiz tutmak son derece önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sokaklardaki oyun arkadaşlarımız: Kediler” title_font_size=”13″]

    Oyun çağındaki bir çocuk olmak da 80’lik bir dede olmak da durumu değiştirmez. Sokak ortasında durmuş yüzüne, hatta gözünün içine içine bakan bir kedi gören hiç kimse duruma kayıtsız kalamaz ve özenle incelttiği ses tonuyla seslenir: “Ne güzel şeysin sen öyle…” Bazen de kimseye aldırış etmeden bir yerden bir yere koşturduklarına tanık olursunuz ve o zaman bile keyiflidir seyirleri… Şüphesiz ki onlar şehirlerimizin en şaşkın ama en sevimli sakinleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köpekler: Biraz ilgi, biraz sevgi, bolca sadakat” title_font_size=”13″]

    Köpekler ilgi ve sevgiye karşılık veren dost canlısı hayvanlardır. Bulundukları yere bağlanan ve hemen koruma altına alan bu delikanlılar kimi zaman bazı nedenlere bağlı olarak saldırganlaşabilirler. Eğer çevredeki sokak köpekleri için yerel birimlerden destek istenir, gerekli aşı ve bakımları yaptırılırsa, onlar için sokağa düzenli olarak su ve yemek kapları bırakılırsa bu sorun da ortadan kalkacak, herkes bir arada sevgi ve saygı içinde yaşayabilecektir. J

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şehrin asosyal üyeleri: Kirpiler” title_font_size=”13″]

    Onlar büyük bahçeleri ve parkları seven, toprak içinde kazdıkları tünellerde yaşayıp insan içinde görünmekten hazzetmeyen şehir sakinleridir. Elbette gerçekte bir şehir canlısı değil, doğanın içinde, doğal hayat şartlarında yaşamını sürdürebilen varlıklardır. Yine de ara sıra yolunuzun üstünde veya bir çalılığın içinde onlara denk gelebilirsiniz. Dikenlerini fırlattığı düşüncesiyle insanlar onlardan korksalar da kirpilerin böyle bir yeteneği bulunmamaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karıncalar: Her an her yerde olabilirler” title_font_size=”13″]

    Yaşadığınız kentte balkonda, mutfakta, bahçede, sokakta, her an her yerde karşılaşabileceğiniz karıncalar, bazen geniş bir alana yayılarak insana ne yapacağını şaşırtırlar. Onları kendi alanlarında rahat bırakmak, eğer sizin alanınıza giriyorlarsa incitmeden uzaklaştırmak en doğru yöntem olacaktır. Bu konu, fiziksel kırılganlıklarıyla ünlü olan minik canlıları insan için merhamet kıstasına dönüştürecek kadar mühimdir. Ne de olsa iyi yürekli, ince duygulu insanlar için “o karıncayı bile incitmez” denmesi boşuna değildir.

  • HAYATIMIZI ZENGİNLEŞTİREN CANLAR!

    Onlar evde, mahallede, köyde, şehirde birlikte yaşadığımız canlılar. Bazen yakın arkadaş olup bazen uzaktan sevdiğimiz hatta bazen sadece göz göze değip geçtiğimiz dostlar. Bir köpek sahibi olalım ya da olmayalım, dünyamıza kattıkları zenginlik için şu kısa listeye bakmak bile yeterli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En sadık dostlar…” title_font_size=”13″]

    Köpekler gözümüzün içine bakan birer dost olmalarının ötesinde dostluklarındaki sadakatle ün yapmışlardır. En ünlü örneklerinden biri Yunan mitolojisindeki Odysseus’in köpeği Argos’tur. Argos, savaşta öldüğüne inanılan sahibini 20 yıl evinde beklemiştir ve geri döndüğünde de Odysseus’i ilk tanıyan olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayatımızın gönüllü bekçileri…” title_font_size=”13″]

    Koruma amacıyla sahiplenilen köpekler hayatımızın önemli figürlerindendir. Onlar hem en sadık dostumuz hem gönüllü koruyucumuzdur. Evimizin, bahçemizin, iş yerimizin güvenliğini sağlayan cesur köpekler bazen de büyük hayvan sürülerinin bekçiliğini yaparak hayatımızı kolaylaştırırlar. Eğitim almış profesyonel bekçi köpekleri olabildiği gibi, tür olarak bu vasfı taşıyanlar da vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sinemanın yetenekli oyuncuları…” title_font_size=”13″]

    Sinemada yer almış köpek karakterleri yaşattıkları seyir keyfiyle çoktan zihinlerimizde yer etmiştir. Uzun soluklu bir diziye adını veren Lassie’yi hatırlamayanınız var mı? Ya da Harry Potter’da Rubeus Hagrid’in evcil köpeği Fang’i bilmeyen? Eğer gerçek bir hikâyeden ilham alan Haciko isimli filmde, köpek Hachi’yi seyretmediyseniz de çok şey kaçırıyorsunuz demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gözümüz, kulağımız olan rehberler…” title_font_size=”13″]

    Köpeklere ilk kez Birinci Dünya Savaşı sırasında, gözünü kaybeden insanlara destek olmaları için rehberlik eğitimi verilmiş. Günümüzde de görme engeli olan ya da yalnız yaşayan insanlara rehberlik eden köpekler, o insanların sadece gözü kulağı değil can yoldaşı da oluyorlar. Güvenle ve daha özgür bir biçimde yol almalarını sağlıyor, farklı mekânlarda bulunmalarını kolaylaştırıyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Arama kurtarma elemanları…” title_font_size=”13″]

    Henüz yavru iken birtakım testlerden geçip eğitim alan köpeklerden tüm sınavları geçenler sertifika sahibi olarak afetlerde arama kurtarma elemanı olarak görev yapıyorlar. Hayat kurtarmak gibi zorlu işlerde çalışan dostlarımız emeklilik yaşları gelene kadar bu görevlerini sürdürüyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sahil güvenlik görevlileri…” title_font_size=”13″]

    Özel eğitimli köpeklerden bazıları da sahil güvenlik ekibinde görev yapanlar… Üstün koku alma özellikleri sayesinde narkotik suçlularının yakalanmasını sağlayan dostlarımız, denizlerimizin güvenli ve huzurlu kalmasını sağlıyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocukluk arkadaşlarımız…” title_font_size=”13″]

    Belki de hepsinden önemlisi hayatımızın en özel yıllarına, çocukluğumuza eşlik eden arkadaşlarımız olmaları… Bir çocuğu hiç konuşmadan sevgi dolu, sorumluluk sahibi yapabilen en özel canlılar onlar. Şunu da ekleyelim ki yapılan araştırmalar çocukluk yıllarını evcil bir köpekle geçirmiş insanların ileriki yaşlarında çok daha paylaşımcı olduğunu ortaya koymakta.