Etiket: kız kulesi

  • İstanbul’un Yerlisi Kız Kulesi ve Efsaneleri

    İstanbul’un Yerlisi Kız Kulesi ve Efsaneleri

    Sulara tutunarak İstanbul’u izleyen sessiz bir tanık gibidir Kız Kulesi… Adresi, Salacak açıklarında adeta geçmişin bugünle buluştuğu yerdedir. Varlığıyla her karşılaşmanızda tutar sizi Boğaz’a, İstanbul’a yeniden ve yeniden bağlar… Onun için söylenenleri düşünürsünüz… Efsaneleri, şiirleri, başından geçenleri… Biz de Kız Kulesi’ne dair dilden dile geçenleri 8 maddelik bir listede sizler için bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Milattan önceye uzanan tarihinde Arkla yani küçük kale, Damialis yani dana yavrusu, Tour de Leandros yani Leandros’un kulesi isimlerini taşımış… Bizans döneminde gümrük binası, Osmanlı döneminde savunma kalesi, sürgün istasyonu, karantina odası, gösteri platformu ve tabii ki fener olarak kullanılmış, yani, Kız Kulesi için İstanbul’un tanığı dememiz elbette boşuna değil…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Kız Kulesi demek biraz da gerçeklerden önce efsaneler demektir. Bunların en bilineni ise tapınak olan kulede rahibe olarak yaşayan Hero ile ona ilk görüşte âşık olan Leandros’un sonu hazin biten aşk hikâyesidir. Meşalenin ışığını takip ederek kuleye yüzen Leandros’un, ateşin rüzgârda zamansız sönmesi yüzünden sulara karıştığı ve Hero’nun da buna dayanamayarak kendini sulara bıraktığı efsaneyi hepimiz hayatımızda en az bir kere duymuşuzdur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Kız Kulesi ile bütünleşen başka bir efsane de bir kehanet üzerine kızını yılanlardan korumak için kuleye kapatan ama üzüm sepetinden çıkan bir yılanın çok sevdiği kızını zehirlemesine engel olamayan imparatorun hikâyesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    İçinde Battal Gazi’nin olduğu hikâyede ise hepimizin bildiği “Atı alan Üsküdar’ı geçti” özlü sözünün nedeni gizlidir. Battal Gazi Kız Kulesi’nin önünde 7 yıl kalacağı bir karargâh kurar, işin aslı şudur ki Üsküdar tekfurunun kızına âşık olmuştur. Tekfur, Battal Gazi Şam seferine gidince korkuyla kızını hazineleri ile birlikte kuleye kapatır. Fakat Battal Gazi döndüğünde hem sevdiği kızı hem de hazineleri kuleden çıkarır ve atını alarak Üsküdar’ı geçer!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    c

    Kız Kulesi’ne dair bir efsanede de aslanlı kapı öne çıkar. İmparator Konstantin’in hazinesinden para çalan hırsızın, kızını korumak için kuleye kapatıp kapısının önüne aslanlar koyan imparatorun ve aslanlara yem olan hırsızın hikâyesidir bu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Boğaz’ın eşsiz manzarası ve efsanelerle beraber anılan Kız Kulesi, Orhan Veli’den Cemal Süreya’ya pek çok şair için ilham kaynağı olagelmiş. Ve bakın Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizelerinde Kız Kulesi nasıl geçmiş:

    İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
    Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
    Ama şu Kız Kulesi’nin aklı olsa
    Galata Kulesi’ne varır
    Bir sürü çocukları olur…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    Kız Kulesi bugün sadece efsanelerle anlatılmıyor, Boğaz’ın ortasındaki olağanüstü haliyle Türkiye’de ve Batı’da onlarca tabloda farklı hikâyeler içinde resmediliyor da… Özellikle Osmanlı saray ressamlarından Fausto Zonaro’nun en yalın haliyle yaptığı Kız Kulesi tablosunu görmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kız kulesi illüstrasyon

    İstanbul’da Bizans döneminden kalan tek eser olan Kız Kulesi bugün insanları turistik bir tesis olarak ağırlıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini hikâyeleri ve eşsiz manzarasıyla büyülüyor.

  • YEDİ TEPELİ İSTANBUL’UN ÜNLÜ KULELERİ

    Eşsiz boğaz manzarası, tarihi binaları, tüm dünyada ün salan sokak kedileri, simidi, vapurları, martıları ve barındırdığı pek çok güzellik ile dünyanın en önemli metropollerinden olan İstanbul’un siluetinin olmazsa olmaz diğer bir detayı da ünlü kuleleri… İstanbul’u ziyaret eden herkesin görmeden gitmediği ünlü kuleleri ve bu kulelerin hikâyelerini yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Üsküdar’da Salacak sahilinin açıklarında, denizin tam ortasında, kentin en gizemli yapılarından olan Kız Kulesi, oldukça eski bir geçmişe sahip. Tarihi M.Ö. 5. yüzyıla dayanan Kız Kulesi, Atinalı general tarafından Karadeniz’den gelen ticari gemilere istasyon olması için küçük bir kaya üzerine inşa edildi. 12. yüzyıla gelindiğinde Doğu Roma İmparatoru I. Manuel Komnenos, yapının etrafına taş duvarlarla korunan bir kule inşa ettirdi ve bu yapı günümüze kadar gümrük istasyonu, sürgün noktası, deniz feneri olarak kullanıldı. 1509’daki depremle büyük hasar gören kule onarıldıktan sonra 1721’de yangında hasar gördü. Çeşitli tadilatlardan sonra günümüzdeki hâlini alan ünlü kuleye kıyıdan özel teknelerle ulaşmak mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Her yıl milyonlarca turistin ziyaret etmek için uzun kuyruklar beklediği Galata Kulesi, Beyoğlu’nda bulunuyor ve konumlandığı yerden Kız Kulesi de dahil olmak üzere Tarihi Yarımada gibi İstanbul’un en güzel manzaralarına tepeden bakıyor. İstanbul’un başlıca sembollerinden olan Galata Kulesi’nin tarihi Bizans dönemine kadar uzanıyor. Bizans İmparatorluğu ile ittifak halinde olan Cenevizliler tarafından 14. yüzyılda inşa edilen Galata Kulesi, farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanıldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethiyle beraber levazım ambarı ve yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılan kule, bazı dönemlerde savaş esirlerine bile ev sahipliği yaptı. 1509’daki depremden etkilenen kule, geçirdiği ufak tadilatlardan sonra 1831’de yanarak büyük hasar aldı ve köklü bir tadilattan geçerek mimari açıdan bazı değişikliklere uğradı; 1965-1967 yıllarındaki restorasyon çalışmalarıyla tamamen turistik bir yapıya dönüştü. Hezârfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesi’nin Kız Kulesi’ne yazdığı mektupları uçarak iletme hikâyesi ise Galata Kulesi’ne dair en romantik efsanelerden biri…Rivayete göre tahta kanatlar takarak uçma denemesi gerçekleştiren Hezârfen Ahmet Çelebi, karşı kıyıda bulunan Üsküdar’a ulaşıp Galata Kulesi’nin Kız Kulesi’ne yazdığı aşk mektuplarını da beraberinde götürmek istemiş ancak rüzgâr sebebiyle tüm mektuplar boğazın sularına saçılmış…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Beyazıt Kulesi, şehirde sık sık meydana gelen yangınları gözetlemek amacıyla 1749’da inşa edildi. 85 metre uzunluğunda, ahşap olarak inşa edilen Beyazıt Kulesi’nin de başından birkaç kez yangın geçmesine rağmen, yapılan tadilatlardaki ilavelerle 118 metreye ulaşan tarihi yapı, günümüzde de tüm heybetiyle ayakta duruyor. İstanbul Üniversitesinin merkez kampüsünde yer alan kulenin Beyazıt Meydanı’na bakan bölümünde II. Mahmud tuğralı bir kitabe bulunuyor. Beyazıt Kulesi’nin bir diğer önemi ise İstanbullulara uzun süre havanın nasıl olacağını bildirmesi… Eski dönemlerde kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını, yeşil renk yağmurlu havayı, sarı renk sisi ve kırmızı ise havanın karlı olacağını ifade ederdi. Bu uygulamaya 1995’te son verildi. 2010’da ise tarihi önemini nesillerden nesillere aktarması amacıyla kente tekrar hizmet vermeye başlayan kule, eskiden olduğu gibi, yangın gözetleme, meteoroloji ve yol durumunu bildirmek amacıyla kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’un en görkemli kulelerinden olan Dolmabahçe Saat Kulesi, Beşiktaş ilçesindeki Bezmiâlem Valide Sultan Camii ile Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı arasında yer alıyor. 1890-1895 yılları arasında II. Abdülhamid tarafından inşa ettirilen saat kulesi, o günden bu yana ziyaretçilerin akınına uğruyor. Şık mimarisiyle dikkat çeken kule, saray mimarı Sarkis Balyan tarafından neo-barok ve ampir tarzda tasarlandı. 27 metre yüksekliğe sahip kulenin her cephesinde Fransa’da imal edilen saatler bulunuyor. Paul Garnier markalı saatler 1979’da kısmen elektronik sisteme çevrilmiş ve çalışır durumda. Safranbolu’da 2012’de açılan “Zamanın Tanığı Saat Kuleleri Parkı”nda Dolmabahçe Saat Kulesi’nin bir maketi de yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    369 metreye ulaşan yüksekliğiyle Eyfel Kulesi’ni geride bırakan Çamlıca Kulesi, 29 Mayıs 2021’de açıldı. Küçük Çamlıca Televizyon Kulesi olarak da anılan Çamlıca Kulesi, İstanbul’un televizyon ve seyir kulesi olarak hizmet veriyor. Herhangi bir kent dokusundan bağımsız bir duruşu olan yapının; ışığı, doğayı ve mekânsal boşlukları kullanarak şaşırtıcı bir manzara oluşturması hedeflendi. Tek bir parçadan oluşan kulenin tasarımında Osmanlı döneminde Türkler için önemli bir simge haline gelen lale çiçeğinden ilham alındı. Kulenin ana aksı lalenin köklerini ve besleyici gövdesini; güneşe doğru yükseldikçe şekillenen seyir terası ve restoran katları ise henüz açmayan bir lale tomurcuğuna benziyor. İki restoran ve bir seyir terasının bulunduğu kulenin giriş katından antenlerin olduğu kata kadar yükselen panorama asansörleri, Asya ve Avrupa kıtalarını hem ayıran hem de birleştiren İstanbul Boğazı’nı simgeliyor.