Etiket: keşkek

  • İÇ ANADOLU’UN KLASİK HALİNİ ALMIŞ LEZZETLERİ

    İÇ ANADOLU’UN KLASİK HALİNİ ALMIŞ LEZZETLERİ

    Ülkemizin tahıl ambarı olarak nitelenen bölgesindeyiz. Aynı zamanda önemli medeniyetlerin gelip geçtiği ve ardında mutfak kültürüne dair önemli izler bıraktığı bir coğrafyada… Un ve bulgurun geniş yer tuttuğu bu mutfak doyurucu, besleyici ve tadı hafızalarda yer eden tarifleriyle ünlü. Kimi ülkemizin hemen her iline ulaşmışken kimini özgün tadıyla yemek ille de İç Anadolu’ya gitmeyi gerektiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çiçek bamya ile kuşbaşı et ihtiva eden çorba Konya’nın en özel lezzetlerindendir. Öyle ki düğünlerde, davetlerde, ramazan akşamlarında sofraların neredeyse olmazsa olmazıdır. Bununla birlikte yazın toplanıp ipe dizilerek kurutulan çiçek bamyalar Konyalıların evlerinde her daim bulunur ve yaz-kış pişirilerek, çorba niyetine değil ara yemek olarak tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yer yer malzemeleri değişmekle birlikte, nohut, buğday, yeşil mercimeğin ayran ya da süzme yoğurt ile buluşmasından oluşan çorba İç Anadolu’nun birçok şehrinde yapılmaktadır. Çorbanın ayranla yapılarak serinlik veren soğuk tarifi bulunduğu gibi yoğurt, un, yumurta ile terbiye edilerek yapılan sıcak tarifi de bulunmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kuru fasulye neredeyse millî yemeklerimizden biri fakat güveç veya çömlekte pişirilen kuru fasulye özellikle Kırşehir ve Nevşehir civarında tadına doyum olmayan bir lezzete dönüşüyor. Killi topraktan yapılan güveçlerde yemeğin pişme süresinin uzaması tadını daha da güçlendiriyor. Bu yemeğin bölgeye has özelliklerinden biri de içinde mutlaka kuşbaşı et barındırması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Orta Asya’dan topraklarımıza geldiği düşünülen mantı, Osmanlı Dönemi’nde saray mutfağının da gözde yemeklerindenmiş. Kayseri ile bütünleşen bu eşsiz lezzetin ayırt edici özelliği ise “bir şimşir kaşıkta kırk tane mantı” barındırması. Yoğurt sosunun sarımsaklı ya da sarımsaksız olması ise tamamen size kalmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Keşkek öyle bir yemek ki ülkemizde Trakya’dan Doğu Anadolu ve Karadeniz’e kadar pek çok yerde farklı tarifler eşliğinde pişirilir, hatta UNESCO tarafından Türkiye’nin Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine bile dâhil edilmiştir. Elbette tahıl ambarı İç Anadolu’nun da özel gün yemeklerinden olan keşkek yarma buğday ve et ile yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Baklagillerin protein deposu ürünlerinden yeşil mercimeğin ülkemizde en çok kullanıldığı bölgelerin başında İç Anadolu geliyor. Kimi evlerde çorba olarak tüketilen yeşil mercimek, kimi evlerde soğanlı, salçalı suda kaynatılıp içine kısa eriştelerin de eklendiği doyurucu bir yemek olarak sofralara getiriliyor. Yeşil mercimeğin her tarifine en çok yakışan baharatın nane olduğu da aklınızda bulunsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kimileri tarafından lahmacuna kimileri tarafından pideye benzetilen etli ekmek tamamen özgün bir yiyecektir. Kuşbaşı etin çapraz tutulan iki bıçakla kıyılması, içine yine ince ince kıyılmış soğan, domates, biber, maydanoz serilmesi ve taş fırındaki odun ateşinde pişirilmesi tarifine dayanır. Sivas mutfağında da yer almakla birlikte özellikle Konya’nın adını ülkenin genelinde temsil eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Biliyor musunuz asıl adı çi börek değil şır börekmiş. Yani Kıpçak dilindeki anlamıyla nefis börek. Tatarların telaffuzundan dolayı şır börek “şi” böreğe dönüşmüş, Türkçeyle karşılaşınca da olmuş size “çi” börek. Eskişehir’le ünlenen bu börek içine kıyma yerleştirilerek şöyün adı verilen toprak-bakır karışımı kazanda kızartılarak yapılıyor.

  • 9 Madde İle Keşfedilmeyi Bekleyen Şehir Uşak

    9 Madde İle Keşfedilmeyi Bekleyen Şehir Uşak

    Uşak’ı Türkiye haritası üzerinde bir çırpıda gösterebilir misiniz? Peki, Uşak’la ilgili aklınıza gelen ilk üç şey nedir diye sorsak? Bunlar şehri tanıyanlar için oldukça kolay sorular ama cevap vermekte zorlananlar için yardım alabilecekleri keyifli bir liste hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Komşuları Kütahya, Afyon, Denizli ve Manisa olan Uşak, Ege Bölgesi’nde yer alır. İç Anadolu Bölgesi’ne de yakın konumuyla iklimi ılıman değil daha çok karasaldır, yani yazları sıcaktır ama kışları da bir o kadar sert geçer. Uşak’a gidip de görmeden dönülmemesi gereken yerlerin başında ise Burma Camii gelir. Şehir merkezinde mimarisiyle ilgi çeken eserin 16. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesinden sonra bölgeye yerleşen insanların kendilerine Makedonyalı Blaundus adını verdiği rivayet ediliyor. Blaundus Antik Kenti’nin adı işte o tarihten miras… Uşak’a 40 km mesafedeki yerin varlığı 1845 yılında fark edilmiş… 2018 yılında ise saklı kalıntıları gün yüzüne çıkarmak ve bölgeyi canlandırmak için kazı çalışmaları başlatıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Uşak Arkeoloji Müzesi tadilat nedeniyle bir süredir kapalı fakat şehrin akılda tutulması gereken yerlerinden biri olduğu için listemizde yer veriyoruz.  Özellikle, 60’lı yıllarda Amerika’ya kaçırılan, Kültür Bakanlığının peşini bırakmayıp dava açtığı ve 1993’te ülkemize geri getirilen namıdiğer “Karun Hazineleri”nin de burada sergilendiğini söylemeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    45 kilometre uzunluğundaki Ulubey Kanyonu bir ana kanyon ile ona bağlı onlarca kanyondan oluşuyor. İçinden dereler, çaylar geçen doğa harikası kanyonu 2015 yılında açılan cam seyir terasından seyretmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Frigyalılardan, yani 2500 yıl önceden günümüze ulaşan, 24 metre uzunluğundaki Clandras Köprüsü Uşak’a 46 km mesafede. Köprü sadece mimarisiyle değil çevresindeki doğa ile de göz kamaştırıyor. Bölgeyi geliştirmek ve turizme kazandırmak için gönüllü çalışmalar da yapılmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    30’dan fazla erkek cirit kulübünün bulunduğu Uşak’ta, aynı zamanda ilk kadın cirit kulübünün kurulduğunu da biliyor musunuz? Ata sporumuzu büyük bir coşkuyla sürdüren şehirde her yıl nisan ayında ulusal cirit müsabakaları düzenleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Uşak deyince akıllara gelmesi gereken bir başka konu da dokumacılık olmalıdır. Çeşit çeşit dokumanın yapıldığı şehir özellikle halı ve kilim dokumalarıyla yüz yıllar öncesinde nam salmıştır. Türkiye’nin ilk halı müzesi de tarihi bir Uşak evi restore edilerek yine bu şehirde kurulmuştur. Diğer taraftan tıpkı dokumacılık gibi deri işçiliğinde de Uşak büyük bir birikime sahip; şehrin tabakhanelerinde dünyanın en iyi deri ürünleri üretiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizdeki battaniye üretiminin yüzde 95’i de Uşak’ta gerçekleşmektedir, özellikle yün battaniyeler… Evimizde bizlere konfor sağlayan battaniyeler bazı insanlar için ev sıcaklığını hissedebileceği bir araç olabiliyor ve Uşak’ta, göçmenlerle çevre ülkelerdeki savaş mağdurları için milyonlarca battaniye üretiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Uşak mutfağında Ege ve İç Anadolu’nun mutfak kültürü harmanlanmış… En çok yapılan yemekler arasında yumurta sızdırması, keşkek, pazı yaprağı ile yapılan sarma, ciğerli bulgur bulunuyor. Ama tarhana çorbasının ülkemizdeki özel birkaç adresinden biri de bu şehirdir. Eskiden “dar hane”lerin çorbası olduğu düşünülen lezzet bugün her sınıf için tadına doyum olunmayan bir lezzet. Fakat takdir edersiniz ki Uşak usulü hakiki bir tarhana çorbası içmek isterseniz Ege’nin bu mütevazı şehrine bir yolculuk yapmanız gerekir.

  • BAYRAM COŞKUSUNU DAHA DA ARTIRAN YEMEKLER

    BAYRAM COŞKUSUNU DAHA DA ARTIRAN YEMEKLER

    Bayram sofrasına getireceğimiz yemeklerin özel olmasını ister ona göre menüler belirleriz. Hem göz doldursun hem karın doyursun, hem geleneksel olsun hem marifetlerimizi ortaya koysun, özetle soframız bayram yeri olsun isteriz. Biz de sizin için sofralarınızdaki bayram coşkusunu daha da artıracak bir yemek listesi hazırladık… Şimdiden afiyet olsun. 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Geleneksel sofraların başlangıç lezzetine siz ister yoğurt çorbası deyin, ister yayla ya da ayran çorbası… Tabaklara konduğu an nane kokusuyla ortalığı saran bu sıcak lezzet, ülkemizin neredeyse tüm bölgelerinde yapılır ve tek başına bile bayram sofrası kadar doyurucu olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Zeytinyağlı yaprak sarması, beyaz ya da karalahana dolması, biber, kuru patlıcan ya da taze kabak dolması…  Ne çeşit dolma olursa olsun sofranın ortasına yerleştireceğiniz bir dolma tabağının, aynı zamanda misafirlerinizin yüzüne yerleştireceğiniz kocaman bir gülümseme olacağından da emin olabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türk mutfağında çeşit çeşit güveç tarifi bulunur, eğer bu sihirli kapla kısık ateşte ağır ağır pişirdiğiniz yemek sebzeli ise tatta hafif vitaminde değerli olacaktır. Ve unutmayın tadı ne kadar hafif olursa olsun güveçte yapılan yemeklerin her zaman adı ve bir ağırlığı vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Üzerine siyah şeritlerden desen yaptıktan sonra yağda çevrilen, yarılan karnı kıymalı karışımla doldurulan, içi dolu siyah şeritli patlıcanların yan yana dizilerek fırına verildiği yemeğe boşuna sanat eseri gibi demiyoruz, lezzetinden önce görüntüsüyle iştahları kabartan bir özelliğe sahip çünkü…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kebap ziyafeti çekmek için her zaman ocakbaşına gitmek gerekmez. Örneğim patates, havuç, bezelyenin eşlik ettiği kuşbaşı etlerin orman kebabına dönüşmesi için mutfak tezgâhının başına geçmek yeterlidir. Anne yemeklerini andıran bu kebap tam bir bayram yemeğidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bayburt’tan Giresun’a Sinop’tan Elazığ’a birçok yerde bilinen bir lezzet siron. Sos olarak üstüne kıyma harcı koyan da var, tavuk eti koyan da, sadece et suyu ya da sarımsaklı yoğurt döken de. Tariflerin değişmeyen kısmı ise rulo haline getirilen yufkaların kısa kısa kesilmesi ve sırt sırta tepsiye dizilmesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yarma buğday ve etle yapılan yemeğimiz UNESCO Somut Olmayan Miraslar Listesi’ne bile girdi. Keşkek yemeği, kaynatılan buğday ve etin tokmaklarla dövülerek eritilmesiyle yapılıyor. Bu kadar emek verilen bir lezzetin genellikle bayram ve düğün sofralarında görünmesine de şaşmamak gerek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bayram tatlısı denince akıllara baklava gelir oysa evde bayram havası estirmenin en güzel yollarından biri lokma dökmektir. Siz siz olun kızgın yağın içinden alıp soğuk şerbetin içine attığınız lokmaların daha da tatlanması için üstüne tarçın dökmeyi, daha güzel kokması için şerbetine gül suyu eklemeyi ihmal etmeyin.