Etiket: kaş

  • Antalya’nın Birbirinden Özel 8 Sahil İlçesi

    Antalya’nın Birbirinden Özel 8 Sahil İlçesi

    Türkiye’de turizmin kalbi bir değil birçok şehirde atıyor, şüphesiz bu şehirler içinde tarihî/doğal güzellikleri ve tabii ki turunçgilleriyle Antalya ön sıralarda geliyor. Bu güney şehrimizin dünyada ilgi gören sahil ilçelerini sizler için sıralıyoruz biz de…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güneyi Akdeniz olan Alanya’nın elbette önce plajlarını görmelisiniz. Ama ilçenin sırtını dayadığı Toroslar’ı dere tepe dolaşmadan da dönmemelisiniz. Alanya’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde de olan Kale’yi, yüzyıllar önce inşa edilen Kızılkule’yi mutlaka görmeli, Selçuklu Dönemi’nden kalma yapıların izlerini sürmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Köprülü Kanyon Millî Parkı Antalya’da rafting yapabileceğiniz en iyi yerlerden biridir ve Manavgat’tadır. Manavgat Nehri ve Manavgat Şelalesi, Aslanlı Mağarası, Side Antik Kenti, Oluk Köprü de bu tatil yerine yolunuz düştüğünde görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yapacak sayısız aktivite bulabileceğiniz bir sahil ilçesidir Kemer… Tekne turlarıyla keşfedebileceğiniz koylar, profesyonel dalgıçlar için Paris 2 Batığı, doğa yürüyüşü severler için Likya Yolu’nun da önemli parkurlarından olan Göynük Kanyonu, yamaç paraşütü ya da dağ bisikleti ile yol alabileceğiniz Tahtalı Dağı Kemer’de görüp görebileceklerinizden sadece birkaçı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kumluca deyince akla ilk önce geçmişi Helenistik Dönem’e uzanan Olimpos gelir. Yine verdiği eşsiz fotoğrafla Taşlık Burnu’ndaki Gelidonya Feneri, bungalov otelleriyle ünlü Adrasan Koyu Kumluca’nın en çok turist çeken yerleri durumunda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde içinde en çok antik kent bulunan şehrin Antalya olduğunu biliyor muydunuz? Demre de doğal güzelliklerin yanı sıra içindeki antik kentlerle adından söz ettiriyor. “Noel Baba Kilisesi” ile dünyada ün yapan ilçede, Likya Dönemi’nden kalma kaya mezarların bulunduğu Myra Antik Kenti’ni, Andreake ve Simena antik kentlerini görmenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Turunçgiller ve narenciyenin üretim merkezi Finike’nin kokusunu buradan alabiliyoruz. Tarihî ve kültürel açıdan da çok zengin olan bu yerleşime gittiğinizde mutlaka limanında gezinmenizi, bir gezi teknesiyle Andrea Doria Koyu’na gitmenizi de öneriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Antalya’da görebileceğiniz antik kentler sadece karayla sınırlı değil, ülkemizin tek batık kenti de Kekova’da yani Kaş’ta bulunuyor, buraya Kaş’tan kalkan teknelerle gidebilirsiniz. Muhteşem kıyılarıyla güneyin en popüler bölgelerinden biri Kaş… Bir kanyonun ağzında dünyanın en güzel plajlarından olan Kaputaş Plajı ise ilçenin doğal güzelliklerindeki zirve noktası olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Konyaaltı bir ilçe değilse de Antalya’nın aynı isimli ve en ünlü plajına sahiplik yapan bir semtidir. Listemizde sıraladığımız bütün yerleşimler denizin, güneşin, kumun tadını doyasıya çıkarabileceğiniz yerlerdi, Konyaaltı da uzayıp giden sahiliyle bu listede olmayı fazlasıyla hak eden bir semt…

  • Kaş’ta Gezip Görebileceğiniz 8 Yer

    Kaş’ta Gezip Görebileceğiniz 8 Yer

    Türkiye’nin güneyinde, Antalya’nın en batısında yer alan Kaş’ın, özellikle dalgıçlar için cennetten bir farkı yoktur. Elbette sadece dalgıçlar için değil; denizi, güneşi, uzak tarihi sevenler ve merak edenler için de cennetten bir köşe gibidir bu ilçe. Gelin güneyin bu gözde adresinin farklı noktalarını birlikte gezelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Türkiye’nin en uzun kumsalına sahip olan Patara Plajı tam 18 kilometre… “Caretta caretta” deniz kaplumbağalarının ülkemizdeki önemli üreme alanlarından biri olan plajın kumu da incecik… Patara Antik Kenti’nin yakınlarında olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Dünyanın en güzel plajları arasında yer alan Kaputaş Plajı Kaş’ın en popüler yerlerinden. Mavinin her tonunu görebileceğiniz suyuyla mavi yolculuk teknelerinin de gözde mekânlarından biri. Kanyon Ağzı Plajı adıyla da bilinen plaj eşsiz manzarası ve doğallığıyla mutlaka ziyaret etmeniz gereken adresler arasında.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Yerli-yabancı turistlerin uğrak noktalarından olan Kekova, yalnızca tekne yoluyla ulaşabileceğiniz, Kekova Adası’nı da içine alan bir koy… Dalış ve su sporu yapabilecek adresler arasında gösterilen yer aynı zamanda batık bir şehre de ev sahipliği yapıyor. Bu civarlara geldiğinizde Antik çağa ait kalıntıların da bulunduğu Kekova‘yı seyahat etmeden geçmeyin deriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Kaş’ın çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış olması burayı antik kentler bakımından da oldukça zengin yapıyor. Antiphellos Antik Kenti’nde bulunan tiyatro özellikle tarih meraklıları için vazgeçilmez adresler arasında. Anadolu’da denize cephesi olan bu tek tiyatro 4 bin kişilik seyirci kapasitesinde. Tiyatronun üst oturma alanından muhteşem Kaş şehrini, Meis Adası’nı ve eğer vaktiniz kalırsa gün batımını seyredebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Eşen Çayı’nın bir parçası olan bu doğa harikası kanyonun uzunluğu yaklaşık 18 km. Şiddetli akan suyu ve dik yamaçları ile yazın sıcak havalarından bunalanlar, serin sularda yüzüp, keyifli bir doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir yer… Kanyona, 100 metre uzunluğunda ahşap bir köprüden geçerek ulaşılıyor. Çevrede alabalık çiftlikleri ve bir lokanta da bulunuyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Antalya’nın batısında bulunan Kalkan, çevresini saran ormanları ve masmavi denizi, eski Rum evleri, sokakları ve ünlü yat limanıyla ziyaretçilerin beğenisini topluyor. Tarihçi Heredot da burası için, ‘‘Dünyada yıldızlara en yakın yer.’‘ ifadesini kullanmış. Kalkan’da tekne turu yapabilir, mavi bayraklı Akvaryum Koyu dâhil birçok koyda yüzebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Patara Antik Kenti, dünyanın en eski antik şehirlerinden biridir ve Kaş’a yaklaşık 40 km uzaklıktadır. Kent, oldukça geniş bir alana sahip olduğu için yürüyüş yapmaya hazırlıklı olmalısınız. Dünyada bulunan en eski deniz fenerini de Patara’da görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kaş

    Kaş’ın en büyük antik kenti olma özelliğini taşıyan Xanthos Antik Kenti, Likya ve Pers uygarlıklarının en eski yerleşim bölgesidir. Bu değerli bölgenin bazı eserleri İngiltere British Museum’da sergileniyor. Yaz turizmi açısından önemli bir konumda bulunan bu antik kent deniz, kum, güneş üçlüsünün yanı sıra yeni yerler keşfetmek için tercih edilebilecek seçenekler arasında.

  • YAZ MEVSİMİYLE KUCAKLAŞAN ŞEHİR ANTALYA

    YAZ MEVSİMİYLE KUCAKLAŞAN ŞEHİR ANTALYA

    Kabul edelim ki yaz aylarında akıllara düşen ilk yerlerden biri Antalya’dır, hatta sadece bizler için değil, yaz tatilini geçirmek üzere güzel bir deniz ve doğa arayan yabancı turistler için de böyledir. Bu nedenledir ki Antalya’nın nüfusu yaz geldiğinde dolar taşar. Ama biz sayfanın daha en başında bir ters köşe yapalım ve şehirdeki Saklıkent Kayak Merkezi’ni hatırlatalım. Beydağları üstünde yer alan bu kayak merkezi Antalya’nın cazibesini kış aylarında da korumasını sağlar. Daha da doğrusu, Antalya bu haliyle sadece yazı değil hayatı kucaklar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Antalya Havalimanı’nın bulunduğu Muratpaşa ilçesi şehir merkezidir ve kente gelenlerin sahillere inmeden önce mutlaka gezip görmesi gereken yerleri bulunur. 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus adına yaptırılan tarihi Hadrian Kapısı’ndan geçerek Kaleiçi’ne yani Eski Şehir’e girmek ve burada tarihi evler arasında dolaşmak, yat limanına uzanan bir keşif yürüyüşü yapmak ve bu sırada Yivli Minare Camii gibi tarihi/kültürel yapıları incelemek şehrin merkezinde yaz-kış yapılabilecek aktivitelerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz’e boylu boyunca uzanan Antalya’nın alametifarikaları elbette her şeyden önce sahilleridir. Kaş ilçesinden tutun Kemer’e, Manavgat’tan Alanya’ya insanı deniz, kum ve güneşe doyuran plajları bulunur. Ama Antalya denince akla ilk gelen plaj Konyaaltı’dır. Şehir merkezine yarım saatlik mesafede bulunan Konyaaltı Plajı yaklaşık 7 km. uzunluğundadır ve bunun 4,5 km’si halk plajı olarak kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Antalya’yı deniz seviyesinden görmek kadar keyifli ve eğlenceli olansa şehri kuşbakışı bir gözle seyre dalmaktır. Yine şehir merkezine yakın bir rota vereceğiz: Konyaaltı’nda bulunan ve yolcularını 605 rakımlı Tünektepe’nin zirvesine kadar çıkaran Tünektepe Teleferiği. Sadece dakikalar süren bir yolculukla fotoğrafta da gördüğünüz gibi muhteşem bir körfez manzarası seyredebilir, zirveye ulaştığınızda çayınızı, kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    40 metre yükseklikteki falezlerden dökülen Düden Şelalesi de şehir merkezine 10 km. mesafede, doğu tarafında bulunan Kepez ilçesinde yer alıyor. Şelale gibi doğal ve görkemli oluşumları sevenler için Antalya eşsiz bir memlekettir. Düden Şelalesi başta olmak üzere, Kurşunlu, Manavgat, Değirmendere, Uçansu gibi şelaleler turistler tarafından çoktan keşfedilmiş, seyrine doyulmaz doğa harikalarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz’in kıyısında konuşlanmış bu mavi şehre eski medeniyetlerin kayıtsız kalmış olmasını nasıl düşünebiliriz ki! Antalya, deniz ve güneş kadar eski çağlardan kalan izler de demektir. Buralara gelip de Side Antik Kenti’ndeki Apollon Tapınağı, Büyük Kapı, tarihi evler, hamam ve agorayı görmeden dönmek olmaz. Yine Roma devri tiyatrolarının en güzel örneklerinden olan Aspendos Tiyatrosu ya da Perge, Patara, Myra Antik Kentleri de Antalya’ya gelindiğinde görmeden dönülmemeli dedirten yerler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Su sporlarını, özellikle raftingi sevenlerin Antalya’da tercih ettiği yerlerin başında Köprülü Kanyon gelir. Köprüçay’ın aktığı bu vadi adını da çay üstüne yapılmış, tarihi ve estetik değeri büyük olan iki adet köprüden alır. 1973 yılında Milli Park ilan edilen Köprülü Kanyon’un içine girdiğinizde çıkmak epey vaktinizi alabilir. Sedir ağaçları arasında uzun yürüyüşler yapmak, doğal alanlarda karşınıza çıkabilecek bir canlının heyecanını hissetmek, yer yer antik dönemlerden ulaşan kalıntılarla karşılaşmak yaşayabileceklerinizden sadece birkaçıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Antalya’da her bütçeye ve her tarza uygun bir alan ve konaklama yeri bulunur. Kemer’de, Kaş’da, Alanya’da lüks bir otelin penceresinden de bakılabilir Akdeniz’e, Konyaaltı ve Lara plajları gibi kalabalık ortamlardan da Olympos (Olimpos) gibi bakir ve sessiz kalmayı başarmış bir doğanın içinden de… Eski bir Likya yerleşimi olan Olimpos, Kumluca ilçesinde Likya Yolu üzerinde bulunuyor. Bungalov evlerde ve portakal kokusuyla iç içe zaman geçirmek isteyenlerin tercihi genellikle bu bölge oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Portakalların, mandalinaların renk verdiği Antalya’nın mutfağı Akdeniz’den de İç Anadolu’dan da izler taşır. Girit göçmenlerinin etkisiyle daha da renklenir mutfak ve otlarla yapılan yemekler öne çıkar. Kıyı kesimlerde sebze yetiştiren halk, içlere doğru girildikçe tahıl yetiştirmeye başlar. Tarhana çorbası da bulabilirsiniz bu kentte testi kebabı da, su böreği de bulabilirsiniz keşkek de… Ve mutlaka aklınızda olsun, gerçek bir tahinli piyazı sadece Antalya’da yiyebilirsiniz.