Etiket: karides

  • ZIT LEZZETLERİN AHENGİ

    Gastronomi dünyasına yeni bir boyut kazandıran farklı tatların birleşimi hem damak zevkine hitap ediyor hem de yemeğin karmaşıklığını artırarak alışılagelmişin dışında bir deneyim sunuyor. Tat alma duyumuzdaki reseptörler sayesinde tatlı ve tuzlu, ekşi ve tatlı, acı ve tatlı gibi zıt lezzet kombinasyonlarının derinlik kazandığı bu yemekler mutfak kültüründe de önemli bir yere sahip. Yazımızda bu lezzetlerden bazılarını listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaz Ciğeri Klementine” title_font_size=”13″]

    İnce dilimlenmiş kaz ciğerinin kızartılarak hazırlandığı bu yemek, limon ve sarımsaklı sosla servis ediliyor. Klementine, ciğerin yanında servis edilen domates, yeşillik veya turşu gibi garnitürlerle beraber sunulan taze mandalina dilimleri anlamına geliyor. Yemeğin lezzeti hem kızartılmış kaz ciğerinin kıtır kıtır dokusuyla hem de taze mandalina dilimlerinin tatlı ekşi aromasıyla dengeleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karides ve Gül Suyu ” title_font_size=”13″]

    Gül suyu ve karides, pek çoğumuzun aklında farklı tatlarla özdeşleşen malzemeler olsa da bir araya geldiğinde sürpriz bir lezzet uyumu ortaya çıkıyor. Gül suyunun hafif ve çiçeksi aroması ile karidesin deniz ürünlerine özgü taze ve yumuşak dokusunun birleşimiyle hazırlanan bu yemek, gastronomi dünyasında özel bir yere sahip. Gül suyu ile marine edilen karideslerin ızgarada veya tavada pişirilmesiyle hazırlanan yemekler sıra dışı lezzetler sunmayı seven restoranların menüsünde yer alıyor. Gül suyu ile hazırlanan karides salatası ise bir diğer seçenek oluyor. Bu tarifte gül suyu, salata sosu olarak kullanılıyor. Bir diğer tarif ise karides ve gül suyu ile hazırlanan güllü karides çorbası. Bu tarifte sebzeler ve karidesler gül suyu ile pişiriliyor. Birçok farklı tarifte kendine yer bulan karides-gül suyu ile hazırlanan pilav, makarna ve risotto yemekleri de menülerde yer buluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nardan Aşı” title_font_size=”13″]

    Osmanlı mutfağının köklü ve lezzetli yemeği nardan aşı, sebze, et ve pirinçle hazırlanıyor ancak bu tarifte lezzeti artıran nar oluyor. Servis esnasında üzerine serpiştirilen nar taneleri, yemeğe doğal bir tatlılık ve hafif bir ekşilik katıyor. Ülkemizde özellikle Diyarbakır’da geleneksel olarak pişirilen bu yemeği Orta Doğu’daki pek çok ülkede de görmek mümkün. Diyarbakır nardan aşı, 2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi ve coğrafi işaret aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ballı Mahmudiye” title_font_size=”13″]

    Osmanlı mutfağına ait bir başka yemek olan ballı mahmudiye, sarayda sıklıkla tüketilen, padişahların favori yemeklerindendi. Tatlı, ekşi ve tuzlu bileşenlerin bir arada bulunduğu ballı mahmudiye, tavuk etinin baharatlar, bal, tarçın, kuru üzüm, kuru kayısı, badem ile pişirilmesiyle kendine has bir lezzete ulaşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Deniz Tuzlu Çikolata ” title_font_size=”13″]

    İlginç bir lezzet kombinasyonuna sahip deniz tuzlu çikolata, İsviçre’den tüm dünyaya yayıldı. Genellikle yüksek kaliteli bitter çikolata ve ince taneli deniz tuzu kullanılarak hazırlanan bu atıştırmalık, yeni tatlar keşfetmek isteyenler için iyi bir seçenek olabilir.

  • FARKLI LEZZETLERLE MASALARA GELEN DENİZ ÜRÜNLERİ

    Kimi “denizden babam çıksa yerim” derken, kimi “balıktan başkasına el sürmem” der. Kimi de var ki kabuklarını görmediği sürece yiyebileceğini söyler… Yesek de yemesek de bilgi sahibi olmak önemli… Aşağıda, ülkemizde de tüketilen leziz deniz ürünlerini görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Farklı türleri bulunan karidesin kabuklarını soymak biraz zahmetli iştir ve ne zaman soyulacağı yapılacak yemeğe göre değişir. Örneğin haşlayarak mezelerde kullanılacaksa önce haşlamak sonra soymak gerekir. Eğer tavası, sotesi, salatası, çorbası yapılacaksa önce soyulup sonra haşlanmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kalamarı alıp kendiniz de temizleyebilirsiniz ama en kolayı temizlenmişini alıp pişirmek olacaktır. Temizlenmiş kalamarı istediğiniz kalınlıkta keserek yumuşatmak üzere marine etmelisiniz. Bunun için birer çay kaşığı tuz, şeker, karbonat karışımıyla iyice ovabilir hatta içinde birkaç saat bekletebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    En çok tavası ve dolması yapılan midyeleri temizlemek, işin en hassas ve özen gerektiren noktasıdır. Kabukları fırçalayarak bol suda yıkamak, kabuğun dışında sakal gibi sarkan kısmı çekerek çıkarmak ve bıçak yardımıyla kabukları ikiye ayırmak, sonrasında tuzlu suyun içinde bekletmek gibi aşamaları vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kesilmesi, temizlenmesi, hazırlanması en çok zahmet isteyen deniz ürünlerinden biri de ahtapottur. Hatta sizin için temizlenmiş ve pişirilmiş halini tercih etmeniz daha mantıklı olabilir. Ahtapot kızartılabilir, sebzelerle sotelenebilir, salata veya makarna gibi birçok tarife eşlik edebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İstiridye de tıpkı midye gibi iki kabuk arasında gelişen bir deniz canlısıdır ve temizlemesi de en az midye kadar hassasiyet ister. Aralarındaki fark ise midye çiğ yenmezken, istiridye etli kısmının üstüne limon sıkılarak çiğ olarak tüketilebilir. İstiridye alırken kabukların aralık olmamasına dikkat etmek tazeliği açısından önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Derin sularda yaşayan deniztarağı da kabuklu bir deniz ürünüdür. Kabukları içindeki beyaz bölüme zarar vermeden ulaşmak için dikkatlice açılmalı ve bu kısım parçalanmadan nazikçe çıkarılmalıdır. Bol suyla yıkanması gereken deniztarağı çiğ olarak veya kızartması yapılarak, sotelenerek, fırında pişirilerek tüketilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Zor bulunduğu için diğerlerine göre daha pahalı olan ve kabuk rengi türüne göre maviden kahverengiye değişebilen ıstakoz önce mutlaka suda haşlanmalıdır, sonrasında isteğe göre ızgarası veya buğulaması yapılabilir. Ayıklamak içinse küçük ıstakoz makası kullanılmalıdır. Istakozun sadece kuyruk, karın ve kıskaç bölgesindeki etler tüketilebilir.